Aşk bu olsa gerek!!!

Başlatan zegroz, Haziran 16, 2006, 04:05:09 ÖS

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

zegroz

reklam budur.. izleyebilmeniz icin flash programi yüklü olmalidir...

https://www.steelcitysfinest.com/HondaAccordAd.htm


flash programini burdan indirebilirsiniz..
https://www.adobe.com/shockwave/download/index.cgi?P1_Prod_Version=ShockwaveFlash

zegroz

Mutlaka Okuyun...

FIRSATLARI GÖREBİLMEK
Çok eski zamanlarda adamın biri durumundan çok
şikayetçiymiş,  "çalışıyorum didiniyorum ancak yaşıyorum. Tek başımayım,
kimsem yok" diye mutsuz mutsuz geziniyormuş. Sonunda bir karar vermiş,
gezip dolaşacak bir melek bulacak, durumunu ona anlatıp bu haksızlığı
düzeltmesini isteyecekmiş.. Ve yola koyulmuş. Dağda ilerlerken bir kurda
rastlamış. Kurt bir deri bir kemik, ayakta zor duruyor, adamın yanına
yaklaşmış, nereye gittiğini sormuş. Adam derdini anlatmış,
"Bir
melek bulacağım,bana yapılan haksızlığı düzeltmesini isteyeceğim..."
Kurt da
ona "Bana bir iyilik yapar mısın" demiş.
"Ben de gece gündüz dolaşıyorum, bir
yudum yemek zor buluyorum. O meleğe beni de anlat, böyle açlıktan ölen bir
kurt olurmu, diye sor..."
Adam yoluna devam etmiş, bir süre sonra güzel
bir
kıza  rastlamış Kız da nereye gittiğini sormuş, "melek hikayesini"
öğrenince  adamın ellerine sarılmış:
"Ne olur o meleğe beni de anlat.
Gencim, güzelim,  zenginim, herşeyim var ama çok mutsuzum. Mutluluğa
ulaşmak için ne  yapmam gerektiğini sor o meleğe..."
Adam
melekle kız için de konuşacağına  söz vermiş ve yoluna devam etmiş. Bir
süre sonra dinlenmek için bir ağacın  altına  uzanmış. Bütün çevresi
yemyeşil olan bu ağacın neredeyse hiç yaprağı yokmuş  ve tabii ağaç bu
duruma çok üzülüyormuş. O da derdini adama anlatmış...  "Eğer o meleği
bulursan benden de söz eder misin? Bu kaderimden hiçbir şey  anlamıyorum.
Görüyorsun, bereketli bir toprak üzerindeyim, her taraf  yemyeşil, bütün
ağaçların yaprakları var, meyveleri var. Benimse hiçbir şeyim  yok. Benim
de diğerleri gibi yeşillenmem için ne yapmam gerekiyor. Ne olur o
melekten bunu öğren..."
Adam ona da "peki" demiş, yoluna devam etmiş.
Nihayet bir gün, tam melek bulmaktan umudu kesilmiş vazgeçmek üzereyken
karşısına  bir melek çıkmış. Adam kendinden başlamış:
"Gece
gündüz demeden çalışıyorum,  dünyanın hiçbir nimetinden  faydalanmıyorum,
acınacak bir hayatım var. Benden daha az  çalışan daha keyifli yaşayan bir
sürü insan var. Nerede adalet? Nerede  eşitlik?"  "Tamam taam" demiş melek
"Sana
mutluluk ve zengin olman için bir şans  veriyorum. şimdi aynı yoldan evine
dön. " Adam rahatlamış ve  ağacın, kızın, kurdun dertlerini de meleğe
anlatmış. Melek onlar için de  konuşmuş, adam dönüş yolunu tutmuş. Uzun
bir yürüyüşten sonra ağacın yanına  gelmiş ve meleğin sözlerini aktarmış:
"Senin
köklerinin tam yanına bir  sandık altın gömülüymüş Sen bu yüzden
beslenemiyorsun, dolayısıyla  yaprağın, meyven olmuyor. Bu altın sandığı
çıkarılınca sen de diğer  ağaçlar gibi  yeşilleneceksin."  "Harika!"diye
bağırmış ağaç,
"Çabuk kaz ve sandığı çıkar."  Adam "olmaz" demiş,
"Melek
bana kendi şansımı verdi. Evime  dönmeliyim."
Adam yine yola düşmüş. Genç kız zaten
yolunu bekliyormuş 
"Ne dedi  ne dedi" diye koşmuş.
"Acılarını ve sevinçlerini paylaşacak
biriyle  evlenirse bütün dertleri hallolacak, sende mutlu olacaksın" demiş
adam.  Kız  "hadi o zaman" demiş, "evlenelim seninle ve mutlu olmaya
çalışalım" 
Adam  yine" olmaz" diye cevap vermiş,
"zamanım
yok. Meleğin bana verdiği şansı bulmak  için hemen eve dönmeliyim. Sen
kendine başka bir koca bul." Biraz sonra  sıska  kurt çıkmış karşısına.
Adam ona da olan biteni anlatmış, kendini şansını  bulmak için acelesi
olduğunu söylemiş.
"Peki ya ben" demiş kurt. "Benim için  ne dediğini söyle ve
git.
"Senin için söylediğini ben anlamadım" demiş  adam,
"  Melek
dedi ki, o kurt yiyecek bir aptal bulamazsa aç dolaşmaya  mahkumdur." Kurt
"ben çok iyi anladım" demiş ve aptalı yemiş. 
Acaba  bizde yaşamımız boyunca kaç
defa böyle dolaşıp fırsatları göremeyip  başkalarına altın  tepside
sunduk?


