"Kürt Acilimi" nasil bir sey?

Başlatan esma 41, Eylül 08, 2009, 01:51:14 ÖÖ

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

khoLpa$aLı

Sevgili Atam;


Sana bu hitabeyi 24 yaşına girmiş,
Gelecek güzel günlerden çoktan umut kesmiş,
Temel eğitimini tamamlamış
Ve ancak şimdilerde seni tanıyabilmeye başlayan,
Türk istikbalinin evlatlarından biri olarak yazıyorum.

Seni ilk gördüğüm günü dün gibi hatırlarım.
İlkokul birdim. Miniciktim.
Elimde beslenme çantam, önlüğümün cebinde annemin sevgisi, sınıfımda bilim öğrenecektim.
Karatahtanın dört parmak üzerine ortalanmış çerçevenin içinden bana bakıyordun
Bakışların keskindi.
ABC'den sonra ilk öğrendiğimdin;
Mustafa Kemal'din. Çocuktum...
Bana, bize, tüm dünya çocuklarına bayram armağan etmiştin.

Armağanını, uygun adım sol-sağ-sol
Sol-sağ-sol Kutladık...
Kaçımızın ayağı su toplamıştı, kaçımız bayılmıştık...
Biz bayramlarda ağlayan çocuklardık.

Ortaokul ve lisede hep seni anlattılar bana...
Dünyaya ancak yüz yılda bir gelen dahiydin...
şahin bakışların vardı, hürriyete âşıktın...
En azılı düşmanlarına karşı bile merhametliydin,
Ama savaş meydanlarında karşında kimse duramazdı.
Aslandın, kaplandın, kartaldın, panterdin...
Özgür geleceklere açılan pencereydin.
Sözün özü benim sevgili atam;
Kodumu oturtan milli eğiticiler böyle anlatmışlardı.
Beni milli bir şekilde eğitenler,
Failatün, failatün, failatün, failün ölçü sistemini,
Niyagara şelalesi'nin yükseklik ve debisini,
Yes, it is a pencil demesini,
Deli İbrahim'in küpesini;
Bir bir kafama yerleştirdiler de;
Bana senin insan yönünü anlatmadılar.
Sigara tiryakisi olduğunu,
Rakı içtiğini,
Âşık olduğunu,
Evlendiğini,
Boşandığını,
Kim bilir kaç geceler savaş meydanlarında cesetlere bakıp, için için ağladığını,
Özlemlerin i, hasretlerini,
Geleceği kazanmaya dair fikirlerini
Anlatmadılar.
Bana, bize, tüm dünya gençlerine bayram armağan etmiştin.
Armağanını, uygun adım sol-sağ-sol sol-sağ-sol Kutladık...
Kaçımızın ayağı su toplamıştı.
Kaçımız kıçına yediği sopa yüzünden altımıza işemiştik.
Biz bayramlarda bunalan gençlerdik.

Bir yandan;
Heykellerini diktik
Dağa-taşa siluetlerini çizdik,
Her kitaba, her yazıya
Mutlaka senden alıntılar yerleştirdik.

Bir yandan;
Her işin kolayına kaçtık,
Ticarette kazık attık,
Üretim yerine kopyaladık,
Bilim adamlarını sindirdik,

Aydınları yargıladık,
Yoktan yere nice vatan hainleri ürettik,
Çoktan yere nice amaçsız gençler yetiştirdik.
Zeki, çevik ve aynı zamanda düzenciydik.
Eğitimi siyasete kurban verdik,
Ekonomiyi siyasete kurban verdik,
Aydınlık olması gereken gelecekleri siyasete kurban verdik.
Varlığımız siyasi emellere armağan oldu...

Benim biricik Atam;
Biz Demokles'in kılıcını sapından değil
Keskin yanından tutmayı marifet bildik.
Senin ruhunu gıdım gıdım içtik,
Tükettik...
Tükettik...
Tükettik...

Dedemden babama, babamdan bana
Politikacı tabiriyle 'enkaz devralmış' bulunmaktayız.
Bu gidişle biz, çocuklarımıza devredecek
Enkaz bile bulamayacağız...
Türk'tük, doğruyduk, çalışkanlığımız şüpheli;
Birinci vazifemiz; Türk istiklalini ve Türk Cumhuriyeti'ni

İlelebet muhafaza ve müdafaa etmek,
Ülkümüz;
Yükselmek, ileri gitmekti...

