göç yasası magdurları

Başlatan erbek66, Aralık 18, 2007, 10:53:38 ÖS

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

erbek66

Almanya'da Göç Yasası mağdurları



Almanya'da yaşayan Türk vatandaşı Sadık İleri, Almanya'da yürürlüğe giren yeni göç yasası nedeniyle damadı Almanya'ya gelemeyince kızını Türkiye'ye göndermek zorunda kaldı.
18 Aralık 2007 22:05
Yazı boyutunu büyütmek için               


Almanya'daki yeni göç yasasının aile birleşimine getirdiği engeller, Türkiye'den evlenen Türk vatandaşlarını mağdur etmeye devam ediyor. şartların zorlaştırılması nedeniyle zor durumda kalan vatandaşların sayıları her geçen gün artıyor.

38 seneden bu yana Almanya'da çalışan ve emekli olan 61 yaşındaki Yozgatlı Sadık İleri, Temmuz 2007'de Türkiye'de evlenen kızı Funda'nın eşi Suat'ı Almanya'ya getiremeyince çareyi, kızını Türkiye'ye göndermekte buldu. İleri, damadının konsolosluğa müracaat ettiğinde, 'Almanca öğrenmeden gidemezsin. Testten geçersen, ancak o zaman gidebilirsin' cevabını aldığını söyledi.

Baba İleri, "Daha önce yetkililer, bize göç yasasından etkilenmeyeceğimizi ifade etti. Biz de bu sözlerine dayanarak çalışmalarımızı ve hazırlıklarımızı ona göre yaptık. Damadım Suat'ın Almanya'ya gelememesi üzerine, biz de evliliğin yürümesi için aile olarak kızımızın Türkiye'ye gitmesinin uygun olacağını düşündük. Yoksa evliliği tehlikeye girecekti" dedi. Bu olaydan sonra kızının psikolojisinin iyice bozulduğunu ifade eden İleri, "Kızım Funda Duisburg'da doğdu ve 10. sınıfa kadar da aynı şehirde okudu. Funda Türkiye'ye giderken, acaba Alman devletinin kabul edeceği biri ile mi evlenmeliydim diye düşünmeye başladı. Çünkü ancak o zaman Almanya'da kalabilirdi" diye konuştu.

Nisan 2007'de yeterli büyüklükte ev tuttuklarını ve ayda 370 Euro da kira bedeli ödediklerini söyleyen İleri, "Ev kiralayarak 10 bin Euro da mobilyaya ve diğer döşemeler için masraf yaptım. Damadım Almanya'ya gelince iş aramasın diye de 12 bin Euro karşılığında büfe satın alarak, işini de kurdum. Damadımın Almanya'ya gelmesi için 2 bin 500 Euro tutarında sigorta masraflarını karşıladım. Bu maddi masraf, bir de manevi masrafımızı düşünün. Türkiye'den Almanya'ya gelen biri elbette Almanca öğrenip, konuşması gerekir. Ama bu şekildeki bir davranışın yasaya bağlanmasının insanlıkla bir alakası olamaz" şeklinde konuştu.

İHA


yücel

eline saglik dostum, dogru söze ne hacet...

GitmekaL

Hakkaten Yani Güzel Bir SekiLde Acıklamiş....

Mesut8123

Selam arkadaşlar;
Hepinizin bayramını kutlarım. Burada hepimiz bir mağduriyet yaşıyoruz. Yeni yasa ile Türklere oynanan ve halen Bizans oyunlarının devamı sahnelenmektedir. Buda eski Bizans oyunlarının bir sahnesi diye düşünüyorum. Ama şu fark var eskiden bu oyunları daha iyi anlardık ve gerekeni hep beraber çözerdik devlet millet olarak. Ama bu yasa çıkalı belli bizler burada her türlü görüşümüzü net olarak söylüyoruz. Ama şuan devlet kanadından net bir şey söylenmedi ve somut bir adım atılmadı. Almanya’daki Türk sivil toplum örgütleri hep elele oldu ve dünyanın dikkatini çekerek bu yasanın ayrımcı, yuva yıkıcı, sömürgeci ve çekirdek toplum olarak sayılan aile yapılarında ve birçok ailede parçalanmalara neden olduğunu anlattı. Ama hükümetimiz tarafından ne düşünülüyor ve neler yapılacağını ve bu hakkımızı nasıl savunulacağı adına tek bir NET cümle söylenmedi. ve hal böyle olunca da hepimiz mağdur durumuna düştük.