zegroz

Buda ASK!!!!


Kadin her sabah oldugu gibi o gunde beyaz degnegi ve el yordami ile
otobuse binmisti.

Sofor : -Soldan ucuncu sira bos hanimefendi, dedi.

kadin 32 yasinda guzel bir bayandi ve esi oldukca  yakisikli bir hava
subayi idi.

Bundan birkac ay once yanlis bir teshis sonucu gerceklestirilen
ameliyatla gozlerini kaybetmisti genc kadin ve asla goremeyecekti.

Kocasi ameliyattan sonra aci gercegi ogrenince yikilmis ve kendi
kendine bir soz vermisti.

Asla karisini yalniz birakmayacak, ona sonuna kadar destek olacak,kendi
ayaklari uzerinde durana kadar cesaret verecekti.

Gunler geciyordu. Kadin her gecen gun kendini daha  kotu hissediyor,cok
sevdigi kocasina yuk oldugunu dusunuyordu.

Esinin bu icine kapanik,karamsar hali kocayi cok  uzuyordu.

Bir an once bir seyler yapmasi gerekiyordu, karisi gunden gune kendi icine
kapanik dunyasinda kayboluyordu.

Butun gun dusundu koca nasil yardim edebilirim  guzeller guzeli esime.

Birden aklina esinin eski isi geldi. Geri donmesini  isteyecekti.

Ama bunu ona nasil soyleyecekti, cunku artik cok  kirilgan ve
nesesizdi.

Butun cesaretini toplayarak aksam karisina konuyu asti.

Karisi dehsetle gozlerini asti. - Ben bunu nasil  yaparim ben körum, diye
bagirdi

Kocasi ona destek olacagini her sabah ise onu  kendisinin birakacagini ve
aksam alacagini ve ona cok guvendigini soyledi.

Çunku esini taniyordu ve bunu basarabilecegini biliyordu.

Kadin buyuk bir umutsuzlukla kabul etti cunku esini cok seviyordu ve onu
kirmak istemiyordu.

Her sabah esini isine birakiyor ve aksamlari aliyordu  fedakar koca.

Gunler boyle ilerledi karisi eskisinden biraz daha iyiydi,fakat kocasi
daha fazlasini istiyordu , kendisine soz  vermisti sonuna kadar
gidecekti.

Aksam karisina: - Artik ise kendin gidip gelmelisin, dedi,. Kadin
sasirmisti.

Bunu asla yapamayacagini soyledi.

Kocasi israr edince onu yine kiramadi ve butun cesaretini topladi bunu
kendisi de istiyordu ama o kadar guveni yoktu.

Sabahlari kadin artik otobus duragina kendisi gidiyor, otobusune
biniyor ve otobusten inerek isine gidebiliyordu.

Gunler gunleri kovaladi hicbir problem yoktu.

Yine bir gun otobuse binerken, sofor : - Sizi  kiskaniyorum,
hanimefendi dedi.

