Hiç bu kadar sevildiniz mi ??????????

Başlatan uffaq, Ocak 16, 2009, 05:24:00 ÖS

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

uffaq

>>Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez.... Biri

>>tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan

>>sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha

>>karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan,

>>aynı otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç...

>>Birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları biraz

>>zaman aldı ama sonunda başardılar. İkisi de her sabah

>>otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında.

>>Delikanlı arkadaşında kaldığı için o duraktan

>>binmişti otobüse, kız ise ablasında.... Sırf

>>birbirilerini görebilmek için, her sabah erkenden

>>evlerinden çıkıp, şehrin öbür ucundaki o durağa,

>>onların durağına geldiklerini, gülerek itiraf ettiler

>>bir süre sonra...

>>

>>Okullarını bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem

>>de çok mutlu... Bazen işsiz, bazen parasız kaldılar

>>ama öylesine sıkı kenetlenmişti ki yürekleri ve

>>elleri hiçbir şeyi umursamadılar. Ayın sonunu zor

>>getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir

>>mimar olduklarında da hep mutluydular. Zaman aşımına

>>uğrayan, alışkanlıklara yenik düşen, banka hesabında

>>para kalmadığı için ya da tam tersine o hesabı daha da

>>kabarık hale getirmek uğuruna bitip-tükeniveren

>>sevgilerden değildi onlarınki... Günler günleri,

>>yıllar yılları kovaladıkça sevgileri de büyüdü,

>>büyüdü... Tek eksikleri çocuklarının olmamasıydı.

>>Zorlu bir tedavi sürecine rağmen çocuk sahibi

>>olmayınca, 'bütün mutlulukların bizim olmasını

>>beklemek, bencillik olur' diyerek devam ettiler

>>hayatlarına. Çocuk yerine, sevgilerini büyüttüler...

>>'Senin için ölürüm' derdi kadın, sımsıkı sarılıp

>>adama ve 'Hayır, ben senin için ölürüm' diye yanıt

>>verirdi hep...

>>

>>Bazen eve geldiğinde, aynanın üzerinde bir not görürdü

>>kadın, 'Bir tanem, kütüphanenin ikinci rafına bak....'

>>Kütüphanenin ikinci rafında başka bir not olurdu,

>>'Mutfaktaki masanın üzerine bak ve seni çok sevdiğimi

>>sakın unutma' Mutfaktaki masadan, salondaki dolaba

>>sevgi dolu notları okuya okuya koşturan kadın, sonunda

>>kimi zaman bir demet çiçek, kimi zaman en sevdiği

>>çikolatalar, kimi zaman da pahalı armağanlarla

>>karşılaşırdı... Aldığı hediyenin ne olduğu önemli

>>değildi zaten....

>>

>>Hayat ne kadar hızlı akarsa aksın, işleri ne kadar

>>yoğun olursa olsun hep birbirlerine ayıracak zaman

>>buluyorlardı bulmasına ama kırklı yaşların ortalarına

>>geldiklerinde, daha az çalışmaya karar verdiler. Adam,

>>hastaneden ayrıldı ve muayenehanesinde hasta kabul

>>etmeye başladı. Kadın da mimarlık bürosunu kapadı ve

>>sadece özel projelerde görev aldı. Artık daha fazla

>>beraber olabiliyorlardı. Bir gün sahilde dolaşırken,

>>harap durumda bir ev gördü kadın, üzerinde 'satılık'

>>levhası asılı olan. 'Ne dersin, bu evi alalım mı?'

>>dedi adama. 'Bu viraneyi yıktırır, harika bir ev

>>yaparız. Projeyi kafamda çizdim bile. Kocaman terası

>>olan, martıları kahvaltıya davet edeceğimiz bir deniz

>>evi yapalım burayı...' 'Sen istersin de ben hiç hayır

>>diyebilirmiyim?' diye yanıt verdi adam. 'Amerika'daki

>>tıp kongresinden döner dönmez ararım emlakçıyı... Kaç

>>para olursa olsun, burası bizimdir artık....'

>>

>>Sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde,

>>ayrılmaları zor oldu adam Amerika'ya giderken. Her

>>gün, her saat konuştular telefonla. Gözyaşları içinde

>>kucaklaştılar havaalanında. Fakat birkaç gün sonra,

>>kocasında bir tuhaflık olduğunu fark etti kadın.

>>Eskisi kadar mutlu görünmüyor, konuşmaktan

>>kaçınıyordu. Onu neşelendirmek için, sahildeki evi

>>hatırlattı ve çizdiği projeyi verdi kadın ama hiç

>>beklemediği bir cevap aldı: 'Canım, o ev bizim

>>bütçemizi aşıyor. Sen en iyisi o evi unut...'

