Ben Okumayacağım..(ama siz okuyun süper)

Başlatan _VeRa_, Mart 10, 2009, 03:39:57 ÖS

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

_VeRa_



                         "BEN OKUMAYACAGIM"‏

Mart ayi gelmisti ama kizim hala okumaya gecmemisti. Odevlerini
> yapmamak icin bir suru bahane buluyordu. Elimden geldigince
> ilgileniyor, calisma sevki kazanmasi icin cabaliyordum. Ancak hicbir
> gelisme yoktu. Adeta inatla okuma-yazma ogrenmemeye calisiyor gibiydi.
> Ogretmenligin kazandirdigi butun deneyimlerimi kullaniyor, hicbirinin
> ise yaramadigini gordukce telasim artiyordu.
> Kizimdan bir yas kucuk oglum ve henuz yedi aylik bebegimden
> calabildigim her dakikayi kizima ayiriyor, ancak ogretmeniyle her
> konustugumda buyuk bir dus kirikligi ile eve donuyordum. 'Kizim acaba
> geri zekali mi' diye dusundugum oluyor, bu dusunceler yuzunden
> beynimin zonklamasini gecirmek icin iki, uc tane agri kesici almak
> zorunda kaliyordum.
> O soguk mart aksaminda, sonmeye yuz tutmus sobanin yaninda,kizima
> heceleri sokturebilmek icin ugrasirken, onun ilgisizligi kalan son
> sabrimida tuketti. Aylarin birikimiyle kizi mi omuzlarindan tutup,
> silktim ve minicik yanagina hatirladikca utandigim' bir tokat attim.
> Yanagi kipkirmizi oldu. Saskin ama kizgin bakti. Aglamamak icin
> minik dudaklarini surekli bukuyor, bakislari kalbimin otelerine dogru
> ok gibi ilerliyordu. Sessizligi bozan ben oldum.
> "Neden? Nazlihan neden? Nicin okumayi ogrenmek icin gayret
> gostermiyorsun? Sen aptal degilsin. Neden kendine aptalmissin gibi
> davranilmasina izin veriyorsun?"
> Bir an durdu, sonra sesinin butun yirticiligi ve kiniyle, "Cunku
> ben okumak istemiyorum" diye haykirdi. Kulaklarima inanamiyordum.
> Yuksek tahsil yapip, iyi bir gelecegi olacagini dusledim biricik
> kizim, benim, ben ogretmen Emine Ozgenc'in kizi "Okumak istemiyorum"
> diye bagiriyordu. Hayal kirikligi ve saskinlik icerisinde "Neden?"
> diye sorabildim. "Cunku ben senin gibi okuyup, ogretmen olup,
> cocuklarimi evde yalniz birakip ise gitmeyecegim, Calismayacagim, Ben
> sadece anne olacagim."
> Kizim konusmuyor, adeta beni tokatliyordu. Basim donuyor, gozum
> karariyor, bu sozlerin gercekten kizima mi ait oldugunu anlamaya
> calisiyordum. Evet bu sozleri bana yedi yasindaki kizim soyluyordu.
> "İnsan simdi bayilmaz da ne zaman bayilir" diye dusundum. Sanki,
> birden, gozlerimin onunde bir sinema perdesi acildi ve aci bir film
> oynamaya basladi. Yozgat'in Nohutlu Tepesi'nde, o her cikisimda hic
> bitmeyecegini dusundugum yokusun basindaki bir turlu isitamadigim evi
> hatirladim. 12 Eylul sonrasi, esimin (bircok insana yapildigi gibi)
> hic
> anlayamadigim bir tarzda ve sebepsizce tutuklanip cezaevine
> goturulusu. Aylarca tutuklu oldugu halde mahkemenin bir turlu
> baslamayisi. Yillarca suren ve benim, esimin neden tutuklandigini
> beraat ettikten sonra bile anlamadigim mahkemeler. Bakamadigim icin
> dokuz aylik oglumu Samsun'a,anneme birakmam. Bakici ve anaokulu
> masraflarini karsilayamadigim icin, iki yasindaki kizimi her gun
> calistigim liseye goturusum. Yavrumun ogretmenler odasinda koltuklarda
> uyuyusu. Uykusunun en derin yerinde calan teneffus ziliyle yavrumun
> firlayip koltuklara oturusu. Sonra mudurun beni cagirip, -"Bak Emine
> Hanim, biliyorum zor durumdasin ama seni goren herkes cocugunu okula
> getirmeye basladi. -Burasi cocuk yuvasi degil
> ki. Bir daha kizini okula getirme" deyisi. O gunden sonra iki bucuk
> yasindaki kizimi o koskoca, o sopsoguk evde, yalniz basina birakip,
> donene kadar kizimi korumasi icin ALLAH'a yalvarislarim.Acikir ve
> susar diye etrafa biraktigim su bardaklari ve yiyecekler. Her aksam
> eve dondugumde yavrumu bir kosede battaniyenin altinda buzusmus
> bulusum.
> -"Yavrum, iyi misin? Korktun mu?" diye sorunca, -"Korktum,
> agladim,agladim, yoruldum, sustum, sonra yine agladim" diyerek boynuma
> sarilisi.Bir film seridi gibi geciyordu gozlerimin onunden. Bir turlu
