Hocalar bilfiil siyasete ve idareye karışmazlar

Başlatan editor99, Aralık 23, 2013, 10:35:37 ÖÖ

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

editor99

HOCALAR BİLFİİL SİYASETE VE İDAREYE KARIşMAZLAR

İslam tarihi boyunca hakiki mürşidler idareye karışmamış, sadece gerek gördüğü yerlerde tavsiye ve ikazlarda bulunmuştur. Asrımızda Bediüzzaman Hazretleri ise, müsbet olarak nitelendirdiği Demokrat Partinin dindar başbakanını ve bazı bakan ve mebuslarını sadece ikaz etmiş ve bazı tavsiyelerde bulunmuştur. Sonuçta da bu tavsiye ve ikazları nazara aldılar veya almadılar diye onları sorgulamamıştır.Bunun yanında siyasete girmek isteyen hocaları ve nurları okuyanları serbestbırakmış ve şahsı adına girebileceklerini söylemiştir. Yani dini, dindarlığıveya hocalığı veya camide bulduğu cami cemaatini veya iman dersi içingelenleri, kişinin şahsi nufuzuna kullanmasını uygun bulmamıştır.

şahsın, siyasete, idareye, hülasa geniş daireye iştihası varsa şahsı adınagirer, orada hizmet eder. Yoksa hem Nur talebeliği, hem Hocalık ünvanını bulunduracaksın, hem de bilfiil siyasete müdahele edecek tayin ve terfileri idare edeceksin. Dünyevi okul kursları için mücadele edeceksin. Hem de milletin teveccühüne mazhar olmuş Hükümet ve idarecilerle mücadele edeceksin... Bu doğru değildir.

Bu hususlarda çok mektublarından en önemlilerinden birisi budur:



«Risale-i Nur, dünyada her cereyanın fevkinde bulunması ve umumun malı olması cihetiyle,bir tarafa tâbi ve dahil olmaz. Belki mütecaviz dinsizlere karşı haklı tarafa yardımcı olur ve dost olur ve ihtiyat kuvveti hükmünde onlara bir nokta-i istinat olur. Fakat siyaset hesabına değil, belki Nur’ların intişarı ve maslahatı hesabına, bazı kardeşler,Nurlar namına değil, belki kendi şahısları namına girebilir.» (EmirdağLâhikası-I sh: 160)

«Risale-i Nur şakirdlerinin, mümkün olduğu kadar, siyasete veidare işine ve hükûmetin icraatına karışmamak bir düstur-u esasîleridir.Çünki halisane hizmet-i Kur’aniye, onlara her şeye bedel kâfi geliyor.» (şualarsh: 362)

«Azizkardeşlerim, siz kat’î biliniz ki: Risale-i Nur ve şakirdlerinin meşgul oldukları vazife, rûy-i zemindeki bütün muazzam mesailden daha büyüktür. Onun için dünyevî merak-aver mes’elelere bakıp, vazife-i bâkıyenizde fütur getirmeyiniz.Meyvenin Dördüncü Mes’elesini çok defa okuyunuz, kuvve-i maneviyeniz kırılmasın.» (Emirdağ Lâhikası-I sh: 43)


https://www.nurasadakat.com

editor99

Nur Mesleğinin esaslarından biri de, siyasetten uzak durmak düstur ve esasıdır.

İman hizmetindeki hakiki şakirdlerin siyasî faaliyetlere girmemelerine dair Risale-iNurdaki ikazlardan bir kısımlarıdır:

«İman hizmeti, iman hakaiki, bu kâinatta herşeyin fevkindedir hiç bir şeye tâbi’ ve âlet olamaz.» (KastamonuLâhikası sh: 137)

«Evet bu zaman hem iman ve din için, hem hayat-ı içtimaiye ve şeriat için, hem hukuk-uâmme ve siyaset-i İslâmiye için, gayet ehemmiyetli birer müceddid ister. Fakat en ehemmiyetlisi, hakaik-i imaniyeyi muhafaza noktasında tecdid vazifesi, en mukaddesve en büyüğüdür. şeriat ve hayat-ı içtimaiye ve siyasiye daireleri ona nisbeten ikinci, üçüncü, dördüncü derecede kalıyor.

