Nazire
26.11.2006 14:21:28
Özgürlüğe hak kazananlar, tutkularına gem vurabilenlerdir.
17/11/2006 - Yaşam Yazısı…(I)
Kategori: Alinti-Duzyazi
“Yaşam kurusuna da yaşam denecekse, iki türlü yaşam ayırt etmelisin: Usul usul yaşam ile gümbür gümbür yaşam. Kurutulmuş balık, ne denli balıksa, usul usul yaşam da o denli yaşam…
Yalnız ‘yaşamaya’ yaşam denecekse, yaşam bir türlü…
…
Gümbür gümbür yaşam, bir türlü…
…
Gezginler için hazırlanmış planı orda burada satılan bir kent olarak düşünmek yaşamı, ne denli yanlış. Yaşam, içinde ölümcül yaşantıların kol gezdiği bir orman…
Bir köşe başında, bir geçidin ucunda beni bekleyebilecek olanın bilincinde miyim?
Yaşam, olmazını bağrında taşıyan gereklerle örülü…
Bilinci baştan başa yırtabilen gerilimi biraz da burada.
Yaşamı yaşanılır değil, yaşanmaya değer kılan, biraz da bu gerilim. Örneğin:
En çok anlaşılmasını istediğin, anlaşılmasından en çok korktuğun…
Yazman kaçınılmaz olan, hiçbir zaman yazamayacağın…
En uzak dostuna söylemen gereken, en yakın dostuna bile söyleyemeyeceklerin…
Yaşamın o korkunç karmaşıklığını gözlemliyorum: Atılan her yaşam adımı, bir sonrakini, bir öncekini, bir başka herhangi birini, inanılmaz bir biçimde olanaksız, güç, en doğru olarak ‘alabildiğine karmaşık’ kılıyor. Her geçen günle, bir öncekinin ne denli yalınç olduğu görülüyor, böylelikle bir sonrakinin ne denli katmanlı olacağı seziliyor. Yaşamın karmaşıklığı korkutmuyor beni; çıldırtıyor. Yaşamın kendisi değilse, omuriliği bu çılgınlık. Yaşamı seviyorum. Çılgınlığı seviyorum. (Çılgınlığımı seviyorum.)
Kim olduğumuzu bildiğimizi bir an için evetlesek bile, iki zaman noktası sonra kim olacağımızı bilmediğimiz apaçık.
Yaşam, hiç beklemediğin bir anda üstüne çullanıp, kapıp götürüveriyor seni, hiç bilmediğin bir yerlere.
Yaşam deyince, kocaman kocaman olaylardan söz etmediğimi anlamalısın. Yaptığı iş, ortaya koyduğu sonuç ile orantısız bir olup bitme yaşam dediğim. Ayaküstü bir rastlantı, ilgisiz bir karşılaşma. Bir köşe başında çiseleyen yağmur…
Gün ağarırken içime işleyen soğuk…
Yaşam hınzırın Teki! Eğleniyor mu bizimle?
Sanki salt oyun olsun diye çıldırtıveriyor içimizden birini. Diyelim ki bir bilim yobazını, belli belirsiz bir esintisiyle ürpertiveriyor.
(Tanrım sen acı ona!)
Artık
ne bilim
ne nedensel açıklama
ne belitler
ne biçimselleştirme
ne kuramsal terimler
ne gözlem önermeleri
Artık yaşam
yaşam
yalnızca yaşam
Yaşam
sanki salt oyun olsun diye
hiçliğin biter gibi
gizemin başlar gibi
olduğu noktada bırakıp gidiyor seni
Biter gibi başlar gibi
Adnan A. Onart
Felsefe Felsefe Akdeniz
İmge Kitabevi