Risale-i Nur

Başlatan khoLpa$aLı, Nisan 17, 2008, 03:03:08 ÖS

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

yücel

Amaclarinin ne oldugunu  diger mesajda belirtmistim...simdi de yazayim...

Isparta hükûmeti müsadere edip dört sene zaptettikten sonra hiçbiri noksan olmadan yüz yetmiş mecmuayı bize iade ettiklerini;
ve bizim en mühim suçumuz, Risale-i Nur'un mahrem bir parçasında elli sene evvel bir hadîsin tefsirinde, cebrî kanunlarla şapkayı giydiren ve din-i İslâmı bu mübarek Türk milletinden kaldırmak için Lozan Muahedesinde söz veren ve pek şiddetli ve dehşetli hücumlarına rağmen hiçbir hakikî Müslüman Türkü Protestan yapamayan ve millet-i İslâm için pek çok zararlı olduğunu ef'âliyle ispat eden ve hadis-i şerifin haber verdiği o müthiş şahıs kendisi olduğunu, hayat ve mematıyla gösteren Mustafa Kemal'e
[/b][/color]
bir mahrem eserde "din yıkıcı, süfyan" dediğimizi ve "kalblerdeki sevgisini bozmaya çalıştığımızı" isnad edip kararnamede mahkûmiyetimize sebep olduğunu ve Mahkeme-i Temyizin Afyon Mahkemesinin bu haksız kararını bozmasıyla yeniden görülmeye başlanan dâvâ af kanunu çıkmasıyla, dosyalarıyla ve bütün Nur eserleriyle çürütülmek için mahzene atıldığını


Evet bircok kez hapse atilmis ve orda cesitli iskencelere maruz kalmistir.
Tek amaci da Islam...

lengur

Evet sorun da bu zaten yani Din İnancı.Herkes kendince yorum getiriyor ve sanki inanç kavramı belli bir grubun tekelindeymiş gibi düşünülüyor.

Aşağıda isimleri ve linkleri verilen kitaplar  ücretsiz olup,bilgisayarınıza indirip,okuyabilirsiniz.


Risale-i Nur'a Eleştirel Bakış
ABDULLAH TEKHAFIZOĞLU
https://www.suleymaniyevakfi.org/modules/kitaplar/books/erreddualerresail.doc


Kur'an Işığında Aracılık ve şirk
https://www.suleymaniyevakfi.org/modules/kitaplar/books/ARACILIKveSIRK.doc

Kuran Işığında Tarikatçılığa Bakış
https://www.suleymaniyevakfi.org/modules/kitaplar/books/tarbak.doc

Eğer bu kitapları bilgisayarınıza indirip okursanız,aşağıdaki fıkrayı daha güzel değerlendirirsiniz.   :)

"Akıl hastanesinde bir deli arkadaşına peygamber olduğunu söyler, arkadaşı da ona inanmaz.
- "Oğlum" der, "kafayı yedik de bu kadar da değil."
Daha sonra bir diğer arkadaşının yanına gider ve der ki:
- "Hasan peygamber olduğunu iddia ediyor".
Bunun üzerine diğer arkadaşı:
- "Yalan, çünkü ben öyle bir peygamber gönderdiğimi hatırlamıyorum."



yücel

Öncelikle birisini elestirmek icin senin (yazarin) elestirdigi kisiden daha iyi ve bilgili olmasi gerekir...
InsAllah reklam olmaz ama bu Formda ABDULLAH TEKHAFIZOĞLU nun kim oldugunu ve amacinin ne oldugunu
orda yazilanlari dikkatlice okuyup anlayabilirsiniz....
https://www.islamiforum.com/index.php?showtopic=6966&st=0


Ayni sekilde burdan da konu hakkinda net bilgi edinebilirsiniz...
https://www.risaleforum.com/vb/showthread.php?t=6819

lengur

Madem bir sitedeki  üyelerin tartışmaları kaynak gösterilmiş,ben de bu üyelerin yazdıklarıyla cevap vereyim.

