Nazire
16.07.2006 02:59:52
Adverbien und Partikeln=Belirtec/zarf ve - edat/ilgec
Adverbien ve Partikellerin sonunda cekimler olmuyor
Adverbien Cümle icinde ikl basta olabilir ve Vurguludur
Örnek
Er hat manchmal Recht. - Manchmal hat er Recht.
Hakli oluyor bazen - Bazen hakli oluyor
Partikel ler ise ilk sirada degillerdir ver Vurgusuzdur
Du hast ja Recht.
Sen haklisin (tamam sen haklisin) der gibi oluyor manasi
Adverbial Adjektiv ler yükselendirilir.
Bergsteiger leben gefährlichDagcilar tehlikeli yasiyorlar
Wer lebt gefährlicher?Kim tehlikeli yasiyor?
Rennfahrer leben am gefährlichsten.
Araba yariscilari daha tehlikeli yasiyor
Lokaladverbien=Lokal belirtec/zarfi
Frage: Wo? Frage Wohin? Frage Woher (Rchtung) (Richtung) (Richtung)
Soru: nerede Soru:nereye Soru: nereden
(Yön) (Yön) (Yön)
hier, da, dort hierhin, dahin, dorhin hierher
drinnen, draußen nach drinnen, draußen von drinnen/draußen
unten, mitten, oben nacht unten, oben von unten/oben
links, rechts nach links/rechts von links/rechts
vorn, hinten nacht vorn/hinten von vorn/hinten
überall überallhin von überallher
irgendwo irgendwohin von irgendwoher
nirgends/nirgendwo nirgendwohin nirgendwoher
zu Hause nach Hause, heim von zu Hause
abwärts, aufwärts
vorwärts, rückwärts
Wo gehst du hin? (=Wohin) hin=Bewegung vom Sprecher weg
Nereye gidiyorsun hin=(yön) dogru konusandan dogru hareket etmek
komm mal her! her = Bewegung zum Sprecher
Buraya gel her=buraya konusana dogru hareket etmek
Halk konusmasinda raus deniliyor ama esasinda (heraus, hinaus ) rein (herein, hinein) rauf (herauf, hinauf). burada halari yutuyorlar.
hier=burda da=iste dort=orada hierhin=buraya kadar
dahin=oraya drinnen=iceriye draußen=disariya nach drinnen= iceriye dogru von drinnen=iceriden
unten=asagiya mitten=ortada oben=yukarida nach unten=asagiya dogru von unten=asagidan
links=sol rechts=sag nach links=sola dogru von links=soldan vorn=öne hinten=arkaya nacht vorn =öne
dogru von vorn=önden überall=heryerde überallhin=heryere von überallher=her yerden
irgendwo=herhangi bir yerde irgendwohin=herhangi bir yere von irgenwoher= herhangi bir yerden
nirgends=hicbir yerde nirgendwohin =hic bir yere nirgendwoher=hic bir yerden
zu Hause=evde nach Hause=eve von zu Hause = evden
heim=ev
aybastili ekrem
16.07.2006 18:23:49
Nazire ellerin dert görmesin! Gercekten cok yararli seyler yaziyorsun,bikmadan yorulmadan. Galiba kilavyede bayagi hizlisin bu kadar yaziyi yazdigina göre.
Nazire
17.07.2006 00:25:14
Sagol ekrem, 10 parmak, zamaninda iyiki kursuna gitmisim, suan bayagda isime yariyor.
