21 Ekim'de Ons Altın Düşüşte: Petrol ve Fed Beklentileri Baskı Yaratıyor

21 Ekim sabahı ons altın fiyatları düşüşünü dördüncü işlem gününe taşırken, gram altın 6.575 TL seviyelerinden işlem görüyor.

371 kez okundu

Küresel piyasalarda 21 ekim tarihi itibarıyla değerli metaller baskı altında hareket etmeye devam ediyor. Altın piyasasında faiz beklentilerinin etkisi açık bir şekilde öne çıkarken, petrol fiyatlarının yükselmesiyle güçlenen enflasyon endişeleri piyasanın ana gündem maddesini oluşturuyor. ABD Merkez Bankasının para politikasına ilişkin beklentileri etkileyen bu gelişmeler, altının toparlanma çabalarını zorlaştırıyor. Son kayıpların ardından istikrar kazanan dolar endeksi de değerli metal üzerindeki baskıyı besleyen unsurlar arasında yer alıyor.

Bu gelişmelerin etkisiyle spot altın, düşüşünü dördüncü işlem gününe taşıdı. 21 Ekim saat 07.15 itibarıyla ons altın 4.124,10 dolardan işlem gördü. Önceki kapanışa göre yüzde 0,02 oranında gerileyen fiyatlarda, yatırımcıların ABD Merkez Bankası toplantısı öncesindeki temkinli bekleyişi dikkat çekti. Sabah saatlerinde ons başına 4.124 dolar seviyelerinde yatay-aşağı yönlü bir seyir izleyen spot altında, yükselişin ivme kazanması için teknik açıdan 4.147 ile 4.176 dolar bandının aşılması gerektiği belirtiliyor. Bu bölgenin üzerindeki olası kapanışlarda ise sırasıyla 4.201 ve 4.218 dolar seviyeleri takip edilecek. Küresel ons fiyatı ve döviz kurundaki bu seyirle birlikte yurt içi piyasada gram altın, işlem gününün ilk saatlerinde 6.575 TL seviyelerinden alıcı buluyor.

Petrol Piyasasındaki Hareketlilik ve Enflasyon Baskısı

Altının yönünü belirleyen temel başlıkların başında enerji piyasasındaki hareketlilik geliyor. Kızıldeniz’de deniz taşımacılığına ilişkin riskler ve Suudi Arabistan’daki petrol altyapısına yönelik tehditler, enerji piyasasının gündemindeki yerini koruyor. Ham petrol fiyatlarındaki tırmanış, enflasyonist baskıların devam edebileceğine ilişkin endişeleri artırıyor. Bu durum, faizlerin daha da yükseltilebileceği beklentisini güçlendirerek altına yönelik talebi sınırlıyor.

DHF Capital SA Üst Yöneticisi ve varlık yöneticisi Bas Kooijman da Reuters’a yaptığı değerlendirmede bu kritik bağlantıya dikkat çekti. Kooijman, ham petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerindeki baskıyı sürdürebileceğini ve daha sıkı para politikası beklentilerini artırdığını vurguladı. Savaşların sürdüğü, enerji fiyatlarının yükseldiği ve enflasyonun yeniden hızlandığı bir ortamda, piyasalar artık yalnızca neden korkmaları gerektiğini değil, korkularının karşılığında ne kadar faiz kazanabileceklerini de hesaplıyor.

Tarihsel Süreç ve Piyasaların Yeni Dinamikleri

Dolar ve altın arasındaki ilişki uzun vadeli bir geçmişe dayanıyor. 15 Ağustos 1971 akşamı Richard Nixon’ın açıkladığı programla birlikte yabancı resmi makamların ellerindeki dolarları altına çevirebildiği kapı kapanmış ve savaş sonrasının para düzeninde doların arkasında duran altın aynı konumda kalmamıştı. Aradan geçen elli yılı aşkın sürede dolar uluslararası sistemin merkezinde kalmayı başarırken, altın da merkez bankalarının kasalarındaki yerini korudu.

Ancak uzmanlar, bu uzun beraberlikte birbirine rakip görünen iki varlığın aslında farklı ihtiyaçlara cevap verdiğini hatırlatıyor. Dolar ödeme yapar, borçlandırır ve faiz kazandırırken; fiziki altın bir devletin geri ödeme vaadine dayanmıyor. Ne var ki bu özellik, kıymetli madeni fiyat kaybından korumuyor. Eylül ayındaki sert kayıpların ardından ekim ayında da kalıcı bir toparlanma sağlayamayan altın, piyasaların faiz odaklı yeni hesaplamaları karşısında geri çekilme eğilimini sürdürüyor.

Ekonomi editörü. Piyasalar, döviz-altın ve şirket haberleri üzerine yazıyor.