Coca Cola nın Tarihi

Başlatan khoLpa$aLı, Ocak 15, 2008, 06:24:55 ÖÖ

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

khoLpa$aLı

8 Mayıs 1886’da Eczacı Dr. John S.Pemberton, Georgia Atlanta’da üç ayaklı pirinç bir çaydanlıkta lezzetli ve serinletici bir şurup yaptı. Karbonatlı su ile karıştırdığı şurubu dostlarına ikram etti. Bu yeni şurup öylesine beğenildi ki Dr. John S.Pemberton Jacob’s eczanesinin bahçesinde bardağı 5 cent’ten satışa sundu. Günlük satışı ortalama 5 bardaktı. Bu yeni içecek adeta kapışılıyordu.

Dr. Pemberton’un ortağı Frank Robinson iki C harfinin mükemmel bir estetik yaratacağını düşündü ve kendi el yazısıyla Coca-Cola’nın bugüne kadar değişmeden gelen logosunu yarattı.

29 Mayıs 1886 tarihinde ilk Coca-Cola reklamı The Atlanta Journal’da yayınlandı. İlanda kullanılan slogan anlamını günümüze kadar koruyan “Nefis ve Serinletici” idi. 1886’da “Nefis ve Serinletici” sloganı ile yola çıkan Coca-Cola reklamlarda her zaman yaşamın birlikte geçirilen eğlenceli yanlarını ortaya çıkarıyordu. İlk nakliyatı, parlak kırmızı fıçılarla yapıldığı için, günümüzün en sevilen içeceğinin simgesi de kırmızı oldu.

Dr. Pemberton’un ölümünden sonra Coca-Cola’nın haklarını 2 bin 300 dolara satın alan Asa Candler, 1892’de 100 bin dolar sermaye ile kurulan şirketinin dünyanın 200 ülkesinde satılacak bir ürünü pazarlayacağını tahmin bile edememişti. Sadece bir “ürün” mü… Elbette hayır. Çağa damgasını vuracak bir kültürdü yaratılan. Damaklarda keyif ve eğlencenin adı olacak bu içeceğin ambalajı da özel olmalıydı.

Coca-Cola’nın şişelenmesine 1894 yılında küçük bir şekerci dükkanında tek makine ile başlandı. Geniş çaplı şişeleme yöntemine ise 5 yıl sonra geçildi. Ancak taklitlerinden ayırt edebilmek için farklı bir ambalaja ihtiyaç vardı. “Kırıldığında veya karanlıkta bile Coca-Cola şişesi olduğu anlaşılsın” arzusundan yola çıkılarak Root Glass şirketi’nden yeni bir tasarım çalışması istendi. Dönemin ünlü tasarımcıları Alexander Samuelson ve Earl Dean hemen çalışmalara başladı.

Coca-Cola 1920’ye gelindiğinde artık bütün ABD’de pazarlanıyordu. Ardından uluslararası bir ürün olma yolunda ilk adım atıldı. Coca-Cola 20 yıl içinde Küba ve Porto Rico’da üretilmeye başlandı. Ardından Panama, Filipinler ve Guam, 1920’de de Fransa’ya ihraç edilmeye başlandı.

1950 yılında Coca-Cola ünlü Time dergisine kapak olan ilk ürün oluyordu. Time,Coca-Cola’yı “Dünya ve Dostu” manşetiyle tanımlıyordu. 1965 yılında da Türkiye’ye geldi. Aya ilk kez ayak basan Neil Amstrong, ay yolculuğu dönüşü New York Times Square’de “Coca-Cola’nın Evine, Dünyaya Hoşgeldiniz” pankartıyla karşılanıyordu.

Coca-Cola, Olimpiyat Oyunlarından Sir Edmund Hillary’nin Güney Kutbu fetih yolculuğuna kadar birçok organizasyonun sponsoru olarak karşımıza çıkıyor.

Bugün dünyada 200 ülkede satılan, her yaştan, her cins ve ırktan insanın tanıdığı Coca-Cola’yı üreten Dr. Pemberton acaba evinin bahçesinde yaptığı şurubu karıştırırken bu şurubun bunca yıl sonra tüm dünyanın bir numaralı içeceği olacağını aklından geçirmiş midir?

lengur

"Coca Cola nın Tarihi" ne ilişkin yukarıdaki açıklamaları görünce birşeyler yazma ihtiyacı hissettim.

Belli bir görüşe mensup sitelerden kaynaklandığını tahmin ettiğim ve sanal dünya'da email yoluyla virüs gibi bulaşan çeşitli mesajlarda Coca Cola hakkında neler neler söylenmiyor ki?

Coca Cola'nın   ters yazılışından,kısık gözle baktığında,güneş doğarken bakıldığında, 10 m den bakıldığında,otururken,çömelirken,yatarken...... bakıldığında bilmem ne tür anlamlar çıkıyormuş ve kahve falına bakar gibi çıkarılan bu derin(!) anlamların hepsi Müslümanlığın aleyhindeymiş falan filan.

"ABD mallarını tümden boykot derseniz "tamam desteklerim ama böyle işkembeden uydurulan şeylerle marka kötüleme işine gelince "orada dur bakalım" derim.İşin ilginç yanı yaptığı reklamlar nedeniyle dünyanın marka bazında 1.bilinirlilik markası olan Coca Cola'nın sırf ABD şirketi olmasından şikayet eden bu belli bir kesim,şıhlarının(!) 10 yıldır ABD'de CİA korumasında yaşaması konusuna gelince dut yemiş bülbüle dönüyorlar.Yani ABD kaynaklı Coca Cola'ya hayır ama ABD'den gelen fetvalara sonuna kadar evet.Sonra da kendilerinden olmayan inançlı kimseleri samimi(!)inançlı olmamakla küçümsüyorlar."Ey Allahım, bu tür insanları ibreti alem için mi gönderiyorsun?"

Adse