Merhaba Sizinle kendi yazdıgım bir hikayeyi paylaşmak istiyorum.
SIRTIMIZDAKİ İZLER
Köle olarak doğmuştu.. Bir taş ocağında çalışıyordu.Hatta orada doğmuştu. Az bir ekmek ile akşama kadar durmaksızın çalışıyordu.. Kendisi gibi 100 lerce kişi vardı...günler hep aynı şekilde geçtiği için su gibi geçiyordu.. Aslında yaşamıyorlardı. Herkes gibi oda umutsuzca öleceği günü bekliyordu.Zaten keşke erken ölüsemde kurtulsam diye düşünenlerin sayısı çok fazlaydı.Yaşı 25 e geldiğinde bu fikrini değiştirecek bir şey olacağını kendisi bile tahmin etmiyordu..
O gün herkes gibi elinde çekiç ile kayaları kırmak için barakasından çıktı. Herkes gibi oda sıraya girdi ve doğru işe koyuldu..Güneş tüm yakıcılığı ile ona zulmediyordu. Birden arkasından bir el uzandı.. Buz gibiydi birden irkildi. Ve yüzü kirden görünmeyen bir kız..Sadece gözlerinin derin maviliği görünüyordu.İlk defa görüyordu.Manasızca baktı baktı baktı... Dalmıştı maviliğe, sanki gözlerine bakınca masmavi denizin buz gibi sularına dalar gibi olmuştu. Kız " Su istermisiniz dedi" bir köleye kibarca mısınız lafı biraz garip gelmişti. "Tabi" dedi.. Ve içti ama içerken gözlerini alamıyordu kızdan... Ve kız giderken arkasından ölece bakıyordu, kimdi bu güzel derken, bir kırbacın sesi sırtından çıkıp tüm kulakları sağır edercesine şakladı. Ama o acıyı hissetmiyordu hala bakıyordu kızın arkasından.. Buz gibi bir denizin içinde ,kırbacın yakıcı acısını zaten hissedemezdi.Hala gözlerinin derinliğindedi......
O gün çabuk geçti çünkü artık düşünecek birşeyleri vardı. Ve hep etrafa bakıyordu aceba gelirmi diye...Aşık olmuştu ilk görmeyle.Kızın yüzü kirden görünmüyordu ama gözlerine aşık olmuştu.Ve evet işte herkese yine su dağıtıyordu.Ve kendisine sıra gelmesini bekliyordu. Ve sıra gelmişti..Sanki haberi yokmuş gibi arkasını döndü çalışmaya devam etti..Kızcağız dünkü kırbacın derin izini gördü ve usulca arkasından kayboldu.Tek düşündüğü tekrar kendi yüzünden kırbaç yememesiydi..Su beklerken kızın kayboldugunu gören genç çok üzüldü. O gün taşlar kırılmıyordu.Sanki o günkü taşlar demirden yapılmıştı..Akşam olunca kendi gibi köle olan akrabalarına bugünkü su taşıyan kız kimdi diye sorular sordu. Annesi dedi ki"O taş ocağı sahibinin çocuklarına bakıyordu çocuklar ,büyüyünce ona gerek kalmadı.Ve buraya göndermişler... Annesi anlamıştı, oğlu garip davranıyordu... Her gece erkenden yatan genç artık yıldızları seyrederek uyumaya çalışıyordu, ama dönüyor dönüyor uyuyamıyordu.Ne gariptir ki ertesi gün taş kırmaya gitmeyi o kadar çok istiyordu ki... Çünkü onu tekrar görecekti...