Kadin kendisine soylenip soylenmedigini anlayamadan,  neden , diye sordu.

Sofor, - cunku her sabah sizin arkanizdan bir hava  subayi genc adam
otobuse  biniyor ve butun yol boyunca sevgi ile size bakiyor,
otobustenindikten sonra yesil isikta yolun karsisina gecmenizi bekliyor
siz binaya girdikten sonra arkanizdan opucuk yollayip size her gun
sevgiyle  el salliyor , dedi.

Almadan veren , çagirmadan gelen , vedasiz gidendir. Bilirsin , O
benim """ CAN DOSTUM """ dersin...............



yazyagmuru001

https://www.komikolik.com/komik_filmler/sicak_cok_sicak-48.htm 
https://www.komikolik.com/komik_filmler/sigara_oldurur-245.htm 
https://www.komikolik.com/komik_filmler/kontrol-238.htm   
https://www.komikolik.com/komik_filmler/semsiye_kilifi-236.htm   
https://www.komikolik.com/komik_filmler/kucuk_hayvanlar-235.htm   
https://www.komikolik.com/komik_filmler/ilginc_cift-233.htm   
https://www.komikolik.com/komik_filmler/onemli_toplanti-230.htm   
https://www.komikolik.com/komik_filmler/insandan_kule-229.htm   
https://www.komikolik.com/komik_filmler/kedi_ve_kopek_dayanismasi-226.htm 
https://www.komikolik.com/komik_filmler/kedi_ve_kopek_dayanismasi-226.htm

yazyagmuru001

https://www.komikolik.com/komik_filmler/kahkahalariniza_mani_olamayacaksiniz-195.htm

yazyagmuru001

https://www.komikolik.com/sahan_videolari/kus_gribi_olurmu-42.htm 
https://www.komikolik.com/sahan_videolari/disi_yakaris_1-85.htm 
https://www.komikolik.com/sahan_videolari/metin_tok-cnn-54.htm 
https://www.komikolik.com/sahan_videolari/adeta_gercek_elektrik-36.htm

aybastili ekrem

Cok komik videolar Mahmut! Ellerine saglik
:D

yazyagmuru001

Sabah uyandiginda midesinde bir yanma hissetti. Yanmanin nedeni aksam
yedikleri degil,uyanir uyanmaz bugun yapacaklarinin aklina gelmesiydi. Bugun
2 yildir goturmeye calistigi bir birlikteligi bitirecekti. Aslinda bunu
yapmakta gec bile kalmisti. Bitmeli dedi icinden, her gun bu tatsiz uyanis
bitmeli.' Genc adam bunlari dusunurken surati sekilden sekile giriyordu. Suratle giyinerek disari cikti. Bugune kadar hic bekletmemisti onu, simdi de bekletmemeliydi.
Istanbul, soguk ve yagmurlu bir Nisan ayi yasiyordu. Genc adam gokyuzune
bakarak ic gecirdi; 'Bulutlar bizim yasayacaklarimizi biliyor. onlar bile
agliyor halimize...'

BULUSMA VAKTI...

Artik Kadikoy iskelesindeydi. Birkac dakikalik beklemeden sonra karsidan
kiz arkadasinin geldigini gordu.Simdi midesindeki agri daha da artmisti.
Besiktas'a gectiler. Yolculuk sirasinda hic konusmadilar.

Genc kiz,sevgilisinin bu durgunluguna anlam verememisti.Nereden Bilecekti
bugun ayrilik canlarinin calacagini... Besiktas'a geldiklerinde bir cafede
oturdular. Genc kiz anlamisti sevgilisinin kendisine bir sey soylemek
istedigini. 'Bana birsey mi soylemek istiyorsun' diye sordu. Genc adam,
gozlerini kacirarak 'Evet' dedi. Genc kiz heyecanlanmisti, biraz da sinirlenerek 'Soylesene, ne diye bekliyorsun' dedi. Genc adam icini cektikten sonra 'Sence biz nereye kadar gidecegiz?' diye sordu. Genc , 'Bunu sorma geregini niye duydun?' diye yanit verdi. Genc adam soze basladi... ''Birkac ay once aksam 23:00 civarinda sana telefon acip senin icin yazdigim siiri okumak istemistim. Sen bana 'Sirasi mi simdi canim yaa, isin gucun yok mu?' demistin. Biliyormusun o an nakavt olan bir boksor gibi hissettim kendimi. Ozur dileyip telefonu kapatmistim. Daha sonra da bu siiri benden hic istememistin.

