Anneler ve Babalar Günü

Başlatan Nazire, Mayıs 12, 2006, 02:11:19 ÖS

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ashtoret


Nazire

BABALAR GÜNÜ


Annemi ve beni hastaneye güvenli ve .hemen hemen sağlam getirdiğin için teşekkürler.



Doğduğumda heyecandan bayılmadığın için teşekkürler.



"Doğduğun gün hayatımın en güzel günüydü" dediğin için teşekkürler.



Nazire

Küçükken beni kafa üstü düşürmediğin için teşekkürle


ilk yılımda hemen hemen yapacak hiçbir şeyim yokkeı

sırtüstü yattığımda, beni eğlendirmek için karyolamın

üstüne sallanan oyuncaklar astığın için teşekkürler.



Bebek arabamla dolaştırdığın için teşekkürler. 




Nazire

Yetişkin dilini öğrenip çift dil konuşuncaya kadar

benimle ilkel dilimi yani bebekçeyi konuştuğun

için teşekkürler.



Ben öğreninceye kadar sonsuz kere "Baba...Baba...Baba..."yi tekrarladığın için teşekkürler.



Islattığımı farkettiğinde annemi çağırmak yerine altımı sen değiştirdiğin için teşekkürler

Nazire

Sevgili babacığım:

Beni sevgiyle yarattığın için teşekkürler.



Annemin karnındayken, aşermelerimi sabahın l'inde

sokaklara fırlayıp ançuez ve turşulu sandviç bularak

giderdiğin için teşekkürler.

Nazire

Tehlikeli şeyleri ulaşamıyacağım yerlerde sakladığın için teşekkürler.


Kırmızı Başlıklı Kız'ı arka arkaya ondokuz gece okuduğun için teşekkürler.



Boyumun uzamasını her çeyrek santimetrede bir duvara işaretlediğin için teşekkürler

Nazire

"Bir varmış bir yokmuş..." masalları anlattığın

için teşekkürler.

Karşıdan karşıya geçerken iki tarafa bakmayı

unuttuğum zaman çektiğin o sert nutuklar

için teşekkürler.

Yangın sırasında ellerinin ve dizinin üstünde

sürünerek evden nasıl kaçılacağım ö ğrettiğin

için teşekkürler.

Nazire

Sağımı ve solumu bir türlü öğrenemediğimde

sarmısak ve soğan meselesini öğrettiğin

için teşekkürler.


Umumi tuvaletlerde bana refakat ettiğin için teşekkürler.



Takma adlarım için teşekkürler.

Nazire

Vatertag ist immer an Christi Himmelfahrt.

Katoligler icin Babalar günü Isanin göge uctugu gündür


Sonsuzluk Yolcusu

Ellerine Agzina saglik Nazire bacim.

Anne ve babalar hakkinda o kadar güzel seyler yazmissinki ne denilebilir bu güzel sözlere. Onlar bizim canlarimiz herseyimiz.

Anneler babalar günü  kutlamalari bizim kültürümüzde olmamasina ragmen bizede yerlesmeye basladi.
Oysa bizde hergün anneler ve babalar günüdür. Onlar icin özel gün tahsis etmeye diger milletler de oldugu gibi ihtiyacimiz yok.

Avrupa ve Amerikada anneler ve babalar terkedildigi unutulmaya baslandigi icin, hic olmazsa anneler babalar hatirlansin diye özel gün koyulmustur diye tahmin ediyorum. Birazda olsa Almanya daki durumlari bildigimden  bu kaniya vardim. Malesef son zamanlarda bizlerde bile anne babaya saygisizlik baslamis, onlari terkeder tanimaz ve hata sokaga atar duruma gelmeye basladik. Oysa dinimizde  Anne babaya off bile dememiz yasaklanmis. Nerde ki kalmiski Anne babaya karsi cirkin hareketlerde bulunup onlari unutmak.

Lütfen anne babanizi hatirlamak icin özel günleri beklemeyin. Hergün her an onlari hatirlayip, onlara nasil iyilik yapabilirim ve hizmet ederim diye caba icinde olun. Bakin görüceksinizki bütün isleriniz yolunda gidicektir.
Birde anne ve babaniz icin dua etmeyi unutmayin. Anne babanizdan bol bol dua almaya calisin. Asla onlarin bedduasini almayin isleriniz yolunda gitmez ve belinizi asla düzeltemessiniz. Unutmayin ki anne babanin duasi Allah katinda kabul olan dualardandir.

Ana gibi bir yar olmaz
Kabe gibi  diyar olmaz
Anasina karsi gelen
Inan mutlu olamaz.

Kusura bakmayin biraz uzun yazdim ve basinizi agittim.

