anlamli sozler hikayeler

Başlatan sonsuzyolcu0604, Aralık 29, 2008, 04:57:12 ÖS

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

sonsuzyolcu0604

        TOPLAM BORC 14 DOLAR 75 SENT

   Küçük oğlu annesine geldi ve ona kağıdı uzattı. Annesi ellerini önlüğüne kuruladıktan sonra kağıdı okumaya başladı;

   Çimleri biçtiğim için 5 dolar
   Odamı temizlediğim için 1 dolar
   Alışverişe gittiğim için 50 sent
   Küçük kardeşime baktığım için 25 sent
   Çöpü attığım için 1 dolar
   İyi bir karne getirdiğim için 5 dolar
   Bahçeyi temizlediğim için 2 dolar
   ---------------------------
   Toplam borç 14 dolar, 75 sent

   Anne, umutla kendisine bakan oğlunun elinden kağıdı aldı ve kağıdın arka yüzüne şunları yazdı;

   Seni 9 ay karnımda taşıdım BEDAVA
   Hasta olduğunda başında bekledim, elimden geleni yaptım, senin için dua ettim BEDAVA
   Yıllarca değişik nedenlerle senin için gözyaşı döktüm BEDAVA
   Senin için geceler kaygı duyup, uykusuz kaldım BEDAVA
   Oyuncaklarını topladım, yemeğini hazırladım giysilerini yıkadım, ütüledim BEDAVA YAVRUM
   Ve bunların hepsini topladığın zaman gerçek sevginin bedelinin olmadığını görürsün, bedavadır çünkü...

   Oğul annenin yazdıklarını okuyunca gözleri doldu.

   Annesine baktı, "Anneciğim seni seviyorum" dedi ve kalemi alarak bu kağıda

   "HEPSİ ÖDENMİşTİR" yazdı :)



          ASIL FAKİRLİK  ;)

   Günlerden bir gün bir baba ve zengin ailesi oğlunu köye götürdü. Bu yolculuğun tek amacı vardı, insanların ne kadar fakir olabileceklerini oğluna göstermek. Çok fakir bir ailenin çiftliğinde bir gece ve gün geçirdiler.
   Yolculuktan döndüklerinde baba oğluna sordu,
   "insanların ne kadar fakir olabildiklerini gördün mü?"
   "Evet!"
   "Ne öğrendin peki?"
         Oğlu cevap verdi,
   "şunu gördüm: bizim evde bir köpeğimiz var, onlarınsa dört. Bizim bahçenin ortasına kadar uzanan bir havuzumuz var, onlarınsa sonu olmayan bir dereleri. Bizim bahçemizde ithal lambalar var, onlarınsa yıldızları. Bizim görüş alanımız ön avluya kadar, onlarsa bütün bir ufku görüyorlar."
   Oğlu sözünü bitirdiğinde babası söyleyecek bir şey bulamadı. Oğlu ekledi,    "Teşekkür ederim baba, ne kadar fakir olduğumuzu gösterdiğin için!"  :)




sonsuzyolcu0604

ASLA ÇOK GEÇ DEMEYİN.  :)

   Çok geç diye bir zaman yoktur!..

   Okulun ilk günü, ilk derste profesörümüz, önce kendini tanıttı, sonra;
   "Bu yıl, yepyeni bir öğrencimiz var. Çok ilginç biri bakalım bulabilecek misiniz" dedi..
   Ayağa kalkıp etrafa bakmaya başlamıştım ki, yumuşak bir el omzuma dokundu..

Döndüm..

   Yüzü iyice kırışmış bir yaşlı hanımefendi, bana gülümseyerek bakıyordu..
"Ben Rose" dedi..

   "Benim adım Rose, yakışıklı.. 87 yaşındayım. Madem tanıştık seni kucaklayabilir miyim?.

   "Güldüm.. "Tabii" dedim..

   "Hadi sarıl bana.."
   Öyle sımsıkı sarıldı ki" Bu kadar genç ve masum yaşta üniversiteye niye
geldin" diye şaka yaptım..

   Minik bir kahkaha ile yanıtladı: "Buraya zengin bir koca bulmaya geldim.
Evlenip birkaç çocuk doğuracağım. Sonra emekli olup dünya turuna çıkacağım.."
Dersten sonra kantine gidip, birer sütlü çikolata içtik. Hemen arkadaş olmuştuk. Ertesi gün ve ertesi üç ay, sınıftan hep birlikte çıktık ve hep kantinde lafladık.. Öyle akıllı ve öyle deneyimliydi ki, onu dinlemekle, derslerden daha çok şey öğrendiğimi hissediyordum. Sömestre boyunca Rose kampüsün gülü oldu. Nereye gitse etrafı çevriliyor, çok çabuk arkadaş ediniyordu. iyi giyinmeyi seviyor, diğer öğrencilerin ilgisini çekmeye bayılıyordu. Rose hayatını taşıyordu..

