Günü Hz. Muhammed (SAV) Gibi Yaşamak

Başlatan mekin2000, Eylül 25, 2008, 07:46:44 ÖS

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

mekin2000

Arkadaşlar, bu gece kısmet olursa burada sizler için elimde bulunan GÜNÜ HZ.MUHEMMED GİBİ YAşAMAKisimli bir kitapta yer alan ve Efendimiz'in (SAV) gün içerisinde angi olaylarda ne şkilde davrandığı ve yaşayış şekli ile ilgili bilgileri peyder pey sizlere aktarmaya çalışacağım.

şimdiden haber verip dikkatinizi çekmek istedim. İlgilenenleri beklerim. :)


Kasus


...mystery...


gece

Güzel bir konu basligi olmus merakla bekliyoruz :)

mekin2000

Allah Rasulü (SAV) tuvalete girdiğinde başını örterdi.  (Ramuz el-Ehadis)

Tuvalete gittiğiniz zaman, kıbleye ne önünüzü ne de arkanızı dönmeyin. Yüzünüzü doğuya veya batıya döndürün. (Buhari)

Bıyıklarınızı dudak hizasında kesin. (Ramuz el-Ehadis)

Bıyıklarını kısaltmayan bizden değildir. (Mu'cemüs's-Sagir)

Cabir İbnu Abdullah anlatıyor:
Ebu Kuhafe (Ebu Bekir'in babası), Mekke'nin feth edildiği gün Rasulullah'a (S.A.V) getirilmişti. Saçları köpük gibi bembeyazdı. Rasulullah (S.A.V): "O'nu hanımlarından birine götürün de saç ve sakalının rengini değiştirsin. Fakat siyaha boyamaktan kaçının." buyurdu. (İbn-i Mace)

Hz. Aişe anlatıyor:
"Rasulullah (S.A.V) misvağını ve tarağını yanından ayırmazdı ve mübarek sakalını taradığı zaman aynaya bakardı." (Mevahib-i Ledünniye)

Misvak ağız için bir temizlik vasıtasıdır. Rab Teala için de rıza vesilesidir. (Nesai)

Enes İbnu Malik anlatıyor:
"Rasulullah'a (S.A.V) elbisesinde sarı bir leke bulunan bir adam geldi. Rasulullah (S.A.V) hoşlanmadığı bir şeyi, genellikle insanların yüzüne vurmadığı için sesini çıkarmadı. Adam oradan kalkıp gidince; "Keşke bu adama, üzerindeki şu şeyi yıkamasını söyleseydiniz" dedi." (Ebu Davud)

"Bedenine dövme yapana da, yaptırana da Allah lanet etsin!" (Buhari)

Allah Rasulü (S.A.V) bir gün saçının bir kısmı traş edilmiş bir çocuk gördü. Aile fertlerini böyle yapmaktan men edip şöyle buyurdu: "Ya tamamını traş edin ya da tamamını bırakın." (Ebu Davud)

Hz. Ali anlatıyor:
"Rasulullah (S.A.V), kadının saçlarını traş etmesini (zarururet hali olmaksızın kökünden kestirmesini) yasakladı."

Erkeğin sürünme maddesi koku verir, rengi olmaz. Kadının sürünme maddesi (makyaj) ise rengi olur, kokusu olmaz. (Nesai)

Her göz zanidir. şurası muhakkak ki kadın koku sürünür, sonra da erkek cemaate uğrarsa o da zaniyedir. (Tirmizi)

Abdullah İbnu Abbas anlatıyor:
"Rasulullah (S.A.V) geceleri, iki rekatta bir selam vererek teheccüt namazı kılar, her selam verişinde misvak kullanırdı." (İbn-i Mace)

Hz. Aişe anlatıyor:
"Rasulullah'ın (S.A.V) sağ eli, suyu ve yiyeceği içindi, sol eli de tuvalet temizliği ve kirletme hasıl edecek şeyler içindi." (Ebu Davud)

Yemeğin bereketi, yemekten önceki ve sonraki yıkamalardadır! (Ebu Davud)

Kişi evinin kapısından çıkarken "Bismillah" deyince iki nezaretçi melek "Doğruya irşad edildin" derler. "La havle vela kuvvete illa billah" deyince, melekler: "Korundun" derler. "Tevekkültü AllAllah (yazım doğrudur)" deyince, onlar: "İşin, senin yerine, görüldü" derler. (Tirmizi)

yine evden çıkarken;

Bismillah. Allah'a tevekkül ediyorum. Ya Rabbi! Sapıtmaktan saptırılmaktan, ayağımın kaymasından ve kaydırılmasından, haksızlık etmekten ve cahilliğe uğramaktan Sana sığınırım. (Nesai)

