Tarihi Asklar - Tarihten Ask Hikayeleri

Başlatan esma 41, Ekim 14, 2008, 09:31:17 ÖÖ

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

esma 41

                               




Ülkeler fatihi Kanuni Sultan Süleyman'ın gönlünü
Hürrem Sultan fethetti. Muhteşem Süleyman' ın Hürrem Sultan'a
aşkı sevgili karısının kolları ve gözyaşları arasında ölmesine kadar sürdü ve ondan sonra da devam etti.

Aşk mı?
Onların aşkı devlet
erkinin üstünde bir aşktı.


 
Kanuni'nin hareminde beyleri ve Kırım hanları tarafından sunulmuş
pek çok cariye vardı. Fakat Kanuni, Hürrem'i tanıdığı günden beri
cazibesine kapılmış, ona aşık olmuştu.
Osmanlı'nın en güçlü kadınlarından Hürrem Sultan'ın Slav asıllı
olduğu söylenir. Ukraynalılar ise Hürrem Sultan'ın Ukraynalı Roxelana
olduğundan emin. İlk kez saraya, bir yabancı kadın, padişah eşi
olarak Hürrem Sultan'la girmiştir

Hürrem Sultan, Rus asıllı olan bu cariye Kanuni Sultan Süleyman'ın
karısı olarak imparatorluk yönetimini etkilemiş, oğullarının taht
mücadelesinde oynadığı rol, daha doğrusu oğlu 2'nci Selim'i tahta
geçirme çabası ile Osmanlı döneminin en güçlü kadınlarından biri
olmuştur. Kanuni'nin aşırı güven ve sevgisini kazanarak onun nikahlı
eşi olduktan sonra belli bir plan dahilinde çalıştı, el altından
çeşitli entrikalar uygulayarak on altıncı yüzyıl Osmanlı tarihini
olumsuz yönde etkiledi. Kanuni'nin, Gülbahar Hatun'dan olan veliahtı
Sultan Mustafa'yı ortadan kaldırmak için çeşitli entrikalar ile
önce Gülbahar Hatun'u, ardından kırk yaşındaki veliaht Mustafa'yı
boğdurttu. Devlet yönetimine de hakim olan Hürrem Sultan, İran savaşını
destekledi. Ruslar ve Lehlerle barış içinde yaşanılmasını sağladı.

İstanbul'da bugün Haseki olarak anılan semtte yaptırdığı külliye
ile adına külliye tesis edilen ilk padişah eşi olma özelliğine de sahiptir.
Osmanlının kudretli padişahlarından Kanuni Sultan Süleyman 'ın ''Muhibbi
Divanı''ndaki aşk şiirleri, onun yalnız güçlü bir devlet yöneticisi
ve imparatorluk kurucusu olduğu kadar, gönül dünyasındaki zenginliğini
anlatmaktadır;Cihan Padişahı; aynı zamanda aşk şairidir.
Çıktığı uzun seferler sırasında çok sevdiği Hürrem Sultan'a aşk
şiirleriyle bezenmiş mektuplar göndemiştir.                     

N'ola baksam şem'i hüsnüne gönül pervaneveş
Dostum sen şem olacak âşıkım pervanedir.
Gülşen-i hüsnünde dil mürgün yine saydetmeye
Zülfünün ağında Muhibbî hâli anın divanedir.
                                   

Hürrem Sultan ise mektuplarına;Hazret-i Sultanım; diye
başlar ve ;Yüz(ümü) yere koyup, kutsal ayağınızın bastığı toprağı
öptükten sonra, benim devletimin güneşi ve sermayesi sultanım, eğer
bu ayrılığın ateşine yanmış ciğeri kebap, göğsü harab, gözü yaş
dolu, gecesini gündüzden ayırt edemeyen, özlem denizine düşmüş çaresiz
aşkınız ile divane, Ferhat ile Mecnun'dan beter tutkun kölenizi
sorarsanız, ne ki sultanımdan ayrıyım; diye dil döker, saraydan
ve şehir ahalisinden yazmayı da ihmal etmez:

                                 
Padişahım yine cariyenizi topraktan kaldırıp, tezkire gönderip,
Mahmut Çelebi'den beş bin filori bağışlamışsınız. Bir günün için
Allah'ın bin yardımı olsun. şimdi benim sultanım, bu ne zahmet idi,
kutsal bıyığınızın kılı bana beşbin filoriden değerlidir. O bağış
bize canımızdan fazla minnettir. Benim sultanım, ondan sonra şehir
etrafından sorarsanız, şimdilik hastalık vardır.