Bir üye demiş ki;

"..Yazıklar olsun sana ki kur'anın ayinesi olan risaleinura gölge olanı tavsiye ediyorsun.Yazıklar olsun sana ki müellifinin vehbi ilme mazhar olduğunu bilmiyorsun.Yazıklar olsun sana ki peygamberin emriyle yazdığı risaleinurları karalayan alaçakaarın reklamını yapıyorsun.Yazıklar olsun sana ki iman kelimesini ağzına alıyorsun.Bilmezsin ki bu risalelerin yazılış amacı iman zaafı olan kalpleri ihya etmek..."

Bu üyeye cevap olarak bir başka üye ise;

"Lâ Yüs'el ve Lâ Yuhtî olan ancak ALLAH'tır.
Allah ve Rasullerinin dışında mahluk olup yaratılan ve eleştirilemiyecek ismet sıfatına haiz kim var?Peygamberlerden başka kim Allah katından ciltler dolusu Kitap alabilir? Hani nerede İMAN?Bu nasıl İMAN?

"Yazıklar olsun, elleriyle kitabı yazıp da, sonra onu yok pahasına satabilmek için 'bu, Allah katındandır' diyenlere; yazıklar olsun, elleriyle yazdıklarından dolayı onlara ve yazıklar olsun, böyle kazandıklarından dolayı onlara."(Bakara 79)

"(...) Onun Allah katından olduğunu söylerler, hâlbuki o, Allah katından değildir. Böylece onlar, bile bile Allah’a karşı yalan söylerler."(Âl-i İmrân,78)" demiş.

Acaba ilk önce fıkrayı mı okumanızı tavsiye etseydim?  :)









nuhal2

said nursi zamanin büyük alimlerinden mütekkirdir.onun ciltler dolusu eserlerini okuyan ve onun eserleri sayesinde kurana yönelen milyonlarca dindar insan vardir. bizim burada bunu aciklama geregi hissetmemiz bir iki kisinin cimbizla bir cümle secip onunla insanlari aldatamayacaklarini hatirlarmak icindir.o insanlar bu kadar eseri yazarken yillarca kuran okumuslar emek harcamislardir.bir alimle ilgili konusurken insanin dikkatli olmasi gerektir.

lengur

Sorunun kaynağı da bu zaten

Alıntı yapılan: nuhal2 - Mayıs 03, 2008, 05:06:57 ÖS
bir alimle ...

dediğinizde tam olarak katılmasam da yine de saygı duyarım.Ama iş Alimlikten çıkıp kimi insanlarca olmadık sıfatlar yüklemeye gelince,o zaman da birileri "DUR bakalım,o kadar da değil" der. Bu olmadık sıfatlardan neyi kasdettiğimi bir arkadaşın yukarıda kaynak olarak gösterdiği sitedeki bir üyenin(ki aynı düşünen çok kişi var) açıklamaları gösteriyor.Ne diyordu bu üye?;

Alıntı yapılan: lengur - Mayıs 03, 2008, 05:05:31 ÖS

"..Yazıklar olsun sana ki kur'anın ayinesi olan risaleinura gölge olanı tavsiye ediyorsun.Yazıklar olsun sana ki müellifinin vehbi ilme mazhar olduğunu bilmiyorsun.Yazıklar olsun sana ki peygamberin emriyle yazdığı risaleinurları karalayan alaçakaarın reklamını yapıyorsun.Yazıklar olsun sana ki iman kelimesini ağzına alıyorsun.Bilmezsin ki bu risalelerin yazılış amacı iman zaafı olan kalpleri ihya etmek..."



yücel

Alıntı yapılan: lengur - Mayıs 03, 2008, 05:05:31 ÖS
Madem bir sitedeki  üyelerin tartışmaları kaynak gösterilmiş,ben de bu üyelerin yazdıklarıyla cevap vereyim.

Bir üye demiş ki;

"..Yazıklar olsun sana ki kur'anın ayinesi olan risaleinura gölge olanı tavsiye ediyorsun.Yazıklar olsun sana ki müellifinin vehbi ilme mazhar olduğunu bilmiyorsun.Yazıklar olsun sana ki peygamberin emriyle yazdığı risaleinurları karalayan alaçakaarın reklamını yapıyorsun.Yazıklar olsun sana ki iman kelimesini ağzına alıyorsun.Bilmezsin ki bu risalelerin yazılış amacı iman zaafı olan kalpleri ihya etmek..."

