Cümlenin Unsurları

Başlatan derwisch, Şubat 20, 2007, 01:47:43 ÖS

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

derwisch

Cümlede Unsurlar

Bir duygu, düsünce veya durumu tam olarak anlatan sözcük ya da söz öbeklerine cümle denir. Simdi birbirini tamamlayan ögeleri inceleyelim:

Bir cümlenin olusmasi için en önemli sart, kip ve sahis bildiren bir unsurun bulunmasidir. Yani eger cümle içinde herhangi bir söz, haber veya dilek kiplerinden herhangi biriyle cekimli halde bulunuyorsa o, bir yargi bildiriyor demektir. Yargi bildirmek ise cümle olmanin en önemli kosuludur. Sahis bildirmek, cümle olmak icin her zaman gerekli degildir.

Cümlede bulunabilecek ögeler, yüklem, özne, nesne ve tümleclerdir. Bunlarin özelliklerinin neler oldugunu simdi ayri ayri görelim.

Yüklem (Prädikat)

Cümlede kip ve zaman bildirerek yargiyi ortaya koyan temel unsurdur. Tek basina cümle özelligi gösterir. Diger ögeler yüklemin tamamlayici ögeleridir.

Cümlede yüklemi bulmak icin herhangi bir ögeye soru soramayiz. Onu cekimli durumda bulunan sözcüklerden anlariz.

Örnegin;

Biliyorum” sözü “bilmek” eyleminin simdiki zamanla cekimlendigini gösteriyor. Öyleyse yargi bildiriyor demektir. Dolayisiyla bir cümledir.

Biraz önce gelen cocuk, kapicinin kiziydi.”

cümlesindeki alti cizili söz isim tamlamasi oldugundan;

O, eskiden, yaramaz bir cocuktu.”

cümlesindeki alti cizili söz sifat tamlamasi oldugundan birbirinden ayrilmaz ve birlikte yüklem olur.

Özne (Subjekt)

Cümlede yüklemin bildirdigi isi, hareketi yapan ya da olus icinde bulunan ögedir. Cümlenin temel ögesidir. Ancak her cümlede bulunmak zorunda degildir.

Cümlede özneyi bulmak için yükleme “kim” ve “ne” sorularini sorariz. Ancak özellikle “ne” sorusu, nesneyi bulmak için de soruldugundan, biz özne sorusunu yükleme degisik bicimde sorariz.

Örnegin;

Ögretmen soruyu bana sordu.”

cümlesinde “sordu” yüklemdir. Özneyi bulmak için yükleme “Soran kim?” diye soruyoruz. Cevap olarak “Ögretmen” geliyor. Öyleyse cümlenin öznesi bu sözcüktür.

Cümlede özne yukaridaki örneklerde görüldügü gibi, acik olarak verilebilecegi gibi, yüklemin cekiminden de cikarilabilir. Cümlede olmayan, yüklemdeki sahis eklerinden anlasilan bu tür öznelere “gizli özne” adi verilir.
Sana bu kitabi iki günlügüne verebilirim.”

cümlesinin yüklemi “verebilirim” sözüdür. Özneyi bulmak için “Veren kim?” diye soruyoruz, “Ben” cevabi geliyor; ancak bu söz cümlede yok, biz bunu yüklemin bildirdigi sahistan cikariyoruz. Öyleyse bu cümlenin öznesi gizli öznedir. Bu özne cümlede var olan ögelerden biri sayilmaz. Yani “Geldim.” cümlesinde öznenin “ben” oldugu görülse bile bu cümle sadece yüklemden olusmus sayilir.

Her cümlede özne bulunmaz. Yani eylemi yapan bazen belli degildir.

Kasabaya bu yoldan gidilmez.”

cümlesinde “Gidilmeyen ne, gidilmeyen kim?” gibi sorulara cevap alinmaz. Öyleyse cümlenin öznesi yoktur.

derwisch

Nesne ( Akkusativobjekt/ Nominativ- Akkusativ)

Cümlede yüklemin bildirdigi isten etkilenen ögedir. Yükleme sorulan “kimi, neyi, ne” sorularina cevap verir.

Nesneler hal ekini alip almamalarina göre iki grupta incelenir.
1. Belirtili Nesne
Nesne görevinde bulunan söz, “-i” hal ekini almissa, nesneye belirtili nesne denir.

“Cicekleri annesine verdi.”
cümlesinde “Cicekleri” nesnesi “-i” hal eki aldigindan belirtili nesnedir.

2. Belirtisiz Nesne
Nesne görevinde bulunan söz “-i” hal ekini almamissa nesne, belirtisiz nesnedir.

“Annesi için cicek topladi.”
cümlesinde “cicek” nesnesi bu eki almamis ve belirtisiz nesne olmustur.


Dolayli Tümlec (Lokativ Ergänzung /Dativobjekt )

Yüklemin yöneldigi, bulundugu, ciktigi yeri gösteren ögedir. Yükleme sorulan “-e”, “-de” ve “-den” hal eklerini alan sorulara ayni ekleri alarak cevap veren sözcük ya da söz öbekleri dolayli tümlec görevinde bulunur. Sorularin ve cevaplarin ayni ekleri almasi zorunlulugu bunun diger ögelerle karismasina engel olur. Bunu örneklerle aciklayalim.

“Elindeki kitap ve defterleri bana verdi.”
cümlesinde alti cizili ögeyi bulabilmek icin yükleme “kime” sorusunu soruyoruz. Soru da cevap da ayni eki almis. Öyleyse “bana” sözü dolayli tümlectir.

