Aşk Hakedilmeli......

Başlatan NİLSENAM, Mart 11, 2009, 02:30:45 ÖS

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

NİLSENAM


Hiç vermiş olduğunuz bir karardan dolayı pişmanlık duyduğunuz oldu mu?
Çok sinirli bir anınızda söylediğiniz bir söz için kendinize kızdığınız, ya da çok sevmenize rağmen gururunuza yenilip arkanızı dönüp gittiğiniz...

Aşkla mantığın ikilemini yaşadınız mı? An' ı yaşarkenki mutluluğunuzun; sizi gelecek kaygısıyla rahatsız ettiği oldu mu, ya da O' na olan aşkınızın, beraberliğinizi "mantık" ekseninde tutmaya yetmediği...

Sevginin, alışkanlığa dönüşmesine izin verdiniz mi; yoksa, onu "kutsal" bir zırhla koruyup, gerekli özeni gösterdiniz mi? Herkes, O' nun için size
"uygun değil" derken, siz kulaklarınızı tıkayıp, büyük bir mutlulukla
O'na gittiniz mi? Risk aldınız mı sevdiğiniz için, sahip olduğunuz
her şeyi kaybetmek pahasına? Aşkınız için neleri feda edebileceğinizi
gösterdiniz mi? Sevdiğinizi söylediniz mi O' na, sadece "o" olduğu için...

Acı çektiniz mi, yanınızda olmasa da O' nun hayaline sarılan düşüncelerinizle? Umudunuzu yitirmeyip, sadece "olabilme"
ihitimalinizi düşündünüz mü; veya beraber olmasanız da, O' nun
mutlu olmasını dilediniz mi?

Sıcacık bir yuvanın hayalini kurdunuz mu çocuklarınız ve O' nunla hayat bulan? Yaşamı paylaşmanızın yaratacağı bağlılığı ve "aile" olmanın vereceği sonsuz gururu düşündünüz mü? Rüyalarınızda, O' nu görmek için yatmadan önce dualar ettiğiniz oldu mu?

Savaşıp, mücadele ettiniz mi aşkınız için? Zorluklara göğüs gerip, dimdik
ayakta kalabildiniz mi? İçiniz acısa da, sırf O mutlu olsun diye geriye çekildiniz mi? Beklemeyi, ezeli bir düşman olarak değil; bir dost olarak
gördünüz mü?

Sağlığınızdan önce; O'nun sağlığı ile ilgili endişelendiğiniz oldu mu?
Kendiniz için alışveriş yaparken, aldıklarınızın hepsinin O'nun için olduğunu farkettiniz mi? En yakınlarınıza O'ndan bahsederken gözlerinizin
parıltısı herkesi şaşırttı mı? Nedensiz yere, sabit bir gülümseme
yerleşti mi yüzünüze?

Bu soruları iyi düşünün... Dürüstçe cevaplayın; O'nu düşünerek...
Kendinize karşı sabırlı olun. Aşk; zaman ister, özveri ister, "iki
kişilik" sevgi ister. Basit olduğu için karmaşıktır aşk, karmaşık olduğu
için anlaşılmazdır. Anlamadığımız için tanıyamayız da... Aşk; her an,
her yerde karşımıza çıkar... Öylece durup bekler, bizim onu farketmemizi...
Ya onu farkedip, büyüsüne kapılırız; ya da yanından geçip -belki de bir
daha hiç rastlamayacağımız- bir başkasının hayalini kurmaya devam ederiz.

"Gül Bahçesi" hikayesini bilirsiniz. Geri dönüşü olmayan bir hat üzerinde,
bir gül seçmeniz gerekir kocaman bir gül bahçesinden. Önce bir tane
güzel bir gül görüp, onu almak için eğilirsiniz, sonra ileride daha güzel
bir tane görürsünüz. Tam onu alacakken, az ötede daha da güzel bir
tane gül görürsünüz. Bu şekilde ilerlersiniz bir süre... Hangi gülü
alacağınız ile ilgili verdiğiniz kararı, kalan son bir gülün, seçtiğinizden daha
güzel olabileceğini göz önünde bulundurarak, değiştirirsiniz ve
gülü bırakırsınız... İlerlersiniz... Gül bahçesinin sonuna gelmişsinizdir...
Son güle ulaştığınızda gördüğünüz manzara şu olur: Kurumak üzere
olan, cansız ve renksiz bir gül... Yani sizin vermiş olduğunuz karar...

Aşk da, bu hikayedeki gibi açgözlülüğü kaldırmaz. Hırstan ve
ihtirastan arınmış olmalıdır. Aşkın varlığı; sevginin saflığı,
duyguların yoğunluğu ve gösterilen özenle mümkündür. Yaşanan ikilemler, aşkın gel -git'leridir, heyecanıdır...

Gül Bahçesi hikayesi, aşkı farketmenin inceliğini de anlatır aslında...
Bizi "biz" yapan seçimlerimizin kurbanı olan aşkları; "en iyi" ye
ulaşma sevdamızın, neleri kaybettirdiğini gösterir. Aşkın zamanında
farkedilmesi gerektiğini öğütler.
Aşkla ilgili o kadar çok şey var ki söylenebilecek; siz iyisi mi
aşk'ı bulun ve kaybetmemek için elinizden geleni yapın... İki
kişilik sevin, risk alın, mücadele edin ya da geriye çekilmeyi
bilin... Aşk, hak edilmeli...


alıntı

3,14

--> İnsan hak ederse, tüm eksikliklerden uzak olan Rabbimiz de nasib eder inşaAllah.