Dünya'da Neler Oluyor?

Başlatan almancax, Mayıs 11, 2006, 04:59:51 ÖS

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

MuhaяяeM

FRANSA panikte

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, ‘İlişkilerimiz bozulur’ sözlerinin ardından Fransız patronlar, 4.7 milyar Euro’luk Türkiye pazarının kaybolabileceğini belirterek, Fransa hükümetine ve parlamanterlere sözde “Ermeni soykırımının inkarını” suç sayan ve hapis cezası verilmesini öngören kanun teklifinin geri çekilmesi için baskı yapmaya başladı. Tasarının bir an önce çekilmesini isteyen iş adamları Cumhurbaşkanı Chirac’a mektup göndererek, “Türkiye ihracatta 4. büyük pazarımız. Tasarı Meclis’ten geçtiği andan itibaren Türkiye pazarı bizim için bitecek. Türkiye, Fransız mallarına ambargo uygulamakta son derece kararlı” dediler.


IRAK ve PKK Hakkında

Bağdad’a giden ABD Dışişleri Bakanı Rice ile Savunma Bakanı Rumsfeld kendisine Türkiye’ye Irak topraklarında operasyon için izin vermeyiz demişmiş. Talabani bunu dünyaya açıkladı ama Washington yalanladı. Bu uydurmanın, Kürtlere cesaret aşılamak için irtikâb edildiği bellidir.
Ankara’ya gelen İran Millî Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Lâricânî ise ABD, Musul ve Kerkük’te PKK ile niçin görüşüyor? sorusunu Başbakanımız Tayyip Erdoğan’a tevcih etti. Stratejik müttefikimizle aramıza nifak sokmak isteyen bu soruya nasıl cevap aldığını bilmiyorum. Ama Amerika’nın PKK ile görüştüğü muhakkaktır. Ne görüştüğü ise açıktır: PKK’ya talimat veriyor. Washington bu talimatını, Türkiye’nin İran politikasına göre değiştirerek vermeyi sürdürecektir. Aylardan beri bunu böyle yazıp çizmiyor muyuz?
Büyük patlamaların arefesinde dış politika, işte böylesine karmaşık, riyakâr, ikiyüzlü hâle dönüşür. Irak savaşından önceki aylarda cereyan edenleri safha safha tekrar yaşıyoruz...


Ashtoret

'Ez Zarkavi dövülerek öldürüldü'
 
Irak'ın Bakuba kasabasında geçen hafta öldürülen ve El Kaide'nin bu ülkedeki beyni olarak nitelenen Ürdünlü militan Ebu Mussab ez-Zarkavi'nin ölümüne ilişkin yeni iddialar ortaya atıldı.
 
Zerkavi'nin bulunduğu ev Amerikan uçakları tarafından bombalandı.

Ali Abbas adlı bir Iraklı görgü tanığı, Amerika'nın Irak'ta arananlar listesinin başında bulunan Zarkavi'nin ölmeden önce Amerikan askerlerince dövüldüğünü söyledi.

Abbas, El Cezire Televizyonu'na şunları söyledi:

"Patlama altı-altıbuçuk civarında oldu. Bahçeye doğru yöneldim. Olay yerine gelen ilk kişiydim. Zarkavi, evin yaklaşık 10 metre yakınlarında yüzükoyun yatıyordu. Hala yaşıyordu. Sonradan gelenlerle birlikte onu enkazın altından çıkardık. Bir battaniyeye sardık. Yüzüne biraz su döktük. Hiçbir şey konuşmuyordu. Sonra ambulansa taşıdık."





"Amerikan askerleri gelir gelmez onu ambulanstan çıkarıp yere yatırdılar. Elbisesini yırtıp başına doladılar. İki Amerikalı konuşması için ayaklarıyla Zarkavi'nin göğsüne bastırıyordu. Birinin ayağı göğsünde diğerininki ise karnındaydı. Su getirip üzerine döktüler. Ya onu konuşturmaya çalışıyorlardı, ya da su içirmeye çalışıyorlardı. Zarkavi suyu reddetti. Yarım saat sonra da öldü."



Ashtoret


Irak'taki katliam rakamları;






MORTUARY'S MONTHLY TOLL
January: 1068
February: 1110
March: 1294
April: 1155
May: 1398







BBC NEWS

yazyagmuru001

Dünya

13 Haziran 2006 
Rumların 69 vetosu kaldı

Enis BERBEROĞLU - Zeynel LÜLE / LÜKSEMBURG

Türkiye ile fiili müzakerelerin başlamasına engel çıkaran Rum Yönetimi, sert pazarlıklardan sonra dün son dakikada ikna edildi. Bilim ve Araştırma konusunda fiili müzakerenin açılıp kapanması AB tarafından onaylandı. Böylece Rumların ilk iki veto tehdidi aşılmış oldu. Ancak şimdi 69 engel daha var.