Nazire
17.07.2006 18:06:02
Temporaladverbien
Vergangen - Gegenwart
Vergangenheit--------------------------------------> Gegenwart
Gecmis Zaman simdiki Zaman
damals kürzlich gerade heute/bugün
ozaman gecenlerde suan jetzt/simdi
früher vor kurzem soeben
eskiden gecenlerde biraz önce
ehemals neulich eben
bir zamanlar gecenlerde demin
(ein)mal gestern bereits
bir kere dün coktan
jemals vorgestern vorhin
hic /hicbirzaman gecengün biraz önce/demin
vorher
önce
Nazire
17.07.2006 20:53:08
Gegenwart - Zukunft =Simdiki Zaman - gelecek/ileri
--------------------------------------------------------------------------------Zukunft
gleich bald zukünftig
simdi yakinda gelecekte
sofot morgen (ein) mal
hemen yarin bir kere
Später/sonra
nachher/sonra
hinterher/ardindan
Nazire
17.07.2006 21:04:37
Baglanti baska bir Zamanazuerst, erst - dann
önce, ilk - sonra
vorher - nachher, hinterher
önce - sonra, ardindan
bisher - da, danach - schließlich
simdiye kadar - o vakit, sonra - sonunda/nihayet
seitdem - inzwischen - zuletz
ozamandan beri - bu arada - sonunda unterdessen
bu arada
Nazire
17.07.2006 21:14:00
cokluk ve tekrarlamaFrage: Wie oft?
Soru: Kac kez
nie, niemals
hic , hic bir zaman manchmal/bazen oft, häufig immer
cok kez, cogunlukla devamli
fast nie, kaum ab und zu meistens, meist immer wieder
neredeyse hic, güclükle ara sira cogunlukla, ekseriye tekrar tekrar
selten öfters fast immer
nadir defalarca neredeyse hep[/b]
täg------------lich sonlari - lich
wöchent.........lich
monat ..............lich
jähr----------------lich
günlük/ günde bir
haftalik/haftada bir
aylik/ayda bir
senelik/senede bir
Montags, dienstags, mittwochs, Sonlari - s
(=jeden Montag, Dienstag, Mittwoch)
morgens, mittags, abends
(=jeden Morgen, Mittag, Abend)
Pazartesi günleri, sali günleri, carsamba günleri
( jeden=her ) Pazartesi, her sali, her carsamba
(her Sabah, her öglen, her Aksam )
Nazire
17.07.2006 21:20:43
Bir an ve Müddet
früh --- spät
erken gec
erst ---- schon
ilk coktan/bile (oldu bile)
lange=uzun ( vor langer Zeit= cok önce bir zaman)
monatelang=aylarca
jahrelang=senelerce
noch = hala
Nazire
05.08.2006 20:42:30
Wollen: Fiil, Yardimci Fiil
haben
Wollen
Örnek : Er wollte die Akte des neuen Mandanten=Müvekkilin dosyalanrini istiyordu
Kavram: Verlangen=arzu/istek
2. Manasi:
Es anlamli: Wünschen, belieben=arzulamak/gidermek
Örnek: Was wünschen Sie zu trinken?=ne icmek arzu edersiniz
Was belieben sie zu speisen=ne yemek arzu edersiniz
Kavram:Möchten
möchten, bevorzugen=istemek/arzu etmek
3 Manasi
Es anlam: Wünschen=arzu etmek
beabsichtigen,bezwecken=amaclamak
Örnek Das Kind wünscht sich, dass bald Sommer ist=Cocuk arzuluyor cok yakinda Yaz olmasini
Er wünschte schnell bedient zu werden=acele servis yapilmasini istiyordu
Kavram: Wünschen
beabsichtigen, abzielen=amaclamak/gaye edinmek
4 Manasi
Es anlami; Verlangen=arzu istek
manasi (etwas=birsey) istemek
Örnek Mein Chef will, dass ich länger bleibe=Sefim daha uzun kalmami istiyor
Er Verlangt von mir, das ich länger arbeite=Benden istiyor daha uzun kalmami
Kavram: wünschen
manalari berechnen, nehmen, postulieren, erwarten, mögen, aushalten
hesaplamak, almak, istemek, beklemek, sevmek, dayanmak
