Tartışmaların bu şekilde sonuçlanması gerçekten üzücü.Keşke bir kaç kişinin tartışması ile konu aydınlatılacaksa neyse.Ortada aydınlanan hiç bir şey yokken daha kötüsü daha bir garip hale getirilen bu uyduruk soruşturma nedeniyle birbirimize düşman olup, kırıcı olmamıza gerek yok.Sadece ortada bir takım gariplikler,çelişkiler,tuhaflıklar var.Bunları tarafsız gözle değerlendirmek,dile getirmek yerine zaten yapılması planlanan bir tarafı peşin suçlu göstermek,diğer tarafı da sütten çıkmış ak kaşık gibi göstermek oyununa bu kadar kolay düşme gibi zihinsel acizliğe uğramamak,Allahın bir insana verdiği en büyük lütuf olan aklın gereğidir.
Neyse gelelim son gelişmelere.
Sayın Başbakanımız, partisinin ilçe kongrelerinde Almanya'daki "Deniz Feneri" soruşturmasında adı geçtiği iddiasını yazdığı gerekçesiyle Doğan medyasını boykot etmesi konusunda halka çağrı yapıyor.Bende şahsen Başbakanımızın kendi insanının yardıma muhtaç insanlara verilmek üzere bağışladığı paraların kendi partisinin giderlerinde kullanılmak üzere aldığına inanmıyorum.Ama ortada Alman savcılarının ve Mahkemesinin verdiği öyle hafife alınmayacak tespitler var.Başbakanın şahsını değil de lideri olduğu Partisini doğrudan ilgilendiren şeyler.Daha önceki bir yazımda şu yalama Kanal 7'deki bir haber spikerinin Başbakanlık basın sözcülüğüne kadar getirildiği hatta bu padişah soytarılığına soyunan dangalak spikerin Başbakanımızı Hz.Musanın soyuna kadar dayandıran bir dalkavukluk kitabı yazdığını belirtmiştim.şimdi Başbakan,Kanal 7,Soytarılık,Dalkavukluk,Deniz Feneri,Almanya Mahkemesi... hepsini ekleyince çok anlamlı şeyler çıkıyor.

Deniz Feneri ile Ergenekon soruşturması arasında ne benzerlik var diyeceksiniz?Ergenekon soruşturmasında son dönem 2 kez tutuklama olayı yaşandı.Öncekinde bir kaç teğmen ve askeri okul öğrencisi,sonrakinde bir kanal sahibi,önemli görevler yapmış bir polis şifi tutuklandı.İşin ilgiç yanı tutuklanan teğmenlerden birisinin Güneydoğu'da dağlarda PKK'ya karşı operasyon yaparken apar topar getirtilip,mahkemece "kaçma şüphesi" var diye tutuklanmış.Bu teğmenin avukatının kameralar önündeki açıklaması anlayanlar için bir ibret konuşmasıydı."Teröristle çatışma halinde olup,vatanın korunması görevinden kaçmayan bir asker hiç adaletten kaçar mı?"(Anlaşılan bu teğmeni, hakkındaki her soruşturmada ortadan kaybolan,en son soruşturmada da ABD'ye kaçan şerefsiz hocayla karıştırmışlar.)
Diğer taraftan son dalgada tutuklanan ünlü polis şefi zamanında DGM savcılığına dilekçe ile başvurarak,Emniyet İstihbarat biriminin şu şerefsiz hoca yandaşlarına geçtiğini,bu durumun ülke için son derece sakıncalı olduğunu belirtmiş.(ayrıntıları google de hemde mahkeme tutanaklarında bulabilirsiniz)
Her şey ortada. Almanya Almanya olalı böyle bir sahtekatlık,dolandırıcılık olayı görmemiş diyen Alman hakiminin tespitlerini unutturup halkın tepkisini şu uyduruk Ergenekon soruşturmasına yöneltmek.Aslında şu şerefsiz hocanın oluşumu belki dünya kurulalı görülmemiş sahtekarlık ve dolandırıcılık örneği ya o da yakında ortaya çıkar.Kaç paralık adamlar olduğu,kime ve hangi görüşe köpeklik yaptığı,insanları nasıl kandırdıkları ortaya çıkar.
Devamı var...