“Keşke”lerinle yüzleş bugün...

Başlatan ATAAN, Aralık 10, 2008, 02:19:58 ÖÖ

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.



gece

Keske benim de bir abim olsaydi  ;D benim hic abim olmadi biliyormusunuz   :haha: :haha:

SEVGI-40

Alıntı yapılan: gece - Aralık 19, 2008, 01:03:57 ÖÖ
Keske benim de bir abim olsaydi  ;D benim hic abim olmadi biliyormusunuz   :haha: :haha:
:haha: :haha: :haha: kusura bak valla ablacim ben abimi kimseye vermem ha ablamida vermem ona göre  :-*

gece

Alıntı yapılan: SEVGI-40 - Aralık 19, 2008, 01:05:10 ÖÖ
:haha: :haha: :haha: kusura bak valla ablacim ben abimi kimseye vermem ha ablamida vermem ona göre  :-*

;D ;D Canimin ici  :-* :-*

SEVGI-40


gece


gece

Alıntı yapılan: ATAAN - Aralık 17, 2008, 04:17:42 ÖS
İki Gezgin Melek, geceyi geçirmek için oldukça varlıklı bir ailenin evinin kapısını çalmışlar. Aile, pek kaba bir üslupla,meleklere yatacak yer olarak koca

malikanenin konuk odalarından birini vermek yerine, soğuk bodrumundaki küçük bir köşeyi göstermiş.Melekler buz gibi odanın soğuk ve sert zemininde

kendilerine yatacak bir yer hazırlamaya çalışırken, Yaşlı Melek duvarda bir delik görmüş ve kalkıp deliği onarmaya girişmiş. Genç Melek, Yaşlı Meleğe bu

hareketinin nedenini sorunca, Yaşlı Melek hafifçe gülümsemiş:

Herşey, her zaman, göründüğü gibi değildir...

Sabah malikaneden ayrılan melekler, gece bastırınca bir kez daha kalacak yer bulmak umuduyla, bu defa çok fakir bir çiftçi ailesinin kapısını çalmışlar. Son

derece misafirperver olan fakir karı koca, sofralarında ne var ne yoksa meleklerle paylaştıktan sonra, onlara rahatça uyumaları için kendi yataklarını

vererek yanlarından ayrılmışlar. Sabah güneş doğduğunda,melekler zavallı karı kocayı gözyaşları içinde bulmuşlar: Yegane geçim kaynakları olan tek inek

de tarlalarının ortasında cansız yatmaktaymış. Genç Melek bu sefer iyice öfkelenerek Yaşlı Meleğe isyan etmiş:

Bunun olmasına nasıl izin verebildin ?! O varlıklı kaba adamın herşeyi vardı ama sen kalktın ona yine de yardım ettin. Bu iyi yürekli fakir ailenin ise o tek

inekten başka hiçbir şeyleri yoktu;buna rağmen onu bile paylaşmaya gönüllü oldular. Ama sen o ineği de yitirmelerine izin verdin!?

Bunun üzerine Yaşlı Melek, Genç Meleğe dönerek şu cevabı vermiş:

Herşey, her zaman, göründüğü gibi değildir. O zengin malikanenin bodrumunda kaldıgımız gece, duvardaki  deliğin dibinde külçe külçe altın saklı olduğunu

farkettim. Malikanenin sahibi bu kadar açgözlü olduğu için ve kendisine verilmiş şans sayesinde edindiği zenginliğin bir parçasını bile paylaşmaya

yanaşmadığı için, ben de o deliği öyle bir kapatıp mühürledim ki artık arayıp bulsa da açamaz. Ve devam etmiş:

Sonra, dün gece biz çiftçi ailesinin yatağında uyurken, Ölüm Meleğinin o çiftçinin karısını almaya geldiğini gördüm.Ben de onun yerine Ölüm Meleğine ineği

verdim. Yaşlı Melek, gülümseyerek bir kez daha eklemiş:

Herşey, her zaman, göründüğü gibi değildir.

Bazen, işler istediğimiz gibi sonuçlanmadığında, aslında bizim de başımıza gelen tam da budur işte. Eğer inanıyorsanız, yapmanız gereken şey sadece, her sonucun her zaman sizin lehinize olduğuna güvenmektir.

Bunun böyle olduğunu, ancak belirli bir zaman sonra öğrenebilecek olsanız bile

Bazı insanlar, Hayatımıza girerler Ve çabucak çıkarlar..

Bazıları ise, Dostumuz olur Ve bir süre orada kalırlar..

Yüreklerimizde O güzel ayak izlerini bırakarak..

Ve bu, İyi bir dost kazandığımız için,

Bir daha asla Eskisi gibi olmayacağız demektir!

Dün, tarih oldu.

Yarın, bir gizemdir.

Bugün ise bir armağan.

Bu yüzden İngilizcede present, hem şu an hem de armağan anlamına gelir!

Bence bu çok özel bir şey ..... her anı doyasıya yaşayın ve tadını çıkarmaya bakın ...

Hayat, bir kostümlü prova değildir!

Bil ki tam şu anda;

birisi seni düşünüyor.

birisi sana değer veriyor.

birisi seni özlüyor.

birisi seninle olmak istiyor.

birisi senin başının belada olmadığını umuyor.

birisi ona verdiğin destek için sana minnettar.

birisi elini tutmak istiyor.

Birisi senin adına herşeyin iyi sonuçlanmasını ümit ediyor.

birisi senin mutlu olmanı istiyor.

birisi senin onu bulmanı diliyor.

birisi senin başarılarını kutluyor.

birisi sana bir armağan vermek istiyor.

birisi SENİN bir armağan olduğunu düşünüyor.

birisi seni seviyor.

birisi senin gücüne hayranlık duyuyor.

birisi seni düşünüyor ve gülümsüyor.

birisi üzerinde ağladığın omuzun kendi omzu olmasını istiyor.

