Evleneceklere ve evlilere nasihatlar

Başlatan 3,14, Temmuz 03, 2011, 06:47:04 ÖS

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

3,14

--> Almanya'daki eşimize kavuşmak için, günlerce, aylarca hatta belki yıllarca bekliyoruz. Kavuşmak nasip olup aynı çatı altında yaşamaya başladığımızda zaman zaman anlaşmazlıklar başgösteriyor. Bunun sebebi genellikle kadının ya da erkeğin vazifelerini tam olarak yerine getirmemeleridir. Peki ya bu vazifeler nelerdir?


Erkeğin otuz vazifesi...
Erkeğin kadına karşı vazifelerini İslam kitabları uzun uzun yazmaktadır. Biz, buraya uygun, kısa ve faideli olduğunu görerek, Erzurumlu İbrahim Hakkı hazretlerinin (ölümü: 1195: Siirt, Tillo), Marifetname kitabında olanı aynen aşağıda bildiriyoruz:

Ey aziz! Erkeğin hanımıyla görüşmesinde, otuz şeyi yapması lazımdır:

1- Ona karşı her zaman, güzel huylu olmalıdır.

2- Ona karşı her zaman, yumuşak davranmalıdır.

3- Eve gelince hanıma selam vermeli (yani selamün aleyküm demeli) ve nasılsın? diye hatırını sormalıdır.

4- Onu tenhada neşeli görünce, saçlarını tutup okşamalı, gülerek bus etmeli ve sarılmalıdır.

5- Tenhada üzüntülü görünce, onu çok sevdiğini, acıdığını söyleyip, halini sormalı, tatlı şeyler söylemelidir.

6- Yapamayacağı şeyleri bile, söz vererek gönlünü almalıdır. Çünkü o, evinde kapalı, başkalarından ümitsiz ve yalnız kendisine alışmış olan dostu, dert ortağı, ekmek vericisi, kendini neş'elendiricisi, çocuklarının yetiştiricisi ve ihtiyaçlarını gidericisidir.

7- Çocukları terbiyede; ona yardım etmelidir. Çünkü, bebek, anasına gece-gündüz ağlayıp, hiç rahat vermez. Onu insafsızca üzen bir alacaklıdır. O halde, ona imdat edene, Allahü teâlâ yardım eder.

8- Hanımına, memlekette adet olan elbisenin, çamaşırın en kıymetlisini giydermelidir. Ev içinde, her istediği güzel şeyleri giydirmelidir. Sokağa çıkarken, bunları da örtmeli, yabancıya göstermemelidir.

9- İyi şeyler yedirmelidir. Zengin ise, helal olan herşeyi almalıdır. Ona geniş, kullanışlı, sıhhi ve İslam hanımına yakışan elbise ve nefis ta'am te'min etmeyi, kendine borç bilmelidir.

Nafakasını sıkmamalı, israf da etmemelidir. Ailenin nafakasına verilen paranın sevabı, sadaka sevabından daha çoktur. Peygamberimiz "sallAllahü aleyhi ve sellem" buyurdu ki: "Gaza için sarfedilen, köle azad etmek için, fakire sadaka vermek için ve evindekilerin nafakası için sarfedilen altınların en üstünü ve sevabı çok olanı, evin nafakasına verilen altının sevabıdır."

Hiç olmazsa haftada bir kere tatlı yedirmelidir. Yemeği yalnız yememelidir, çoluk - çocukla yemek sevabtır. En mühim şey, nafakayı, helalden kazanıp, helalden yedirmektir.

10- Hanımını hiç dövmemelidr. Dünya işlerindeki kusuru için, acı, sert söylememelidir. Kadınların kalbleri ince, nazik ve akılları farklı olduğundan, birbirlerine haset edenleri çoktur. Bu bakımdan, bilhassa yeni evliler, uyanık olmalı, ana, kızkardeş ve başka kadınların, hanımını çekiştirmelerine aldanmamalı, böyle şeyler söylemesine fırsat vermemelidir. Böyle sözlere uyarak, hanımsini incitmekten çok çekinmelidir.

Anası, kızkardeşleri için hanımının söylediklerine karşı da uynık olmalı. Anaya eziyyet olunmasına hiçbir suretle göz yummamalıdır. Anasına, kendisi, hanımı ve çocukları, herhalükârda saygı göstermelidir. Ana-babaya, kayınvalide ve kayınpedere hürmet, hizmet edilmesi birinci vazife olmalıdır. Büyüklerin rızasını, duasını almağa çalışmalı, hayır dualarını büyük kazanç bilmelidir.

