Uğur Mumcu (ölüm yildonümü)

Başlatan khoLpa$aLı, Ocak 24, 2008, 04:18:16 ÖS

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

khoLpa$aLı

Uğur Mumcu

(d. 22 Ağustos 1942, Kırşehir - ö. 24 Ocak 1993, Ankara), Türk gazeteci, araştırmacı ve yazar.

Annesi Nadire Hanım, babası Tapu Kadastro memuru Hakkı şinasi Bey idi. Ailesi Ankaralı olan Uğur Mumcu, 22 Ağustos 1942 tarihinde, babasının memuriyeti dolayısıyla Kırşehir'de, dört kardeşin üçüncüsü olarak doğdu. İlk ve orta okulları Ankara Bahçelievler Deneme Lisesi'nde okuyan Mumcu çok aktif bir öğrenciydi. Üniversite eğitimini 1961-1965 avukat olmak üzere başladığı Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni tamamladı. 26 Ağustos 1962’de Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan Türk Sosyalizmi başlıklı makalesiyle Yunus Nadi Ödülü’nü aldı. 1963’de fakültede öğrenci derneği başkanı seçildi.

Askerliğini yapmaya hazırlandığı sırada 12 Mart dönemi’nde bir yazısında kullandığı "ordu uyanık olmalı" sözleriyle, "orduya hakaret etmek", "sosyal bir sınıfın öteki sosyal sınıflar üzerinde tahakkümünü kurmak" suçunu işlediği iddasıyla gözaltına alındı. Mamak Askeri Cezaevi’nde pek çok aydınla birlikte bir yıla yakın kalan Uğur Mumcu, bu davadan dolayı 7 yıl hapse mahkum edildi. Fakat Yargıtay'ca karar bozuldu ve serbest bırakıldı. Bu olaydan sonra Mumcu askerliğini, 1972-1974 yılları arasında Ağrı'nın Patnos ilçesinde, resmi tanımıyla "sakıncalı piyade eri" olarak tamamladı. Patnos'ta, ağır koşullar altında askerliğini yaparken, zaten uzun zamandan beri var olan ülseri yüzünden mide kanaması geçirdi.

Yeni Ortam gazetesinde köşe yazarlığı yapan Uğur Mumcu, 1975’ten itibaren Cumhuriyet’te Gözlem başlıklı köşesinde düzenli olarak yazmaya başladı. Aynı zamanda Anka Ajansı'nda çalışmaktaydı. 1975’te Mart dönemini sergilediği makalelerinden oluşan Suçlular ve Güçlüler adlı kitabını yayınladı. Aynı yıl, Altan Öymen'le birlikte hazırladıkları, Süleyman Demirel'in yeğeni Yahya Demirel'in hayali mobilya ihracatını konu edinen, Mobilya Dosyası adlı kitabı yayınlandı.

1977 yılından sonra sadece Cumhuriyet için yazmaya başladı. Gözlem başlıklı köşesinde 1991 yılının Kasım ayına kadar aralıksız olarak yazdı. 1977’de Sakıncalı Piyade ve Bir Pulsuz Dilekçe kitapları yayımlandı. Ertesi yıl, Sakıncalı Piyade adlı yapıtını Rutkay Aziz ile birlikte tiyatroya uyarladı. Oyunu Ankara Sanat Tiyatrosu tam 700 kere sahneledi. 1978’de, ünlünün yaşam öykülerini, siyasal geçmişlerini, bir güldürü zenginliğiyle anlattığı kitabı Büyüklerimiz yayımlandı.

1981’de terörün silah kaçaklığıyla ilgisini ortaya koymak ve kamuoyunu bu konuda uyarmak için yazdığı Silah Kaçakçılığı ve Terör yayımlandı. Aynı yıl, Mehmet Ali Ağca’nın Papa’yı öldürme girişiminden sonra Ağca üzerine inceleme ve araştırmalarını yoğunlaştırdı.

Türkiye'de terör olaylarının artması nedeniyle 1979 yılında 12 Mart dönemi öncesi ve sonrası gençlik liderlerinin yaşadıklarını kendi ağızlarından yansıttığı ve silahlı eylemlerle bir yere varılamayacağına dikkat çektiği kitabı Çıkmaz Sokak’ı yayımladı. 1982’de Ağca Dosyası, ardından Terörsüz Özgürlük adlı makale derlemesi yayımlandı. 1983 yılında Ağca ile cezaevinde röportaj yaptı. 1984 yılında Aziz Nesin öncülüğünde bir grup tarafından Cumhurbaşkanlığı ve TBMM Başkanlığına sunulan, ancak Kenan Evren'in imzalayanları "vatan hainliği" ile suçlayarak dava açtığı Aydınlar dilekçesinin hazırlanmasına katıldı; 12 Eylül döneminde aydınlara yapılan işkenceyi anlatan Sakıncasız adlı oyunu yazdı; Papa-Mafya-Ağca kitabını yayımladı.

