şimdi Tam Sırası...

Başlatan ATAAN, Nisan 05, 2009, 02:08:54 ÖS

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

ATAAN

Bilmiyorum siz istediklerinizi ''sırasında '' yapabildiniz mi ?
Ben hiç yapamadım...
Küçükken ; anneannem cebinde taşıdığı bir tomar anahtarla kilerdeki dolapları açtığı zaman , canım pestil isterdi..
Bilirdim sapsarı kayısı pestilleriyle , kararmış mor erik pestillerinin hangi dolapta olduğunu..
Anneannem :
- '' şimdi sırası değil birazdan yemek yiyeceğiz'' derdi... Yemekten sonra ise yavaş yavaş herkes öğle uykusuna yatardı. şayet '' belki sırası gelmiştir '' diye yine pestil istesem
Anneannem :
- '' şindi sırası değil. bak herkes yattı. sen de yat , ondan sonra...'' derdi
Öğlen uykusundan sonra pestil istediğim zaman da cevap yine aynıydı :  
- '' şimdi sırası değil. Aç karnına dokunur.Neredeyse akşam oluyor,birazdan yemek yiyeceğiz..''
Bir türlü sırasına rastlatamamıştım pestil istemenin...
Bir gün babam ; boş bulunup bana iki çam ağacının arasına , kolan vurdukca göklere uçacak bir salıncak kurmayı vaadetmişti..
Ama bir daha - bu vaadini - anımsar görünmedi..
İkide bir anneme gider , '' haydi söyle babama , salıncağı kursun '' derdim..
Annem ;
- '' şimdi sırası değil..başı ağrıyor '' derdi..
Başı ağırmazsa , gazete okuduğu için , gazete okumuyorsa , banyoya gireceği için salıncak istemenin zamanı değildi..
Bir türlü sırasını getiremedim di...
Yaz günleri bahçe kapısının önünden '' vişnee - kaymaakk'' diye bağırarak dondurmacılar geçerdi..Koşa-koşa içeri gelir , '' dondurma alayım mı '' diye sorardım..
- '' şimdi sırası değil '' derlerdi...
Birlikte çocuk dergilerinin bulmacalarını çözmeyi önerirdim ;
- '' şimdi sırası değil '' derlerdi..
Bir şeytan uçurtmasının kuyruğunu bile yapmaya yanaşmazlardı..
- '' şimdi sırası değil '' derlerdi..
Okulda öğretmen ders anlatırken,aklıma gelen bir şeyi sormak için parmağımı kaldırırdım, öğretmen bir süre görmezden gelirdi parmağımı.Kolum yanlış yere dikilmiş fasulye sırığı gibi, öyle havada kalırdı..Sonunda öğretmen :
- '' şimdi sırası değil , indir bakayım parmağını aşağıya '' derdi..
Etüdlerde gizli gizli roman okurken de , bir müdür muavini başıma dikilir ,
- '' şimdi sırasımı roman okumanın,kapat onuda dersine çalış '' derdi...
İlk yazdığım yazılara da yazı işleri müdürleri aynı gerekçeyle karşı çıkmışlardı :
- '' iyi ama şimdi sırası değil..''
Aşık olduğum zamanlar yemekte , yahut yürürken , yahut otururken canım birden öpüvermek isterdi yanımdaki sevgiliyi..Kursağımda kalırdı arzum...Bir el ; vagon tamponu gibi , yavaşca iterdi yüzümü..
- '' hişşt...! Yapma.. şimdi sırası değil..''
Parlemento da konuşurken de sıksık bağırırlardı :
- '' Amma yaptın yahu...! şimdi sırasımı bunun..? ''
Velhasıl ; hiç bir şeyin sırasını tam getiremedim..ama sırasız-mırasız bir şeyler yapmaya çalıştım kendimce.Bir şey yapmak için sırasını bekleyenler , genellikle hiç bir şey yapamadılar..Öteden beri aklıma takılıp kalmıştır , bir şeyi yapıp yapmamanın '' sırasını '' kimin saptadığı..
Ve kendimce şöyle demişimdir ;
- '' bir şeyi yapıp yapmamanın sırası , onu yapmak istediğin andır.Ayarını ters kullanmışsan , zaten toz olup gidersin..yok ters kullanmamışsan , '' şimdi sırasımıydı '' diyenlere uzaktan nanik yaparsın..''
''Sırasında '' mı doğup ölüyoruz ki her şeyi sırasında yapabilelim..
Başarırsan ''sırası '' , başaramazsan '' sırası değildi '' oluyor ve insanlık böyle bir çalkantı içinde akıp gidiyor..




Harika Bir Çetin Altan Klasiği okey:)

gece

bir şeyi yapıp yapmamanın sırası , onu yapmak istediğin andır.

Tesekkürler Ataan okey:)