Nedir bu Facebook?

Başlatan yücel, Ağustos 20, 2008, 02:41:58 ÖS

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

yücel

HATIRA DEFTERLERİNİ DİRİLTEN SANAL DEFTER “FACEBOOK”

Son zamanlarda bir Facebook merakıdır gidiyor. İnsanlar, özellikle de öğrenciler işlerini güçlerini, derslerini bırakıp bilgisayar başında birbirleriyle temas halinde oluyorlar. Nedir bu Facebook? Facebook, ingilizce konuşulan ülkelerde kişiler arası sosyal ağlar oluşturmak üzere kurulmuş ücretsiz bir internet platformu. Yüksek okul ve üniversite öğrencilerine yönelik olan bu platform 2004 yılında Mark Zuckerberg tarafından Harvard Üniversitesi’nde geliştirilmiş. Sitenin temel özelliklerinin başında kullanıcıların birbirleriyle çok kolay iletişim kurabilmeleri. İrili ufaklı birçok bilgisayar programları, teknik tabiriyle "aplikasyonlar..." buna olanak sağlıyor. Dünyanın her yöresinden programcı ve grafik tasarımcılarının Facebook için hazırladıkları küçük programlar sanal ortamda karşılıklı içki içmeyi, kendi evini dekore etmeyi, bahçeni yaratıp sulamayı, arkadaşlara bira veya çikolata yollamayı mümkün kılıyor. Örneğin birisi size sanal bir saksıda bir bitki gönderiyor ve siz onun büyümesini günbegün izliyorsunuz.

Web sitelerinin ziyaretçi performansını gözleyen kuruluşların geçen ay yaptığı açıklamalara göre Facebook, Dünya’nın en fazla ziyaret edilen yedinci, Türkiye’nin ise birinci sitesi. Hâttâ Facebook müptelaları sıralamasında Türkiye, dünya dördüncüsü. Pek tabii ki bu performans, şirtketin değerini, potansiyel rakiplerin de iştahını kabartmakta. Facebook’un Almanca konuşulan ülkelerde de bir versiyonu var. Belki buna taklidi demek daha doğru olacak. Zira StudiVZ adlı bu platform işlev, yapı ve görünüm itibarıyla hık demiş Facebook’un burnundan düşmüş. Hürriyet gazetesi köşe yazarı ve internet danışı Yurtsan Atakan’a Facebook’un rakiplerini sordum:
“Özellikle Google’dan „Orkut“ var. Bir Türk geliştirdi bunu. Orkut ismini de oradan alıyor. En büyük rakibi o. Hâttâ bir yıl kadar önce Orkut, Facebook’dan çok daha öndeydi.”

Yurtsan Atakan, Amerikan basınında yer alan bir habere dayanarak Bill Gates’in Microsoft’unun, Facebook’un 1,6’lık hissesine 240 milyon dolar sayıp şirketler portföyüne katmış olmasından bahsediyor. Basit bir orantı hesabıyla Facebook’un değerini 15 milyar dolar olarak hesaplayabiliriz. Facebook ise gayet alicenap bir biçimde değerini 8 milyar dolar olarak açıklıyor. Kıyaslayabilmeniz için Youtube’un, Google tarafından 1,65 milyar dolara satın alındığını hatırlatayım. Ama burada asıl önemli olan belirli hisselere ödenen belirli meblağlar değil. Bilişim danışmanı Yurtsan Atakan bir biçimde pastadan az da olsa bir hisse almak olduğunu belirtiyor:
“Facebook’a çeşitli büyük devlerden teklifler geldi satması için. Facebook bunu o zaman reddetti. Ben her zaman bağımsız kalacağım dedi ve biraz da rakiplerini geçmesi o sayede oldu. Çünkü insanlar bağımsız olacak diye güvendiler. Facebook’a üye olduğunuz zaman birtakım kişisel bilgilerinizi de veriyorsunuz. İnsanlar bu bilgileri büyük devlere teslim etmek istemiyor, özellikle de Amerika’da. Ama bağımsızım diyince çok daha fazla insanı çekti. Ama sonunda bu sözünde durmadı Facebook ve bir bölümünü Microsoft’a sattı. Çok büyük bir miktara sattı gözüküyor ama aslında o küçük bir miktar değil. Microsoft hisselerin sadece % 1,6’sını almış görünüyor ama kullanıcı bilgilerinin tamamına erişim hakkını da almış oldu ki, Facebook’un elinde esas önemli olan değer de bu.“

Sitenin günde 1,5 milyar ziyaretçisi var. Siteyi kullanmak herhangi bir ücrete tabi değil. Peki geliri nasıl elde ediyorlar? Su nerden akıyor? Yanıt çok basit: Banner reklamlarından ve sponsorlardan… Facebook şu aralar Web ortamında en çok, ABD’de ise iPhone’un ardından ikinci sırada konuşulan konu.

Facebook ve benzeri uygulamaların iş hayatını dolaylı da olsa etkileyebiliyor. Uygulamayı kullananların sitede günde ortalama yirmi dakika kalmaları, reklamcıları, pazarlamacıları, sosyologları ve psikologları çok yakından ilgilendiriyor. Ayrıca onlar kadar insan kaynakları yönetici ve danışmanları da buradaki bilgilere başvurabiliyor. Kurumlarda işe alım, terfi, hâttâ işten çıkartmalarda bu sitelerdeki bilgiler gayriresmi referens veya kaynak kabul edilebiliyormuş. Sağlıklı oranda kuşkuculuğu elden bırakmayıp şahsi bilgilerimizi olabildiğince kendimize saklamamız, sanal ortamlarda ortalık yere dökmememiz daha güvenilir olacak sanırım.

Yücel Sivri, 23 Haziran 2008


alintidir...

3,14

--> Güzel paylasim olmus, tesekkürler Yücel! :) (+1 ;))

yücel


3,14

Alıntı yapılan: yücel - Ağustos 20, 2008, 02:41:58 ÖSSon zamanlarda bir Facebook merakıdır gidiyor.

--> Dünya zaten geçici ve yalanken, içinde daha da yalan, bu sanal, bu yapmacık dünayacıkta kaybolup gidiyoruz...