helebirgel! 18.06.2011 16:02:32
netalmanca 18.06.2011 21:39:01
helebirgel! 19.06.2011 01:09:10
Alıntı yapılan: netalmanca - Haziran 18, 2011, 09:39:01 ÖS
merhaba,
öncelikle dass ile başlayayım. 1. -dass- kesinlikle -diye- anlamı taşımaz. -dass- bağlacının olduğu cümle Nebensatz( yan cümledir) dolayısıyla fiil en sonda yeralır. yan cümle olduğuna göre bir de anacümle(Hauptsatz) var demektir. işte dass bu iki cümleyi birbirine bağlar, görevi budur, -diye- anlamı taşımaz. ve geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman farketmez. Önemli olan ne demek istediğinizdir ve bunu iki cümleyle anlatmaya çalışırken aşağıdaki örneklerde olduğu gibi kullanmanız gerekir.
.
Örnek vermek gerekirse mesela : Senin bugün geleceğini, söyledim. Ich habe gesagt, dass du heute kommst.
Annem bana para verdiğini unuttu. Meine Mutter hat vergessen, dass sie mir Geld gegeben hat.
Ayşe'nin hasta olduğunu bilmiyorum. Ich weiss nicht, dass Ayşe krank ist.
Yarın yağmur yağacağına inanıyorum. Ich glaube , dass es morgen regnet.
Bu konuyu iyi anladığına eminim. Ich bin sicher, dass du dieses Thema gut verstanden hast.![]()
-diye- nin ise iki anlamı vardır. 1. damit, 2. um ......... zu
bu iki bağlacın farkı um....zu da özne aynı şahıstır.
örnek: Ich rufe meine Freunde an, damit sie mich von zu Hause abholen. 1. cümlede özne ich, 2. de ise sie.
um ....zu da ise hep aynı özne vardır. örnek: Ich gehe zum Kurs, um Deutsch zu lernen.
-wenn- ise şart bildiren yan cümledir.
Wenn du kommst, werde ich dich sehen. Eğer gelirsen seni göreceğim demektir. şart koşuyor.
Aynı anlama gelen -falls- var. Bu da yan cümlede kullanılır. Ama buradaki fark şudur: şart kesinleşmemiştir.
Falls du heute kommst, bring bitte einen Kuchen mit. Eğer bugün gelirsen pasta getir
yani bize geldiğinde seni göreceğim.. ve bize geldiğinde seni gördüm farklı bağlaçlarla kurulması lazm..
ama acıklamanız cok güzeldi yine de cok teşekkürler
netalmanca 19.06.2011 11:10:55
deutschland_98 19.06.2011 16:59:53

deutschland_98 19.06.2011 17:02:06
helebirgel! 19.06.2011 17:45:57
Alıntı yapılan: netalmanca - Haziran 19, 2011, 11:10:55 ÖÖ
merhaba,
arkadaşınızın itiraz etmesi -dass- için değil o cümlenin anlamı itibariyle öyle demiş. Siz seni tanıdığıma çok sevindim demek istiyorsunuz, çünkü Türkçede öyle denir, ama Almanlar bunu geçti gitti, bitti, geçmişte öyleydi gibi anlar ve şöyle cümle kurarlar aynı hissi ifade etmek için: Seni tanıyorum diye çok mutluyum. Almanlar bazı şeyleri bizim gibi ifade etmez, yani Siz Türkçe düşünmüşsünüz o cümleyi kurarken ama Almanca öyle denmez. Sizde anladığım kadarıyla sorun şu: Almanya'da yaşamanız lazım bazı şeylerin öğrenilmesi için ve Alman hocalardan ders almanız lazım. Yani dass, wenn ve diğer bağlaçları grammatik olarak anlamışsınız fakat -Sinn- der anlamlar yani his, anlam, mana boyutunda problem var, bunun içinde orada yaşamak gerekiyor maalesef. Çünkü Almanca düşünmeniz gerek Almanca konuşurken. İnanın bu çok önemli.

helebirgel! 19.06.2011 17:51:12
Alıntı yapılan: deutschland_98 - Haziran 19, 2011, 04:59:53 ÖS
Öncelikle dass bağlacını açıklayacağım. Dass "ki, -e rağmen" anlamındadır. Mesela;
Ich sah so etwas nicht dass ich 70 Jahre alt bin.
70 yaşında olmama rağmen böyle bir şey görmedim.
Cümle yanlış olabilir ama anlamı böyle.
WENN vs. ALS
Wenn ingilizcedeki "if" ile aynı anlamdadır. ,
Wenn, du Krank bist, gehst du sofort nach Haus.
Hastaysan evine git.
Als ise ingilizcedeki "when" bağlacıyla aynı anlamdadır.
Als geçmiş zamanı belirtir.
Als, du kamst, beginnt es regnen.
Sen geldiğin zaman yağmur başladı.
Futur II
miş li gelecek zaman nasıl yapılıyor diye sormuşsun.
werden + patizip Perfekt+sein
Ich werde gekommen sein.
Hep sein dır.
Eğer "wenn" konusunda daha fazla bilgi edinmek istersen "indikativ und Kojunktiv" diye yazarsan bulursun
netalmanca 19.06.2011 19:36:12
helebirgel! 19.06.2011 19:53:49
Alıntı yapılan: netalmanca - Haziran 19, 2011, 07:36:12 ÖS
merhaba,
çok özür dilerim ama -dass- ın rağmen anlamı yoktur. Gaiba Siz'e de yanlış aktarmışlar.
Kimseyi kırmak ya da tenkit etmek niyetinde değilim fakat eğer böyle kalırsa böyle öğrenilir diye dayanamadım, açıklayayım dedim.
Saygılar...
deutschland_98 19.06.2011 21:12:19
Bu ararda teşekkürler arkadaşlar, yanlışımı düzelttiğiniz için.
netalmanca 19.06.2011 22:05:42
helebirgel! 24.06.2011 16:19:07
netalmanca 24.06.2011 17:28:56
helebirgel! 24.06.2011 20:49:18
Alıntı yapılan: netalmanca - Haziran 24, 2011, 05:28:56 ÖS
merhaba,
-zu- bir fiilden bahsederken onu etmeye yapmaya anlamında kullanılır.
Ve bazı fiiller özellikle -zu- ile kullanılır.
Beispiel: Du brauchst nicht Angst zu haben. (Korkmana gerek yok.)
Ich versuche abzunehmen. (Kilo vermeye çalışıyorum.)