Nazire
08.08.2006 23:14:06
als - dan, den, daha, gibi, iken, olarak gerceksiz karsilastirma
er tut so, als wäre er nicht da gewesen=sanki orada o degildi gibi yapiyor
(an)statt dass Beklendigi gibi olmuyan
anstatt=yerine
Anstatt das er Computerspiele spielt, könnte er uns helfen=Bilgisayar oyunlari yerine bize yardim edebilir
bevor=meden, önce Zaman, temel cümlede islem
cümlecik de islem Soru:nezaman (Wann)
Bevor ich in Karlsruhe ankam, war das Wetter schön=Karlsruheye gelmeden önce hava güzeldi
bis=degin, dek, kadar Zaman: Bir isin Sonu
Soru: bis wann?=nezaman kadar
Warte, bis ich ausrede=benim konusmam bitene kadar bekle
da=burada, cünkü, iste, orada, surada, zira Grund=Sebeb
da siehst du alt aus=burada yasli görünüyorsun
damit=bununla, da, diye, icin, ki, taki Amac
Soru:Wozu?=nicin
damit ich dich sehen kann=seni görebilmem icin
damit ich besser schlafen kann=daha iyi uyuyabilmem icin
ehe=evlilik, evlenme, -meden önce Zeit=zaman
Ehe(bevor=önceden) er umzieht musste er Renovieren
Tasinmadan önce tamir etmek zorundaydi (evi)
falls=eger, sayet, takdirde Bedingung=sart, kosul
Falls (wenn) du nicht da sein solltest, ruf mich bitte an=eger evde olmucak olursan, beni lütfen ara (tel)
nachdem=mademki, sonra, -dikten sonra, duruma göre Zaman
Soru: Wann=nezaman
Nachdem er gegessen hatte, hatte er Schmerzen=yemek yedikten sonra, agrilari vardi
obwohl/obgleich=halde, karsin, ragmen, kabul etmek
Obwohl sich Kemal oft beworben hat, hat sie keine Arbeitstelle gefunden=Kemal okadar müracat ettigi halde, bir is yeri bulamadi
Karsilastirin
Kemal hat sich oft beworben; trotzdem hat er keine Arbeitstelle
Kemal cok kez müracet etti, yinede bir isyeri bulamadi
seit (dem)= ozamandan beri Zaman
bir isin baslamasi
Soru: Seit wann?=nezamandan beri
Seit/Seitdem er eine Arbeitstlle hat, ist er überglücklich=Isyeri buldugundan beri, cok mutlu
so dass=öyleki Folge=devam
Sein Freund verdient genug Geld, so dass er ein Geschäft kaufen kann=Erkek arkadasi yeterince para kazaniyor, is yeri alabilicek kadar
Er verdient so viel Geld, dass er ein Geschäft kaufen kann=O kadar para kazaniyor, Isyeri/dükkan alabilir/alabilicek kadar
sobald=olur olmaz, itibaren gleich danach=hemen sonra
Soru:Wann?nezaman
Sobald er fertig ist gehen wir=biter bitmez gidecegiz
Solange=sürece gleichzeitig=ayni zamanda
Sie fühlt sich nicht wohl, solange sie ihn nicht sieht=kendini iyi hissetmiyor, onu görmedigi sürece
während=esnasinda, sirasinda ayni zamanda
es zamanli
Er spricht, während sie fernsieht=o konusuyor, o televizyon izlerken
weil=cünkü, nitekim, zira Grund=sebeb
Warum bleibt Simone zu Hause- Weil sie krank ist=Simone neden evde kaliyor_ cünkü hasta oldugu icin
wenn Bedingung=kosul, sart
Wenn sie fertig ist=werden wir endlich gehen=bitince nihayet gidecegiz
aybastili ekrem
08.08.2006 23:45:28
Eline saglik Nazire! güzel olmus.
ilhanS
09.08.2006 00:34:33
emegine saglik Nazire,örnekler süper...benim bir sorum olcak,8 temmuz yazili konuda,eine,einer konusunda gecen örnekte;eine liegt auf dem Tisch,örneginde özne olan eine,sifattan yapilmis bir isimmi oluyor?Sifatlardan isim yapma konusunu aciklayabilirmisiniz?