Ve sabah olmuştu...aldı eline çekicini ve başladı tekrar Ve kırdıkça kırıyordu ,Ve uzaktan yine o göründü.Ve Su vermek için yanına geldi. Kız lütfen çabuk için yoksa yine kırbaçlanırsınız dedi.Genç olsun dedi. Sana bir dakika boyunca bakayım 100 kırbaç yiyeyim fark etmez dedi.Kızcağız belki ilk defa hayatında gülerek " Ayak yapma " dedi... Oda gülüyordu...dün neden kızın yanına uğramadıgını şimdi anlamıştı... Ve içti suyunu .Demek "ayak yapıyorum dedi" genç.. Güldü.. Ve kız giderken arkasından bakmaya devam etti.. Ve kırbaç sesi yine yankılandı kulaklarda.. bir daha bir daha.. Çalışmıyordu.. Ve işi bırakmanın bedeli 100 kırbaç idi..Onu meydana götürdüler. ve ibret olsun diye herkesi oraya çağırdılar.Kızda oradaydı. Ve 1-2-3......56-57-58 derken gülerek kıza bakmaya devam ediyordu.. Bayılmıştı. 60 tan sonrasını hatırlamıyordu.. Ve artık çalışamayacaktı 1 ay kadar..Kızcağızda onu düşünür olmuştu.. Çok merak ediyordu... 3 gece sonra onun barakasına gitti. Ve sabaha kadar konuştular." Kız neden bunu yaptın diyince" ....Genç dedi ki.." Gerçek sevgi, sevgilisi için elindeki herşeyi hiç düşünmeden feda etmektir, Benim bu dünyada hiçbirşeyim yok Ben sana kendimi feda ettim" diyince kızın içi cızz etti.Lütfen böyle şeyler yapma.Bİz nasıl olsa beraber olamayız. Bana umut bağlama dedi.yoksa ikimizde çok acı çekeriz dedi...Genç ise dedi ki." Boşver kaybedecek neyim var ki, hem Allah'tan umut kesilmez" dedi.. Ve sabaha kadar konuştular nasıl sabah oldugunu anlamamışlardı.Her gece buluşuyorlardı artık. Ufacık dünyalarında konuşacak o kadar şey buluyorlardı ki, hayatta hiç gülmeyen yüzlerinde ,gülümsemeleri komik bir ifade oluşturuyordu.Herkesten konuşuyorlardı.. Kız gündüz ne yaptıgını, ocakta neler oldugunu anlatırken ,erkek ise ona gelecek planlarını anlatıyordu.. Kizcağız inanmıyordu ama o hayal fırtınasında bazan gerçekten kendini o rüyada buluyordu... Ve artık iyileşmişti... Sırtındaki izler ölene kadar duracaktı. Ve çalışmaya başladı. Kız hergün elinde Testi ile geliyor su veriyor ama bir kelime konuşmuyorlardı.Birbirlerinin gözlerine bakmak binlerce kelimeye bedeldi.1 ay boyunca her gece konuşmuşlardı zaten... Birbirlerine birikmeleri gerekiyordu... Artık dayanamıyorlardı..Nasıl olacaktı da birlikte olacaklardı.Onu hergün görmek istiyordu ... Ve birden kendisine kırbaç atan adamın yanına gitti.Eğer şu su dağıtan kıza 1 dakiak bakarsam her gün 4 saat daha fazla çalışırım ,ne dersin dedi.. Adam ise yüzü çamurlu bir kız için mi? Sen aptalsın dedi... Ve tamam dedi.. Her gün ona 1 dakika doyasıya bakıyor... Ama her gün 4 saat fazladan çalışıyordu.. Ama bu sefer kayaları toz haline getiriyordu... Bu böyle 3 ay kadar devam etti...Kızcağız dayanamıyordu.. Benimi için acı çekme diyordu.. O ise inan bana sevgilim kurtulacağız az kaldı dedi..Testiyi istedi.. Eliyle testinin üstünü tutup testinin içine 2 taş parçası bıraktı.. Ve dedi ki.. Onlara iyi bak..