11- Allahü teâlâ'nın emirlerini yapmak hususunda olan kusuru için, bir günden çok dargın durmamalıdır.

12- Hanımının huysuzluklarını, yumuşak karşılamalıdır. Çünkü, kadınlar, eğri kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Akılları ve dinleri erkeklerden azdır. Erkeğe emanet olunmuşlardır. Gülerek tatlılıkla geçinmek için alınmışlardır.

13- Hanımının ahlakında bir değişiklik görürse, kabahati kendinde bulup, ben iyi olsaydım, o da böyle olmazdı, diye düşünmelidir. Evliyadan birinin hanımı, huysuz idi. Buna hep sabreder, soranlara derdi ki, eğer onu başarsam, ona sabredemiyen biri alır da, ikisinin birden felakete düşmelerinden korkarım. Büyükler buyurmuş ki, bir kimse ailesinin huysuzluğuna sabrederse, altı şey ziyandan kurtulur: Çocuk dayaktan, tabak-bardak kırılmaktan, ahırdakiler dövülmekten, kedi sövülmekten, misafir gücendirilmekten, elbise yırtılmaktan kurtulur.

14- Hanımı kızınca, susmalıdır. Böylece kadın, pişman olup, özür dilemeğe başlar. Çünkü, o zayıftır. Susunca mağlup olur.

15- Hanımının iyiliği çoğalıp, her işi seve seve yapınca, ona dua etmeli ve Allahü teâlâ'ya şükür etmelidir. Çünkü uygun bir kadın büyük ni'mettir.

16- Hanımı ile öyle olmalıdır ki, kocam beni herkesten çok seviyor, bilsin!

17- Bakkal, kasap, çarşı, pazar işlerini asla ona bırakmamalı. Evin idaresinde, onun fikrini sormalı. Dışarıdaki büyük işleri söyleyerek, onu üzmemelidir.

18- Hanımının cahilce hareketleri için, daima uyanık bulunmalıdır. Çünkü Âdem babamız, ehli olan Havva anamızın daveti üzerine, yanlış iş işledi. Evde hakim, amir, erkek olmalıdır. Kadın değil.

19- Hanımının, günah olmayan kusurlarını görmezlikten gelmelidir. Günah iş ve sözden vazgeçmesini ve namaza, oruca ve gusül abdesti almağa devam etmesini tatlı ve yumuşak sözlerle nasihat etmelidir. Kıymetli elbise ve ziynet eşyası alacağını va'dederek ibadetleri yaptırmalı, günahlarını önlemelidir.

20- Hanımının ayıplarını, sırlarını, herkesten gizlemelidir.

21- Hanımına latife, şaka yapmalı ve kadının seviyesine inip onu hoşnud etmelidir. Nitekim, Allahü teâlâ'nın sevgilisi "sallAllahü aleyhi ve sellem", ezvac-ı mutahharasına karşı, insanların en zarifi idi. Hatta bir kerre Âişe radiyAllahü anha ile yarış etti. Âişe validemiz geçti. Bir daha yarış ettiklerinde, Server-i alem (sallAllahu aleyhi ve sellem) geçti. Müslümanın ehli ile oynaması, boş ve günah değildir, sevaptır.

22- Hanımını cadde üstünde, parklara, oyun yerlerine, spor sahalarına, mekteplere karşı olan evlerde oturtmamak, yabancı erkekleri görmesine, onlarla konuşmasına sebep olmamaktır. Müslümanlar, ailesini, iyi havalarda, çayırlara, su kenarlarına, haram bulunmayan, kalabalık olmayan yerlere götürerek gezdirmeli, hava aldırmalıdır. Tatil günlerinde, kalabalık zamanlarda gezdirmemelidir.

23- Hanımını tahsile, vazifeye, fitneye sebep olan yerlere göndermemektir.

24- Hanımına Kur'an-ı kerim okumasını, farzlardan, haramlardan ona lazım olanları, öğretmelidir.