   Hepimizden daha canlı, daha dolu yaşıyordu.. Sömestre sonunda, Futbol balosuna davet ettik, Rose'u.. Konuşma yapması için.. Orada bize verdiği dersi unutmama imkan yok.. Konuşmasını önceden hazırlamış ve bir yığın karta kocaman kocaman yazmıştı. Elinde bu deste ile kürsüye yürürken, kartları elinden düşürdü. Konuşma darmadağın olmuştu. şaşkın, biraz da utanmış
mikrofona doğru eğildi..

   "Ne kadar beceriksizim, değil mi?.. Özür dilerim.. Buraya gelmeden önce heyecanım yatışsın diye bir duble viski attırdım. Sonucu görüyorsunuz.. şimdi bu kartları toplasam bile onları yeniden sıraya koymam mümkün değil.. Onun için en iyisi ben size aklımda kalanları söyleyeyim, olur mu?.." Biz kahkahalarla gülerken, o bardaktan bir yudum su aldı ve konuşmasına başladı: "Yaşandığımız için, evlenmekten, oynamaktan, yaşamaktan vazgeçmeyiz.. Evlenmek, oynamak ve yaşamaktan vazgeçtiğimiz için yaşlanırız. Genç kalmanın mutlu olmanın ve başarıya ulaşmanın sadece dört sırrı vardır.. Hergün gülmek ve yaşama katacak mizah bulmak.. Bir rüyanız olmalı mutlak.. Rüyalarınızı kaybettiniz mi, ölürsünüz.

   Etrafımızda dolaşan pek çok kişi aslında ölü ve bundan kendilerinin bile haberi yok.. Yaşlanmakla, büyümek arasında çok büyük bir fark vardır.. Eğer 19 yaşındaysanız ve bir yıl hiçbir şey yapmadan, hiçbir şey üretmeden bir yıl sırtüstü yatarsanız, sadece bir yaş yaşlanır, 20 olursunuz.. Ben 87 yaşındayım ve ben de bir yıl hiçbir şey yapmadan, hiçbir şey üretmeden sırtüstü yatarsam, 88 yaşımda olurum. Herkes bir yılda bir yaş yaşlanır.
   Bunun için özel bir yetenek ya da bilgiye ihtiyaç yoktur. Oysa bir yaş daha büyümek için, mutlak bir şeyler yapmak, üretmek, kendini geliştirecek fırsatları bulmak ve kullanmak gerekir. Asla pişman olmayın.. Biz yaşlılar, genelde yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan pişman oluruz çünkü..

   Ölümden korkan insanlar, pişman olanlardır.. Pişman olmaktan korktukları için hiçbir şey yapmayanlardır.."
   Ders yılı sonunda Rose, yıllarca önce başlayıp, yaşam mücadelesi içinde  ara
vermek zorunda kaldığı üniversiteyi derece ile bitirdi..

   Mezuniyet töreninden bir hafta sonra, uykusunda, huzur içinde öldü.

   Cenaze törenine 2 binden fazla üniversite öğrencisi katıldı.
   "Yapabileceğimiz her şeyi yapmak için asla geç olmayacağını" hepimize hem de nasıl öğreten bu muhteşem kadının anısına layık bir törendi bu.. Rose'un
öğretisi aslında dünyanın bütün üniversitelerinde zorunlu ders olmalıydı:
   
   "Çok geç diye bir zaman yoktur!.."

sonsuzyolcu0604

 DÜSÜNDÜREN CEVAPLAR

LÂF
Lâfı uzatanlara ne yapmak lâzım diye Farabî'ye sormuşlar, şöyle
demiş:
Uzun konuşanı kısa dinlemeli. ;D

EDEPSIZ
Cenap Sehabeddin'e:
* Su edepsize neden bir tokat vurmadın? dediklerinde,
su cevabi
vermiş:
* Eldivenim yoktu, iğrendim. ;D

ELBISE
İngiltere Kralı George ile görüştüğü sırada, Gandi'nin
üzerinde
her
zamanki gibi beyaz örtüsü vardır. Davetten çıkınca bir
gazeteci
sorar:

* Kıyafetiniz, bir kralla buluşmak için yeterli miydi?
Gandi, hiç aldırmadan cevap verir:
* Kral, ikimize de yetecek kadar giyimliydi. ;D

SIIR
Bir semsiye tamircisi, yazmış olduğu şiirlerini
incelemesi için
Seks pir’e gönderdiğinde, ünlü yaza=in cevabi su olur:
* Dostum, siz semsiye yapın, hep semsiye yapın, sadece
semsiye
yapın...