Bu üyeye cevap olarak bir başka üye ise;

"Lâ Yüs'el ve Lâ Yuhtî olan ancak ALLAH'tır.
Allah ve Rasullerinin dışında mahluk olup yaratılan ve eleştirilemiyecek ismet sıfatına haiz kim var?Peygamberlerden başka kim Allah katından ciltler dolusu Kitap alabilir? Hani nerede İMAN?Bu nasıl İMAN?

"Yazıklar olsun, elleriyle kitabı yazıp da, sonra onu yok pahasına satabilmek için 'bu, Allah katındandır' diyenlere; yazıklar olsun, elleriyle yazdıklarından dolayı onlara ve yazıklar olsun, böyle kazandıklarından dolayı onlara."(Bakara 79)

"(...) Onun Allah katından olduğunu söylerler, hâlbuki o, Allah katından değildir. Böylece onlar, bile bile Allah’a karşı yalan söylerler."(Âl-i İmrân,78)" demiş.

Acaba ilk önce fıkrayı mı okumanızı tavsiye etseydim?  :)



Benim de sana yazacak oldugum cevap bu sitelerdekindan farkli bir bilgi olmayacagi icin kaynak gösterdim...
Eger öyle düsünecegini bilseydim, direkt ordan kopyala yapistir yapardim... Farkeden birsey olmazdi...
önemli olan ayni konularin tartisilmasi...






Ya sen anlamiyorsun ya da ben anlatamiyorum...

Ben Bediüzzamani Hic kimse elestiremez demedim, bir önceki yazimi okursan anlarsin.. Sadece onu elestirenin bilgisi ondan daha iyi olmasi gerekir dedim...

Tabiki Allah ve Resulü disindaki bütün insanlar elestiriye aciktir...


yücel

Alıntı yapılan: lengur - Mayıs 03, 2008, 05:23:07 ÖS
Sorunun kaynağı da bu zaten

Alıntı yapılan: nuhal2 - Mayıs 03, 2008, 05:06:57 ÖS
bir alimle ...

dediğinizde tam olarak katılmasam da yine saygı duyarım.Ama iş Alimlikten çıkıp kimi insanlarca olmadık sıfatlar yüklemeye gelince,o zaman da birileri "DUR bakalım,o kadar da değil" der. Bu olmadık sıfatlardan neyi kasdettiğimi bir arkadaşın yukarıda kaynak olarak gösterdiği sitedeki bir üyenin(ki aynı düşünen çok kişi var) açıklamaları gösteriyor.Ne diyordu bu üye?;

Alıntı yapılan: lengur - Mayıs 03, 2008, 05:05:31 ÖS

"..Yazıklar olsun sana ki kur'anın ayinesi olan risaleinura gölge olanı tavsiye ediyorsun.Yazıklar olsun sana ki müellifinin vehbi ilme mazhar olduğunu bilmiyorsun.Yazıklar olsun sana ki peygamberin emriyle yazdığı risaleinurları karalayan alaçakaarın reklamını yapıyorsun.Yazıklar olsun sana ki iman kelimesini ağzına alıyorsun.Bilmezsin ki bu risalelerin yazılış amacı iman zaafı olan kalpleri ihya etmek..."



Öncelikle bir insan cikip su zat söyle bir sifata  haizdir  derken  gercekten o zat öylemidir...
O zat demismi ki evet ben böyle bir sifata haizim...
O adam uygun bir sifat takar, baska adam uygunsuz bir sifat takar...

yani bu alinti yaptigin yaziyi Bediüzzaman mi yazmis veya söylemis...?

Ayrica ben yaptigin bu alintida, bir alime olmadik bir SIFAT yüklenmesine pek anlayamadim,
yani olumsuz bir sifat yüklendigini zannetmiyorum...

Sizden ricam bu ve bu gibi insanlara biraz daha duyarli yaklasmaniz...
Inanmayabilirsiniz, ama elestiriken de biraz daha dikkatli olmaniz...

