Annenin Evladina olan sevgisi - Mutlaka izleyin...

Başlatan yücel, Haziran 24, 2007, 07:38:05 ÖS

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

yücel

Lütfen yazilanlari Okuyun. Bir Annenin büyük fedakarligini göreceksiniz...



nisanur

RABBİM cümlemize anne babalarımıza hayırlı evlat olmayı evlatlarımızada hayırlı anne baba olmayı  nasip eylesin emeğine sağlık çok güzeldi  işte annenin fedakarlığı herzamanki gibi

QUELLE35

Bu fedakarlığı ancak bir anne evladına yapabilir zaten .Çok güzeldi yücel sağol.
Canım anneme izlettirdim ,ağladı. Umarım kızım da hayırlı bir evlat olur. :angel:

yücel


jaluji

ya yücel bir harikasın  paylasımların için sagol

197

Paylasimin icin cok tesekkür ederim, cok güzel bir paylasimda bulunmussun...

kirsehir7

cok güzeldi.gözyaslarimi tutamadim sagol yücel bu güzel paylasimin icin.Allahim herkesin evladini hayirli bir evlat olmak nasip etsin.

tusem

Allah evlatlarımızı korusun,hayırlı evlat olmalarını nasip etsin.Çok duygulandım...

yücel

Alıntı yapılan: tusem - Nisan 26, 2008, 01:14:47 ÖÖ
Allah evlatlarımızı korusun,hayırlı evlat olmalarını nasip etsin.Çok duygulandım...

Amin aminn...

burcukafadar

Anne Merhameti...
''Bebeğimi görebilir miyim?'' dedi yeni anne. Bebeğinin minik yüzünü görmek için kundağı açtı ve şaşkınlıkla adeta nutku tutuldu> Anne ve bebeğini seyreden doktor, hızla arkasını döndü ve camdan bakmaya başladı. bebeğin kulakları yoktu...
Muayenelerde, bebeğin duyma yetisinin etkilenmediği, sadece görünüşü bozan bir kulak yoksunluğu olduğu anlaşıldı. Aradan yıllar geçti, çocuk büyüdü ve okula başladı.Birgün okul dönüşü eve koşarak geldi ve kendisini annesinin kollarına attı. Hıçkırıyordu... Bu onun yaşadığı ilk büyük hayal kırıklığıydı; ağlayarak: ''Büyük bir çocuk bana ucube dedi''... Küçük çocuk bu üzüntüyle büyüdü. Arkadaşları tarafından seviliyordu ve oldukça da başarılı bir öğrenciydi. Sınıf başkanı bile olabilirdi; eğer insanların arasına karışmış olsaydı. Annesi, herzaman ona:''Genç insanların arasına karışmalısın'' diyordu. Ancak, aynı zamanda yüreğinde bir acıma ve şefkat hissediyordu. Delikanlının babası, aile doktoru ile oğlunun sorunu ile ilgili görüştü; '' Hiçbir şey yapılamaz mı?' diye sordu. Doktor:''Eğer bir çift kulak bulunabilirse, organ nakli yapılabilir'' dedi. Böylece genç bir adam için kulaklarını feda edecek birisi aranmaya başlandı. İki yıl geçti bir gün babası: ''Hastaneye gidiyorsun oğlum, annen ve ben, sana kulaklarını verecek birini bulduk ancak unutma bu bir sır'' dedi. Operasyon çok başarılı geçti ve adeta yeni bir insan olmuştu. Yeni görünümüyle psikolojiside düzelen genç, okulda ve sosyal hayatında büyük başarılar elde etti. Daha sonra evlendi ve diplomat oldu. Yıllar geçmişti, bir gün babasına gidip sordu:''Bilmek zorundayım, bana bu kadar iyilik yapan kişi kim? Ben o insan için hiçbir şey yapamadım...'' Babası:''Bir şey yapabileceğini sanmıyorum'' dedi. ''Fakat anlaşma kesin, şuanda öğrenemezsin, henüz değil...'' Bu derin sır yıllar boyunca gizlendi. Ancak bir gün açığa çıkma zamanı geldi... Hayatının en karanlık günlerinden birinde, annesinin cenazesi başında babasıyla birlikte bekliyordu. Babası yavaşça annesinin başına elini uzattı; kızıl kahverengi saçlarını eliyle geriye doğru itti; annesinin kulakları yoktu.!! ''Annen hiçbir zaman saçını kestirmek zorunda kalmadığı için çok mutlu oldu'' diye fısıldadı babası ''...ve hiç kimse, annenin daha az güzel olduğunu düşünmedi değil mi? Gerçek güzellik fiziksel görünüşe bağlı değildir, ancak kalptedir! Gerçek mutluluk, gördüğün şeyde değil, asıl görünmeyen yerderir... Gerçek sevgi, yapıldığı bilinen şeyde değil, yapıldığı halde bilinmeyen şeydedir!''

burcukafadar

yücel paylaşımın için teşekkürler. insan bunları okuyunca yüreğinin sızlamaması mümkün değil...

yücel

Alıntı yapılan: burcukafadar - Nisan 26, 2008, 05:45:20 ÖS
yücel paylaşımın için teşekkürler. insan bunları okuyunca yüreğinin sızlamaması mümkün değil...

