_VeRa_
25.02.2009 20:00:05
--bu olay, Marmara
--Üniversitesi ıngiliz
--Dili ve Edebiyatı BÖlÜmÜ'nÜ 1993
--yılında bitiren Dilek
--isimli bir kızın
--başından geçmiş gerçek bir hikayedir!!
--(SÖyle anlatılıyor),
--(dilegin soyadı
--verilmemiş)
--Dilek bir gÜn okuldan
--çıkmış,
--durakta
--minibÜs
--bekliyormuş. Yalnız korkunç
--yağmur yağıyormuş bu
--arada.
--Kızın ÖnÜne bir araba
--yanaşmış. ıyi giyimli, temiz yÜzlÜ bir
--genç, "yanlış
--anlamayın n'olur.
--Ben de yakın zamana
--kadar Öğrenciydim.
--Islanmayın, gelin ben sizi uygun bi
--yere kadar bırakayım"
--demiş.
--Dilek, başta biraz
--tereddÜt etmiş ama
--çocuğun iyi niyetine inanmış ve
--arabaya binmiş.Yolda
--sohbet
--filan
--etmişler.Hoşlanmışlar
--birbirlerinden.
--çocuk, "lÜtfen izin
--verin sizi evinize
--bırakayım. Bakın yağmur da iyice
--hızlandı" demiş, Dilek
--kabul etmiş
--tabii. Sohbet iyice
--koyulaşmış.
--Kızın evine gelmişler,
--bu arada telefon
--değiş tokuşu
--yapmayı da
--ihmal
--etmemişler.
--Dilek çok etkilenmiş
--çocuktan. O hafta
--her telefon çaldığında yÜreği hop
--etmiş, "Ay benimki mi
--arıyor?"
--diye
--telefona koşmuş.
--Ama arayan olmamış
--maalesef.
--Dilek yÜzÜnÜ kızartıp
--çocuğu aramaya
--karar vermiş, "Belki numaramı
--kaybetmiştir, n'olucak
--ki ben
--arasam"
--deyip kandırmış
--kendini.Telefonu
--ağlamaklı bi kadın sesi
--açmış.
--Meğer teyze, bizim
--çocuğun annesiymiş ve
--hıçkıra hıçkıra, oğlunun trafik
--kazasında ÖldÜğÜnÜ
--sÖylemiş.
--Anlattıklarından Dilek
--anlamış ki,
--çocuk
--onu bıraktıktan 5 dakika
--sonra
--yapmış kazayı.
--"Keşke eve
--bırakmasaydı. Benim bunun
--sorumlusu" diyerek hemen kendini
--suçlamaya başlamış.
--Suçluluk duygusundan
--kurtulmak için
--teyzeden adresi almış, "En azından
--başsağlığına gideyim
--bari" diye
--dÜşÜnmÜş. --
--Ziyaret ağlamaklı ve de
--yaşlı geçmis.
--Ayrılma vakti geldiğinde iyice havaya
--giren kız,
--"Bana
--oğlunuzdan bi hatıra
--verir misiniz?
--Onu gerçekten çok
--sevmiştim" demiş.
--Bunun Üzerine anne
--içeriye gitmiş,
--dÖndÜğÜnde elinde çocuğun kaza gÜnÜ
--Üzerinde olan gÖmlek
--varmış.
--Üstelik de hala kanlar
--içindeymiş
--gÖmlek. --
--Dilek çok kÖtÜ olmuş,
--gÖmleğin
--niye
--saklandığı! ve niye ona verildiği
--anlamsızlığına rağmen
--yine de kadını
--kıramayıp almış kanlı
--gÖmleği.
--Ama eve gelir gelmez
--ilk işi gÖmleği
--yıkayıp ÜtÜlemek olmuş.
--BÜtÜn gece gÖmleğe baka
--baka, ağlamış.
--SÜrekli de, "Onu ben ÖldÜrdÜm, onu
--ben ÖldÜrdÜm" diye
--tekrar ediyormuş
--kendi kendine.
--Artık ağlamaktan bitap
--dÜştÜğÜnde
--gÖmleği yastığının altına koymuş ve
--yatmış.
--Sabah uyandığında
--kendini daha iyi
--hissediyormuş.
--Ama yastığı
--kaldırdığında bir de
--gÖrmÜş
--ki gÖmlek yine kanlar içinde.
--ınanamamış bu duruma.
--"Herhalde dÜn o kafayla
--iyi yıkayamadım"
--diyerek yeniden yıkamış gÖmleği.
--Ama
--ertesi sabah da hiç
--bi değişiklik
--yokmuş gÖmlekte, yine kanlar
--içindeymiş.
--Bunun Üzerine Dilek
--girdiği ruhsal
--çÖkÜntÜnÜn de etkisiyle bir medyuma
--gitmeye karar vermiş.
--çÜnkÜ başına gelen
--olayı mantıksal
--olarak bir tÜrlÜ
--açıklayamıyormuş.
--çevresinden
--edindiği
--bilgiyle medyum
--rizayi bulup olayı başından
--sonuna
--anlatmış.
--medyum uzun uzun dualar
--okuduktan sonra
--Dileke gÖmleği neyle yıkadığını
--sormuş.
--Dilek de tam iki kez
--deterjanla
--yıkadığını, ilk başta gÖmleğin temizlendiğini fakat sabah
--tekrar kanlar içinde olduğunu ağlayarak anlatmış.
--Bunu duyan medyum riza
--nin gÖzleri
--faltaşı gibi açılmış ve ellerini Dileğin
--kafasına dokundurarak
--sorunun
--çÖzÜmÜnÜ
--sÖylemiş :
--"A benim kızım, hiç
--normal deterjanla
--kan lekesi çıkar mı? Hem renkli
--hem de renksiz
--çamaşırlarında OMO
--kullanmalısın!"
--: ) : )
--(ohh olsunnnn
--sizeee,o kadar
--okudunuz) --
--***ben de
--okudumm,siz
--de çekinn
--eziyetini : )>)
alıntı ya