«Rivayat-ı hadîsiyede, tecdid-i din hakkında ziyade ehemmiyet ise, imanî hakaikteki tecdid itibariyledir. ... Bu asırda,Cenab-ı Hakk’a hadsiz şükür olsun ki, Risale-i Nur’un hakikatına ve şakirdlerinin şahs-ı manevîsine, hakaik-ı imaniye muhafazasında tecdid vazifesini yaptırmış.» (Kastamonu Lâhikası sh: 189)

«Risale-iNur şakirdleri dünya siyasetine ve cereyanlarına ve maddî mücadelelerine karışmıyorlar ve ehemmiyet vermiyorlar ve tenezzül etmiyorlar.»(şualar sh: 271)


https://www.nurasadakat.com

editor99

İman tebliğinde bulunanların dikkat etmesi gereken durumlar:

«Nur şakirdleri,hiç siyasete karışmadılar, hiçbir partiye girmediler.Çünki iman, mâl-i umumîdir. Her taifede muhtaçları ve sahibleri var. Tarafgirlik giremez. Yalnız küfre,zendekaya, dalâlete karşı cephe alır. Nur mesleğinde, mü’minlerin uhuvveti esastır.» (Emirdağ Lâhikası-I sh:180)

«Nur Risalelerinin ve Nurcuların siyasetle alâkaları yok ve Risale-i Nur, rıza-i İlahîden başka hiç bir şeye âlet edilmediğinden, mümkün olduğu kadar Risale-i Nur’un mensubları, içtimaî ve siyasî cereyanlara karışmak istemiyorlar.Yalnız Sebilürreşad, Doğu gibi mücahidler iman hakikatlarını ehl-i dalâletin tecavüzatından muhafazaya çalıştıkları için, ruh u canımızla onları takdir ve tahsin edip onlarla dostuz ve kardeşiz, fakat siyaset noktasında değil. Çünki iman dersi için gelenlere tarafgirlik nazarıyla bakılmaz. Dost düşman derste fark etmez. Halbuki siyaset tarafgirliği, bu manayı zedeler. İhlas kırılır. Onun içindir ki, Nurcular emsalsiz işkencelere ve sıkıntılara tahammül edip Nur’u hiç bir şeye âlet etmediler.Siyaset topuzuna el atmadılar.» (EmirdağLâhikası-II sh: 36)


https://www.nurasadakat.com

editor99

Bu son ZAMAN'larda bazı hocalar, hocalıklarını unutmuş gibi siyasete karışıyor ve karıştırıyorlar.
Risale-i Nur'un müthiş tokadını yiyeceklerdir.

https://www.nurasadakat.com

esma 41

Cemaat ve AK Parti kavgası üzerine...

Benim icin Çok değerli bir hocamın ( öğretmen )
Kaleminden (onun deyimiyle )bir
senaryo ...
Konuya uygun ... Ben dogrudan yazayım ...
Fetullah Gülen ve cemaatine ...




    Başbakan ve hükümetin bu konudaki sert tutumunun nedenini en azından kendimizce anladık...


    Bu ülkede cemaat en az 30 senedir "profesyonel" bir şekilde "beyin avcılığı" yapıyor... En küçük kasabaya kadar nerede parlak zekalı gelecek vaat eden çocuk-genç varsa onlara kancayı takıyorlar ve genelde parasız ve kaliteli bir eğitim imkanının yanında kendilerine "bağlı-bağımlı" olarak yetiştiriyorlar...


    Bu yetişen çocuklara da Fethullah Hoca efendinin Kur'an'daki temel ilkelere tamamen ters bir şekilde "Peygamber Türkçe olimpiyatında stada geldi" vb. aşılamalarıyla ve kendi bakış açılarıyla çizdikleri "ALLAH rızası" kavramının altında "istediklerini yaptırır" hale geliyorlar...


   Ve bu çocuklar zamanla ülkenin her kademesinde yer aldıkları gibi "devlet adamlığına" da soyunuyorlar...


   İlkelerini Kur'andan ve hayattan değil de "Hocalarından" alan bu "kaliteli" insanlar da her daim hocalarının- abilerinin emrinde oldukları için de  artık hem ülke hem de AKP adına tehlike arz etmeye başlıyor...


   Bu çarka "dur" demek için hükümet onların en güzel "beyin avı tuzakları" olan dershanelere savaş açtı... Hem de henüz halka gerekçesini bile tam açıklayamamışken...


   Ortaokullarda yılda iki defa yapılacak olan merkezi sınavla da "kaliteli çocukların" daha 6. sınıfta bakanlıkça ve okullarınca tespit edilmesini sağlayacaklar ve bu "değerli beyinleri" cemaate kaptırmayacaklar... Hatırlatırım ki merkezi sınavlar gerçekten şahane bir uygulama olacakken Zaman Gazetesi ve STV bu sınavlarla ilgili de hiç memnun olmadıklarını belli eden yayınlar yapmışlardı...

Hocamın senaryosu uymuş mu ?

Kısa ve net değil mı ?

tugce_doerjer