DÜN Avrupa Birliği, "son dakika" kararıyla Türkiye ile fiili müzakerelerin başlatılmasını onayladı. Lüksemburg’da 3 Ekim’de yaşanan olayın "küçük bir" tekrarı gerçekleşti. 35 başlıktan oluşan müzakere sürecinde, her ülkenin toplam 71 kez veto hakkı bulunuyor. Müzakere başlıklarının açılıp kapanması ve sonucunda toplu olarak "katılım anlaşmasına" onay verme hakkına sahip olan AB ülkeleri, 71 kez veto edebilme olanağına sahip. Dün Bilim ve Araştırma başlığının açılıp kapanmasıyla sayı 69’a indi. Yani Lüksemburg’da dün yaşanan sancıların 69 kez tekrarı mümkün.

Geçen hafta büyükelçiler düzeyinde uzlaşmaya varılamaması nedeniyle dün AB Dışişleri Bakanları’nın önüne gelen "müzakere" konusu, üç buçuk saat boyunca pazarlığa neden oldu. TSİ 11.00’de toplanan bakanlar, Bilim ve Araştırma konusunda fiili müzakerelerin açılıp aynı gün kapanmasını saat 14.30’da onayladı. Bu üç buçuk saatlik süre içinde Rum Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu ile AB Dönem Başkanı Avusturya Dışişleri Bakanı Ursula Plassnik birkaç kez bir araya geldi. Avusturya, perşembe gününden bu yana Rumlara beşinci kez "öneri" götürdü. Yakovu’nun, Bilim ve Araştırma konusundaki "müzakere pozisyon belgesi"nde ilişkilerin normalleştirilmesi, limanların açılması ve Kıbrıs Rum Kesimi’nin tanınmasına yönelik ifadelerin alt alta sıralanarak yer verilmesine yönelik talepleri reddedildi. Bilim ve Araştırma konusuyla ilgili müzakerelerin açılması, ancak kapanmamasına yönelik talebi de kabul görmedi.

GERİ DÖNÜş DE VAR

Sonuçta AB ülkeleri, orta yol bularak bir metin üzerinde anlaştı. Metinde, AB’nin 21 Eylül 2005’te Türkiye’nin Kıbrıs deklarasyonuna karşı yayınladığı deklarasyona atıfta bulunuldu. AB ayrıca Türkiye’nin ek protokol ve gümrük birliği gibi, ortak anlaşmaları içeren konulara tam uyum göstermesinin önemini dile getirdi. Ayrıca gerekli görüldüğü takdirde "Bilim ve Araştırma" konusuna yeniden geri dönebileceğini de vurguladı.

AB’nin "müktesebatı" haline gelen Kıbrıs Deklarasyonu ile yine müktesebat içinde yer alan ek protokol ve gümrük birliği gibi konulara değinmesi, "malumun ilamı" olarak değerlendirildi.

Dün Lüksemburg’da varılan anlaşma sonrasında 3 ekimden bu yana müzakerelerde "tarama süreci" yaşayan Türkiye, ilk kez fiili müzakerelere başlamış oldu. Ancak "Bilim ve Araştırma" gibi "en kolay" konunun bile müzakerelerinin "sancılı" geçmesi, içinde Kıbrıs Rum Kesimi’nin üye olarak yer aldığı AB ile müzakere sürecinin "kolay olmayacağı" gerçeğini ortaya koydu. 


                                                                            HURRIYET GAZETESI

yazyagmuru001

Dünya basını Türkiye'yi yazdı

Rum engeli nedeniyle Türkiye ile fiilen müzakereler konusunda yaşanan sıkıntılar, AB basınında büyük yankı buldu.