Evinden çıkacağın zaman iki rekat namaz kıl. O, seni kötü bir şekilde evden çıkmaktan engeller. Evine girdiğinde de iki rekat namaz kıl. O namaz da seni zararlı bir işten engeller. (Ramuz el-Ehadis)

Allah Rasulü (S.A.V) yürüyünce, yamaçtan iniyormuşçasına öne meylederek yürürdü. (Tirmizi)

Allah Rasulü (S.A.V) yürürken sağa sola bakmazdı. (Ramuz el-Hadis)

Allah Rasulü yürürken konuşmazdı. (Ramuz el-Hadis)

Kim yüce Allah'ın, evinin hayır ve bereketini artırmasını diliyorsa yemeğe otururken ve yemekten kalkarken ellerini yıkasın. (İbn-i Mace)

Sizden kim bir şey yerse "Bismillah" (Allah'ın adıyla) desin. Başta söylemeyi unutmuşsa, aklına geldiği yerde "Başı için de sonu için de Bismillah" desin. (Ebu Davud)

Rasulullah  (S.A.V) yemeğin üzerinden dumanı kaybolmadan yenilmesinden hoşlanmazdı. (Ramuz el-Ehadis)

Ebu Hureyre anlatıyor:
"Bir gün Rasulullah'ın önüne çok sıcak bir yemek getrimişlerdi. Efendimiz, "Cenab-ı Hak bize ateş yememizi emretmedi" dedi." (Mevahib-i Ledünniye)


Enes, "Rasulullah (S.A.V) ayakta bir şey içmeyi yasaklamıştı" deyince, kendisine: "Ya yemek?" diye soruldu. O da: "Bu daha da şiddetle yasaktır" dedi. (Müslim)

"Ben bir yere dayanarak yemek yemem" (Buhari)

Yemek yerken Peygamberin (S.A.V) oturma şekli; dizleri üzerine veya bir dizi üzerine (sanki ayağa fırlayacakmış tarzında) idi ve şöyle buyururdu: "Ben sadece bir kulum. Bir kulun yemek yediği gibi yerim ve bir kul gibi otururum." (İmam Bezzar)

Yemekten evvel kavun, karpuz yemek şifadır. Bir çok dertleri giderir. (Ramuz el-Hadis)

Her biriniz sağ eli ile yesin, sağ eli ile içsin, sağ eli ile alsın sağ eli ile versin. Zira şeytan sol eli ile yer sol eli ile içer, sol eli ile verir, sol eli ile alır. (İbn-i Mace)

şeytan insanı her şeyde hatta yemeğinde bile gözetler. Kimse tabağının dibindeki yemeği iyice sıyırmadan kaldırmasın. Çünkü bereket yemeğin sonundadır. (Müslim)

Kim yemek yer ve dişlerinin arasından (kürdan v.b birşeyle) kırıntı çıkarırsa onu dışarı atsın. Kim de kırıntıyı diliyle çıkarmışsa onu yesin. Kim bu söylediğim şekilde yaparsa güzel yapmış olur. Kim de yapmazsa bunun bir sakıncası yoktur. (Ebu Davud)

Hz. Aişe anlatıyor:
"Hz. Peygamber (S.A.V) hiçbir zaman doyarcasına midesini doldurmadı. Ev halkından yemek istemez ve "şu yemeği arzu ediyorum" demezdi. "Yemek getirin yiyelim. Canım şunu istiyor." dediğini hiç görmedik. Önüne konan yemeği yer, yiyecek ve içecek olarak ne verilirse kabul eder, geri çevirmezdi." (Mevahib-i Ledünniye)

Ebu Hureyye anlatıyor:
"Rasulullah (S.A.V) hiç bir vakit herhangi bir yemeğe laf etmedi, iştah duyduğu bir yemekse yerdi, hoşuna gitmeyen bir yemekse terk ederdi." (Buhari)

Muhakkak ki bir kişilik yemek iki kişiye yeter, iki kişilik yemek de üç kişiye yeter, dört kişilik yemek de beş-altı kişiye yeter. (İbn-i Mace)

Yemeklerin, Allah'a (c.c) en yakın olanı, başına çok insan toplanandır. (Ebu Ya'la)

Size şerlilerinizi haber vereyim mi? Onlar tek başlarına yiyenler, hizmetçilerini dövenler, yardımı esirgeyenlerdir. (Rezin)

Her iştiha duyduğunu yemen israftandır. (İbn-i Mace)

Kibir ve israf karışmadıkça yiyiniz, içiniz, tasadduk ediniz (Nesai)

Allah'a (c.c) ve ahiret gününe iman eden içki içmesin. Allah'a (c.c) ve ahiret gününe iman eden içki içilen masaya oturmasın. (Taberani)

