Merhaba...
Uzun zamandır bu siteyi ara sıra takip ederim ve gördüm ki insanların deneyimlerinden faydalanmak önemli ve zaman kazandıran bir şey. Bu yazımı biraz uzun tutmak istiyorum nedenine gelince resmi işlemler için aylarca sanki cennete gidecek heyecanla bekleyen arkadaşlarım için deneyimler doğrultusunda kendimce bu ülkenin iyi veya kötü yanlarını aktarmak.
Eşimle 2 yıl önce tanıştık, bilgisayar yazılımcısıyım. İzmir'de süper olmasa da iyi bir hayat sürecek şekilde işimi yapıyordum. İlk zamanlar eşim Türkiye'ye gelecekti bu şekilde planlamıştık fakat gördüm ki onun TR'de mutlu olma şansı çok düşük. Çünkü iki ülke arasında alışkanlıklar, kurallar, yaşam tarzlarında büyük farklılıklar var.
40 yaşımdayım ve Almanya doğumluyum. Çok küçükken 1-2 yaşlarımda TR'ye gelmişim. Her zaman Almanya nasıl bir yerdir merak etmişimdir imkan ve fırsatım olmasına rağmen hiç bir zaman gelmedim ya da gelmek istemedim. Tam olarak nedenini bilmiyorum. 1,5 ay önce evlendik, aile birleşim vizesi için 2 ay sonrasına randevu aldım ve bu arada ayrıca Schengen vizesine başvurdum. 2 aylık zamanı geçirmek ve ev, mobilya gibi işler için Almanya'ya geldim. Neredeyse 2 aydır buradayım.
Öncelikle kısa şekilde olayı şöyle özetleyebilirim. Samimiyetle söylemeliyim ki bu ülke tam bir sakinlik ve huzur ülkesi. Aktif bir hayatı olan, arkadaş canlısı, sosyal çevresiyle barışık, eğlenmeye önem veren ve eğlencesine düşkün genç arkadaşlarımı hiç mutlu etmeyecektir. Geçirdiğim şu zaman içerisinde sıkıntıdan patlamak üzereyim. İzmir'deki renkli bir hayattan sonra burası baya bir pastel geldi bana. Saat 2 de canım sıkılır kordona çıkar bir bira içerdim burada saat 9 da hayat sona eriyor. Evde oturup TV izliyorsun birde çevrenizde Türk aileler varsa oturmacılık filan oynuyorsunuz, bol bol dedikodu yapıyorsunuz.
Almanya'nın farklı bölgelerinde durumlar farklı olabilir ama Türk ailelerinin yoğun olduğu şehir kasaba veya köylerde (Köy diyorum da hiç köye benzemiyor tabi, TR ye göre minikcik şehirler diyelim) olursanız ilk geldiğinizde sıkıntı yaşamayabilirsiniz, genelde yardım etmeye çalışırlar, kahvede kağıt oynarsınız. Bir defa kahveye gittim bi daha da gitmem, hatun günleri gibi dedikodu tavan yapıyor

Büyük şehitlerde durum daha farklı tabi. Orda ki Türklerin yaşamlar daha bireysel olmuş ve kendi dertleriyle uğraşıyorlar. Benim bulunduğum yer 30.000 nüfuslu sanayi kasabası ve gelir düzeyi yüksek, pek işiz insan yok, çalışıyorlar, yiyorlar, uyuyorlar. Sosyal aktivite 0 denecek kadar az. Birkaç hafta sonu Düseldorf'a gittim hafta sonu eğlenmek için. Git gel 2,5 saat