25- Cinsi münasebette, hanımı rahatlanmayınca feragat etmemelidir. Dört geceden fazla ara vermemelidir.. Hayız halinde, yani adet zamanında, ona takarrüp, yaklaşmak haramdır. Büyük günahtır. Âdet (regle) on günden sonra kesilirse, gusül etmese bile, münasebet caiz olur. On günden önce, adet tamam olunca kesilirse, gusül ettikten veya bir namaz vakti geçtikten sonra caiz olur. On günden ve adetten önce kesilirse, gusül etse dahi adeti olan günler tamam oluncaya kadar, ailesi ile münasebet caiz olmaz. Fakat, bu zaman içinde namaz kılması ve oruç tutması lazımdır.

26- Hanım, yalnız evde, kocasına karşı süslenip, başka kimselere süslenmemelidir.

27- Hanımından izinsiz sefere, hatta nafile hacca gitmemelidir. Sefer, insanın adi yürüyüşü ile üç gün, üç gecelik yani 104 km.lik yoldur.

28- Hanımı namaz kılıyor ve erkeğine itaat ediyorsa, ondan başka evlenmemelidir. Zira hanımları arasında adalet ve eşitlik yapmıyanlar Cehenneme gideceklerdir. Peygamberimiz (sallAllahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: "İki hanımı olup da, ikisine eşit bakmayan kimse, kıyamet günü, mahşer meydanına yarısı eğrilmiş olarak gelecektir."

29- Hanıma, gamını, kederini, düşmanlarını, borçlarını söylememelidir.

30- Ona, yanında ve yanında olmadığı zamanlarda, hep hayır dua etmeli, fena dua etmemelidir. Çünkü, gece-gündüz onun için çalışmaktadır. Onun ekmekçisi, aşçısı, terzizi ve hamamcısı ve malının bekçisi ve yoldaşı ve munisi ve yarı ve nigarıdır. (Ma'rifetnamenin yazısı burada tamam oldu.)

İmam-ı Gazali buyuruyor ki, "Erkeğin vazifelerinden onikincisi, hanımını boşamamasıdır. Zira Allahü teâlâ, bütün mübahlar [yani izin verdiği şeyler] içinde yalnız, talak vermeyi [yani boşanmayı] sevmez, zaruret olmadıkça, birini incitmek caiz değildir."

Dinini bilen ve seven erkekler, her hareketinde dine uyarak, hem kendilerine, hem de aile ve akrabasına ve bütün mahluklara hayırlı ve faideli olur. Bunun için, kızını seven ve onun dünyada ve ahirette mes'ud olmasını isteyen, kızını Müslüman ve salih kimselere vermelidir. Mal ve apartman ve mevki sahibi değil, din ve ahlak sahibi damat aramalıdır. Peygamberimiz buyurdu ki, "Bir kimse, kızını fasıka verirse, Allahü teâlâ'nın emanetine hiyanet etmiş olur. emanete hiyanet edenlerin gideceği yer, Cehennem'dir." Bir hadis-i şerifte buyuruldu ki: "Kızını fasıka veren kimse, mel'undur."

Fasık, kendini ve ailesini haramlara, günahlara sokan kimsedir.

(Alıntıdır.)





Evlenecek kizlara tavsiyeler

Sual: Evlenecek kizlara tavsiyeniz nedir?

CEVAP
Erkek icin de, kadin icin de iyi gecinmek, fedakârlik ve sabir ister. (Kulfetsiz nimet olmaz) buyurmuslardir.
Iyi gecinmek icin, sikintilara katlanmak ve her zaman kendini hakli gormemek gerekir. Ben hakliyim demek gecimsizlige yol acar.

Tecrubeli ve Musluman bir annenin, asirlar once kizina verdigi bir ogut:
Dogup buyudugun, senelerce yasadigin bir yuvadan cikarak, yabanci bir yere gidecek, huyunu, suyunu bilmedigin bir insanla yasayacaksin.
Sen ona yer ol ki, o sana gok olsun.
Sen ona ev ol ki, o da evin diregi olsun.
Sen ona cariye ol ki, o da sana kole olsun.

Ona sikinti verme ki sevgisini azaltmasin.
Ondan uzak kalma ki, seni unutmasin!

Onun gozunu, burnunu ve kulagini koruyasin ki, gozu senden baskasini gormesin, senden baskasinin kokusunu almasin ve senden hep guzel seyler isitsin.

Evinde otur, ev ve el isleriyle mesgul ol!
Yiyecek, icecek hususunda o ne getirirse, onunla kanaat et ve sunu bunu alamiyoruz diye asla sikayette bulunma!

