onun odasında bir tane pencere var . In seinem zimmer gibs es ein Fenster.
pencerenin önünde bir tane bilgisayar masası var . vor dem Fenster gibt es einen Tisch.
masanın üstünde vazo ve biblo var. Auf dem Tisch gibt es eine Vase und die Nippsachen.
masanın önünde sandalye var. vor dem Tisch gibt es einen Stuhl.
Sandalyenin sağ tarafında çöp kutusu var. Links dem Stuhl gibt es einen Mülleimer.
sandalyenin arka tarafında yatak var hinter dem Stuhl gibt es das Bett.
pencerinin sağ tarafında dolap var links dem Fenster gibt es den Schrank.
dolabın içinde kitaplar var. in dem Schrank gibt es die Bücher.
dolabın yanında elbise dolabı var. neben dem Schrank gibt es den Kleiderschrank.
elbise dolabının içinde süs var.
elbise dolabının sağında tablo var. links dem Kleiderschrank gibt es das Gemälde
tablonun altında kitaplık var. unter dem Gemälde gibt es Bücherregal.
kitaplığın üstünde bitkiler var. auf dem Bücherregal gibt es die Pflanzen.
ögretmenin ne dediğini söyle hepsini ben yaptım çünkü