Alimin Uykusu, Cahilin Ibadetinden Hayirlidir...

nuhal2

insanlarin hayatlari boyunca bircok dogru yada yanlis fikirleri yada sözleri olabilir
ancak Allahin izni ile peygamberler bu hatalardan korunmustur. birileri bir alim hakkinda kesin bilmedigi halde olaganüstü seyler söylüyor diye biz hic calismadan o konuda(said nursinin yazdigi konularda) tek kitap yazmadan nasil bu kadar agiz sözler sarfedebiliriz. bize kim inanir
said nursi degerli bir alimdir . bir insandir, yanlissizlik ve kusursuzluk Allaha ve koruduklarina mahsustur.önce birazcik okuyalim.bizden iyi durumda olan milletler  kendi alimlerini okuyor, hakaret etmiyor. bir fikir aliyor.

lengur

İnanç kavramı çok önemli ama bir o kadar da tehlikeli bir kavram.Bugün gelişmiş toplumlarda bile çoğu eğitimli insanların onlarca tarikata üye olmaları,hatta toplu intiharlara bile kalkışmaları inancın çoğu kez mantığın önüne geçtiğini gösteriyor.Bu tür oluşumlar gerçekten inananan insanları Deizm'e, en kötüsü Ateizm'e kadar götürüyor.

Bu arada ben de inanan bir insanım ama Peygamberimiz dışında hiç bir insanı inancıma kalkan yapmıyorum.Risale-i Nur'u ilk okumaya başladığımda 15 yaşındaydım.Gerçi anlaşılması ağır dili yüzünden pek bir şey anlamamıştım.Daha sonraki yıllarda çeşitli sözlükler vasıtasıyla anlamaya çalıştım.Bugünki nesilin de pek bir şey anladığını zannetmiyorum.Sadece kavramlara ve kişilerin görüşlerine  anlamadığı halde teslim olup sığınarak,düşünce tembelliğine kaçıyorlar.Tabii bunda insanlardaki artık kanıtlanmış olan sürü psikolojisinin de etkisi büyük.

Yukarıda kaynak olarak gösterdiğim 3 tane kitap var ki bunlar yine inanan kişiler tarafından yazılmış.Peki hangimiz "yav şuna bir bakayım ne yazmışlar?  demiştir".Bence hiç kimse.Demek  "Turan Dursun'un Müslümanlık ve Nurculuk" kitabını kaynak gösterseydim hemen ateist ilan edilecektim. :) Evet bilgiye ulaşmada okumak en önemli vasıta.Ama aynı konudaki farklı düşünceleri de okumadan ve en önemlisi okuduklarımızı mantık süzgeçinden geçirmeden kayıtsız şartsız kabul etmek, Allahın insana en büyük lütfu olan akıl'a,düşünceye yazık etmek olur.

Konuyu eğer tartışacaksak bence başka sitelerdeki tartışmaları değil,bu konuda yazılmış kitapları kaynak göstermemiz, bazı şeyleri anlamamıza daha yardımcı olur.

Bir Kızılderili Atasözü ise "Herbirimizin farklı bir rüya gördüğünü hatırlatmakta fayda var. " der  :)

nuhal2

insanlarin farkli rüyalar gördügünden süphemizyok. müslümanin gördügü rüya cennettir
acaba turan dursunun gördügü rüya neydi ölümünden sonra rüyasi gercek oldumu.
bir cok farkli mezheb ve tarikat olmasi, insanlarin deger verdigi kisilere söz söylenmesini gerektirmez.butün dünya dillerine cevrilmis mesnevi vardir saygiyla okunur. her konuda her yazarin yazdigi eser okunmali diye bir kural yoktur. risaleleride mesneviyide anlamak zordur
kolay olani herkes yapar, zor olan insana özgüdür,kafa yormak saatlerce düsünmek ve unutmayalim bu insanlar kurani kaynak almislar onu anlatmislardir. kuranin anlattiklarina inanmak icin mantik süzgecimden gecireyim sonra inanayim diyen bir aklinin almayacagi seylerle karsilasinca ne yapacak (hz isanin bir insani diriltmesi gibi bkz. ali imran suresi) mantigima uymuyor diye inkarmi etmeli. dünya da her insanin mantigina uymayacak bir cok mucize hergün olmaktadir. eger insanlarin mantigi ölcü olsaydi bugün ne tv ne cep tel nede ucak olurdu..

lengur

Alıntı yapılan: nuhal2 - Mayıs 04, 2008, 03:08:24 ÖS
... her konuda her yazarin yazdigi eser okunmali diye bir kural yoktur....