Uzun bir yoldu...
Yorucu ve yıpratıcıydı...
Adidas'larımız eskidi,
McDonalds'ta mola verdik.
Belki de 'Bir Türk dünyaya bedeldir' deyişini
Biz 'Her Türk dünyaya bedeldir' anladığımız için emanetini,
1 milyon beş yüz seksen bin kat küçültmeyi becerdik...

Verdiğin en önemli görev:
Bu ahval ve şeriat içinde dahi vazifem
Türk istiklalini ve cumhuriyetini
İlelebet muhafaza ve müdafaa etmektir, bilirim.
Muhtaç olduğum kudretin,
Sana güvenimde mevcut olduğunu belirtir, ellerinden hasretle öperim...
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *

YER: TÜRKİYE
YIL: 1938
SAAT: 09.05
ATATÜRK ÖLÜYOR



ARADAN 71 YIL GEÇİYOR
YIL: 2009
ATATÜRK TEKRAR DÜNYAYA GELİYOR...
DOĞRUCA MECLİSE GİDİYOR,
MEMLEKET NASIL YÖNETİLİYOR GÖRMEK İÇİN...
MECLİS KAPISINDA CUMHURBAşKANI, BAşBAKAN, DEVLET BAKANLARI
KARşILIYORLAR.
SALONDA EN ÖNE OTURTUYORLAR VE O GÜNKÜ ÜLKE SORULARI
TARTIşILIYOR...

OTURUM BİTİYOR, ATATÜRK Ü MECLİS LOKANTASINA GÖTÜRÜYORLAR,
YEMEKTEN SONRA OTELE GÖTÜRÜP YATIRIYORLAR....
ERTESİ SABAH OTELDEN ALMAYA GİDİYORLAR,
ATATÜRK ÜN ODASI BOMBOş..!!
VE MASANIN ÜZERİNDE BİR KAĞIDA YAZILMIş şU SÖZLER VAR:
'EFENDİLER...
BEN İSTANBULA GİDİYORUM,
ORDAN BİR VAPURA BİNİP TEKRAR SAMSUNA ÇIKACAĞIM.
ÇÜNKÜ BU ÜLKENİN BİR KURTULUş SAVAşINA DAHA İHTİYACI VAR...'
BU KADAR ANLAMLI BİRşEY DAHA YOKTUR SANIRIM BU ÜLKEMİZ İÇİN...

lengur

Evet güzel bir alıntı.Ülkemizde maalesef bir kısım vatandaşımız; CİA'nın kucağındaki bir uyduruk hocanın,CİA'nın teknik yardımıyla hangi amaca hizmet ettiklerinden bi haber müritleri vasıtasıyla sözde vatanseverlik kisvesi altında TC'nin temelini oyuyor ve bundan yararlanan mevcut iktidar da bu sürece hız kazandırıyor.Yukarıdaki alıntıya uygun düşecek bir fıkra'da benden:

"Tayyip ile Obama ABD'deki buluşmalarında birbirlerine hava atarlar.

Obama,Tayyipe "bizde öyle bir teknoloji var ki, ölüyü diriltiriz" der.

Tayyip altta kalmaz ve o da "bizdeki teknoloji çok farklı, partimizin bütün elemanları 100 metreyi 3 saniyede koşmayı beceriyor" der.

Türkiye'ye döndügünde Tayyip'i bir düşünce alır. Danışmanlarını çağırır ve attığı palavrayı anlatır. "Haftaya Obama geliyor, yalanımız ortaya çıkarsa ne yaparız?" diye sorar.

Danışmanlardan biri hemen cevap verir: "Onlara ölüyü nasıil dirilttiğini sordunuz mu?"

"Hayır sormadiık."