Kimseden umutlarını almayın. Sahip olduğu tek şey bu olabilir


Bu yazi gercekten güzel Keske okusaniz   okey:) ;)

f_tuba26

keske gelmez olaydim bugurbet ellere ah keskem ah,,vatanim ahhhh :embarassed:

peppa

iyiki gelmissin vataninin degerini cok daha iyi anlamissin  ::)

f_tuba26

Alıntı yapılan: peppa - Aralık 19, 2008, 05:05:28 ÖS
iyiki gelmissin vataninin degerini cok daha iyi anlamissin  ::)
ooo nedemk peppa hemde nasil ya degeride anlasilir vatanin deligibide özlenir..burda vatan :embarassed:

kirsehir7

Alıntı yapılan: f_tuba26 - Aralık 19, 2008, 04:58:40 ÖS
keske gelmez olaydim bugurbet ellere ah keskem ah,,vatanim ahhhh :embarassed:

ahhhh ahhhh aynen  :cryla:

ATAAN

Metrodaki kemancı...

Soğuk bir Ocak sabahı, bir adam Washington DC'de bir metro istasyonunda, kemanla 45 dakika boyunca altı Bach eseri çalar. Bu süre içinde, çoğu işe yetişme telaşındaki yaklaşık bin kişi kemancının önünden geçip, gider.

Kemancı çalmaya başladıktan ancak üç dakika kadar sonra, ilk kez orta yaşlı bir adam kemancıyı fark edip, yavaşlar ve birkaç saniye sonra da gitmek zorunda olduğu yere yetişmek üzere yine hızla yoluna devam eder..

Kemancı ilk bir dolar bahşişini bundan bir dakika kadar sonra alır. Bir kadın yürümesine ara vermeksizin parayı kemancının önüne koyduğu kaba atarak, hızla geçer, gider.

Birkaç dakika sonra, bir başka adam duraklayıp, eğilerek dinlemeye başlar ancak saatine göz attığında işe geç kalmamak için acele ettiğini belirten ifadelerle hızla yoluna devam eder.

En fazla dikkatle duran ise üç yaşlarında bir oğlan çocuğu olur. Annesinin çekiştirmelerine rağmen, çocuk önünde durur ve dikkatle kemancıya bakar. En sonunda annesi daha hızlı, çekiştirerek çocuğu yürümeye zorlar. Oğlan arkasına dönüp dönüp kemancıya bakarak, çaresizce annesinin peşinden gider. Buna benzer şekilde birkaç çocuk daha olur ve hepsi de anne, babaları tarafından yürümeye devam için zorlanarak, uzaklaştırılırlar.

Çaldığı 45 dakika boyunca kemancının önünde sadece 6 kişi, çok kısa bir süre durur. 20 kişi duraklamadan, yürümeye devam ederek, para verir. Kemancı çaldığı süre içinde 32 dolar toplar. Çalmayı bitirdiğinde ise sessizlik hakim olur ve kimse onun durduğunu fark etmez, alkışlamaz.

Hiç kimse onun dünyanın en iyi kemancısı Joshua Bell olduğunu ve elindeki 3,5 milyon dolarlık kemanla, yazılmış en karmaşık eserleri çaldığını anlamaz. Oysa Joshua Bell'in metrodaki bu mini konserinden iki gün önce Boston'da verdiği konser biletleri ortalama 100 dolara satılmıştı...

Bu gerçek bir hikayedir ve Joshua Bell'in öylesine bir kılıkla metroda keman çalması, Washington Post gazetesi tarafından algılama, keyif alma ve öncelikler üzerine yapılan bir sosyal deney gereği kurgulanmıştır. Sorgulanan şeyler; sıradan bir yerde, uygunsuz bir saatte güzelliği algılayabiliyor muyuz? Durup ondan keyif alıyor muyuz? Beklenmedik bir ortamda, bir yeteneği tanıyabiliyor muyuz? İdi...

Bu deneyden çıkarılacak kıssadan hisse ise, dünyanın en iyi müzisyeni, dünyadaki en iyi müziği çalarken, önünde durup, dinleyecek bir dakikamız dahi yoksa bir anlam ifade etmiyor.

Bu sonuca tamamiyle katılmakla birlikte bir ekleme yapmak istiyorum.

Yaşadığımız onca şey içinde yeterince odaklanmayarak ya da ilgi göstermeyerek yaşamda bize gelen pek çok fırsatı ve güzelliği (farkında olmadan) kaçırıyoruz galiba….! Ne dersiniz ?

gece

Yaşadığımız onca şey içinde yeterince odaklanmayarak ya da ilgi göstermeyerek yaşamda bize gelen pek çok fırsatı ve güzelliği (farkında olmadan) kaçırıyoruz galiba….! Ne dersiniz ?

Cok haklisiniz Ataan bey cogu zaman gözümüzün önündeki güzelligi farkedemeyiz avuclarimizdan kayip gider...
Giderde canimiz yandiginda anlariz bu gercegi NE YAZIKKI ...


TESEKKÜRLER muhtesem paylasimlariniz icin ...

ATAAN

Inatla Kendilerini Üzmeye Calisan Arkadaslara Ithaf Ediyorum Bu Paylasimimi :)

gece

Keske hayati oldugu gibi kabullenip güzel taraflarini yakalamak ve MUTLU olmak konusunda INAT etsek degilmi ...? okey:) ya:)

ATAAN

IYI KI Burda Birbirimizle Hayatin Guzelliklerini Paylasabiliyoruz Inatla... :)