Doğru bir tespit ama çoğu kişilerce daha okunmamış bir kitabı(anlaşılıp anlaşılmamasını hesaba katmıyorum) ve yazarını,sadece bir gruba üye olunduğundan dolayı(gerçi niye üye olunduğundan da bi haber,sürü psikolojisiyle) teslimiyetçi bir şekilde kayıtsız ve şartsız kabul etmek,herhalde hiç bir kural ile açıklanamaz.

Mantıkla herşeyi açıklamamız mümkün olmayabilir fakat aklın kestiği yere kadar da aklın hakkını vermek insan olmanın bir gereğidir.Hiç bir inanç sisteminin de  aklın ilk aşamasında sınır koyduğunu zannetmiyorum.

Burada konu başlığına göre eğer tartışılacak bir konu varsa o İslam Dini değil,bir kişi,onun öğretisi ve ona haşa neredeyse Mehdilik sıfatı veren bir gruptur.

"kur'anın ayinesi olan ", "peygamberin emriyle yazdığı" risaleinurlardan kasıt nedir?Nereden çıkarıyorsunuz bunları?Kur'an'da açık hükümler varken nasıl böyle bir benzetme yapılabilir,bir kişiye Kuran'da tanınmayan sıfatlar nasıl verilebilir? İşte bu ve bu gibi soruları tartışalım.

Eğer bir kişinin rüyasından esinlenerek yazdığı şeylere,kutsal nitelik kazandırılıyor ve bunlara inanılıyorsa, ilk işim bu geceden sütümü içip erkenden yatıp, Allahtan güzel rüya görmemi dilemek olacak. :)


yücel

Alıntı yapılan: lengur - Mayıs 04, 2008, 08:54:40 ÖS
Alıntı yapılan: nuhal2 - Mayıs 04, 2008, 03:08:24 ÖS
... her konuda her yazarin yazdigi eser okunmali diye bir kural yoktur....

Doğru bir tespit ama çoğu kişilerce daha okunmamış bir kitabı(anlaşılıp anlaşılmamasını hesaba katmıyorum) ve yazarını,sadece bir gruba üye olunduğundan dolayı(gerçi niye üye olunduğundan da bi haber,sürü psikolojisiyle) teslimiyetçi bir şekilde kayıtsız ve şartsız kabul etmek,herhalde hiç bir kural ile açıklanamaz.

Mantıkla herşeyi açıklamamız mümkün olmayabilir fakat aklın kestiği yere kadar da aklın hakkını vermek insan olmanın bir gereğidir.Hiç bir inanç sisteminin de  aklın ilk aşamasında sınır koyduğunu zannetmiyorum.

Burada konu başlığına göre eğer tartışılacak bir konu varsa o İslam Dini değil,bir kişi,onun öğretisi ve ona haşa neredeyse Mehdilik sıfatı veren bir gruptur.

"kur'anın ayinesi olan ", "peygamberin emriyle yazdığı" risaleinurlardan kasıt nedir?Nereden çıkarıyorsunuz bunları?Kur'an'da açık hükümler varken nasıl böyle bir benzetme yapılabilir,bir kişiye Kuran'da tanınmayan sıfatlar nasıl verilebilir? İşte bu ve bu gibi soruları tartışalım.

Eğer bir kişinin rüyasından esinlenerek yazdığı şeylere,kutsal nitelik kazandırılıyor ve bunlara inanılıyorsa, ilk işim bu geceden sütümü içip erkenden yatıp, Allahtan güzel rüya görmemi dilemek olacak. :)



Kisi dediginiz hayatini ilimle gecirmis, Allah icin calismis bir alimdir...