Koca hakkini kendi hakkin uzerine tercih et!
Kocanin akrabasinin hakkini da onde tut!

Intizama ve temizlige dikkat et!
Komsularinla iyi gecin, onlardan gelecek sikintilara katlan!

Bilhassa komsular arasinda laf getirip goturme! Dedikodudan kac!
Namazlarini vakit girer girmez kil!


Sual: Yeni evlenen kizima nasil nasihat edeyim?

CEVAP
Asagidaki mektup, tecrubeli bir annenin kizina yazdigi nasihatlerdir:

Yavrum! Simdi sana kirk yillik evliligimin tecrubelerine dayanarak bazi nasihatlerde bulunacagim. Bu nasihatlerime uyarsan dunyada mutlu bir omur gecirdigin gibi, ahirette de ebedi saadete ulasirsin.

1- Kanaatkâr ol! Yani, kocan tarafindan getirilen yiyecek ve giyecek her seyi memnuniyetle kabul et! Cunku, kanaat, kalbi huzura kavusturur.

2- Soylenenleri daima iyi dinle ve kocanin mesru emirlerine itaat et!

3- Evin ve her seyin her zaman, temiz, muntazam ve duzenli olsun!

4- Esinin yemek saati ile uyku saatine dikkat etmelisin! Aclik insani huysuz eder, uykusuzluk ise, ofkelendirir.

5- Evinin mallarini ve esyasini iyi koru! Yaptigin isleri, iyilikleri basa kakma! Iyilige karsi iyilik cabuk unutulur, fakat kotuluge karsi yapilan iyilik unutulmaz.

6- Esinin yakinlarina guzel muamelede bulun! Kocanin hatalarini, yalniz iken, yumusak bir sekilde soyle!

7- Kocanin sirlarini hic kimseye soyleme! Kari-koca arasindaki sirlar kabre beraberlerinde gomulmelidir.

8- Esinin uzuntusunu ve nesesini paylas! Ona her yonuyle iyi bir hayat arkadasi ol! Yalan, yuvayi icten ice yikan bir kurttur.

9- Aranizdaki problemleri kendiniz halledin! Sakin bunlari, bize ve baskasina tasima! Kimseden medet umma!

10- Kocandan, almakta zorlanacagi, gucunun yetmeyecegi seyleri isteme!

11- Kadinin guzel huylusu, esine Cennet nimetidir. Sen kocana Cennet nimeti ol! Azap cektirme!

12- Bunlari yapabilmen, ancak, onun isteklerini kendi isteklerine, onun rizasini kendi arzularina tercih etmenle mumkun olabilir. Hep kendi istek ve arzularini on plana cikartirsan, bu nasihatleri tutman mumkun olmaz.

13- Bes vakit namazini sartlarina uygun kilmazsan zaten bu, felaket olarak sana da kocana da cocuklarina da yeter. Bes vakit namazin dogru olmasi icin gusul ve abdestin dogru olmasi lazim. Bunlarin faydasini gormen icin itikadinin dogru olmasi lazim. Dogru itikad ehl-i sunnet itikadidir. Her seyden once bunlari ogrenin ve tatbik edin. Bunlar varsa her sey zamanla duzelir.

(Alıntı: https://dinimizde.com/evlenecek-kizlara-tavsiyeler)

3,14

--> ,,Kadınlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz" Bakara -187


Elbise, örtünme ve korunma aracıdır Karı-koca arasındaki ilişki de tıpkı böyledir Her biri, karşı tarafın üzerine örtü çeker, onu korurİslâm, insan denen şu varlığı bütünü ile ve olduğu gibi ele alır, onun yapısını ve fıtri karakterini aslına uygun biçimde kabul eder ve bu realist yaklaşım içinde elinden tutarak onu bütünü ile yüceliklerin zirvesine tırmandırmaya çalışır İşte bu bakış açısı ile insana yaklaşan İslâm, kanın ve etin atılımını anlayışla karşılayarak üzerine bu tatlı soluğu üfler ve bu nazik örtüyü örter