1987’de araştırmacı gazetecilik açısından büyük bir başarı kabul edilen Rabıta ve 12 Eylül adlı kitapları; 1991’de en önemli araştırmalarından biri olan Kürt-İslam Ayaklanması 1919-1925 yayımlandı.

1991 yılında İlhan Selçuk ve yaklaşık seksen Cumhuriyet gazetesi çalışanı ile birlikte gazeteden ayrıldı. Bir süre işsiz kaldı. 1 şubat - 3 Mayıs 1992 tarihleri arasında Milliyet Gazetesi'nde yazan Mumcu, Cumhuriyet Gazetesindeki yönetim değişikliği üzerine 7 Mayıs 1992'de Cumhuriyet'e döndü.

Mumcu, 7 Ocak 1993 tarihinde Mossad ve Barzani isimli bir yazı yazdı. Bu yazısında Barzani, CIA ve Mossad arasındaki bağlantılara değindi ve yazısını şöyle bitirdi:

Kürtler sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı yapıyorlarsa ne işi var CIA ve MOSSAD"ın Kürtler arasında? Yoksa CIA ve MOSSAD, antiemperyalist savaş veriyorlar da dünya bu savaşın farkında değil mi?

8 Ocak 1993 tarihli Cumhuriyet Gazetesindeki Ültimatom başlıklı yazısında ise yakında yayınlayacağı kitabında istihbarat örgütleri ile bölücü Kürt milliyetçileri arasındaki bağlantıları açıklayacağını yazmıştı. Kardeşi Ceyhan Mumcu, cinayetten önce Uğur Mumcu'nun İsrail elçisiyle görüşme yaptığını basına gönderdiği açıklamada yazmıştı. Gazetecilik hayatı başarılarla dolu olan Mumcu 24 Ocak 1993 tarihinde uğradığı bombalı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Ölmeden önce ayrıca polis-mafya-siyaset ağının derin boyutlarını araştırmaktaydı.

Eşi şükran Güldal Mumcu (Homan) ile olan evliliğinden (1977) bir oğlu (Özgür) ve bir kızı (Özge) olmuştur.

Uğur Mumcu anısına ailesi tarafından Ekim 1994'te Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı adında bir vakıf kurulmuştur.

Eşi şükran Güldal Mumcu, 23. Dönem TBMM'ye İzmir Milletvekili olarak girmiş ve halen TBMM Başkanvekilliği görevini yürütmektedir.



Doğum tarihi 22 Ağustos 1942
Doğum yeri Kırşehir, Türkiye
Ölüm tarihi 24 Ocak 1993
Ölüm yeri Ankara, Türkiye
Eğitimi Hukuk (Üniversite)
Mesleği Araştırmacı, gazeteci ve yazar

Eserleri
Mobilya Dosyası (1975)
Suçlular Ve Güçlüler (1975)
Sakıncalı Piyade (1977)
Bir Pulsuz Dilekçe (1977)
Büyüklerimiz (1978)
Çıkmaz Sokak
Tüfek İcad Oldu
Silah Kaçakçılığı Ve Terör (1981)
Söz Meclisten İçeri (1981)
Ağca Dosyası (1983)
Terörsüz Özgürlük
Papa - Mafya - Ağca
Liberal Çiftlik
Devrimci Ve Demokrat
Aybar İle Söyleşi
İnkılap Mektupları
Rabıta
12 Eylül Adaleti
Bir Uzun Yürüyüş
Tarikat - Siyaset - Ticaret
Kazım Karabekir Anlatıyor
40'ların Cadı Kazanı
Kürt İslam Ayaklanması 1919-1925
Gazi Paşa'ya Suikast
Sakıncalı Piyade (Tiyatro)
Söze Nereden Başlasam
Bu Düzen Böyle Mi Gidecek?
Bomba Davası Ve İlaç Dosyası
Sakıncasız
Eğilmeden Bükülmeden




Uğur Mumcu ( 22. August 1942 Kırşehir,  24. Januar 1993 Ankara) war ein bekannter und berühmter türkischer Journalist und Schriftsteller.

Seine Mutter war Nadire Hanim und sein Vater namens Hakkı şinasi Bey ein Beamter beim Kadasteramt. Seine Familie war ursprünglich aus Ankara, aber aufgrund der Arbeit seines Vaters zogen sie nach Kırşehir, wo Mumcu als drittes von vier Kindern auf die Welt kam. Seine Grund- und Mittelschule machte er in Ankara. Er war ein aktiver Schüler. 1961 begann er sein Jurastudium an der Ankara-Universität. 1965 schloss er sein Studium ab. 1962 gewann er mit einem Artikel über den türkischen Sozialismus seinen ersten Journalistenpreis.