SIPA
Köylü, yeni doğan bir sıpayı kucağına almış evine
dönerken, iki
ortaokul öğrencisi kendisine takılır ve:
* Hayrola amca, derler. Oğlunu nereye götürüyorsun
böyle?Adam, kendine yapılan bu terbiyesizliğe aldırmamış
görünerek
cevap
verir:
* Gittiğiniz okula kaydını yaptıracağım. :D  ;D

VAPUR
Necip Fazil Kisakürek vapurla Karaköy'e geçerken,
yanina biri
yaklasip:
* Üstad, diye sormus. Peygamberlere ne diye gerek
duyuldu, biz
kendimiz yolumuzu bulabilirdik .
Necip Fazıl, okuduğu kitaptan başını kaldırmadan:
* Ne diye vapura bindin ki, cevabini vermiş. Yüzerek
geçsene
karşıya. ;)

KULAK
Küleklerinin büyüklüğü ile ünlü olan Galile'ye
hasimlarindan
biri:
* Üstad, demiş  Kulaklarınız bir insan için biraz
büyük değil mi?
Galile:
* dogru, demis. Benim kulaklarim bir insan için biraz
büyük ama,
seninki de bir esek için fazla küçük sayilmaz mi?  ;D

YAMA
Incili Çavus, Osmanli elçisi olarak Fransa Kralina
gönderildigin de,
elbiselerinin bazi yerlerinde yama varmis. Kral,
bunlari görünce
dayanamayip:
* Bana senden baska gönderecek adam bulamadilar mi?
diye sorunca,
Incili Çavus:
*bu  Osmanlilar, adama göre adam gönderirler, cevabini
vermis. Beni
de sana göndermelerinin hikmeti bu olsa gerek. ;)


MEZAR
Amerikali isadami, Çinliyle alay ederek sormus:
* Mezarlariniza koydugunuz pirinçleri, ölüleriniz ne
zaman
yiyecek?
Çinli, basini kaldirmadan cevap vermis:
* Sizin ölüleriniz, koydugunuz çiçekleri kokladigi
zaman.  ;D

TARIF
Ekrem Hakki Ayverdi, sik sik "nasilsiniz diye soran
bir
arkadasina:
* Uzun boylu, mavi gözlü, cevabinini verirmis.

NAPOLYON
Vaktiyle Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon
Bonapart'i bir
muharebede tenkide kalkisip parmagini haritanın üzerinde
gezdirerek:
* Önce surasini almaliydiniz, sonra buradan geçerek
ötesini
zaptetmeliydiniz, gibi fikirler yürütmeye baslayinca,
Napolyon:
* Evet demis, onlar parmakla alinabilseydi dedigin
gibi yapardim.  ;)


BAYTAR
Bir toplantida, zamane gençlerinden biri güya M.
Âkif'i küçük
düsürmeye çalışıp:
* Afedersiniz, siz baytar misiniz? demis.
M. Âkif hiç istifini bozmada su cevabi vermis:
* Evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?  :haha:

YARIS
Bir ihtiyar, yaslandigi için kendini yormamasini ve
istirahat
etmesini isteyenlere su cevabi vermis:
* Eger bir yarisa katilmis olsaydiniz, hedefinize
yaklastiginizda
yavaslar miydiniz? ;)