Çünkü onlar bizi kurtaracak. Kız ise şaşırmıştı.. Kızcağız tekrar su doldurmak için geri dönerken testiyi ters çevirdi.2 adet elmas avucuna düştü.. Her akşam 4 saat boyunca elmas arıyordu demek ki...Hemde 1 dakika kendisini görüyordu.Kızın aklına parlak bir fikir gelmişti.Artık acı çekme sırası ondaydı.Ve kırbaç vuranlardan en zaliminin yanına gitti.. Ve beni özgür bırakırsan sana bu elmesi veririm dedi.Adamın gözleri parıldamıştı.Ve nerden buldun diye sorunca.. Yıllar önce babaannem vermişti. Onada büyük büyük dedesi oda yıllar önceki çalıştıgı bir taş ocağından bulmuş dedi...Adam inanmamıştı.. Ve başka varmı diye sordu.. Kız hayır dedi..Hala inamıyordu... Gözünü para hırsı bürümüştü.. Ve kırbacını cıkardı.. Ve kırbaçladı kırbaçladı neredeyse bayılacaktı..Son sözü şu idi.." Evet bunu aldın ama.. Bir tane daha var.Onun yerini asla söylemem..yoksa onuda alırsın, öldürürsen öldür bana iyilik edersin ,ama 2. bir elmas istersen beni satın al ve özgür bırak dedi...Adam düşündü.Zaten kızın inatçı birisi oldugu belliydi.. O kadar kırbaç yemişti.Konuşmamamıştı.Neden 2. bir elmasın sahibi olmayayım ki diye düşündü... Ve dedi ki.. Tamam.Seni yarın satın alacağım...O kadar kırbaç yemişti dayanamadı bayıldı... Uyandıgında uyudugu yerde değildi... Temiz güzel bir yataktaydı. Başında o gencin annesi vardı.. Ona bakıyordu.. Ne oldu diye sordu..Artık özgürsün kızım dedi...
Günler sonra, Tüm belgeleri hazırdı... Adama Elması verdi.. Adam ise gülerek iyi alışverişti dedi, kızın üstünü aradı,başka elmas yoktu.Kızı serbest bıraktı, döndü arkasını gitti.. Kızcağız kasabaya indi.. köle oldugu için her işi yapabilecekti.. Yaşlı birisine bakmaya başladı... Ona 1 yıl boyunca baktı... Ve Sevdiğini satın almak için gereken parayı biriktirdi...
Taşocağına bir hanımefendi gibi geldi.. Onu kimse tanıyamadı... Yüzü çamurlu kızı kim tanıyabilirdi ki? Bir köle almak istediğini söyledi.. Ve o genci gözleri aradı.. Ve bulduda..Genç ona bir baktı..Mavi gözleri hatırlamıştı.Çok sevindi.. Ve geleceğini biliyordum dedi.Barakasına gitmek Annesiyle vedalaşmak istediğini söledi.Tamam dediler. Annesi ile vedalaştı..Çıkarken üstünü aramak istediler.Kadın ise.. Bu köle ne dışarı çıkarabilir ki? Kırdığı taşları dışarı çıkarmasından mı korkuyorsunuz dedi.. Herkes güldü ....
Ve ilk gece yaşlı kadının evinde kaldılar... Adam cebinden yüzlerce elmas çıkardı... Bunların her bir tanesini her buldugumda mavi gözlerinin ışıltısını gördüm dedi...Ve çok uzaklara gittiler.. Çok zengin oldular.. Taş ocağını satın alıp orasını kapattılar...Herkesi özgür bıraktılar...
Yıllar sonra bile kavga edip yatakta birbirlerine her sırtlarını döndüklerinde,Kırbaç izlerini görüp tekrar birbirlerine sıkıca sarıldılar.......
Sparta
Teşekkürler Esma 41... Kölede olsalar şakalaşıp gülüp eğlenecekler öyle değil mi

? İnsanlar sadece yemek ,içmek, sevmek ,umut etmek ile yaşamaz birazda zor şartlarda eğlenmesini bilmelilerdir diye düşünüyorum...
Bence 1 kere gülümsemek 1 yıl yaşamak gibidir..
tusem
16.02.2008 02:16:48
bende okudum,gözlerim kapanıyordu ama çöp gerdim,severim böyle hikayeleri gerçekten kalemine sağlık,devamı gelir inşAllah..