25 Eylül Cuma Hutbesi'nde Tebliğ Sorumluluğu ve Sosyal Medya Uyarısı

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hazırladığı 25 Eylül Cuma hutbesi, 81 ildeki camilerde okundu. Hutbede tebliğ sorumluluğu ile sosyal medyada mahremiyet ve doğruluk konularına dikkat çekildi.

25 eylül cuma hutbesi, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından ülkenin dört bir yanındaki camilerde okunmak üzere hazırlandı ve 81 ilde milyonlarca vatandaşla buluştu. Son dönemdeki güncel gelişmeler ve teknolojik dönüşümler ekseninde şekillendirilen metin, din görevlileri aracılığıyla minberlerden aktarıldı. Kurum tarafından bu hafta için belirlenen ana tema ise "Tebliğ Sorumluluğumuz" başlığını taşıdı.

Hz. Mus‘ab b. Umeyr Örneği ile İslam'ı Anlatma Bilinci

Dinî kurumun hazırladığı metinde, İslam dininin ilk dönemlerinden tarihi bir örnekle tebliğ bilincine dikkat çekildi. Medinelilerin Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s)’den kendilerine İslam'ı öğretecek bir kişi istemesi üzerine, bu ulvi görev için Mus‘ab b. Umeyr’in seçildiği hatırlatıldı. Hz. Mus‘ab’ın küçük büyük demeden herkese İslam’ı tebliğ ettiği ve kısa süre içerisinde Medine’de Efendimiz'den bahsedilmeyen hiçbir ev kalmadığı ifade edildi. Genç sahabinin bu başarısının arkasında, Peygamberimiz (s.a.s)’in güzel ahlakını rehber edinmesi yattığı vurgulandı. Rahmet elçisinin yumuşak sözlü, güler yüzlü, zorlaştıran değil kolaylaştıran bir tutum sergilediği hatırlatıldı.

Cenâb-ı Hak’ın “Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et…” ayetiyle işaret ettiği üzere, İslam’a davet eyleminin toplumun yalnızca belirli bir kesimiyle sınırlı olmadığı belirtildi. İslam’ın güzelliklerini anlatmak ve günlük hayatta görünür kılmak, her Müslüman için temel bir kulluk sorumluluğu olarak tanımlandı. Bireylerin gücü ve imkânı nispetinde söz ve davranışlarıyla çevresine en güzel şekilde örnek olması gerektiği ifade edildi. Çocuğunun geleceği için koşturan anne ve babaların, öğrencilerine olumlu izler bırakmaya çalışan öğretmenlerin, müşterisine güven veren esnafın ve komşusuyla iyi geçinen herkesin nebevî daveti kuşanmış olduğu dile getirildi.

Sosyal Medya Paylaşımlarında Mahremiyet ve Doğruluk Vurgusu

Güncel hutbenin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise teknoloji ve sosyal medya kullanımı üzerine yapılan uyarılar oldu. Teknolojinin gelişimiyle birlikte tebliğ metodlarına yeni yolların eklendiği ve bu mecraların hiç gidilmeyen coğrafyalardaki insanlarla iletişim kurma imkânı sunduğu ifade edildi. Bununla birlikte, dijital platformlarda dikkat edilmesi gereken hususların da aynı oranda arttığına işaret edildi.

Sosyal mecralarda paylaşımda bulunan her bireyin, Yüce Rabbimizin Kaf Suresi’nde yer alan “İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında yaptıklarını gözetleyen ve kaydeden hazır bir melek bulunmasın” ayetini dikkate alması gerektiği hatırlatıldı. Bu kapsamda öne çıkan temel uyarılar şu şekilde sıralandı:

  • Herhangi bir sözü veya bilgiyi paylaşmadan önce mutlaka doğruluğuna özen gösterilmelidir.
  • Bir başkasının hayatına dair yorum yaparken mahremiyet sınırlarına kesinlikle riayet edilmelidir.
  • İlim meclislerinde dile getirilmesi gereken hassas konular sosyal medyada gelişigüzel ve ölçüsüzce tartışılmamalıdır.

Düşünülmeden sarf edilen ya da paylaşılan bir sözün, bireysel ve toplumsal düzlemde telafisi güç sonuçlar doğurabileceği hususunda cemaat bilgilendirildi.

Gündem ve politika editörü. Yurt içi haberleri ve siyaset gündemini takip ediyor.