Ana Menü

Ergenekon

Başlatan Kasus, Temmuz 09, 2008, 12:20:32 ÖÖ

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

mucizemsin

Benim en cok zoruma giden 28 subat oldu.Yapilan düzmecede sokakta bulunan bir ayyasla ve ne oldugu belirsiz bir kadinin oyunlariyla  koskoca Türkiyenin gündemini yersiz yere mesgul edip bir hükümeti devirmeleri yenilir yutulur sekkilde degil planladiklari gercekten icler acisi ve bunun gibi daha kactane oyun daha dogrusu oyunun icinde oyun gun yüzüne cikmalari Türkiyenin selameti acisindan harika oldu devaminida getirirler insaAllah.

Adse


mucizemsin

Sanirim konu Ergenokon ile olacakti Suanki hükümet öncekilere nazaran saga sola sapmadan dogru yolda ilerliyor Ergenokoncularin yakalanmasida buna acik bir delildir.

lengur

Ergenekon olayı AKP'nin çok ötesinde bir durum.Eğer iddianameyi incelemişseniz 'çok gizli' başlığı taşıyan bir belge'de Emniyet İstihbarat Dairesinin kontrolünün uzun süredir şu ABD'de yaşayan deriin hocamıza bağlı grup tarafından ele geçirildiğini yine Emniyet mensubu üst düzey bir görevli kişi tarafından ilgili makamlara rapor halinde sunulduğunu görürsünüz.Ergenekon iddianamesinin de büyük ölçüde telefon dinleme kayıtlarından hazırlandığını düşünürsek,böyle bir tezgahın AKP'nin kurulmasından bile önce tezgahlandığını anlayabiliriz.Hele de aşağıdaki sözlerin yıllar önce şu deriiin hocamız tarafından bugünler için söylenmiş olduğunu kolayca tahmin edebilirsiniz.

"Adliye Mülkiye veya başka hayati bir müessesede bizim arkadaşlarımızın mevcudiyeti öyle ferdi mevcudiyetler şeklinde ele alınıp öyle değerlendirilmemelidir. Yani bunlar gelecek adına bizim o ülkelerde garantimizdir. Bizim varlığımızın bunlar nabzıdır. 

Zayiata meydan vermeyin. 

Daha bunun neye ihtiyacı var, nasıl takviye edilmeli, bu demeli, sürekli o araştırılmalı, daha bir takviye edilmeli, fakat mevcuttan da bir ölçüde taviz verilmemeli derken yani fevkalade korumaya alınmalı, katiyyen zayiata meydan verilmemelidir. Bu açıdan bizim ister bu dairede, ister diğer dairede arkadaşlarımızın korunması çok önemlidir. Bu koruma mevzuunda işte arz ettiğim gibi belki işin esnekliğinden istifade edilebilir.

Esnek olun, sivrilmeden can damarları içinde dolanın. 

Bu açıdan, bir taraftan bu kanun ve kuralları kullanma, biraz önce anlattığım esneklik içinde, diğer taraftan bir kanun ve kural adamı olma imajını uyarmak, yani harfiyen riayet ediyor bunlar denmeli, denmeli ki muntazam terfilerin arkasında bir ölçüde bu vardır. Ve sizin ileriki dönemde daha hayati, daha önemli yerlere gelmenizin arkasında da bu vardır. Yani sivrilmeden mevcudiyetinizi hissettirmeden çok ilerilere gitmek, iş de bu iki müessesede olduğu gibi hayati dinamik bir kısım müesseselerde söz konusudur. Ta ilerilere gitme, böyle can damarları içinde dolaşma ve eğer dönülüp gelinecekse yara alınmadan hissettirmeden dönüp geriye gelme meselesi geleceğimizin adına çok esaslı hususlardır.

İstikbale yürümek için sistemin püf noktalarını keşfedin..." 


Bu deriiin hocamızın yaklaşık 10 yıldır en büyük müslüman katili olan bir ülke yani ABD'de yaşadığını,ülkemizde özellikle 1950'lerden sonra hemen her yaşanan pislikte ABD'nin doğrudan veya dolaylı  etkisi olduğunu belirtmeme gerek yok sanırım.