Ayetin orijinalinde geçen "libas" kelimesi elbise anlamına gelir Kuran'ı Kerim eşleri birbirleri için elbise olarak nitelendirmesi, istiare sanatına örnek oluşturmaktadır Elbise insan için en önemli ihtiyaçlardan biridir zira birçok faydası bulunmaktadır Yüce kadın ve erkeğin birbirleri için elbise gibi oldukları ve bu şekilde elbisenin faydalarını da birbirlerine yansıtmaları gerektiğini buyurmaktadır Eşlerde elbise gibi birbirlerine şöyle olmalıdırlar:

1-Elbise insanın ayıplarını örter, öyleyse eşlerde birbirlerini ayıp ve kusurlarını örtmeliler, sadece örtmekle kalmayıp, o ayıpların aşikâr olmasının da önünü almalıdırlar Eşlerden her biri ötekisini günahların peşinden gitmekten alıkoymalı ve olumsuzluğu türünün fertleri arasında yayılmasının önünü almalıdır şu halde eşlerin her biri eşinin ayıbını perdeleyen bir giysi konumundadır

2-İnsan elbisesiyle çok yakındır, karı kocada birbirleriyle çok yakın olmalıdırlar Başkaları aralarında olup bitenden haberdar olmamalıdırlar

3-Mevsimlere göre insanın elbisesi de değişmektedir, soğuk havalarda kalın sıcak havalarda ince elbise giyilir Eşlerde birbirlerinin değişen psikolojik durumlarına göre kendileri de değişmelidirler, birazda görmezden gelmeli, anlayışlı olmalı ve üzerine gitmemeli Eğer erkeğin psikolojisi bozuk ve çok sinirliyse kadın sakin davranmalı, eğer kadın çok yorgunsa erkek anlayış göstermeli

4- Elbise insanı sıcaktan ve soğuktan korur Eşlerde birbirlerini günaha düşmekten korumalıdır

5-Elbise insanın vücudunu sıcak tuttuğu gibi, eşte evi sıcak tutmalı, onun bulunmasıyla aile sıcak bir yuvaya dönüşmeli

6-Elbisenin insan için süs ve ziynet olması gibi eşlerde birbirleri için ziynet olmalıdırlar

7- Yüce ayette kadın ve erkeğin birbirleri için karşılıklı elbise olduklarını buyurdu, bundan da kadın ve erkeğin eşit oldukları, kimsenin kimseden üstün olmadığı anlaşılmaktadır

8-İnsan kendi istediği, beğendiği ve sevdiği elbiseyi alabildiği gibi, evlenecek olanlarda eşlerini kendileri seçmeli Başkasının zoruyla sırf o istiyor diye evlenmek olmaz

9-İnsan elbise alacağı zaman kendisine yakışan ve dengi olan elbiseyi alır Evlenecek olanlarda karşı tarafın kendisinin dengi/küfüv olup olmadığına dikkat etmelidir, kadın ve erkek birbirlerinin dengi olmalıdırlar

"Muhsin Kıraati-Hezari Yek Nukte Ez Kuran" alıntıdır

3,14

--> EVLENMEK kız için Ebedi hicret, erkek için Hicret sahibi

Evlenmek ;
Kız için ebedi hicret
Erkek için hicret sahibi olmak demektir.
Aynı yastıkta
Dertleri neşeleri huzurları ve Aşkları bir bardakta ki su gibi şeffaf görmektir
Ve her yudumunda şükretmektir aynı bardaktan kandığın için
şükretmektir hicret sahibi olduğun için
şükretmektir o kutlu hicreti yerine getirdiğin için..
Ellerinin nasırlaşmasıdır aynı yuva için duâ etmekten
Gönüllerin her dem baharı bulmasıdır
Her dem bir cennetin kapısını dilenci gibi çalmaktır.
Ebedî rızayı yaşarak iktiran etmektir.
Kalpler mukabil olduğunda yürekten çok şükür demektir
Ve pencere önünde o gelmeden başlamamaktır hayata...
Ve rahmetin ummanında iki damla olmaktır...Evlilik.
Bu eskimiş dünyada yeniliktir yenilmeyen ebedi hayata.
Aile çatısının virâne olduğu günümüzde pisliklerin inadına Nilüfer çiçeği gibi olup kokusunu salmaktır bataklığa...
2 oda 1 salondur bütün ömrün hikâyesi...

Rabbim evlenenlere/evlenecek olanlara/evlenmeyi düşünmeyen (hissizlere) ebedî eş olmayı nasip etsin.
Yuvaları cennet bahçesi olsun İnşAllah.

Darısı Rahmet bekleyenlere... amin