>>

>>Mutsuzluk, mutluluğun tadına alışmış insanlara daha da

>>acı, daha da çekilmez gelir. Kadın, hiç sevmedi bu

>>beklenmedik misafiri. Derdini söylemesi için yalvardı

>>adama, 'Senin için ölürüm, biliyorsun, ne olur anlat'

>>diye dil döktü boş yere... Yıllardır sevdiği adam,

>>duyarsız ve sevgisiz biriyle yer değiştirmişti sanki.

>>Ona ulaşmaya çalıştıkça, beton duvarlara çarpıyordu

>>kadın, her çarpmada daha fazla kanıyordu yüreği...

>>

>>Bir gün, çocukluğunun, gençliğinin ve bütün hayatının

>>birlikte geçtiği arkadaşına dert yanarken, 'Artık

>>dayanamıyorum, sana söylemek zorundayım' diye sözünü

>>kesti arkadaşı. 'O, seni aldatıyor. İş yerimin tam

>>karşısındaki restoranda genç bir kadınla yemek yiyiyor

>>her öğlen. Sonra sarmaş dolaş biniyorlar arabaya....'

>>'Sus, sus çabuk, duymak istemiyorum bu yalanları' diye

>>bağırdı kadın. Onca yıllık arkadaşını, kendisini

>>kıskanmakla suçladı.... Ertesi gün, öğle vakti o

>>restoranın hemen karşısında bir köşeye sindi sessizce

>>ve peri masallarının sadece masal olduğunu anladı...

>>Kocasının eskiden aynı hastanede çalıştığı genç çocuk

>>doktorunu tanıdı hemen. Bazen evlerinde ağırladıkları

>>kadına nasıl sarıldığını gördü adamın...

>>

>>Akşam kocası eve gelir gelmez, bazen bağırıp, bazen

>>ağla*****, bazen ona sımsıkı sarılıp bazen de

>>yumrukla***** haykırdı suratına her şeyi. İnkar etmedi

>>adam. Zamanla duyguların değişebildiği, insanların

>>orta yaşa geldiklerinde farklılık aradığı gibi bir

>>şeyler geveledi ağzında ve bavulunu alıp gitti evden.

>>Kapıdan çıkarken, 'son bir kez kucaklamak isterim

>>seni' diyecek oldu ama kadın, 'defol' dedi nefretle...

>>

>>İlk celsede boşandılar... Modern bir aşk hikayesinin

>>böyle son bulmasına kimse inanamadı. Arkadaşlarının

>>desteğiyle ayakta kalmaya çalıştı kadın. Adamın,

>>sevgilisiyle birlikte Amerika'ya yerleştiğini öğrendi.

>>Bazen yalnız kaldığında, onu hala sevdiğini

>>hissedince, ağlama nöbetleri geçiriyor, aşkın yerini,

>>en az onun kadar yoğun bir duygu olan nefretin alması

>>için dua ediyordu.

>>

>>Aradan bir yıl geçti... Her şeyin ilacı olduğu

>>söylenen zaman bile, kadının derdine çare olamamıştı.

>>Bir sabah, ısrarla çalan zilin sesiyle uyandı. Kapıyı

>>açtığında, karşısında o kadını gördü. 'Sen, buraya ne

>>yüzle geliyorsun' diye bağırmak istedi ama sesi

>>çıkmadı. 'Lütfen, içeri girmeme izin ver, mutlaka

>>konuşmamız gerekiyor.' dedi genç kadın. Kanepeye

>>ilişti ve zor duyulan bir sesle konuşmaya başladı:

>>'Hiçbir şey göründüğü gibi değil aslında. Çok üzgünüm

>>ama o bir saat önce öldü. Geçen yıl Amerika'daki

>>kongre sırasında öğrendi hastalığını ve yaklaşık bir

>>senelik ömrü kaldığını. Buna dayanamayacağını, hep

>>söylediğin gibi onunla birlikte ölmek isteyeceğini

>>biliyordu. Seni kendinden uzaklaştırmak için, benden

>>sevgilisi rolünü oynamamı istedi. Ailesine de haber

>>vermedi. Birlikte Amerika'ya yerleştiğimiz yalanını

>>yaydı. Oysa ilk karşılaştığınız otobüs durağının

>>karşısında bir ev tutmuştu. Tedavi görüyor ve

>>kurtulacağına inanıyordu ama olmadı. Gece fenalaşmış,

>>bakıcısı beni aradı, son anda yetiştim. Sana bu

>>kutuyu vermemi istedi...'

>>

>>Gözlerinden akan yaşları durduramayacağını biliyordu

>>kadın. Hemen oracıkta ölmek istiyordu. Eline

>>tutuşturulan kutuyu açmayı neden sonra akıl edebildi.

>>İtinayla katlanmış bir sürü kağıt duruyordu kutuda.