Bakiyorum da diger siteden alinti yaptiginiz bir üyenin yaziya takilip kaldiniz. Onun icin bu soruyu ona sormalisiniz... Onu yazan kisi olaya bakis acisi öyleymis, ama benim ki farklidir, bir baskasida daha farklidir..
Bir kisi yanlis yazdi diye bütün cemaat de öyle düsünüyor mantigiyla yürümek yanlistir.

Bediüzzaman Mehtidir diye bir sey ben duymadim yoksa siz mi uyduruyorsunuz...

nuhal2

birilerinin said nursinin eserleri ile ilgili bakis acisi farkli olabilir buda tartisilabilir
bence daha öncelikli olan ne yazmis ne anlatmis gercekten okudukmu,kimin yazdigindan cok yazilan sey nekadar dogru, önemli olan bu. kuran haricinde hicbir kitap mükemmel degildir
ancak suda bir gercektir ortada bir ilim bir, caba vardir, bizim üzüldügümüz nokta bu ilmin kiyisina bile yaklasilmadan icinden bir cümle cekip iste budur diye, yipratmak bize ne kazandirir

lengur

Madem Risale-i Nur'u ve  diğer eserleri okuyup anladığınızı söylüyorsunuz,herhalde aşağıdakileri de rahatlıkla açıklarsınız.Sadeleştirilmiş halini eklememe gerek yoktur herhalde, çünkü kolayca anlıyorsunuzdur. :) Cevaplarınızı da aynı şekilde kaynağını belirterek verirseniz,değerlendirmeler o kadar ciddiye alınır. Sakın "bütüne bakmak lazım,cımbızla çekilmiş cümlelere değil" deyip kolaycılığa kaçmayalım.Bunları ben uydurmadım

Alıntı yapılan: yücel - Mayıs 04, 2008, 10:14:54 ÖS
...Bediüzzaman Mehtidir diye bir sey ben duymadim yoksa siz mi uyduruyorsunuz...

"Nurun ehemmiyetli bir kısım şakirtleri pek musırrâne olarak âhirzamanda gelen Âl-i Beytin büyük bir mürşidi seni zannediyorlar. Sen de onların fikirlerini musırrâne kabul etmiyorsun, çekiniyorsun. Bu bir tezattır. Hallini isteriz" diye sormaları sebebiyle, onlara cevap olmak üzere, bundan sonra gelecek Mehdî-i Resulün temsil ettiği kudsî cemaatin şahs-ı mânevîsinin üç vazifesi olduğu, bunların imanı kurtarmak, hilâfet-i Muhammediye (a.s.m.) ünvanıyla şeâir-i İslâmiyeyi ihyâ etmek ve inkılâbât-ı zamaniye ile çok ahkâmı Kur'âniyenin ve şeriatı Muhammediyenin (a.s.m.) kanunlarının bir derece tâdile uğramasıyla o zât bu vazife-i uzmâyı yapmaya çalışır. Nur şakirtleri birinci vazifeyi tamamıyla Risale-i Nur'da gördüklerinden, ikinci, üçüncü vazifeleri de, buna nisbeten ikinci, üçüncü derecededir diye, Risale-i Nur'un şahsı mânevîsini haklı olarak bir nevi mehdi telâkki ediyorlar. Bir kısmı, o şahsı mânevînin bir mümessili olan bîçare tercümanını zannettikle-rinden, bazan o ismi ona da veriyorlar. Hattâ, evliyanın bir kısmı, keramet-i gaybiyelerinde Risale-i Nur'u aynı o âhirzamanın hidâyet edicisi olduğu, bu tahkikatla teville anlaşılır diyorlar. İki noktada bir iltibas var; tevil lâzımdır.
Birincisi: Âhirde iki vazife, gerçi hakikat noktasında birinci vazife derecesinde değiller. Fakat hilâfet-i Muhammediye (a.s.m.) ve ittihad-ı İslâm avamda ve ehli siyasette, hususan bu asrın efkârında o birinci vazifeden bin derece geniş görünüyor. Gerçi her asırda hidayet edici bir nevi mehdî ve müceddid geliyor ve gelmiş. Fakat her biri üç vazifeden birisini bir cihette yapması itibarıyla, âhirzamanın büyük mehdîsi ünvanını almamışlar.
İkincisi: Âhirzamanın o büyük şahsı, Âl-i Beytten olacak. Gerçi mânen ben Hazret-i Ali'nin (r.a.) bir veled-i mânevîsi hükmündeyim. Ondan hakikat derdersini aldım. Ve Âl-i Muhammed (a.s.m.) bir mânâda hakikî Nur şakirtlerine şâmil olmasından, ben de Âl-i Beytten sayılabilirim.”
şuâlar, On Dördüncü şuâ, C. II, S.1064