:-[ :-[

duygu_0354_duygu

ya arkadaşlar gerçekten yazdıklarınız çok  güzel. hepimizn ders alacağı bir konuyu bizlerle payşatığınız için teşekkürler :)

197

Paylasimin icin tesekkür ederim burcukafadar. Cennet gercekten de annelerin ayaklarinin altinda.. Cocuklari icin yapamayacaklari sey yok, lütfen annelerimizin degerini bilelim arkadaslar. Hadi simdi annelerimize onlari ne kadar cok sevdigimizi söyleyelim.  :-[  :)  :D :D :D :D

burcukafadar

Alıntı yapılan: 197 - Nisan 27, 2008, 06:38:04 ÖS
Paylasimin icin tesekkür ederim burcukafadar. Cennet gercekten de annelerin ayaklarinin altinda.. Cocuklari icin yapamayacaklari sey yok, lütfen annelerimizin degerini bilelim arkadaslar. Hadi simdi annelerimize onlari ne kadar cok sevdigimizi söyleyelim.  :-[  :)  :D :D :D :D
kesinlikle öyle, onalrın kıymetini napsak ödeyemeyiz, sen dedin ya hemen gittim annemide anneannemide doyasıya öpüp ikisinede sarıldım:)

khoLpa$aLı

tesekkurler Yucel kardesim Allah senden razi olsun gurbette olunca Anne sevgisine daha cok ihtiyacimiz oldugunu bir kez daha anladim.

burcukafadar

bu küçük ama dopdolu hikaye direkt anne sevgisiyle ilgili değil ama anne sevgisi, inanç, ümit hepsi var....

İkinci bebeği olacağını öğrenince çok sevindi. Üç yaşındaki oğlunu, doğacak kardeşi için hazırlamaya başladı...
Bebeğin kız olacağı anlaşıldı. Oğlu, annesinin karnındaki kız kardeşine her gün şarkı söyledi...
Kardeşini daha görmeden bir sevgi bağı oluştu.
Zamanı geldi. Doğum sancıları başladı. Fakat bir sorun vardı...
Doktorlar çaresizdi. Bir sezeryan ameliyatı gerekiyordu. Ameliyat çok zor geçti.
Sonunda bebek doğdu. Bebeğin durumu ciddiydi. Bebek, yoğun bakım ünitesine kaldırıldı. Günler geçtikçe küçük kızın durumu kötüye gidiyordu. Doktorlar üzgündü, çocuğun kurtulma ümidi yoktu. Bebekleri için evlerinde bir oda düzenlemişlerdi. şimdi, cenaze için hazırlanıyorlardı.
Oğulları, kız kardeşini görebilmek için yalvarıyordu. ''Kardeşime şarkı söylemek istiyorum.'' diyordu.
Ama, yoğun bakım ünitesine çocukların girmesi yasaktı...
Sonunda kadın kararını verdi. Bebeği ölecekti; çocuğunun, kardeşini görmesini engellemeyecekti. Ne yapıp edip çocuğu içeri sokacaktı. Oğluna, oldukça büyük gelen bir ziyaretçi giysisi giydirdi ve yoğun bakım ünitesine soktu. Çocuk yürüyen bir çamaşır torbası gibiydi.
Başhemşire, onun bir çocuk olduğunu fark etti. ''O çocuğu içeri sokamazsınız,'' diye uyardı.
Kadın, başhemşireye dönerek bağırdı:
''Oğlum, kız kardeşine şarkı söylemeden buradan çıkmayacak!...''
Oğlunu, kız kardeşinin yatağına götürdü.
Küçük kız, yaşam savaşını yitirmek üzereydi. Çocuk, bir süre kardeşinin yüzüne baktı... 3 yaşındaki bir çocuğun saf, temiz, pırıl pırıl sesiyle şu şarkıyı mırıldandı:
''Sen benim gün ışığımsın, tek gün ışığım, gökyüzü griyken beni mutlu edersin.''
Küçük kız, bu sesi tanıdı aniden tepki verdi. Kalp atışları düzelmeye başladı.
Annesi, ''şarkıyı sürdür!'' dedi, oğluna.
''Seni ne çok sevdiğimi asla bilmeyeceksin. Lütfen gün ışığını benden alma bebeğim.''
Çocuk şarkıyı sürdürdükçe, minik bebek, kesik kesik nefes almasını hızlandırdı.
''Geçen gece uyurken, rüyamda seni kollarıma aldığımı gördüm, bebeğim''
Annesi, gözyaşları içinde '' Devam et, oğlum!'' dedi.
şİmdi, onu içeri almak istemeyen hemşirenin yüzü de gözyaşları içindeydi. Bütün hastane personeli, doktorlar başlarına toplanmıştı. Annesi de coşkuyla şarkıya katıldı:
'Seni ne çok sevdiğimi asla bilmeyeceksin, bebeğim. Lütfen gün ışığını benden alma.''
Anne, oğul şarkılarını sürdürdü. Ve, küçük kız, birkaç gün sonra iyileşti. Abisine, annesine, odasına kavuştu.
Sevdiğiniz insanlar için ümidinizi kesmeyin....
Sevgisiz, ümitsiz kalmamanız dileğiyle...