Hürrem Sultan'ın tarihte oynadığı rol, bu tatlı dil ile daha da anlaşılır hale geliyor.
Topkapı müzesi arşivindeki mektuplar da bu aşkın kanıtlarından bazılarıdır.

          https://www.youtube.com/watch?v=IT__yTGWE7I


vetra privili menya
moy dom v voobrajenii
serdtse moyo pusto
navsegda

mogu poklyatsya
na eto otobrajeniye
eto son deviçiy
tanets pod dojdyom v ragatinarusçadan tercüme,

rüyalarim getirdi beni simdi
hayalimdeki evime
kalbim artik
sonsuza kadar bos

rogatina'da yagmurda
dans eden küçük bir kizin
rüyalarinin gerçek olmasi üstüne
and içiyorum

masmavi gökyüzünde
kaybolmus kutup yildizi
mehtaba sürgün olmus hayaller
geçmis yiter gider

sarmissa ruhunu dalgalar
anlatir gibi her seyi
kalbim barismis gözyaslariyla
nastasia elveda

esma 41

                                 


Hürrem Sultan Mektubu


Cânum Pâresi Sultânum;
Öyle nam sahibi ki sabah rüzgarı gibi merhamet artırıp saçar, öyle selâm ki gönül kapan şeker dudakların kavuşması gibi, öyle dualar ki âşıkların avazı gibi yanık, öyle övgüler ki derûnî arzuların ve kalbin meyillerinin sözleri gibi ateşi şûlelendirir, öyle kalp sâfiyatları ki sanki safâ nuruyla nurlanmış selvi boyluların yanakları gibi, öyle mensup olmalar ve bağlanmalar ki lâle yanaklıların sünbül gibi vefa kokularıyla kokulanmış, öyle yakarışlar ki başı göklere uzanan sancağın alemi gibi, öyle Mehdiler ki kendisinden yardım istenen Allah Teâlâ Hazretleri'nin katında 'Allah' 'Allah' nidaları gibi makbul (...) Benim Yûsuf yüzlüm, şeker sözlüm, latîf, nazenin sultanım, Allah dergahına yüzüm süpürge kılıp, bir derecede niyaz ederim ki, sizi benden ömren ayırmak sözü haram ola, mübarek yüzünüzü yine tez zamanda bana göstere...



esma 41

                               



Kanuni’nin Eşi Hürrem Sultan için yazdığı şiir

Bu şiir kanuni Sultan Süleyman tarafından Eşi Hürrem Sultana yazılmıştır

Celis-i halvetim, varım, habibim mah-ı tabanım
Enisim, mahremim, varım, güzeller şahı sultanım

Hayatım hasılım,ömrüm, şarab-ı kevserim, adnim
Baharım, behçetim, rüzum, nigarım verd-i handanım

Neşatım, işretim, bezmim, çerağım, neyyirim, şem’im
Turuncu u nar u narencim, benim şem’-i şebistanım

Nebatım, sükkerim, genc,m, cihan içinde bi-rencim
Azizim, Yusuf’um varım, gönül Mısr’ındaki hanım

Stanbulum, Karaman’ım, diyar-ı milket-i Rum’um
Bedahşan’ım ve Kıpçağım ve Bağdad’ım, Horasanım

Saçı marım, kaşı yayım, gözü pür fitne, bimarım
Ölürsem boynuna kanım, meded he na-müsülmanım

Kapında çünki meddahım, seni medh ederim daim
Yürek pür gam, gözüm pür nem, Muhibbi’yim hoş halim!

Muhibbi (Kanuni Sultan Süleyman’ın mahlası)


Bugünkü dille;
Benim birlikte olduğum, sevgilim, parıldayan ayım,
Can dostum, en yakınım, güzellerin şahı sultanım.

Hayatımın, yaşamımın sebebi Cennetim, Kevser şarabım
Baharım, sevincim, günlerimin anlamı, gönlüme nakşolmuş resim gibi sevgilim, benim gülen gülüm,

Sevinç kaynağım, içkimdeki lezzet, eğlenceli meclisim, nurlu parlak ışığım, meş’alem.
Turuncum, narım, narencim, benim gecelerimin, visal odamın aydınlığı,

Nebatım, şekerim, hazinem, cihanda hiç örselenmemiş, el değmemiş sevgilim.
Gönlümdeki Mısır’ın Sultanı, Hazret-i Yusuf’um, varlığımın anlamı,

İstanbul’um, Karaman’ım, Bütün Anadolu ve Rum ülkesindeki diyara bedel sevgilim.
Değerli lal madeninin çıktığı yer olan Bedahşan’ım ve Kıpçağım, Bağdad’ım, Horasan’ım.

Güzel saçlım, yay kaşlım, gözleri ışıl ışıl fitneler koparan sevgilim, hastayım!
Eğer ölürsem benim vebalim senin boynunadır, çünkü bana eza ederek kanıma sen girdin, bana imdad et, ey Müslüman olmayan güzel sevgilim.

Kapında, devamlı olarak seni medhederim, seni överim, sanki hep seni öğmek için görevlendirilmiş gibiyim.
Yüreğim gam ile, gözlerim yaşlarla dolu, ben Muhibbi’yim, sevgi adamıyım, bana bir şeyler oldu, sarhoş gibiyim. Bir hoş hale geldim. :)