(...) benim gibi yarım ümmi ve kimsesiz (...) bulunan bir adam, (...) Risale-i Nur’a sahip değildir; ve o eser, onun hüneri olamaz, onunla iftihar edemez. Belki doğrudan doğruya Kur'an-ı Hakîmin bu zamanda bir nevi mu’cize-i mâneviyyesi olarak, rahmet-i İlâhiyye tarafından ihsan edilmiştir. O adam, binler arkadaşiyle beraber, o hediye-i Kur'aniyeye el atmışlar. Her nasılsa birinci tercümanlık vazifesi, ona düşmüş. Onun fikri ve ilmi ve zekâsının eseri olmadığına delil, Risale-i Nur’da öyle parçalar var ki; bazısı altı saatte, bazı iki saatte, bazı on dakikada yazılan risaleler var. Ben yemin ile te'min ediyorum ki: Eski Said’in (R.A.) kuvve-i hâfızası da beraber olmak şartıyle, o on dakika işi, on saatte fikrim ile yapamıyorum; o bir saatlik risaleyi, iki gün istidadımla, zihnimle yapamıyorum, ve o bir günde altı saatlik risale olan "Otuzuncu Söz"ü ne ben ve ne de en müdakkik, dindar feylesoflar, altı günde o tahkikatı yapamazlar ve hâkezâ... "
şuâlar, S. 534-535

“şîalıkta mutaassıb ve Vehhabîlikte de müfrit, feylesofların en maddîsi ve mütefennini ve mutaassıb hocaların en enaniyetlisi, beraber Nur dairesine girmeğe başlamışlar ve kısmen şimdi de kardeşçe bulunuyorlar. Hattâ bazı misyonerler de, din-i İsa'nın (A.S.) hakikî ruhanîsi de o daireye gireceklerine emareler var. Birbirine hücum değil; belki bir tesanüd, bir musalaha lüzumu-nu hissedip medar-ı münakaşa meseleleri ortaya atmıyorlar. Demek İmam-ı Ali'nin (R.A.) otuz-kırk işaretiyle sarahat derecesinde haber verdiği Risale-i Nur, bu zamanın müthiş yaralarına tam bir ilâçtır. Onun için, o daire bize kâfi gelmiş, harice çıkmıyoruz”.
Emirdağ Lâhikası,C. II, S. 1769.

: “Fâş etmek hatırıma gelmeyen bir sırrı, fâş etmeye mecbur oldum. şöyle ki:
Risale-i Nur'un şahsı mânevîsi ve o şahs-ı mânevîyi temsil eden has şakirtle-rinin şahsı mânevîsi "Ferid" makamına mazhar oldukları için, değil hususî bir memleketin kutbu, belki ekseriyet-i mutlakayla Hicaz'da bulunan kutb-u âzamın tasarrufundan hariç olduğunu ve onun hükmü altına girmeye mecbur değil. Her zamanda bulunan iki imam gibi, onu tanımaya mecbur olmuyor. Ben, eskide, Risale-i Nur'un şahs-ı mânevîsini, o imamlardan birisini zanne-diyordum. şimdi anlıyorum ki, Gavs-ı Âzam'da, kutbiyet ve gavsiyetle bera-ber, "Ferdiyet" dahi bulunduğundan, âhirzamanda, şakirtlerinin bağlandığı Risale-i Nur, o Ferdiyet makamının mazharıdır. Bu gizlenmeye lâyık olan bu sırr-ı azime binaen Mekke-i Mükerremede dahi farz-ı muhal olarak Risale-i Nur'un aleyhinde bir itiraz kutbu âzamdan dahi gelse, Risale-i Nur şakirtleri sarsılmayıp, o mübarek kutb-u âzamın itirazını iltifat ve selâm suretinde telâkki edip, teveccühünü de kazanmak için, medâr-ı itiraz noktaları o büyük üstadlarına karşı izah etmek, ellerini öpmektir... Said Nursî.”
Kastamonu Lâhikası  Mektup No: 121,C. II, S. 1644