AKP nin durumu tartışılabilir.İyi veya kötü yönden bir çok şey söylenebilir.Fakat kesin olan bir şey, devlet içindeki yukarıdaki gibi oluşumdan AKP'nin nemalandığı.Çünkü muhalif sesler teker teker susturulmaya çalışılıyor.Fakat bu tehlikeli oluşumun bir gün AKP'nin de belası olabileceği akıldan çıkarılmamalı.Çünkü bugün AKP üzerinden pis amaçlarına ulaşmaya çalışanlar belli bir güce ulaşırlarsa AKP'ye ihtiyaçları kalmayacak ve AKP'yi tasfiye sürecine gireceklerdir.Asıl kapışma bundan sonra başlayacaktır.İşte o zaman seyretmek lazım din üzerinden yapılan rezillikleri,karşılıklı suçlama ve karalamaları.

Valla tatildeyken ne Ergenekon ne de AKP umurumda.Gel keyfim gellllll :)

SEVGI-40

bu kelimeyi son günlerde cok duyyyorum nedemk bu diyip duruyodum.sayende anladim saool lengur okey:)

nuhal2

bakiyorum vatandasa kömür dagitilmasi bile  ergenekonculari rahatsiz etmis .e kendileri rahat tabi üsümüyorlar.yokluk nedir bilmezler. birisi halki icin calisiyorda onlari yemlemiyorsa üzerine saldiriyorlar. amerikada cocuk okutmak sucmu.imkani olan herkes okutuyor.bir insan mal mülk sahibi olamaz sizden olmayinca ,gemide alamaz arabada.burjuvadan degil ya fakir kalmaya mahkum bir kere.hor görülmesi gerek her zaman.uzan larin uzantilari ,bugüne kadar calismadan kazanan belescilerin feryatlari yükseliyor.

mucizemsin

Din üzerinden yapilacak rezilliklerin güya laikligi kurtarmak adina olan rezillikleri gecmeyeceginden en azindan kendi adima eminim.Tarihlerin belgelerin bunu acikca ortaya koymasida bu hükümete ve gelecektekilerine böyle bir oyuna düsmemeleri icin acik bir sayfa oldu sevincliyiz ne diyelim. Sizede iyi tatiller derin mesele fazla dalmamakta yarar var.

Adse

Can Dündar - Ergenekon Belgeseli, seneler öncesi yapilmis ama duyarsiz kalinan gercek ergenekonlarin belgeseli, izlemenizi tavsiye ederim.

mucizemsin

Can dündari hic sevmem ama bildigin tarafsiz  baska bir belgesel varsa ergenekona ait büyük bir zevkle izlerim.

lengur

Valla tatildeyken ne Ergenekon ne de Rus-Gürcü savaşı, kısaca dünya umurumda değil.

Tümden yara almasına rağmen yine de Hukuka güvenmek durumundayız.Çünkü Hukuk herkese lazım.Toplumdaki adaleti ancak Hukuka riayetle sağlayabiliriz.Bugün elindeki yetkilere güven ederek Hukukun içine edenler de bir gün mutlaka "Hukuk Hukuk" diye kıvranacaklardır.

Fakat şu belli bir grup Basını gördükten sonra insanların nasıl köpekleşebileceğini daha iyi anladım.Zaten eğitim seviyesi düşük bir ülke olan TC'de,bir de böyle satılmış kalemlerin,yalaka ve yalama medyanın yalan yanlış bilgilerle yönlendirdiği büyük çoğunluk ,en iyi yönetim şekli kabul edilen demokrasi için C-4' ten daha büyük tehlike arz ediyor.

Adse

mucizemsin; bahsettigimi izledin mi yoksa can dündar adindan dolayi izlemeyip baska bir belgesel mi tavsiye etmemi istiyorsun ?

nuhal2

can dündar cok uyaniktir. ergenekon davasini hafife alan bir alay yazi yazdi bakti bu is para getirir. kitabi sürdü piyasaya.onun bahsettigi ergenekonun bunla alakasi yok.onlar amerikanciymis. simdikiler rusyaya kaciyorya.bunlara dokunulmasini pek hazmedememis. amerikanin  yaptigini yapiyor. hani vietnamda rezil olmuslardida film yapip dünyaya biz böyle kahramandik diye satiyorlardi. e cin dindar da hic alaksi yok bu tutuklananlarla ama biz biliyorduk yanlis adamlari tutukladilar diyor hemde kitap satiyor bi de belgeseli varmis.  c gazetesini bahcesine bombayi atanlarimi anlatiyor .dogrulari söyleyemez cunki oda bu islerin icinde .unutmadan biz kimlerin yillarca bu millete köpeklik ettigini iyi biliriz. istedigimiz yazmiyorlar diye hakarete kacmayalim. herkesin düsüncesi farkli olabilir. egitim seviyesi yuksek olsa tencere tava satan dogan medyasi ayakta kalamazdi zaten.adamlarin foyasi ciktik utanmazliga veriyorlarr.