Türkiye'nin AB ile fiilen müzakerelere başlanması konusunda Rumlar ile yaşanan çetin pazarlıklar, Avrupa basınında büyük yankı buldu. Müzakerelerin "buruk" başladığı, Ankara'ya "ciddi" bir uyarı yapıldığı, Rumları tanımanın "siyasi bir yükümlülük" haline geldiği yorumları yapılırken, müzakerelerin her aşamasında, Rumların "şantaj" yapacağı, sonbaharda "daha ciddi" bir kriz yaşanacağı da savunuldu.
                                                                            SABAH GAZETESI

yazyagmuru001

Erdoğan'dan AB'ye: Sulandırmayın
BAşBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, AB ile yaşanan tarama sürecindeki krize ilişkin, Hırvatistan ve Makedonya gezisine çıkmadan ve kriz aşıldıktan sonra değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, Hırvatistan'a hareket etmeden önce Lüksemburg'da yapılan toplantıda olumlu bir netice çıkmaması halinde Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile Başmüzakereci Babacan'ın kesinlikle Lüksemburg'a gitmeyeceğini söyledi. Erdoğan, '24 AB üyesi bir Güney Kıbrıs'a uyacaksa, onun bilgisini alırız. Kesin kararımızdır' dedi. Hırvatistan'daki resmi temaslar çerçevesinde ilk olarak Hırvatistan Başbakanı İvo Sanader ile bir araya gelen Erdoğan, ikili görüşmelerin ardından basının karşısına çıktı. Erdoğan, Kıbrıs Rum Yönetimi yüzünden kriz çıkaran AB ülkelerine 'İşi sulandırmanız şık olmuyor' diyerek tepki gösterdi. Erdoğan, konuyla ilgili soruya, 'Güney Kıbrıs Yönetimi elindeki imkanı, silahı kendine göre sonuna kadar kullanacaktır. 24 AB üyesi ülkenin siyasi olarak değerlendireceğine ihtimal vermiyoruz. Müzakere sürecinde AB müktesebatının içeriğini, gereğini konuşmalıyız. Buna siyasetin gölgesini düşürecek olursak o zaman hedefinden sapar. Sürecin kolay olmadığını biliyoruz ama sulandırılmasını da şık bulmuyoruz' yanıtını verdi.

METNİ FAKSLADILAR

Erdoğan, AB'yle meydana gelen krizi, telefonda aldığı bilgilerle takip etti. Metin hazırlandıktan sonra Gül, Başbakan Erdoğan ile yine telefonda görüştü. Erdoğan, metnin fakslanmasını istedi. Faksın kendisine ulaşması ardından kurmaylarıyla birlikte inceleyen Erdoğan 'Olur' verince Gül yola çıktı.



Ashtoret

Af Örgütü'nden 7 ülkeye suçlama
 
Uluslararası Af örgütü Amnesty International, yedi Avrupa ülkesini Amerikan Merkezi Haber Alma Teşkilatı CIA'in yaptığı iddia edilen tutsak nakillerinde işbirliği yapmakla ve uluslararası hukuka aykırı davranmakla suçladı.
 
Af Örgütü Avrupa hükümetlerini bu duruma izin vermemeye çağırdı

'Olağanüstü nakil' adıyla da bilinen uygulama, terör zanlılarının yasadışı yollardan alıkonmaları ve sorgu için işkence görme ihtimali bulunan ülkelere götürülmelerini içeriyor.

Af Örgütü'nün son raporunda terör zanlılarının yasadışı yollarla nakledilmesine karıştığı iddiasını yönelttiği ülkeler İngiltere, Almanya, İtalya, İsviçre, Makedonya, Bosna - Hersek ve Türkiye.

Raporda incelenen altı vaka sonucunda, bu ülkelerin uluslararası hukuku ihlal ettikleri konusunda pek az şüpheye yer bıraktığı belirtiliyor.

Uluslararası Af Örgütü, raporda, Avrupa hükümetlerine CIA'in tutsak nakillerine göz yummamaları, hava sahalarından bu uçakların geçmesine izin vermeme çağrısı yaptı.

Avrupa Konseyi için yedi aylık bir çalışmanın sonucunda hazırlanan raporda, 14 Avrupa ülkesi hükümetlerinin, terör zanlılarının yasadışı yollardan alıkonmaları ve sorgu için nakillerinde CIA'yle işbirliği yaptıkları belirtilmişti.

Suçlanan Avrupa ülkeleri, yanlış bir şey yapmadıklarında ısrar ediyor.

Ancak ABD'nin Guantanamo'daki gözetim kampını kapatması için de çağrılarda bulunan Af Örgütü, bu durumun Avrupa Birliği'nin güvenilirliğini zedelediğini söylüyor.

Örgütün raporunda, "Avrupa kendini hep insan haklarının öncüsü olarak temsil etmiştir." deniyor ancak, Avrupa'daki istihbarat kurumlarının desteği olmasaydı, bazı olağanüstü nakil kurbanlarının alıkonulmamış olabileceğine dikkat çekiliyor