Dünyanın bile kabul edemediği bu ayrımcı aile yıkıcı bu yasayı sindiremedi. Hala sivil toplum örgütleri bir şeyler yapmaya çalışıyor Allah hepsinden razı olsun. Ben isterdim ki bu j-konunun başında değerli büyüklerim konuyu anlayarak kabul etmekten çok masaya yumruğunu vurup benim gurbetteki ve vatanımdaki vatandaşıma böyle bir uygulama yapamazsın demesini ama şuan görülen o ki onlar daha baştan kabul etmişler. Ve bizde kabul ettirilmek isteniyoruz. Anlamadığım neden hemen insan hakları mahkemesine başvurulmadı. neden bir ültümaton çekilmedi veya neden hemen Almanya konsoloslukları yoluyla Sayın Merkele gereken cevap verilmedi. Sadece buradaki kurslar için elimizden geleni yapacağız denildi. Ben bu yasa çıkalı belli başından takip ediyorum maalesef net bir adım göremedim.

Almanya'da yaşayan Türk vatandaşı Sadık İleri beyefendi çocuklarının mutluğu için neler yaptığını yukarıda okuduk. Bu insanlık suçu değilmi soruyorum şimdi. Hangi dinde ülkede ve toplumda insanları dili dini ırkı ve rengi için ayrımcılık yapılıyor. Güya Almanyanın aile toplumuna verdikleri değeri hiç bir ülke vermiyor.

şimdi soruyorum;
—Ben evleneceğim insanla sevgi ve saygıyla bir yuva kurmak istiyorum illa birilerinin istediği bir dilimi öğrenmem lazım
—Ben eşimi seçerken önce Almanya hükümeti nemi sormam lazım?
—Ben evleneceğimin insana doğuştanmı yoksa sonradan Alman vatandaşımısın diye sormam lazım?
—Benim evleneceğim insanı seçerken Almanya hükümetinin yaptığı gibi önce dili dini veya geliri nemi bakmam lazım?
—Benim evleneceğim insanla evlilik yapmadan önce illa birilerinin beni sınav yapmasımı lazım?

Ben bu soruları kendime sorar iken inanın kendimden utandım. Benim evleneceğim insanda birilerinin bazı kriter arayıp böle yargılamaları beni üzdü. Benim seçtiğimim sevgi duyduğum insanın benimle yuva kurması için birilerinin bazı kriterler belirlemesi insanlık adına utanç verici bir tablo bu. en kötüsüyse hakkımızın aranmaması. Sadece dedikleri böyle bir konuma düşerseniz aile birleşimi vizeniz ret edilirse insan hakları mahkemesine başvurun biz yanınızdayız diyorlar. Ben insan Hakları Mahkemesinde avukatlarla kâğıtlarla uğraşırken değerli devlet büyüklerimiz ne yapacaklar ben merak ediyorum. acaba haberleri bile olacakmı.

Sizce bu mahkemelerde avukat ve kâğıt işlemleriyle uğraşıp hakkımı kendimmi aramam lazım? Unutulmasın bu bir Toplum sorunu birkaç kişinin değil. Umarım en kısa zamanda değerli büyüklerimiz bu konuda somutlu bir adım atarlar yoksa ileride daha neler hazırlıyorlar bilinmez. Saygılarımla.