mucizemsin

Evet Adse can dündarin yaptigi hic bir belgeseli seyretmem aramizda görus ayriligi oldugu icinde senin yada benim bahsedecegim belgeseller aramizda tartisma cikaracaktir,ayrica nuhal2 ye ictenlikle katiliyorum.

lengur

Anlaşılan üyeler yazın siyasetle fazla ilgilenmiyorlar.Aslında en iyisini de yapıyorlar.Çünkü bilgi kirliliği alabildiğine çoğalmış.



"Geçmişini bilmeyen bir toplum, geleceğini göremez" özlü sözünün dikkate alınarak  bugünkü bir kısım  seçkin (!),yalaka ve yalama medyayı daha iyi anlayacağınızı ümit ediyorum.Aynı şerefsizlik,yalakalık bugünde hala geçerli.

Geçmişten bazı gazete haberleri;

Kimisi böyle derken;

28 Temmuz 1919’da, Anadolu basınında önemli yeri olan ve istiklâl fikrinin bayraktarlığını yapmış olan Açıksöz gazetesi manda taraftarlarına “sefiller” diyor ve onları şu şekilde tenkit ediyordu; “Birbirimize karşı muhabbet kalmadı. Vatan düşüncesi kalmadı. Sandalye mevkii kavgasına başladık. şahsi ihtiraslarla birbirimize girdik. Fedakârlık damarlarımız kurudu. Tarihimizi, şan ve şerefimizi unuttuk. Öyle hâle geldik ki şunun bunun himayesini, vesayetini kabul etmeyi düşünecek kadar sefil derecelere düştük”

Kimisi de (bugünkü yalaka ve yalama medyanın henüz demediği ama yakında açıkca söylemeye başlayacaklardır)

31 Temmuz 1335(1919) tarihli Memleket gazetesinin “Türk’ün Nazarında Manda” başlıklı makalesinde, Türkiye hakkında bir devlet tarafından mı yoksa birkaç devlet tarafından mı vekâlet icrasına muvaffak olacağını mukayese ettikten sonra “İstiklâl-i siyasî ve askeriyemiz tamamıyla mahfuz kalmak şartıyla bir devlet mandaterliğini kabul etmek muvafık olur” ifadeleriyle Amerikan mandası savunuluyordu.


01 Ağustos 1919 tarihli Alemdar gazetesi ise İngiltere mandasını savunuyor ve Refi Cevad başyazısını şöyle bitiriyordu; “1 — Ahali ne istiyor? İngiltere gibi âdil bir hükümet! 2 — şayet bir himaye vazı icab ederse hangi devletin himayesi kabul olunacağı?
- Türk istiklâliyet-i tammesini temin için âdil bir hükümetin (himaye değil) müzaheret ve refakat-ı siyasiyesine muhtaçtır. Bu hükümet de ancak ve ancak İngiltere, İngiltere, İngiltere’dir!”

2 Ağustos 1335 tarihli Türkçe İstanbul adlı gazetede bizi tanıyan ülkenin İngiltere olduğu iddia edilerek “bizim için en muvafık mandater devletin İngiltere” olduğundan söz ederek, Amerikan mandasının zararları anlatılıyordu.

2 Ağustos 1335 tarihli “Müzaheret ve Kabiliyet” başlıklı makale ile Vakit gazetesinde    ;D (Yav bu Vakit ne hikmetse hiç değişmemiş)Amerikan mandası şu gerekçe ile savunulmakta idi; “...kendimizi toplamak ve ihtiyaçlarımıza göre inkişaf etmek için muvakkaten hayırhah bir müzaherete muhtaç olduğumuzu teslim etmek istiklâl-i tamdan feragat manasını haiz olmak şöyle dursun, bilakis istiklâlimize hakiki bir ruh vermek ve vahdetimizi taht-ı temine almak...”