Just zu dem Zeitpunkt seines Wehrdienst wurde er aufgrund eines Artikels über die türkische Armee wegen Verunglimpfung der Armee angeklagt und auf sieben Jahre Haft verurteilt. Allerdings wurde das Urteil später aufgehoben. Danach absolvierte Mumcu seinen Wehrdienst in den Jahren 1972 bis 1974 in Ağrı. Als Verdächtiger Soldat hatte er einen schweren Wehrdienst und sein latentes Magenleiden brach aus. 1977 heiratete er Güldal Homan und bekam zwei Kinder namens Özgür und Özge.

1993 starb Mumcu bei einem Bombenattentat. Die Umstände sind bis heute immer noch nicht restlos geklärt. Seine Familie rief 1994 zu seinem Gedenken eine Stiftung ins Leben.

Sein Wirken 
In den Jahren 1969-1972 war Mumcu Assistent bei dem Juraprofessor Tahsin Bekir Balta in Ankara. Ab dieser Zeit fing er dann auch an in verschiedenen Zeitungen und Zeitschriften zu arbeiten. Darunter waren z.B. die Milliyet, Ant Dergisi, die Cumhuriyet und Devrim Dergisi.

Nach seinem Studium arbeitete er paar Jahre als Anwalt. 1965 schrieb er zum ersten Mal in Yön Dergisi und 1967 in Kim Dergisi und der Zeitung Akşam. Zwecks der Erlernung von Fremdsprachen ging er 1968 nach England. Nach seinem Wehrdienst wurde er 1974 regulärer Journalist und arbeitete bei Yeni Ortam. 1975 wechselte er zur Zeitung Cumhuriyet. 1975 veröffentlichte er sein erstes Buch mit dem Titel Suçlular ve Güçlüler (Die Schuldigen und die Mächtigen). 1977 bis 1991 schrieb er dann ausschließlich für die Cumhuriyet. Nachdem er bei der Cumhuriyet 1991 kündigte, war er kurze Zeit arbeitslos. Nach einem kurzen Intermezzo bei der Milliyet kehrte er im Mai 1992 wieder zur Cumhuriyet zurück.

Mumcu schrieb über alle wichtigen Themen, angefangen von Korruption, Waffenschmuggel bis hin zu Islamismus und Kurdenfrage.

Werke 
Mobilya Dosyası (1975) (dt.: Die Möbelakte)
Suçlular Ve Güçlüler (1975) (dt.: Die Schuldigen und die Mächtigen)
Sakıncalı Piyade (1977) (dt.: Der verdächtige Soldat)
Bir Pulsuz Dilekçe (1977)
Büyüklerimiz (1978) (dt.: Unsere Großen)
Çıkmaz Sokak (dt.: Sackgass)
Tüfek İcad Oldu
Silah Kaçakçılığı Ve Terör (1981) (dt.: Waffenschmuggel und Terror)
Söz Meclisten İçeri (1981)
Ağca Dosyası (1983) (dt.: Das Dossier Ağca)
Terörsüz Özgürlük (dt.: Unabhängigkeit ohne Terror)
Papa - Mafya - Ağca (dt.: Der Papst - die Mafia - Ağca)
Liberal Çiftlik,
Devrimci Ve Demokrat (dt.: Revolutionär und Demokrat)
Aybar İle Söyleşi (dt.: Reportage mit Aybar)
İnkılap Mektupları
Rabıta,
12 Eylül Adaleti (dt.: Die Gerechtigkeit des 12. Septembers)
Bir Uzun Yürüyüş (dt.: Ein langer Marsch)
Tarikat - Siyaset - Ticaret (dt.: Tariqa - Politik - Handel)
Kazım Karabekir Anlatıyor (dt.: Kazım Karabekir erzählt)
40'ların Cadı Kazanı,
Kürt İslam Ayaklanması 1919-1925 (dt.:Kurdisch-islamischer Aufstand 1919-1925),
Gazi Paşa'ya Suikast (dt.: Anschlag auf Ghazi Pascha),
Sakıncalı Piyade (Theaterstück),
Söze Nereden Başlasam (dt.: Wo soll ich nur anfangen),
Bu Düzen Böyle Mi Gidecek?,
Bomba Davası Ve İlaç Dosyası,
Sakıncasız (Theaterstück),
Kürt Dosyası (dt.: Das Kurdendossier) (1993),

Werke über Uğur Mumcu 
Uğurlar Olsun (Lied) von Selda Bağcan
Eğilmeden Bükülmeden


Evet Arkadaşlar bu Vatan evladının  bugün ölüm yıldönümü Allah Rahmet Eylesin.

doğa

Güzel bilgi ,teşekkürler paylaşım için kholpasalı

khoLpa$aLı

Alıntı yapılan: doğa - Ocak 24, 2008, 04:19:48 ÖS
Güzel bilgi ,teşekkürler paylaşım için kholpasalı
ilginiz için ben teşekkür ederim

NAMEKANIM

paylaşımın için sağol arkadaşım,aydın bir insanın toplumu bilinçlendirmek adına yaptıkları  ve yapmak istediklerini engelleyen ve hain bir saldırı sonucu onu aramızdan ayıranları kınıyorum...