Nazire

Asıl mesleği öğretmenlik olan 1864 doğumlu Anna Jarvis, 1902 yılında babası ölünce annesi ile beraber ABD'de, Philadelphia'da yaşamaya ve çalışmaya başladı. Üç yıl sonra 9 Mayıs 1905'de de annesini kaybetti. Sürekli annesi ile beraber yaşamasına rağmen öldüklen sonra "Ona hayatta iken gerekli ilgiyi gösteremediği"ne inanıyor ve bunun ezikliğini duyuyordu. İki sene sonra Mayıs'ın ikinci pazarında, annesinin ölüm yıldönümünde arkadaşlarını evine çağırdı ve bu günün anneler günü olarak ülke çapında kutlanması fikrini ilk onlara açtı.

Fikir kabul gördü, anneler memnun kaldı, babalar itiraz etmedi, Amerika'nın önde gelen bir giysi tüccarı da finansal desteği sağladı. İlk anneler günü Jarvis'in annesinin 20 yıl süresince haftalık dini dersler verdiği Grafton'daki bir kilisede, 10 Mayıs 1908'de, 407 çocuk ve annesinin katılımı ile kutlandı. Jarvin her bir anneye ve çocuğa kendi annesinin en çok sevdiği çiçek olan karanfillerden birer tane verdi. O günden sonra, temizliği, asaleti, şefkati ve sabrı ifade eden beyaz karanfil Amerika'da anneler gününün sembolü olarak kabul edildi. Sıra anneler gününü "milli bir gün" olarak kabul ettirmeye gelmişti. Jarvis, tarihte tek bir kişi tarafından gerçekleştirilen en başarılı mektup yazma kampanyası ile gazete patronlarından işadamlarına, devlet adamlarından din adamlarına kadar ulaşabildiği herkese bu fikrini iletti. Fikir o kadar çok ve çabuk kabul gördü ki, Senato onaylamadan çok önce, bir çok eyalet ve şehirde anneler günü kutlamaları gayrı resmi olarak başlatılmıştı bile. Sonunda 8 Mayıs 1914'te Senato'nun onayı, Başkan Wilson'ın da imzası ile Mayıs'ın ikinci pazarı 'Anneler Günü' olarak resmen ilan edildi. Çok kısa sürede diğer ülkelere de yayılan bu gün çiçek ve tebrik kartı satışlarının tavana vurduğu bir gün oldu. Anna Jarvis sonunda muradına ermiş, kampanyasını başarı ile sonuçlandırmıştı ama kendi hayatı pek mutlu sonla bitmedi. Yoğun çalışmadan evlenmeye ve çocuk sahibi olmaya fırsat bulamadı. Her anneler günü onun için bu yönden acı oldu.  Daha ziyade dini ağırlıklı bir kutlama olarak düşündüğü bu günden ticari çıkar sağlamaya çalışanlara karşı hukuki savaş açtı. Davaların hepsini kaybetti. Dünyadan elini eteğini çekti. Bütün gelirlerini hatta ailesinden kalan evini bile kaybetti. Kalan hayatını adadığı, gözleri görmeyen kız kardeşi Elsinore'da 1944'de ölünce sağlığı da tehlikeye girdi. Dostları ona destek vererek son yılını sanatoryumda geçirmesini sağladılar. Bütün dünya annelerinin en azından senede bir gün mutlu olmalarını sağlayan Anna Jarvin, mutsuz, yarı görmez ve yalnız bir şekilde 1948'de 84 yaşında öldü. Ülkemizde de Türk Kadınlar Birliği'nin girişimi ve önerisi üzerine 1955 yılından beri Mayıs ayının ikinci Pazar günü 'Anneler Günü' olarak kutlanmaktadır.

"https://tr.wikipedia.org/wiki/Anna_Jarvis"'dan alındı

Nazire

Bereits die alten Römer und Griechen widmeten den Müttern ihrer Götter Feiern und Feste. Im 13. Jahrhundert gab es in England unter Heinrich III. am Sonntag Laetare den sog. Mothering Day, einen Tag im Jahr, an dem die Menschen in die Kirche (Mutter Kirche) gingen, um mit der ganzen Familie zusammenzukommen. Im Jahre 1806 schlug Napoleon die Einführung eines Muttertages vor, jedoch wurde dies aufgrund der anstehenden Schlacht von Waterloo nie umgesetzt.

Zum ersten Mal wurde der Muttertag Anfang des 20. Jahrhunderts in den USA gefeiert. Der Muttertag hat seinem Ursprung in der Frauenbewegung in England und Amerika. Die Amerikanerin Ann Marie Reeves Jarvis versuchte 1865 eine Mütterbewegung namens Mothers Friendships Day zu gründen. 1870 wurde von Julia Ward Howe eine Mütter-Friedenstag-Initiative gestartet. Sie hatte das Ziel, dass die Söhne nicht mehr in Kriegen geopfert werden sollen.

Als Begründerin des heutigen Muttertags gilt Anna Jarvis. Sie hatte, in Philadelphia am 9. Mai 1907, an einem zweiten Sonntag im Mai, (zum 2. Todestag ihrer eigenen Mutter, Ann Jarvis aus Grafton, West Virginia) mit 500 weißen Nelken ihre Liebe zu ihrer gestorbenen Mutter zum Ausdruck bringen wollen und vor der Kirche diese an andere Mütter ausgeteilt. Im folgenden Jahr wurde auf ihr Drängen hin in derselben Kirche den Müttern erstmals eine Andacht gewidmet.