04 Ağustos 1919 tarihinde Amerikan mandasını hararetle savunan Tasvir-i Efkâr gazetesi, Amerika’nın Filipinler’de yaptıklarını örnek göstererek “hakkaniyetli Amerika’nın müzaheretini istemekten başka çare yoktur, halkın çoğu bunu istiyor   ;D ;D ;D  ”  ifadesine yer vermektedir.

Gelelim son gelişmelere.Maalesef TC'de basın belli güçlerin tekeli altında.Ve tüm bu gruplar devletle doğrudan veya dolayısıyla çıkar ilişkisi içerisinde.Nitekim özelleştirmelerden tüm bu büyük gruplar nasipleniyor.Toplum, devletin imkanlarıyla hükümetin borozanlığını yapan gruplar ile Doğan Grubu,Çukurova Grubu,Ciner Grubu gibi medyanın etkisi arasında bilgi kirliliğine bulaşmış şekilde gerçekleri öğreniyor yada belli bir görüşe yönlendiriliyor.Bu ülke insanımızın maalesef bir açmazı.

Son günlerde Başbakan ve Doğan Grubu arasında yaşananlar bu medya savaşının ne kadar pis bir şekle büründüğünü kanıtladı.Aylardır uyduruk bir Ergenekon soruşturması nedeniyle onlarca insan neyle suçlandığını bilmeden içerde tutulurken,yalama ve yalaka medya nedeniyle peşin suçlu kabul edilmişken,Savcılık iddianamesinin gizlilik kararına rağmen yalama medyada çarşaf çarşaf sergilenirken sesini çıkarmayan Başbakanımız,Almanya'da Deniz Feneri davasında adının karıştığı haberi veren Doğan Grubuna ateş püskürüyor.Bu ne rezillik?Bu ne çifte standart.ne yazıkki bu rezilliği aynı derece nefret ettiğim Doğan medyası yayınladı.şu yalama medya'da bu konuda bir haber çıktı mı?Tabii ki hayır.Bugün başbakanın basın sözcüsü eski Kanal 7 haber sunan şu dangalak gazeteci Başbakanı Musanın soyuna kadar dayandırmıştı."Musanın çocukları"nın yazarı ise içerde.Demek yağcılık yapana prim var ama eleştirene zulüm.şu yalama medyadan daha çok padişah soytarısı çıkar ama bilinmelidir ki bu ülke  kimsenin babasının çiftliği değildir.Skandalların,rezilliklerin bir bir ortaya çıktığında bu insanlar baştacı ettiği kişileri yerle bir etmeyi de bilir.

Bu ülke çok sıkıntılar çekti.Bu sıkıntıları da,belayı da,içine sokulmak istenen oyunu da defetmeyi başaracaktır.




MuhaяяeM

Avukatım Tayyip Erdoğan - Aydın Doğan çatışması için ne düşünüyorsunuz?

nuhal2

sayin lengur bu kadar hiddetle savundugunuza göre sizinde ergenekonla bir baglantiniz olabilir süphesi doguyor insanda. o kadar savci bilmiyor okadar polis anlamiyor bu isten bir siz biliyorsunuz sucluyu sucsuzu.bu nasil bir sey, neler biliyorsunuz.hakareti birakinda asker ihtilal yapsin diye daha ne isler yapacaksiniz. halk bas taci etmis edecegini.bu kinin intikamin sebebi nedir.isler tersmi gidiyor.

lengur

Alıntı yapılan: nuhal2 - Eylül 08, 2008, 11:57:19 ÖS
sayin lengur bu kadar hiddetle savundugunuza göre sizinde ergenekonla bir baglantiniz olabilir süphesi doguyor insanda. o kadar savci bilmiyor okadar polis anlamiyor bu isten bir siz biliyorsunuz sucluyu sucsuzu.bu nasil bir sey, neler biliyorsunuz.hakareti birakinda asker ihtilal yapsin diye daha ne isler yapacaksiniz. halk bas taci etmis edecegini.bu kinin intikamin sebebi nedir.isler tersmi gidiyor.