Nazire
09.08.2006 16:33:32
maskulin/erkek maskulin feminin=disi tarafsiz
Der Die Das
N ein Vater ein Mensch eine Mutter ein Kind
A einen Vater einen Menschen eine Mutter ein Kind
D einem Vater einem Menschen einer Mutter einem Kind
G eines Vaters eines Menschen einer Mutter eines Kindes
Nominativ=Yalin Durum
Akkusativ=belirtme Durumu i-hali
Dativ=Yönelme Durumu e-hali
Genitiv=tamlayan Durum in-hali
Yukarda gördügünüz gibi die Artikelinde Nominativ de ve Akkusativ de eine olaraktir, Dativ de ve Genitiv de ise einer olarak degisiyor (der)
einer liegt auf dem Tisch=dikkat ettiyseniz dem kullaniliyor yani Dativ einer=Bir
Umarim yardim eder size, bunlar biraz ezberleme gerektiyor, yoksa bayag zorluk cekiliyor.
Örnek=Nalandan
ADJEKTIVE - Sifat
weiss - beyaz
alt - eski
stark - güclü
nötig - lazim
besetzt;beschäftigt - mesgul
mit Batterie - pilli
farbig,bunt - renkli
heil - saglam
schwarz - siyah
weit,entfernt - uzak
nah - yakin
eine=bir
eine menge=bir cok
eine Ewigkeit=sonsuzluk
eine Frau=bir kadin (die)
ein Mann=bir erkek (der)
ein Kind=bir cocuk (das)
ein umum kavram / Oberbegriff zahlenspezifisch/sayilara özgül
einen
Es kelime vereinen=birlestirmek
Örnek " die beiden Konzenrne vereinigten sich"= iki sirket birlestiler
umum kavram / Oberbegriff = verbinden - baglamak, birlestirmek
Nazire
12.08.2006 21:23:20
Präpositionen=ilgec, edat
ilgec, edat larin cümlede cesitli fonksiyonlari vardir.
yerel, gecici, yardimci fiil, nedensel lerin bir parcasidir ve ifadesidir
Akkusativde, Dativde, Genitivde yer alir .
sich interessieren für=ilgilenmek birsey icin = Dativ
Interessieren Sie sich für das Angebot?=Teklife ilginiz varmi
interessiert sein an= birseye ilgilenmek=Dativ
Ich bin an dem Angebot sehr interessiert=Bu teklife cok ilgim var
Interesse haben an= birseye karsi ilgilenmek, ilgi duymak=Dativ
Ich habe großes Interesse an dem Angebot= Teklife karsi büyük ilgim var
Fiile ait olan Präposition, ilgi zamirinde de yer alir
Das ist eine Reise, für die ich mich sehr interessiere=Bu cok ilgilendigim bir seyahettir
Sorularin bir parcasidir
Für wen interessierst du dich?=hangisine ilgi görüyorsun
wofür interessierst du dich=ne icin ilgi gösteriyorsun veya ne icin ilgi görüyorsun/ilgileniyorsun
Präposition ayrilan fiillerde önekdir
an/kommen
Wir kamen um 10 an=biz 10 da vardik/geldik
ab/fahren
Um 11 sind wir wieder abgefahren=11 de yola ciktik
Präposition sert bir ifadenin bir parcasidir
Zum Glück sind wir bald da='Sansa yakinda orada olucaz/varicaz
Wir sind auf gut Glück losgefahren (=ohne Plan)=
biz sans eseri yola ciktik=(plansiz)
Devami gelicek
Nazire
12.08.2006 22:39:25
PRÄPOSITION MIT DATIV UND AKKUSATIV
WO?(DATIV) WOHIN?(AKKUSATIV)
AN : Yaninda Yanina
AUF : Üstünde Üstüne
HINTER: Arkasinda Arkasina
NEBEN.. Yaninda Yanina (temas yok)
IN : Icinde Icine
UNTER : Altinda Altina
ÜBER : Üzerinde Üzerine (temas yok)
VOR : Önünde Önüne
ZWISCHEN: Arasinda Arasina