Gecenlerde hasta olup yataklara dustugumde arkadaslarimla birlikte sen de gelmis, Meralin 'Sen sanslisin, sevgilin sana bakar'sozune 'Isim yok da sana mi bakacagim, annen baksin' demistin.
Hatirladin mi?''

DUYGUSALLIGI SEVMEM...

Genc kiz, 'Biliyorsun ben duygusalligi sevmiyorum. Hem hasta bakici gibi
gorundugumu de kimse soyleyemez' diye yanitladi. Genc adam guldu, 'Evet
canim haklisin. Zaten olmak istesen de bu kalbi tasidigin surece hasta bakici, hemsire falan olamazsin.' Genc adam devam etti...
'Bana simdiye kadar kac kere sabahin erken saatlerinde guzel sozcuklerden
olusan bir mesaj cektin? Hic... Hatta gunun hicbir saatinde cekmedin.

Duygusalligi sevmeyebilirsin. Ama sen seni seven insanlari da mutlu etmeyi
sevmiyorsun. Halbuki ben senin tam tersine kendimden cok insanlari mutlu
etmeyi seviyorum. Seni tanidigimdan beri her sabah, her aksam, her gece yani
seni andigim her saat tatli bir mesajim vardi senin icin biliyormusun?
Seninle ben AKLA KARA gibiyiz.' Genc kiz anlamisti, 'Yani ne istiyorsun
benden sair olmami mi?' Genc adam tekrar gulumsedi icinden. Dun gece verdigi
ayrilik kararinin ne kadar dogru oldugunu dusundu. 'Hayir' dedi, 'Sair
olmani istemiyorum. Olamazsin da... BIZ AYRILMALIYIZ. Ayrilirsak ikimiz için de en hayirlisi olacak.' genc kiz sasirmisti, 'Neden ama? Ben seni
seviyorum. Senin de beni sevdigini saniyordum.' Genc adam ic cekerek 'Hayir
canim, sen beni sevdigini saniyorsun. Eger beni sevseydin simdi baska seyler
konusuyor olurduk' dedi. Genc kizin gozleri yasarmisti. Genc adam cebinden
cikarttigi mendili uzatti, genc kiz gozyaslarini silerek 'Sen bilirsin,
umarim beni bir baskasi icin birakmiyorsundur...' dedi. Genc adam 'Nasil
boyle birsey dusunursun, senden baska kimse olmadi ve uzun zaman da
olacagini sanmiyorum' yanitini verdi. Genc adam ve genc kiz iki sevgili
olarak oturduklari masada Artik iki yabanciydilar. Birkac dakika sessizce
oturduktan sonra Genc kiz, 'Kalkalim istersen' dedi. Genc adam 'Ben biraz
daha burada kalmak istiyorum, istersen sen kalkabilirsin' diye yanitladi.
Genc kiz 'Tamam o zaman sana mutluluklar dilerim' diyerek elini uzatti. Genc
kizin sesi ve eli titriyordu. Genc adam, 'Istersen arkadas kalabiliriz' dedi
ve birbirlerine son kez sarildilar. 'BEN DOGRU YAPTIM..." Genc adam dogru
yaptigina inaniyordu. Eve dondugunde yurumekten bitap Bir haldeydi. Odasina
girdi. Gece bitmek bilmiyordu. Sabah erken kalkip ise gidecekti, uyumaliydi.
Birkac saat sonra uykuya dalmayi basardi. Sabah 7'de saatin ziliyle uyandi.
Evden cikacagi zaman cep telefonuna bakti, mesaj ve 10 cevapsiz arama vardi.

Yorgun oldugu icin Duymamisti telefonun sesini. Aramalar ve mesaj
sevgilisindendi. Heyecanla mesaji acti, sunlar yaziyordu:
SADECE ONLARI SEVMEYI SEVDIM, HEPSINI ONLARSIZ YASADIM DA, BIR SENI SENSIZ YASAYAMIYORUM,BU ASKI TEK KALPTE TASIYAMIYORUM, SANA YEMIN GUZEL GOZLUM, BIR TEK SENI SEVDIM, VE SENI SEVEREK OLECEGIM, ELVEDA BIRTANEM...