> filmin sonu gelmiyordu. Nisan sonlarina dogru bir ogle paydosunda eve
> gelmis ve zili calmak zorunda kalmistim.
> O sabah telasla cikarken anahtari evde unutmustum. Ama cok dert
> etmemistim. Nasilsa kizim evdeydi. Kapiyi acardi. Ama acmadi.
> Acmadigi gibi sesinin butun gucuyle "Anne" diyerek agliyordu. "Kizim,
> ben annenim,ac kapiyi" dedikce o "Hayir sen annem degilsin. Sen
> kurtsun. Beni yiyeceksin" diye feryat ediyordu. Ne soyledimse
> inandiramadim. Dinledigi bir masaldan etkilenmisti besbelli. Yavrum,
> minik yavrum korkuyor ve agliyordu. Yarim saat ugrasmis, ikna
> edememistim.
> Yapacagim tek sey vardi. Bir sekilde iceri girmek. Ama nasil? Kapiyi
> kiracak gucum yoktu. Nohutlu Tepesi'nde cilingir ne gezerdi. İcerde
> yavrum feryat figan agliyordu. Neden sonra alt kata inmeyi dusundum.
> Kapiyi acan komsuma bir yandan olaylari anlatiyor, bir yandan balkona
> dogru kosuyordum. Bir sandalye bulup balkona yerlestirdim ve ust
> kattaki evimin balkonuna ulastim. Ben,153 santimlik ufak tefek kadin,
> bir sandalye yardimiyla nasil olup uc metrelik tirmanisi
> gerceklestirerek, ucuncu kattaki evimin balkonuna ulastim. Hala
> anlamis degilim. Sanki gorunmeyen bir el beni yukari cekti.
> Balkonun kapisi pek saglam olmadigindan, kilidi kolayca acip iceri
> kostum. Kizim kapinin dibine oturmus, basini bacaklarinin arasina
> sikistirmis agliyordu. Sarildim, sarildim, sarildim... Goz
> yaslarim onunkiyle karisti. Koynuma buzuldu. Sadece "Annem, annecigim,
> kurt beni yiyecekti" diyebiliyordu. O gun ogleden sonraki ilk dersimi
> kacirdim. Mudurun ikazina ragmen kizimi sinifima goturdum. Once mudur
> muavini, sonra mudur tarafindan azarlandim ama hic cevap vermedim.
> Sadece goz pinarlarimda iki damla yas belirdi. Ve o yaslar mudurun
> birden susup ozur dilemesine sebep oldu.
> Evet bu aci film bitecek gibi degil. Kizimin sesiyle irkildim.
> "Ben okumayacagim. Anne olacagim diye feryat ediyordu. Feryat
> etmiyor sanki beni tokatliyordu. Ona iyi bir anne olamadigimi ve
> bundan
> duydugu rahatsizligi bu sozlerle haykiriyordu yuzume. Hayatimin hicbir
> aninda boylesine bir aci yasamamistim. Hicbir soz yuregimi ve
> bellegimi
> boylesine hirpalamamisti. Kizimin kestane rengi saclarini oksadim.
> Tokadimla kizaran yanagini optum. Basini gogsume bastirdim. Onun
> hafizasinda yer eden butun acilari silmek istiyordum. En dogru, en
> egitici sozleri bulmaliydim. Ama nasil?.. Bu allak bullak beyinle
> nasil?
> Oglece ne kadar kaldik bilemiyorum. Bir ara konusacak gucu
> bulabildim.
> "Kizim, her okuyan kadin calismak zorunda degildir. Sen iyi bir
> anne olmak istiyorsun. Ben de iyi bir anne olmani istiyorum. Ancak,
> okursan,bilgili olursan, iyi bir anne olabilirsin. Calismak zorunda
> degilsin ki.Sen de evde cocuklarina bakar, onlara okuma yazma
> ogretirsin" diye devam eden bircok cumle siraladim pes pese. Kizim
> ikna olmus gorunuyordu. Ertesi gun okuldangeldiginde onu masanin
> basinda Cin Ali kitabini okurken buldum. Kizim,okuyup yazmayi aylar
> once ogrenmis fakat israrla herkesten saklamisti.
> Ogretmeni saskindi. "Nasil olur da bir cocuk, bir gunde bu kadar
> ilerleme kaydedebilir?" diye soruyordu. Bu sorunun cevabi oyle
> uzun ve anlasilmasi oyle guctu ki... O an susmak, en guzel cevapti
> cunku
> bu sorunun cevabini ancak ben ve Nazlihan anlayabilirdik.
> Simdi kizim, Gazi Universitesi'nde isletme okuyor. Anadilini cok iyi
> okuyup, yazdigi gibi iyi derecede İngilizce de biliyor. En onemlisi
> bir kadinin hangi sartlarda olursa olsun calismasi ve ekonomik
> ozgurlugunu elde etmesi gerektigine inaniyor. En guzeli de her
> firsatta "Canim annem diye sarilip yanaklarimdan opuyor. Ben de onun,
> daha once "o utandigim tokatla" kizarttigim yanagindan opmeye ozen
> gosteriyorum.
>
> Emine Ozgenc
 


...mystery...


_VeRa_


...mystery...

beğendim hatta beğenmek ne kelime bayldım.. :-[ çok duygulandım... :-[

zeytin