İşin özü şu;
Amacınız bir fabrikaya girip (oda kolay değil, dil lazım, meslek eğitimi lazım) günlük kart basayım 8 saat çalışayım ya da esnaf iş yerlerinde çalışıp (temizlik, kuaför, fırın, tamirci vb. Tabi bunların bir çoğu içinde dil ve meslek eğitimi lazım) paramı alayım hayatımı kurayım düşüncesi ile gelecek olursanız bu ülkeye aradan 10 yılda geçse yarın TR'ye dönecekmiş gibi planlar yapar hayaller kurarsınız. Buradakilerin de dediği gibi artık hayat burada çok zor hale gelmiş. 400€ alanda var 3000€ alanda var. Bu maaş farkını yaratan nedenler neler derseniz 1. Dil, 2. Meslek eğitimi, 2. Yaptığınız işin zorluğu 4. Evli olmanız, 5 Evli çocuklu olmanız gibi durumlar saat ücretlerinizi ve vergi kesintilerinizi etkiliyor.
Eğer TR'de ay sonunu borçsuz çıkarabilecek bir işiniz varsa hiç mi hiç buralara gelmeye yeltenmeyin, hatta eşinizin TR'de yaşayabilme ihtimali varsa onunu da çekin buradan. Neden bu kadar kesin şeyler söylüyorum çünkü iki ülke arasındaki kültür farklılıkları çok fazla o nedenle ilk geldiğiniz aylar yıllar heyecanlı olabilir ama geçekten sevdiğiniz bir işiniz mesleğiniz yoksa, sizi hayata tutacak, heyecanlandıracak iş hayalleriniz yoksa bu ülke sizi boğar ve tüm enerjiniz yok olur.
Tabi bu söylediklerimin bir çoğuna burada doğmuş ve büyümüş arkadaşlar katılmayacaklar, yada uzun süre burada yaşamış olanlar itiraz edecekler ama onlar içinde şunu söyleye bilirim, bu ülkede doğmuş ve büyümüş, uzun zaman geçirmiş olduğunuz için artık alışmışsınız ve şanslısını, en azından burasıda benim ülkem diyebildiğiniz için huzurlu bir hayat sürüyorsunuz, yoksa yılda bir ay izin parasıyla gidilip zaman geçirilen ülke sizin bildiğiniz Türkiye değil.
şimdi kısa kısa başlıklar halinde birazda deneyim aktarayım.
Hayat:
Türk ailelerinde gördüğüm en önemli şey, bir çok aile buraya adapte olmamış, olmamış diyorum çünkü sürekli TR'ye dönme özlemi var. 20 yıl olmuş buraya geleli, çocukları olmuş, torunları olmuş ama sanki dün gelmiş, yatın TR'ye döneceklermiş gibi misafir modunda yaşıyorlar. Ama bazı aileler en başında bir karar almış, bazı hedefler koymuş, bunların yerine getirmeye çalışmış, Almanya'da yaşadıklarına ve buranın kurallarına göre hareket etmeye başlamışlar. İçinde bulundukları ortamı kabullenen aileler daha rahat ve en azından huzurlular.
Kültür anlamında bir çok Türk Ailesi 1970'ler Türkiye'sinde yaşıyor. Din örf ve adetlerini korumuşlar, tabi 3'ncü nesil için bunları söylemek çok zor. Onlar neredeyse çok sık söylenen bir tabirle "Alman gibi oluşlar". Örneğin; Dedesi Alman iş arkadaşının getirdiği yemeği "Bu tabağın içinde bunlar domuz eti pişirmiştir" diye yemezken, torunları dışarıda domuz eti ürünlerinden yapılmış yiyecekleri yiye biliyor. Bu arada en abes gelen şeylerden bir tanesi buradaki WC'lerde taret musluğu yok

Türk ailelerinin evinde ıbırık var, dışarıda bir yerde WC'ye girerseniz ıslak mendil bulunsun yanınızda.

Genel anlamda Almanlar hakikatten çok pis bir toplum. Bir çok alanda değer yargılarımız çok farklı. Ama hayan kaldığım bazı yanları var, kurallara saygılı oldukları için uyuyorlar tabi polis korkusunun da etkisi büyük, empati yapmasını biliyorlar, eğer Türklerin yoğun olmadığı bir bölgedeyseniz ırkçılık seviyesi az olabilir ve bu durumda sizde aynı şekilde yaklaşabilirler. Genelde Türkleri sevmemelerinin asıl nedeni kural tanımaz olmaları, her fırsatta kuralları esnetmeye çalışmaları ve muhtemelen anlamasalar da bir Türkün kendilerine "pis domuzlar" dediği hissediyor olması.
Sosyal yaşam aslında çok kısıtlı, insanlar sürekli çalışmak zorunda kaldıkları için eğlenceye zaman yok denecek kadar az. Ancak hafta sonlarında mangal filan yakarsınız. Eğlence mekanı yok, yok diyorum çünkü İzmir'le kıyasladığım için. Disko var, Türkü Bar var, 30 yaş üstü partiler var (Kaynaşma partisi

). Havuzları süper, 10€ verdin mi hafta sonu tüm gün havuz sefası yapabilirsin tabi kapalı havuzda, açık kısımları da var o zamanda güneş lazım fakat güneş konusu burada biraz sıkıntılı, en azından benim bulunduğum bölgede sürekli yağmur var. Geçen hafta havuza gittik, hadi birazda saunaya girelim dedim eşime, cevap şu : "Burada saunaya her şeyin ortada girebilirsin ve kadın erkek karışık, mayonu çıkartmak zorundasın, senin için bu gayet sevindirici olabilir ama benimde girmem sorun olmayacaksa neden olmasın" Tabi bu durumda cevabım net oldu " Yok ben başka zaman tek başıma geleyim"