Genc adam sasirmisti. Onu tanidigi gunden beri ilk defa siir aliyordu ve
ustelik sabahin besinde yazmisti. Heyecanla onu aradi, telefonu Yabanci bir
ses acti. Genc adam ''Nalan'la gorusebilir miyim?''Dedi. Ama karsisindaki
agliyordu, hickira hickira hemde... 'Ben onun annesiyim yavrum, kizim bu
sabah intihar etti. Gece sabaha kadar birilerini arayip durdu. Sabah
odasinin isigini sonmemis gorunce girdim.
Yavrum kendini asmisti....' YIGILIP KALDI... Genc adam beyninden vurulmusa dondu. Bir gun onceki mide agrisinin Iki katini cekiyordu simdi. Oldugu yerde yigilip kaldi...

Birkac ay sonra iki doktor konusuyordu hastanede. Doktarlardan biri digerine karsidaki hastanin durumunu soruyordu. Doktor yanit verdi... 'Haaa o mu? Uc ay once getirdiler. Kendisi yuzunden bir kiz intihar etmis. O gunden sonra cep
telefonunu elinden hic birakmamis. Devamli bir seyler yazip birine yolluyor. Gecenlerde merak ettim. O uyurken gonderdigi numarayi aradim. Numara 3 ay once iptal edilmis. Gelen mesajlarda bir siir var. Bu adam duygusal mi bilmem ama benim anladigim Kadariyla siiri yazan cok duygusal biriymis...


"CEVRENIZDEKI INSANLARIN NE HISSETTIGI YA DA NE DUSUNDUGUNDEN O

KADAR EMIN OLMAYIN, BAZEN BIR KALBIN, ICINDE NELER SAKLADIGINI

OGRENDIGINIZDE HERSEY ICIN COK GEC OLABILIR..."

(bir askin oykusu)

Nazire


NalanW

"CEVRENIZDEKI INSANLARIN NE HISSETTIGI YA DA NE DUSUNDUGUNDEN O

KADAR EMIN OLMAYIN, BAZEN BIR KALBIN, ICINDE NELER SAKLADIGINI

OGRENDIGINIZDE HERSEY ICIN COK GEC OLABILIR..."



Gercektendede cok dogru vee cok güzel...ellerine saglik

ilhanS

gercekten iyi bir düsünce ama;sunu da düsünmek lazim degil mi?bizler cesur bir sekilde kendi his ve kalbimizle yüzlesebiliyormuyuz,bunu yapabildigimiz ölcüde fazla gec kalmayiz diye düsünüyorum...