***Akkusativte bir yönelis söz konusu,Dativde ise bulunma
WO?(DATIV) WOHIN? (AKKUSATIV)
STEHEN:Ayakta dik sabit durmak STELLEN: Dik olarak koymak
LIEGEN:Yatay durmak LEGEN:Yatay koymak
HÄNGEN:Asili durmak HÄNGEN:Asmak
SITZEN:Oturuyor olmak (SICH)SETZEN:Oturmak
AN : YANINA/YANINDA (ORT/ ZEIT-YER VE ZAMANLA KULLANILIR)
(ORT) AKKUSATIV:
Ich gehe an die Tafel-Tahtanin yanina gidiyorum
Ich hänge das Bild an die Wand-Resmi duvara asiyorum
DATIV:
Ich stehe an dem Fenster-Pencerenin yaninda duruyorum
Das Bild hängt an der Wand-Resim duvarda asili
(ZEIT)
am 30.August beginnt die Sommerferien-30 Agustos da tatil basliyor
PS:an dedigimizde bulundugumuz seyle temas halindeyiz demektir..mesela resim duvarda asili duvarla temas halinde...Neben ve an i birbirinden ayiran özellik budur)
AUF:ÜSTÜNE/ÜSTÜNDE
AKKUSATIV:
Ich lege das Buch auf den Tisch-Kitabi masaya koyuyorum
Ich stelle die Tasche auf den Stuhl-Cantayi sandalyeye koyuyorum
DATIV:
Die Kinder spielen auf der Strasse-Cocuklar caddede oynuyor(caddenin üstünde)
Die Blumen stehen auf dem Tisch-Cicekler masanin üstünde duruyor
PS: auf ve über arasindaki farkta aynidir.Auf temas halindedir
UNTER:ALTINDA/ALTINA
AKKUSATIV:
Ich gehe unter den Balkon-Balkonun altina gidiyorum
DATIV:
Ich stehe unter dem Balkon-Ben balkonun altinda duruyorum
IN:ICINE/ICINDE (ORT/ZEIT-YER VE ZAMANLA KULLANILIR)
(ORT)AKKUSATIV:
Eva geht in die Schule-Eva okula gidiyor
DATIV:
Eva ist in der Schule-Eva okulda
(ZEIT)
In zwei Minuten beginnt die Pause-2 dakika icinde mola basliyor
ÜBER:ÜZERINE/ÜZERINDE
AKKUSATIV:
Wir hängen die Lampe über den Tisch-Lambayi masanin üstüne asiyoruz(tavana)
Das Flugzeug fliegt über die Stadt-Ucak sehrin üzerine ucuyor
DATIV:
Die Lampe hängt über dem Tisch-Lamba masanin üstünde asili
Das Flugzeug fliegt über der Stadt-Ucak sehrin üzerinde ucuyor
HINTER:ARKASINA/ARKASINDA
AKKUSATIV:
Gehen Sie hinter das Haus-Evin arkasina gidiniz
Ich stelle mein Fahrrad hinter das Haus-Bisikletimi evin arkasina koyuyorum
DATIV:
Der Garten ist hinter dem Haus-Bahce evin arkasinda
Das Fahrrad steht hinter mir-Bisiklet arkamda
VOR:ÖNÜNE/ÖNÜNDE (ORT/ZEIT-YER/ZAMAN)
(ORT)AKKUSATIV:
Ich fahre vor die Garage-Garajin önüne sürüyorum
Ich stelle meine Schuhe vor die Tür-Ayakkabilarimi kapinin önüne koyuyorum
DATIV:Mein Wagen steht vor der garage-Arabam garajin önünde
Die Schuhe stehen vor der Tür-Ayakkabilar kapinin önünde
(ZEIT)
Ich war vor 3 Jahre in Italien-3 yil önce italyadaydim
Bitte Kommen Sie vor 5 Uhr-Lütfen saat 5 den önce gelin
NEBEN:YANINA/YANINDA
AKKUSATIV:
Er setzt sich neben mir-O yanima oturuyor(oturma eylemini yapiyor)
DATIV:
Er sitzt neben mir-o yanimda oturuyor(o uzun süredir yanimda oturuyor)
ZWISCHEN:ARASINA/ARASINDA
AKKUSATIV:
Legen Sie das Heft zwischen die Bücher-Defteri kitaplarin arasina koyunuz
DATIV:
Das Heft liegt zwischen den Büchern-Defter kitaplarin arasinda
Alinti nalandan