Alışveriş:
Bulunduğunuz bölgece Türk bakkalı vardır mutlaka. Türk aileler güvenmedikleri için büyük marketlerden (Aldi, Real v.b.) et ürünleri almıyorlar, Türk bakkalı yada marketlerinden alıyorlar. Real'de dana eti 5€, Türk bakkalında helal kesim 7-8 € olabiliyor. Türk markalarında helal muhabbeti var o nedenle sanırım pahalı. Bazı ürün grupları ucuz bazılar çok pahalı. Bunun nedeni eğer aldığınız ürün seri üretimse işçilik maliyeti düşük. Vergi oranları yüksek olduğu için 2000€ maaş alan işçinin maliyeti işletmeye 4500€'yu buluyor buda fiyatları etkiliyor. Örneğin geçen ay aldığım mobilyaya TR'de en fazla 2000 TL verirdim, ben eve gelmeden mobilya evde olabilirdi ama burada 1900€ ödedim ve 8 hafta sonra gelecek, çünkü ya TR'de gelecek yada Çin'den. Mobilya üretimi çok az.
İnsanlar sürekli Angebot denilen indirim reklamlarını (TR'deki market insertleri) takip ediyor. İhtiyaçlarını indirimlerle gidermeye çalışıyorlar. Genel anlamda yiyecek, içecek, giyecek ucuz denebilir. Alında temel ihtiyaç malzemelerini ucuz tutmaya çalışıyorlar. Sigara 5€ ama 70'li Votka 13€, 6'lı bira 3€. Yani alkolde ucuz.

tabi benzinde ucuz 1.5€.
Burada aldığınız 1.800 € maaşı ortalama ücret olarak kabul edersek bu para ile; 360 kg et, 1200 lt benzin, 3600 şişe bira, 138 şişe votka alabilirsiniz. Türkiye'de 800 TL asgari ücretler ne kadar alabilirsiniz siz hesaplayınız artık.
Türkiye'de dillerden düşmeyen "Almanya'da araba çok ucuzmuş" sözüne gelirsek, 1000 € verdiğinizde 2002 model VW Golf alabiliyorsunuz ama yıllık 900€'ya yakın araç sigortası ödüyorsunuz Kasko değil sadece trafik sigortası, bunun yanında trafik kuralları katı olduğu üçün sık sık trafik cezalarına maruz kalabiliyorsunuz.
Eğer büyük şehirlerde yaşarsanız hayat pahalı. Ülkenin bazı bölgelerinde sanayi yerleşim birimleri var yani kasabalar. Buralarda kiralar ucuz iş imkanları fazla.
İş Hayatı:
Öncelikle vergi kuralları çok katı. Adam öldürmek birinci derecede vergi kaçırmak ikinci derecede suç desem yalan olmaz. "Abi fatura almasak ne kadar olur" kavramını bu ülke ne duymuş nede yaşamıştır herhalde. Veresiye yok, kasiyerler 1 sent dahi olsa para üzerine söyleyerek tam olarak veriyor. Çoğu üretim iş yerinde "Accord" denen sistem var ve günlük üretmen gereken parça sayısını yapmak zorundasın. Adamlar neredeyse her şeyi üretiyor, küçücük kasabada alakasız bir ürünün üretildiğini görebilirsin. Yüksek maaşları genellikle ağır sanayi işinde ve riski yüksek işlerde çalışanlar kazanıyor, onlarında canı çıkıyor tabi. Hafta sonu ve tatil günleri ve gece mesai ücretleri daha yüksek. Genelde ilk işe alımları kiralık işçi firmalarından yapıyorlar, 1-2 yıl çok düşük ücretle çalıştırıyorlar (1200-1500) arası sonra işine gelenleri kadroya alıyorlar diğerlerine yol veriyorlar. Sonuçta kiralık, yarın gelme diyebiliyorlar. Küçük yerleşim yerlerinde kira ve v.b. masraflar az olduğu için karı koca çalışırsa para biriktirme imkanı olabilir. şöyle küçük bir hesap yapılabilir. Ev kirası 350 + aylık elektrik 70 + yakıt 100 + su 50 + telefon internet 50 + cep tel iki kişi 50 + araba sigortası 70 + benzin 100 + mutfak 200 + ve diğer ev hitiyaçları dersek 1 kişinin maaşı eve gider, diğerini de işte giyişiydi, eğlenceydi derken harcarsın, rahat bi hayat sürülebilir. Ama büyük şehirde olay daha farklı, en azında kiralar çok yüksek.
aslında yazılabilecek çok şey var ama şimdilik bunları söyleyebiliri. Merak ettiğiniz şeyler olursa yanıtlarım.