Nazire

Aşk Dedikleri
Aşk: en yalın biçimde anlatılan tek kavramdır o,adı kendisidir zaten.Onu anlatmak için sonu gelmez cümleler kurmanıza gerek yoktur.''Aşık oldum'' dediğiniz an akan sular durur,küçücük çocuk bile sizi rahatlıkla anlar.Çünkü aşkın dili tektir.Aşk cesaret ister,kocaman bir yürek ister.Nedir bu aşk denilen şey?Elle tutulmaz,gözle görülmezbir şeyse nedir bu yaşanan somut acılar,güzellikler?Aşk,hayatın bize hazırladığı en güzel sürprizdir,bu yüzdende kalpleri ne zaman ele geçireceği hiç belli değildir.Daha ne olduğunu bile anlayamadan onun hükümdarlığına giriverirsiniz.Aşkın zamanını biz ayarlayabilseydik eğer ve kime neden aşık olduğumuzu anlayabilseydik,aşkın sırrınıda çözerdik herhalde.Ama o zamanda aşkın insanı alıp götüren büyüsü tamamen kaybolurdu.Aşk hayata ve zamana karşı işlenen en büyük suç ortaklığıdır,aşk hayatın bütün tek düzeliğine,bütün sıradanlığına en soylu baş kaldırıdır.Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakışmaz.Ve elbette yaşanılan aşkı suçlamak,yargılamak,karala! mak da aşka yakışmaz.Bu önce haksızlık kendinize saygısızlık olur.İnsan sonuna kadar savunmalı aşkını karşılık görmesede,acı çekeceğini hissetsede,yarın terk edileceğini bilsede,ailesini karşısına alacağını bilsede taviz vermemeli aşkından.''SENİ SEVİYORUM'' diyebilmeligöğsünü gere gere.Aşk işte o zaman aşktır.Ve bunun doğrusu yanlışı yoktur,zaten aşkın kendisi doğrudur.Kime karşı duyuluyorsa bu aşk,doğru insanda işte odur.Aşkın zamanı yoktur hep hazırlıksız yakalar insanı.Evli olmanız,sevgilinizin olması,bir ayrılığın taze yaralarını kurutmaya çalışmanız,bağlılıktan korkmanız,ailenizden çekinmeniz,hatta sevilenin hapse girmesi bile onun hiçmi hiç umrunda değildir.İşte aşk bütün bunlara tek başınıza karşı gelme yürekliliğidir,belkide yeni hayata geçebilme yoludur...Aşkın ne zaman geleceği belli olmadığı gibi,ne zaman gideceğide hiç belli değildir.Fazla vakti yoktur onun,uzun süre beklemeye ve bekletilmeye tahammülüde yoktur.Bir başka göze bakmaya bir başka tene dokunmaya baş!
laması okadar da zor değildir... Aşktan değil onun kaçmasından korkun ve doğruluğuna yanlışlığına bakmadan sonuna kadar savunun aşkınızı. Biliyormusunuz hayat zaten kocaman bir yalan.Bu kadar sahteliğin içinde gerçek ve doğru olan tek güzellik AşK lütfen ona haksızlık etmeyin.Aşkına,sana aşık olana sahip çok ve onu kaybetme.''SENİ SEVİYORUM'' demek için geç kalma! Sevgiyle kal...


Mehmet Baki Gültekin 

yazyagmuru001

guzel bi yazi tsk nazire ayrica mehmet baki gultekinede tsk aski guzel bir dille kaleme almis

yazyagmuru001

https://video.google.com/videoplay?docid=-8727982958432422589

yazyagmuru001

spor severler icin bir link

https://www.spordabugun.co...nyadan_Futbol/a.1365

yazyagmuru001

Kıyamet kopsa medyamız bunu nasıl duyururdu ?

Sabah : Biz Öldük!

Anadolu ajansı : Kıyamet koptu (A.A)

Zaman : Biz demiştik, böyle olacagı belliydi!

Dünya Gazetesi : IMKB' de endeks bir daha
yükselmeyecek.

Hafta Sonu : Ayhan Işık ile Hülya Avşar gizlice
buluştular

Erkekçe : Ayın hurisi

Fanatik Gazetesi : Bu maçın galibi yok!

Cumhuriyet : Sonunda Ata'mıza kavuştuk.

Bilim Teknik : Evren hakkında bütün
bilmediklerimiz...

Oyun dergisi : Game Over

Elle : Yargı gününde anında 10 kilo verin!

Para : Kıyametten kâr yapmanın 100 yolu

Star Gazetesi : şok! Kandırıldık, şeytan aslında
iyiymiş!

Aktüel : Mahşer günü yanınızda olması gereken 2
şey: Sevaplar ve Isıya dayanıklı elbise

Auto Show : Sırat köprüsünde saniyede 100 km ye
ulaşan son model arabalar

Arena Ugur Dündar : Cennete rüşvetle kaçak giren
günahkarların tüyler ürperten dosyasi

Hürriyet Ertugrul Özkök : İyimserligi elden
bırakmayalım, hiç olmazsa cehennemde ısınmak için yakıt parası yok!

Milliyet Meral Tamer : Zebaniler, delik kazanların
üreticisini Seytan'a şikayet etti.

Radikal : Yeni dosyayı açıyoruz: Yeşil itiraf
ediyor. Aslında kıyametten Susurluk çetesi sorumlu.

Show TV Reha Muhtar : Sayın Zebani, kazanların
yanında terlemiyor musunuz?

ATV Hakan Aygün : Mahşer yerinde Fordculuk çok
yaygın,izliyorsunuz sayın seyirciler, bıyıklı bey, nasıl arka saflarda
çalışıyor...

Kanal 6 : İzliyorsunuz sayın seyirciler,kazanların
içi bir volkan gibi, insanlar bağrış çağrış yanıyor, kızarıyor...

Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi
Başkanlığı : Devletimiz, bütün yaraları saracaktır.