"O halde hiç korkmayın başbaşkanım, alın Obama'yı Anıtkabire götürün. Atatürk'ü diriltmesini isteyin. Diriltemezse o rezil olur. Yok eğer diriltirse, siz zaten 100 metreyi 3 saniyede koşarsınız. "
:)



Size bir de kitap önerim olacak.Kasım ayında çıkan yeni bir kitap.Kafanızdaki çoğu soruyu aydınlatacağına eminim buna Kürt veya Demokratik açılımı da dahil.


https://www.kitap-ozet.net/kitap-ozetleri-yazar-biyografileri/bu-dinciler-o-muslumanlara-benzemiyor-soner-yalcin

Kitaptan bir kaç başlık...
FBI’ın yetiştirdiği dinci istihbaratçılar…
CIA’in kefil olduğu dinci cemaat liderleri…
ABD’den maaş alan dinci köşe yazarları…
Utah’ta TSK aleyhine yayın yapan dinci yalan makineleri…
Ergenekonvari komplolar hangi ülkelerde nasıl sahneye kondu?
Türkiye’de hangi gazetelere, hangi kanaldan para akıtılıyor?
TSK neden hedefte?
Solcu liberallerin New York’taki akıl hocaları kimler?
...

lengur

Tabelalar Kürtçe oldu bile!


Tabelalar Kürtçe oldu bile!
Ferit ASLAN- Serdar SUNAR/DİYARBAKIR, (DHA)

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, köy tabelalarına Kürtçe isimlerini yazdı. Demokratik açılım ile birlikte bölgedeki yerleşim birimlerinin eski isimlerini kullanması ile ilgili tartışmalar sürerken, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, daha önce İl İdare Kurulu’nun aldığı bir karar ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın, “Eski köy isimlerinin kullanılmasına sıcak bakıyoruz” açıklamaları doğrultusunda harekete geçti.

Belediye merkez ilçelere bağlı olan köylerin tabelalarını yeniledi ve tabelalara hem köylerin Türkçe, hem de Kürtçe isimlerini yazdı. Köylerin Türkçe ve Kürtçe isimlerinin bulunduğu tabelalar köy girişlerine asılırken, Kürtçe ismin yazılmasında Türkçe alfabede yer almayan ‘x, q ve w’ harflerinin de kullanıldığı görüldü.

KÖYLÜLER YENİ TABELALARDAN MEMNUN

Diyarbakır Büylükşehir Belediyesi'ne ait atölyelerde yaptırılan Türkçe-Kürtçe köy tabelaları köylüleri de sevindirdi. Köylüler, bölgelerindeki köy isimlerinin daha önce tabelalarda Türkçe olarak yer almasına rağmen köylerin hep Kürtçe ismi ile bilindiğine dikkat çekti.

BAZI KÖY TABELALARI şÖYLE

Yeşildallı (Hewarê xas), Talaytepe (Gırbelık), Çölgüzeli (Gozeliyeçolê), Cücük (Cucuk), Körtepe (Kortepe), Çiçekliyurt (İngici), Develi (Develi) Kabahıdır (Qubaxıdır), Pirinçlik (Qırxali), Gömmetaş (Sirim), Topraktaş (Heste Qa Bahrê), Kolludere (Qud)"
https://www.milliyet.com.tr/Siyaset/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&ArticleID=1166397&Date=25.11.2009&Kategori=siyaset&b=Tabelalar%20Kurtce%20oldu%20bile

Ne yapmalı? İnsan özürlü olabilir ama sağlamken özürlü olduğunun farkına varmaması kadar büyük özür olamaz. angry:)

asyali

Dağda Üç Beş Domuz Sürüsü, Tutturmuş Bir Kürdistan Türküsü, Eline Almış Bayrak Diye Bir Masa Örtüsü, Satsan Beş Para Etmez Ne Dirisi Ne De Ölüsü. Soyu Soysuz Olan Sensin,Toprak Senin Neyine, İte İtlik Yapıp Kafa Tutma Beyine, Anlasa Dediğimi Sokaktaki Köpek Ağlar Haline, Duy Ulan Soysuz Ne Mutlu Türküm Diyene Sakın Üzmesin Seni Karşılıksız Sevgiler, Bağrına Taş Basarsın Acılar Birgün Diner, Giden Gitsin Aldırma Yangınlarda Söner, Dönüp Bakma Arkana Krallar Önde Gider..

lengur

"Dünyada her millet, icraatına tahammül ettiği hükümetin mesuliyetine ortak sayılır."

Mustafa Kemal ATATÜRK


Reyya

bu siteyede mi siyaseti soktunuz....

dielosch

siyaset yok. sadece merak var . ve düzgünce açıklamak var.okuduysan görürdün REYYAJ.