En şerli yemek, sadece zenginlerin çağırılıp fakirlerin çağırılmadığı yemektir. Kim de davete icabet edip yemeğe gelmezse, Allah (c.c) ve Rasulü'ne (S.A.V) asi olmuştur. (Bir diğer rivayette) Yemeğin kötüsü, gelene verilmeyen ve ona gelmeyeceklerin davet edildiği yemektir. (denilmiştir)  (Buhari)

(ALINTIDIR)

evet arkadaşlar sayfa sayfa belli bir sıraya göre yazıyorum, fakat malesef hepsini yazamıyorum, kitap 120 sayfa ama ben henüz 20. sayfaya gelebildim. Ortalama 4-5 gece daha yazmam gerekecek sanırım :)

biraz yoruldum, isterseniz bu gecelik bu kadarı yetsin :) yarın gece yine devam ederim  okey:)

SEVGI-40

paylasim icincok tesekkürler ellerinize saglik
bendede bi kitap var peygamberimizin bir günü diye cok süper bi kitap okudukca okuyasi geliyo insanin

RIBERY

Allah razı olsun bende okudum çok guzel eline parmaklarına sağlık Allah ümetti peygamber efendımızın hatırına versın

mekin2000

Alıntı yapılan: SEVGI-40 - Eylül 26, 2008, 01:07:43 ÖÖ
paylasim icincok tesekkürler ellerinize saglik
bendede bi kitap var peygamberimizin bir günü diye cok süper bi kitap okudukca okuyasi geliyo insanin

yazarı kim acaba?

fevziş

harika bi paylaşım emeğin için sağol mekin2000 alkis:)

SEVGI-40


kirsehir7


mekin2000

Alıntı yapılan: RIBERY - Eylül 26, 2008, 01:10:36 ÖÖ
Allah razı olsun bende okudum çok guzel eline parmaklarına sağlık Allah ümetti peygamber efendımızın hatırına versın

ecmain. :)
çok teşekkürler, sizlerin memnuniyeti bana mutluluk kaynağı oluyor, tüm yorgunluğum gidiyor, Allah razı olsun.

Alıntı yapılan: fevziş - Eylül 26, 2008, 01:11:44 ÖÖ
harika bi paylaşım emeğin için sağol mekin2000 alkis:)

vAllahi şimdi oturup sabaha kadar daha yazmak geliyo içimden :) ama beynim uğulduyor sanki :( son günlerde uyku düzenim çok bozuk da sanırım ondan vücut alarm veriyor artık :)

Allah razı olsun sağolun :)

Alıntı yapılan: SEVGI-40 - Eylül 26, 2008, 01:14:28 ÖÖ
yazari metin karabasoglu

teşekkürler.

Alıntı yapılan: kirsehir7 - Eylül 26, 2008, 01:16:56 ÖÖ
cok sagol paylasim icin.

rica ederim :)

inanın hala mesajımı yollayamadım her seferinde "yeni bir mesaj var" ikazı geliyor ben de işte böyle ekleye toplaya gidiyorum bakalım :D

esma 41

Merhaba ,

öncelikle bu güzel paylasim ve emegin icin tesekkürler.
Anladigim kadariyla yazilanlari bir kitpatan buraya aktardiniz.
Yani kopyala yapistir olayi yok .
Bunun icinde tekrar tesekkür ederim cok ugras vermissiniz belli.
Ellerinize,sabriniza saglik.  :)


Cok güzel bir konu .
Keske hepimiz peygamber efendimizin yaptiklarini  yapabilsek , ama bu mümkün degil maalesef.
Cünkü biz insanlar bu zamanda sünneti birakinda farzlari bile ne  yazikki zor yerine getiriyoruz.

Paylasim icin tesekkürler .

Konuyu katletmek istemiyorum ama size birsey sormak istiyorum.
Ve ne tesadüfkü bu aralar bu konuyu arastiriyorum.

Sizinde bizimle paylastiginiz bir yazi .

Hz. Aişe anlatıyor:
"Rasulullah'ın (S.A.V) sağ eli, suyu ve yiyeceği içindi, sol eli de tuvalet temizliği ve kirletme hasıl edecek şeyler içindi." (Ebu Davud)

Benim sorum bu .

Ben bir solak olarak böyle seyleri okuyunca kafam karisiyor dogal olarak .

Size sorum su olacak :

Eger bazi seyler (yemek yemek gibi v.s.) sol elimizle mekruh hata günah ise
ALLAH bizi neden solak olarak yaratti?
Sakin yanlis anlasilma olmasin ben burada ne inkar nede  baska birsey ediyorum ne  (hasa ne haddime)
sadece anlamaya calisiyorum.

Bir hadis-i serif meali söyledir:
(Fikhi bilmeden ibadet eden, gece karanlıkta bina yapıp, gündüz yıkana benzer.)  misali ...





Ben bu Konuyu arastiriyorum , ama sizinde yorumlarinizi bekliyorum .