>>İlk kağıtta, 'Lütfen bütün notları sırayla oku bir

>>tanem' diyordu... Sırayla okudu; 'Seni çok sevdim',

>>'Seni sevmekten hiç vazgeçmedim', 'Senin için ölürüm

>>derdin hep, doğru söylediğini bilirdim.' 'Fakat benim

>>için ölmeni istemedim' 'şimdi bana söz vermeni

>>istiyorum.' 'Benim için yaşayacaksın, anlaştık mı?'

>>son kağıdı eline alırken, kutuda bir anahtar olduğunu

>>gördü kadın... Ve son kağıtta şunlar yazılıydı:

>>'Sahildeki evimizi senin çizdiğin projeye göre

>>yaptırdım. Kocaman terasta martılarla kahvaltı

>>ederken, ben hep seni izliyor olacağım..


utanan:) utanan:) utanan:) utanan:) utanan:) utanan:)

f_tuba26

kim bukadar sevildi acaba ???emegine saglik uffag...


...mystery...

bu konu vardı ama yinede çok sağol uffaq :'( :'( :'( keşke herkes biribirini bu kadar sevebilse.... :'(

mub@rek

Aslinda cok uzun olunca okumayi sevmiyorum ama bunu okudum, güzelmis. ;)

kirsehir7

 :cryla: :cryla: :cryla: :cryla:

böyle bi insan iciin bende ölürdümmm yaaa  :cryla: :cryla:

3,14

Alıntı yapılan: f_tuba26 - Ocak 16, 2009, 05:33:09 ÖS
kim bukadar sevildi acaba ???emegine saglik uffag...

--> Bu kadar sevilen birini cok iyi taniyorum... Adi O ile basliyor... Ama o, onu bu kadar cok seveni cok üzüyor.. offoff:) offoff:) offoff:) offoff:) offoff:) :cryla: :cryla: :cryla: :cryla: :cryla: :cryla:

...mystery...

Alıntı yapılan: 3,14 - Ocak 19, 2009, 01:01:51 ÖS
--> Bu kadar sevilen birini cok iyi taniyorum... Adi O ile basliyor... Ama o, onu bu kadar cok seveni cok üzüyor.. offoff:) offoff:) offoff:) offoff:) offoff:) :cryla: :cryla: :cryla: :cryla: :cryla: :cryla:

o kişinin adı ONUR olmasın :) eğer sensen onur abi sen mi üzdün sevgiyi.. :-\ yada o mu seni üzdü.... :-\ neden üzüyosunuz birbirinizi.... :-[ :-[ :-[ üzmeyin birbirinizi kıyamam ben size.... :'( :'(

3,14

Alıntı yapılan: ...mystery... - Ocak 19, 2009, 05:50:36 ÖS
o kişinin adı ONUR olmasın :) eğer sensen onur abi sen mi üzdün sevgiyi.. :-\ yada o mu seni üzdü.... :-\ neden üzüyosunuz birbirinizi.... :-[ :-[ :-[ üzmeyin birbirinizi kıyamam ben size.... :'( :'(

--> Ben ben  ::) :cryla: :cryla: :cryla: :cryla: :cryla: :cryla:

...mystery...


3,14


...mystery...


SEVGI-40

ben ben burdakinden cok cok fazla sevdim cok sevdim ama gel görki o beni benim onu sevdigim kadr sevmemis napalim cani sagolsun  :angel:

...mystery...

Alıntı yapılan: SEVGI-40 - Ocak 19, 2009, 11:49:49 ÖS
ben ben burdakinden cok cok fazla sevdim cok sevdim ama gel görki o beni benim onu sevdigim kadr sevmemis napalim cani sagolsun  :angel:
:cryla: :cryla: :cryla:

esma 41

Kusura bakmayin ama bence bu ask degildir.

Sartlar ne ve nasil olursa olsun seven bir insan  sevdigini herzaman yaninda ister.
Iyi veya kötü günde .
Oysa bu adam kendi kararlarini yalniz basina verirken ,esinin yapmasi gerekenlere izin vermeyerek onada saygi göstermiyor.

Bu sevgimidir  ?

Kendisini sogutmaya calisan bir insan , neden sonradan böyle bir mektup yollar anlamis degilim.
Haaa sahildeki evi unutmusum.  ::)

NİLSENAM

Alıntı yapılan: esma 41 - Şubat 05, 2009, 07:44:41 ÖSKusura bakmayin ama bence bu ask degildir.

Sartlar ne ve nasil olursa olsun seven bir insan  sevdigini herzaman yaninda ister.
Iyi veya kötü günde .
Oysa bu adam kendi kararlarini yalniz basina verirken ,esinin yapmasi gerekenlere izin vermeyerek onada saygi göstermiyor.

Bu sevgimidir  ?

Kendisini sogutmaya calisan bir insan , neden sonradan böyle bir mektup yollar anlamis degilim.
Haaa sahildeki evi unutmusum.  ::)


bende size katılıyorum esma 41...... okey:) okey:)

zeytin