Yaşadığı toplumu eleştiren arkadaşlar için öz eleştiri.

Başlatan kaanK, Şubat 03, 2016, 03:49:27 ÖS

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

kaanK

Arkadaşlar bence olayın aslı o kadar basit değil...

şöyle bir hayal kuralım.

Polonya'dan 50 yıl önce Türkiye'ye işçiler gelmiş olsun ve şu anda nüfusları 5.000.000'u geçmiş olsun.

Kim ne derse desin 10.000.000 da olsa hiçbir zaman Türkiye o Polon halkını benimsemezdi, yani hiçbir zaman Türk olamazlardı. En başka kültür olarak tersiz. Onlar Hristiyan biz Müslüman.

Bu durum şu anda Almanya içinde geçerli. Türkler istediği kadar ekonomik destekte sağlasa, Alman vatandaşlığına da geçse, sayısıda artsa sonuç olarak Hristiyan bir topluluğun içinde azınlık bir grup olarak kalacak.

Dünyanın her ülkesinde ırkçılık vardır, bunu kimsenin inkar edeceğini sanmıyorum. Devletler her ne kadar ırkçılığa karşı olsa da toplum ve halk ülkesinin dokusunun ve bütünlüğünün bozulduğunu düşünerek içten içe ırkçılık yapar.

O nedenle biz Türkler olarak boş boş konuşarak kendimizi avutacağımıza işe yarar şeyler yapmamız gerekir.

* Daha fazla eğitim, kritik noktalarda görev, başarılı şirketler.
* Siyasette daha çok Türk
* Daha insancıl, kurallara saygılı, çevreye ve doğaya saygılı Türk halkı.

Eğer tüm bunları 50 yıl içerisinde yapabilmiş olsaydık inanın şu anki Avrupa'da Türkler ve Türkiye'nin imajı çok çok çok farklı olurdu. Doğal olarak Avrupa'da yaşayan Türklere bakarak genel olarak  Türkiye üzerinde yorumlar yapıyorlar, algılar oluşuyor.

İşin özü Avrupalı Türkler olarak içler acısı bir durumun içerisindeyiz, ne entegre olabilmişiz nede paradan vazgeçip göçebilmişiz. İnatla kendi kurallarımızı yaşamakta diretmişiz.

Eğer girdiğiniz bir toplumda o toplumun kurallarına karşı saygılı olmazsanız, kendi çöplüğünüz gibi eşinirseniz  o zaman dışlanırsınız, içinize kapanırsanız ve her şey çok daha kötüye gider.

Sözlerimin yanlış anlaşılmasını istemem;

Müslüman olmamız görgüsüz ve kültürsüz olmamızı gerektirmez. Müslümanlığı yeryüzündeki son din olarak kabul etmemiz diğer dinlere saygısız olmamızı gerektirmez.

Türk toplum olarak nasıl uzaklaşmışız çok küçük bir örnek;

Eşimin iş yerinde mesai arkadaşları yemek pişirip geliyor, Almanlar Türklerin getirdikleri yemeklerde yemek istemese bile en azından saygısızlık olmaması için tadına bakıyor.  Alman yemek getirdiğinde biliyor Türklerin domuz etine olan hassasiyetin ve özellikle söylüyor, "Domuz eti yok, tabakları, tencereyi de iyice yıkadım diyor" bizim aşırı Müslüman insanımız bırak tadına bakmayı üstüne üstelik ben yemem diyor suratına karşı.

Keşke yıkanmış  tabaktaki domuz etine olan hassasiyetimiz kadar bu güzel dinin diğer kurallarına da hassas olabilsek, şu bilinçsiz cahilliğimizden kurtulabilsek. 

tugce_doerjer

söylediklerine katiliyorum cok güzel bir yazi daha yazmissin arkadasim. domuz eti yemek haram ama kul hakki yiyip schwarz calismak vergi kacirmak serbest bu kisilerin mantiginda ne yazik ki... güzel dinimizi bütünüyle yasayip hayatimiza sokabilseydik zaten cooook farkli olurdu hersey. keske mükemmel olan dinimize uygun mükemmel müminler olabilseydik...