A1, A2, B1, B2 ,C1 gibi isimlendirmeler yabancı dil bilgisinin uluslararası derecelendirilmesi. Nasıl Türkiye'de A1 sınavı için herhangi bir bir kursuna gitme zorunluluğu olmadığı gibi Almanya'da da kursa gitmeden yetkili merkezlerde sınava girerek bu sertifikalardan herhangi birisi alınabilir. Türkiye'de birçok dil kurusu var ama sertifika verme yetkisi olanlar çok azdır. Aynı şey Almanya'da da geçerli, ister özel dil kursuna gidin, ister özel öğretmen tutun, isterseniz kendiniz çalışın bu önemli değil. Türkiye'de açık öğretim okuyanlar çok iyi bilir, bir okula gitmeden insanın kendini disipline edip günlük düzenli ders çalışması çok zordur.
Verilen listelerdeki dil kursları devletle anlaşmalı olanlar, yani kurs ücretinin bir kısmını duruma göre tamamını devlet ödüyor. Daha önce Almanya'da devlet destekli verilen kursların yetersizliği ile ilgili bir yazı yazmıştım. Evet çok yetersizler ama mutlaka pozitif yanları da var. En azından günlük ders çalışıyorsunuz, konular hızlı ilerliyor olsa da dillin temellerini öğreniyorsunuz, yeni gelenler için bir arkadaş çevresi oluşmasına yardımcı oluyor, arkadaşlarla düzenli olarak günlük konuşma imkanı oluyor.
Bu kurslara verilen ücretler özel kurslar için ödenecek olan ücretlerin yanında çok çok az. Özel kurslarda sınıf mevcudu az ve gelenler iyi ücretler ödedikleri için tüm katılımcılar öğrenme hevesli oluyor, dersler daha akıcı ve verimli geçiyor.
Sonuç olarak herkese tavsiyem, Almancayı sertifika almak için değil tüm hayatınız boyunca ihtiyacınız olacağı için öğrenin, iş hayatına ve kazanılan paranın cazibesine kapılmadan ne olursa olsun, mutlaka Almaca sorununu ortadan kaldırın dedim. Mutlaka paraya ihtiyaç vardır, inanın öğrenmeniz gereken dil şu anda birçok şeyden çok daha önemli. En az 2 yıl tüm zamanınızı Almanca'ya ayırın, aklınızda sürekli Almanca olsun, hatta o kadar kafaya takın ki, rüyalarınızı dahi Almanca görmeye başlayın.
Abarttığımı düşünenler olabilir, çok değil 3-4 yıl sonda tam olarak ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.