“Ben bu anda, seksen Said'den telhis ile tezahür etmişim. Onlar müselsel şahsî kıyametler ve müteselsil istinsahlar ile çalkalanıp şu zamana beni fırlatmışlar.
şu Said yetmiş dokuz meyyit, bir hayyı nâtıkın fihristesidir. Eğer zamanın suyu donup dursa, mütemessil olan o Said'ler birbirlerini görseler, şiddet-i tehalüften birbirlerini tanımayacaklardır. Ben onların üstünde yuvarlandım; hasenat, lezzat dağıldı kaldı. Seyyiat, âlâm toplandı, yüklendi. Nasıl ki şimdi o merhalelerde daima ben benim. Öyle de, mevtimle gelecek menzillerde de yine ben benim. Lâkin her senede şu menzilhanelerdeki zerrat, iki muhace-reti umumî yaptığından, ene dahi libasını değiştirir, yırtılmış Said'i atar, yeni Said'i giyer”.
İşârât, C. II,  S. 2340.

Gerek duyulursa devamı var. :)



gece

Alıntı yapılan: nuhal2 - Mayıs 05, 2008, 12:43:28 ÖÖ
birilerinin said nursinin eserleri ile ilgili bakis acisi farkli olabilir buda tartisilabilir
bence daha öncelikli olan ne yazmis ne anlatmis gercekten okudukmu,kimin yazdigindan cok yazilan sey nekadar dogru, önemli olan bu. kuran haricinde hicbir kitap mükemmel degildir
ancak suda bir gercektir ortada bir ilim bir, caba vardir, bizim üzüldügümüz nokta bu ilmin kiyisina bile yaklasilmadan icinden bir cümle cekip iste budur diye, yipratmak bize ne kazandirir

Söylediklerinize katiliyorum nuhal2 .
Bu sekilde ancak tepki alinir insanlar okumak yerine dediginiz gibi ordan burdan cimbizla cektikleri cümleleri anlamis gibi sunmaya calisiyor ;üzücü bir durum.
Her kez her seye yakin olmaya bilir her fikirde kerkesin kapasitesine uymayabilir.
Ama bu demek degildirki;benimki en güzel siz yanlissiniz.
Neyse hadi bakalim Hakteala Hakkimizda hayirli yazilar yazsin .
Bizlerede okuyup anlama aski nasib etsin Amin ....



nuhal2

lengur kardes yaptiginiz alintilarda sizin söylediginiz seylere delil olan nedir.
ilk paragrafta hz alinin evladiyim diyor, olabilir, bugün bir sürü insan kendisini ehlibeytten geldigini iddia ediyor,
2 . paragrafta ben bunlari yazdiysam Allahin lutfu ve yardimiyla yazdim diyor, Allah yardim etmeseydi yazamazdim diyor. ne var bunda ALLAH bir insana sihhat vermese nasil yazabilir
3. paragrafta yazdiklarima bir itiraz gelirse itiraz bilgili kisiye hürmet edin diyor
4. paragrafta hayatini her yil degistigini zamamnin degismesi ile kendisininde yenilendigini, tadilan zevk elemlerin kayboldugunu anlatiyor.
bunlarda ne var. kaldiki her söz kanun kabul edilsin demiyoruz
özellikle 4 . paragraf bir anlatim saheseri
mesnevide böyle ilk önce insan bir sey anlamiyor sonra birde bakiyorsunuz ne derin manalar anlatmis ecdat. buyüzden teslimiyetci bir kac kisi degil milyonlar bu eserleri okuyor
ha zaten teslimiyet selametten gelir yeryüzünde herkes bir seylere muhtac tir bir yönden esirdir
önemli olan dogru ilkelere teslim olabilmektir.