sonsuzyolcu0604

GÜZEL YAşAMIN 10 ANAHTARI
   Her ülkenin binlerce atasözü var, özdeyişi var. Bunlar birikimlerin hap halinde ifade edilmiş şekli.Ünlülerin, toplumları etkileyen kişilerin özdeyişleri var, çoğu zaman yazarlar anlatmak istedikleri konuya giriş yaparken "ufuk açma" niyetine alıntı yaparlar.    Philip E. Humbert adlı bir psikiyatri profesörü, "İnsanlara mutlu yaşamın anahtarını 10 kuralda toplayacak olsam, hangi deyişleri seçerdim" diye kapsamlı bir çalışma sonrası bir liste çıkartmış.
   1. Kendini tanı -Sokrat
   Kendi içinde yolculuk yap. Günlük tut. Kalbin, gönlün, vicdanın ne diyor? Neyi öne çıkartıyor? Dünyaya bilinçli bakmanın yolu başta bu iç yolculuktan geçiyor.
   2. Olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol - Mevlana
   Dürüst ol, adil ol, hakça düşün. İçinden gelen sesin öne çıkardığı değerleri koru. Hayatta birşeyleri korumak için ayakta kalmazsan her şey seni düşürür.
   3. En yukarda aşk var - Aziz Paul
   Sesi müziğe dönüştüren aşktır. Aşk olmazsa, sevgi ilişkileri yoksa, ihtimam eksikse hayatın kuru bir daldan farkı kalmaz.
   4. Dünyayı hayal gücü döndürür - Albert Einstein
   Yaptığımız her şey hayal kurarak başlar. Hayat -herkes için- hayalleri gerçekleştirmek ve yapabileceğinin en iyisi, olabileceğinin en güzeli peşinde gitmektir. Bobby Kennedy'nin sözü gibi: Diğerleri dünyaya bakıyor ve "Neden" diye soruyor. Ben bambaşka bir dünya düşünüyor ve "Neden olmasın" diye soruyorum
   5. Fazla güzellik göz çıkarmaz - Mae West
   Güzel hayat doya doya yaşanır. Mutluluk paylaşılır, hayatı sevme hissi coşkuyla beraber gelir. Ruhun müziğinde "Haydi bastır, göster kendini" temposu vardır. Kibir değil, coşku!
   6. Fırsatlar yakalandıkça çoğalır - Sun Tzu
   Başarı cesaret ister, başlangıçtaki cesaret sonradan inanca dönüşür. İnanç insanlığa daha iyi hizmet arzusuna dönüştüğünde fırsatlar yelpazesi yukarı bir seviyede tekrar açılır.
   7. Ya yap ya yapma. Denemek yok! - Yoda (Yıldız Savaşları)
   Hayat seri hareket, karar ve kararlılık gerektirir.Tereddütte kalanlar geride kalır. Hayatın üstüne gitmezseniz hayat sizin üstünüze gelir.
   8. Mükemmellik, ekleyecek bir şey kalmadığında değil, alınacak bir şey kalmadığında oluşur - Antoine de St.Exupery
   Hayatınızı basitleştirin. Basite indirge, indirge, bir kere daha indirge... O zaman ne kalıyor, ona bak. İstekler listenizi kısa tutun. Kısa tutun ki fokus edebilesiniz. Güneş ışığına büyüteç tutmak gibi, odaklamazsanız hayatı yakamazsınız.
   9. Kabiliyet yoksa sanatçı olmaz, ama çalışılmadıkça kabiliyet hiç bir işe yaramaz - Emile Zola
   Ancak akıllı, bilinçli ve odağı şaşmayan çabalar sonrası olası potansiyelin yapabilecekleri gerçekleşir. Elması yontmadıkça elinizde sadece bir taş parçası vardır.
   10. Hayatı yaşamanın iki yolu var. Biri hiçbir şey mucize değilmiş gibi yaşamak... Diğeri her şey mucizeymiş gibi yaşamak - Albert Einstein.
   şükretmeyi unutmamak gerek!  :)  ;)

kirsehir7


mub@rek


Susmak verilmesi en güç cevaptır. Çok konuşan kolay olandır. Sustum ben, İsteyen konuşsun..

mub@rek

Her derdi üstüme alırım ama, bir tek sensizliği içim almıyor.

mub@rek

Ben Sevdamı Kefenledim, Ölsemde bir Ölmesemde. Kurudu Gözümün Yaşı Silsende Bir Silmesende..

mub@rek

Güçlü Olmak Akıllıcadır, Düşmanını Barışa Zorlar.

mub@rek

Anlamli hikayeler;

*Mevlana, müridlerinden biriyle giderken, birkaç köpeğin sarmaş dolaş uyuduklarını görür. Müridi: Güzel bir kardeşlik örneği der. Keşke insanlar da bunlardan ibret alsa. Mevlana, tebessüm ederek karşılık verir. Aralarına bir kemik atıver de gör kardeşliklerini...

*Portekizi 15 yıl idare eden Salazara sordular: Bunca yıl bu halkı nasıl güdebildiniz? Salazar cevap verdi: - Üç şey ile... MÜZİK, EĞLENCE, FUTBOL...

*Mehmet Akif Ersoy’u ilk devre milletvekilliği sırasında ziyerete gelenler, bir takım idareciler hakkında kanaatini sormuşlar. Şu cevabı vermiş: - Memleketten ümidinizi kesmek istemiyorsanız, büyük adamları yakından tanımayınız.

*Falih Rıfkı Atay, " İslamiyet denince burnuma ayak kokusu gelir" dediğinde, yanındaki bir adamdan şu cevabı almış: - Senin burnuna gelen ayak kokusu değil, ciğerindeki ufunetin kokusudur.

*Materyalist öğretmen öğrencisine: - Söyle bakalım Allah nerede? Eğer bilirsen bir portakal vereceğim. Öğrenci: - Siz bana O’nun olmadığı yeri gösterin, ben size bir bahçe dolusu portakal vereyim.

*İngiliz garson Türk müşteriye: - Çanakkale de çok askerimizi öldürdüğünüz için sizleri pek sevmeyiz, deyince. Bizimkinden gayet soğuk kanlı şu cevabı almış: - Orada ne işiniz vardı?

f_tuba26

bazen susmak,konusmaktan cok sey anlatir....

NİLSENAM

SUSMAK KABULLENMEK DEMEKTİR........