Sayın nuhal2,

Uyduruk Ergenekon iddianamesi sürecinde yaşananları,yapılan keyfi ve zorbalığa varan uygulamaları ne Ceza Usul Kanununa ne de Evrensel  İnsanllık İlkelerine aykırılıkları görebilmek için ille de Hukuk Profesörü olmak gerekmiyor.Ve de bu akla,mantığa,yasal mevzuata aykırı saçma sapan,belli bir amaca yönelik olduğunu kolayca anlaşılabilen keyfilikleri eleştirmek içinde uyduruk Ergenekon örgütü sempatizanı veya savunucusu olmak da hiç gerekmemekte.Daha önceki yazdıklarımı okursanız "Hukukun herkese gerekli bir kavram olduğunu,bugün bulundukları makam ve mevkiine güven ederek hukukun içine edenlerin,yarin hukuk,adalet diye inim inim inleyeceklerini"söylediğimi görürsünüz.

Özele gelince 17 yıllık aktif avukatlığa 4 yıllık Hukuk eğitimi,1 senelik Avukatlık stajını da eklersek 22 senedir doğrudan Hukuğun içinde olan birisi olarak diyebilirim ki;EVET,şu uyduruk iddianame sürecinde görev alan Savcılardan tutun da çoğu kolluk kuvvetlerince yapılan işlemlere kadar  çoğu işlemler, belli bir güçlerin(CIA korumasında ABD'nin kucağına yaşayan deriin hocamız başta olmak üzere) güdümünde,tamamen yıldırma ve etkisizleştirme amacıyla yapılmaktadır.Tabii eğer şu yalama ve yalaka medyanın her dediğine kafanızı emme basma tulumba gibi onay verme amacıyla sallarsanız,o karşı çıktığınız sürü psikolojisine farkında olmadan dahil olursunuz.zaten amaçladıkları da bu.Yani uyutulmuş,kandırılmış,sessiz çoğunluk.

şu uyduruk iddianameyi hazırlayan savcılardan yalama medya sayesinde meşhur olan,ön plana çıkarılan  bir tanesi hakkındaki Suç duyurularının haddi hesabı yok.Bugün Adalet Bakanı da ilgili savcılar hakkında idari soruşturma açıldığını söyledi(baştan söyleyeyim Adalet Bakanlığının yapacağı bu idari soruşturmadan bir şey çıkmayacaktır :))Yani görüldüğü gibi ortada kokuşmuş çok pis uygulamalar var.Tabii bunu şu yalaka medyadan öğrenemezsiniz.

Diyeceğim odur ki haksızlıklara uğrayan kim olursa olsun karşı çıkmak insanlığın gereğidir.Eğer bunu yapmayıp,en azından eleştirmezseniz o haksızlıklara bir katkı da siz sağlarsanız.Haksızlıkları eleştirmek içinde ille de haksızlığa uğrayanların görüşünde olmak da gerekmemektedir.Haa benim devletle vergi vermek dışında hiç bir ilişkim yok."Selam verdik, rüşvet değildir deyu almadılar" çarkında bir yerim yok.İnşAllah anlatabildim. :)

Alıntı yapılan: MuhaяяeM - Eylül 08, 2008, 11:31:11 ÖS
Avukatım Tayyip Erdoğan - Aydın Doğan çatışması için ne düşünüyorsunuz?

Muharrem ne diyeyim.Allaha binlerce şükür ki böyle çatışmalar olmazsa karşılıklı kirli çamaşırlar ortaya çıkmayacak,kimin ne halt ettiğini öğrenemiyeceğiz.İktidarın devlet imkanlarıyla kendi borazanlığını yapan bir medya gücü oluşturduğu ortada.şu destekçi tarikat medyalarını da katarsak iktidarı eleştirecek,yaptıkları veya yapacakları(durum onu gösteriyor) pislikleri kamuoyuna açıklayacak ancak en büyüğü Doğan olmak üzere,Çukurova,Ciner ve Doğuş grubunun medyaları kalıyor.İktidar bu grupları da baskı altına alıp devlet imkanlarını tamamen kendi çiftliğinin malı gibi kullanmaya çalışıyor.Tabii her zaman yemiyor.Nefret ettiğim halde şu rezillikleri dile getirecek neredeyse tek medya gücü olan Doğan grubunu tebrik ediyorum.Daha çok rezillikler çıkacak ve hep birlikte hayretler içerisinde seyredeceğiz.Zevkli seyirler dilerim. ;D