Sevgili mekin 2000 eger konunuzu katlettiysem simdiden özür dilerim .
Forumun baska yerinede  bu gibi baslik acabilirim.

Yorumlarinizi bekliyorum , simdiden tesekkürler.  :)

SEVGI-40

tante sormavalla ya ben de solagim ve sag elile hic bise beceremiyorum kasik tutmasini bile sag elimle yicem diye canim cikiyo yav  utanan:)

SELİN_24

Allahım bizi O'nun şefaatine nail eylesin.Çok güzel bir paylaşım  emeğine ve ellerine sağlık

mekin2000

aslında islamda motomot şekilciliğe karşıyım, haklısınız ben nasıl sol elimle kaşık tutamıyor veya yazı yazamıyorsam sizler de sağ elle aynı şeyi yapmakta muhakkak bir okadar zorlanacasınız.

sonuçta islam bir kolaylık dinidir, ve Peygamber Efendimiz (S.A.V) de her zaman en kolay yolu tercih eder ve de "zorlaştırmayınız kolaylaştırınız" dermiş. Yani kendisi de kolaylıktan yanaymış her zaman.

e bu durumda sizlerin alışmış olduğunuz şekilde hayatını devam ettirmeniz mantıklı olacaktır, yalnız burada acizane görüşüm, tüm bu yazılanlardan anladığım kadarıyla bir elinizi temiz işler için diğer elinizi de temizlik v.s. için kullanmanız yönündir. Yani (-mız, miz) hepimiz :)

yani sizin sol elle yemek yeyip, günlük (kirletici olmayan işlerde) sol elinizi kullanıp, diğer için de sağ elinizi kullanmanız galiba doğru olur. Yani süreklilik ve kararlılıkla ellerin görevleri ayrılmalı gibi... ::)

fakat bu arada şurada bir çelişki oluyor sanki, şeytanın sol elini kullandığından bahsediliyor, inanın bunu ben de bilmiyorum  ???

fakat eğer solak olsaydım izah ettiğim çizgide giderdim.

bunun yanı sıra konu biraz dağılacak gibi ama (ben de bişey söyleyeceğim de :) )değil aslında elbette bu konu başlığı altında fikir alışverişinde bulunmak en mantıklısı. aslında bizler sağlak ya da sizler solak olarak yaratılmadınız, yani hep birlikte böyle yaratılmadık, bu bizim seçimimizdi bilinçsiz ya da bilinçli olarak, ya da bu fonksiyonları ilk olarak öğrenirken (kalem tutma, kaşık tutma) böyle de yönlendirilmiş olabiliriz. ama diyeceksiniz ki sağlak anne babanın solak çocuğu var. demeyin çünkü o noktada biraz tıkanır gibi oldum :)

fakat bazı sitelerde-forumlarda hiç acımasızca "hayır efendim sağ elini kullanmak ço mu zor!" diyenlere de rastladım, bu kadar keskin olmamak lazım bence, yani ilk başta izah ettiğim tarzın mantıklı ve doğru olabileceğini düşünüyorum şahsen. siz ne düşünüyorsunuz?

konuyu katletmiş olmuyorsunuz, estağfirullah, fikir alış verişi yapmamız çok normal birşey aynı konu başlığı altında.  okey:)

esma 41

Yorumunuz ve düsünceleriniz icin tesekkür ederim.
Bende sizin gibi düsünüyorum .

"DİN iÇİNDE ZORLAMA YOKTUR!." (2-256)
Oysa, KUR`ÂN hükmüne göre, "DİN İÇİNDE iKRAH YOKTUR!.."

"İKRAH"ın anlamı "ZORLAMA"dır!..
Belki âlemde ikrah bulunabilir amma dinde, dinin hükmünde, dinin dairesinde olmaz veya olmamalıdıdır. Dinin şanı ikrah etmek(zorlamak) değil, belki ikrahtan korumaktır.

  Dinde zorlama yoktur,
ama Dinimizinde kuralari vardir.

Mesela Namaz kilmayan dinden cikmaz ama
Namazi da Kafir kilmaz. Demekki kurali var ALLAH
bizi ona ibadet etmemiz icin yarattmistir.
Nasil bir ibadet edileceginide Peygamberler
araciligi ile bildirmistir.

Ama zorlama yok Cehennem atesinden korkmayanlar icin
günah isleme özgürlügü de var.


İslam inancına göre kişinin muhatabı Allah`tır; Rasûlullah`tır!.. Bunların dışında inancını kimseye ispatlama mecburiyeti yoktur!.


Onun icin  ben de diyormuki (hadis) :Fikhi bilmeden ibadet eden, gece karanlıkta bina yapıp, gündüz yıkana benzer.)


Bizde bura da bunu yapiyoruz .
Yorumun icin tekrar tesekkürler mekin.  ;)