“Sizinle ancak yaza görüsürüz.”
cümlesinde alti cizili sözcük de “-e” hal ekini almistir. Ancak bu ögeyi bulmak için yükleme “ne zaman” sorusunu soruyoruz. Görüldügü gibi soru hal eki almadan soruluyor. Öyleyse bu, “-e” hal eki almis olmasina ragmen dolayli tümlec degildir.

“Kimseye sormadan disari cikti.”
cümlesinde ise alti cizili ögeyi bulmak icin yükleme “nereye” sorusunu soruyoruz. Bu durumda soru, “-e” hal eki almis, ancak “disari” sözü ayni eki almamis. Öyleyse buna da dolayli tümlec diyemeyiz.
Görüldügü gibi sorular ve cevaplarin ayni ekleri almasi kosulu, birbiriyle karisan ögeleri ayirt etmemizi sagliyor.
Ayni durumu “-de” ve “-den” eklerinde de görebiliriz.

“Beni sinifta iki saattir bekliyormus.”
cümlesindeki alti cizili ögeyi cevap olarak almak icin, yükleme “nerede” sorusunu soruyoruz. Öyleyse bu öge dolayli tümlectir.

“Hepimiz iki saattir ayakta bekliyoruz.”
cümlesinde ise alti cizili ögeyi bulabilmek icin yükleme “nasil” sorusunu sormamiz gerekiyor. Görüldügü gibi soru “-de” ekiyle sorulmamis. Demek ki öge dolayli tümlec degil.

“O, iki gün önce buradan ayrildi.”
cümlesinde alti cizili öge “nereden” sorusuna cevap vererek dolayli tümlec olmus.

“Senin de gelmeni yürekten isterdim.”
cümlesinde alti cizili öge “nasil” sorusuna cevap verdiginden dolayli tümlec degildir.

Su elmadan üc kilo verir misin?”
cümlesinde alti cizili ögeyi bulmak icin “neyden” sorusunu yükleme soruyoruz. Cevap geldiginden öge dolayli tümlectir.

Hastalandigindan gelmedi.”
cümlesinde alti cizili ögeyi ise “nicin” sorusuyla buluyoruz. Öyleyse bu, dolayli tümlec degildir.
Örnekleri daha da cogaltabiliriz. Burada unutmamamiz gereken, soruyla cevabin ayni ekleri (-e, -de, -den) almasidir.


Zarf Tümleci (Temporalbestimmung)

Yüklemin zamanini, durumunu, miktarini, yönünü, kosulunu vb. bildiren ögelerdir. Bunlarin her biri degisik bir soruyla bulunur.

“Hava kararmadan köye inmeliyiz.”
cümlesindeki alti çizili zarf “ne zaman”;

“Dosta düsmana muhtac olmadan yasamaliyiz.”
cümlesinde alti cizili zarf “nasil”;

"Aldigi notlar sasilacak kadar yüksekti.”
cümlesindeki alti cizili zarf “ne kadar”;

“Tek bir söz bile söylemeden iceri girdi.”
cümlesindeki alti cizili zarf “nereye”;

Zamanimiz kalirsa bir örnek daha cözeriz.”
cümlesindeki alti cizili zarf “hangi takdirde” sorularina cevap vermislerdir.

Yükleme sorulan bu sorulara cevap veren ögeler daima zarftir. Ancak burada “nereye” sorusuna dikkat etmeliyiz. Dolayli tümlec konusunda da söylemistik, bu soru dolayli tümleci de buldurur. Ancak cevabin da ayni eki almasi gerekir. Örnekteki “iceri” sözü ise bu eki almamistir. Bu özelligi, yani hal eki almadan yön bildirme özelligini yer-yön zarflari gösterir.
Cümleyi ögelerine ayirirken dikkat edilmesi gereken bir husus, azlik - cokluk zarflarinin kullanimidir.

“O, cok caliskan bir ögrencidir.”
cümlesinde yüklem, alti cizili sözün tamamidir. Cünkü “ögrenci” isimdir, “caliskan” ögrencinin sifatidir. “cok” da caliskan sifatinin zarfidir. Dolayisiyla, “cok caliskan bir ögrenci” sifat tamlamasi oldugundan bunlar birbirinden ayrilmaz. Oysa biz ayni cümleyi;

“O, cok caliskandir.”
seklinde kullansak, “caliskandir” yüklem “cok” zarf tümleci olacaktir. Kisaca adlasmis sifatlar yüklem oldugunda, onun derecesini bildiren zarflar zarf tümleci olur.

Edat Tümleci (Modalbestimmung)
Yüklemin ne ile, kimin ile, hangi amacla, yapildigini gösteren söz öbeklerine edat tümleci denir.

“O, bütün yazilarini, dolma kalemle yazar.”
“Bu arastirmayi arkadaslariyla yapmis.”
“Bu yemekleri sizin icin hazrladim.”

cümlelerindeki alti cizili söz öbekleri edat tümleci sayilir.
Cümle icinde her söz, cümlenin bir ögesi durumunda degildir. Yükleme sorulan sorulara cevap vermeyen söz veya söz öbekleri cümle disi unsur sayilir. Örnegin asagidaki cümleyi ögelerine ayiralim.

“Ahmet, sana defalarca gec kalmamani söylemedim mi?”
Görüldügü gibi “Ahmet” sözü cümlede yükleme sorulan herhangi bir soruya cevap vermiyor yani cümle disi unsurdur.