Sie widmete sich nun hauptberuflich dem Ziel, einen offiziellen Muttertag zu schaffen und startet eine Initiative für die Einführung eines offiziellen Feiertags zu Ehren der Mütter, indem sie Briefe an Politiker, Geschäftsleute, Geistliche und Frauenvereine schrieb. Die Bewegung wuchs sehr rasch an. Bereits 1909 wurde der Muttertag in 45 Staaten der USA gefeiert. 1912 führten ihn die Methodisten in West Virginia ein und am 8. Mai 1914 wurde dann vom US-Kongress der 2. Sonntag im Mai zum Mutter-Gedenktag als offizieller kirchlicher Feiertag erklärt. Im Jahre 1914 wurde von dem damaligen US-Präsident Woodrow Wilson der Muttertag zum nationalen Feiertag erklärt. Circa 60 Jahre später initiierte die US-Pazifistin und Frauenrechtlerin Julia Ward eine Muttertags-Proklamation, ein glühender Aufruf an die Frauen, sich für den Frieden zu vereinen.

Nachdem England den mothering day übernommen hatte, verbreitete sich der Feiertag 1917 in der Schweiz, 1918 in Norwegen, 1919 in Schweden, in Deutschland seit 1922 und 1924 in Österreich.

In Deutschland wurde der Muttertag 1922/23 schließlich durch den Verband Deutscher Blumengeschäftsinhaber mit Plakaten "Ehret die Mutter" in den Schaufenstern etabliert und - betont unpolitisch als Tag der Blumenwünsche gefeiert. Mit Plakaten in Schaufenstern („Ehret die Mutter“), kleineren Werbekampagnen und Veranstaltungen bis hin zu Muttertagspoesie wurde dem ersten deutschen Muttertag am 13. Mai 1923 durch den Vorsitzenden des Verbandes, Rudolf Knauer der Weg bereitet. Ab 1926 wurde die Propagierung des Muttertages an die „Arbeitsgemeinschaft für Volksgesundung“ übertragen, um laut Verbandszeitung Deutscher Blumenhändler 13/1926: "… Kirche und Schule zu gewinnen und die Regierung dahin zu bringen, den Muttertag am zweiten Sonntag im Mai als offiziellen Feiertag festzulegen."

In Österreich gilt die Begründerin der Frauenbewegung Marianne Hainisch als Initiatorin des Muttertages, der während der zweiten Amtszeit ihres Sohnes Michael Hainisch als Bundespräsident eingeführt wurde. Zusammen mit der Pfadfinderbewegung engagierte sie sich für die Einführung des Muttertags in Österreich, der dort ab 1924 gefeiert wurde. So gab es am 9.5.1926 eine große Parade des Wiener Pfadfinderkorps auf der Ringstraße anlässlich des Muttertages. Der Umzug führte dann werbewirksam aufbereitet an Marianne Hainisch vorbei, der Bundesfeldmeister der Pfadfinder Graf Wilczek gratuliert ihr und übergab ihr Blumen.

Während der Zeit des Nationalsozialismus wurde die Feier des Muttertags mit der Idee der germanischen Herrenrasse verknüpft. Zudem verknüpften die Nationalsozialisten die gebärfreudige Mutter mit dem Gedanken einer Heldin am eigenen Volke, die dieses durch verstärkte Produktion von Nachwuchs fördere. Schon 1933 wurde der Muttertag ein offizieller Feiertag. Die religiös anmutenden Feierlichkeiten (Mütterweihen) wurden in Konkurrenz zu christlichen Feiern auf sonntags um 10 Uhr angesetzt. 1938 wurde zusätzlich das Mutterkreuz eingeführt, das auch am Muttertag verliehen wurde.


Wikipedia

Sonsuzluk Yolcusu

Sevgili nazire aydinlatici bilgilerin icin tesekkürler.

Bizde Anna Jarvis gibi  hissetmememiz icin anne ve babamiza gerektigi ilgiyi göstermeli ve onlarin gönüllerini hos tutmaliyiz. Eger gerktigi gibi hareket edersek vicdan azabi cekmeyiz. Onun icin ben, bizim icin hergün anneler ve babalar günüdür diye yazmistim. Anne ve babamiza böyle özel günleri aratmiyicak evlatlar olmaliyiz. Sen de Almanyada yasadigindan burdaki aile durumlarini biliyorsundur. Aileler birbirinden kopmus yok olmaya yüz tutmus durumda. Bu tabiki acinicak bir durum, ama malesef ülkemizdede gün gectikce durumlar kötüye gitmeye baslamistir. Biz kendimizi ve gelicek nesillerimizi korumak icin cok cok görev düsüyor, cocuklarimiza ve kücüklerimize ahlakimizi iyi ögretmek icin ugrasmaliyiz.


Saygi ve Selamlarimla...