Ermenistan ve Azerbaycan Arasında Toprak Takası ve Sınır Müzakereleri Gündemde

Ermenistan ile Azerbaycan arasında süren barış anlaşması görüşmelerinde, Sovyet döneminden kalan enklav ve eksklav bölgeler için karşılıklı toprak takası masada yer alıyor.

416 kez okundu

Kafkasya'da kalıcı barışın tesis edilmesi amacıyla yürütülen diplomatik temaslar hız kesmeden devam ederken, Ermenistan ile Azerbaycan arasında gündeme gelen yeni bir formül dikkat çekiyor. İki ülke arasında uzun süredir sınır ihtilaflarına neden olan ve Sovyetler Birliği dönemindeki idari sınırlara dayanan bölgeler için karşılıklı toprak takası ihtimali müzakere masasında ağırlık kazanıyor. Sürecin detayları, her iki ülkenin üst düzey yetkilileri tarafından kamuoyuyla paylaşılırken, teknik ve hukuki zorluklar da tüm boyutlarıyla ele alınıyor.

Nikol Paşinyan: Sınırda Enklav ve Eksklav Olmamalı

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalarda, iki ülke arasındaki barış müzakerelerinde toprak takasının en önemli başlıklardan biri olduğunu açıkça doğruladı. Sınırın her iki tarafında da enklav veya eksklav şeklinde toprak parçalarının kalmaması gerektiğine inandığını belirten Paşinyan, iki komşu ülkenin birbirine tam olarak denk gelen büyüklükte bir toprak takası gerçekleştirmesi gerektiğini savundu. Bu yaklaşımın, uzun vadeli istikrar ve sınır güvenliği açısından kritik bir adım olacağı ifade ediliyor. Sovyetler Birliği döneminde çizilen sınırlardan kaynaklanan ve diğer ülkenin toprakları içinde kalan irili ufaklı cepler şeklindeki bu bölgeler, yıllardır kronikleşmiş birer sınır sorunu olarak biliniyor. 2020 yılında yaşanan İkinci Karabağ Savaşı sonrasında ivme kazanan sınır belirleme ve delimitasyon süreçlerinde, bu coğrafi karmaşanın çözüme kavuşturulması için ortak arayışlar sürüyor.

Ararat Mirzoyan: Süreç Halk Oylaması Gerektirebilir

Konuya ilişkin bir diğer değerlendirme ise Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan'dan geldi. Dışişleri Bakanı Mirzoyan, enklav ve eksklav konusunun, iki ülke arasında yürütülen barış anlaşması görüşmelerinin tamamlanması önünde doğrudan bir engel oluşturmadığını ifade etti. Sınır hatlarının sahip olduğu teknik zorluklara dikkati çeken Mirzoyan, konunun son derece hassas olduğunu vurgulayarak, olası bir toprak değişimi halinde sürecin mutlaka bir halk oylaması gerektireceğini kaydetti. Enklav ve eksklav yapıların, iki ülke arasındaki ilişkilerin mükemmel seviyede olduğu varsayılsa bile teknik açıdan operasyonel süreçleri zorlaştırdığını belirten yetkili, barış vizyonu çerçevesinde bu engellerin aşılması için çözümler aranabileceğine işaret etti. Bakü'nün anayasa değişikliği beklentilerine de değinen Mirzoyan, enklav sorunu çözülmezse anlaşmayı imzalamayacaklarına dair bir ön koşulun bulunmadığını dile getirdi.

Öte yandan, bölgedeki diplomatik hareketlilik sadece sınır takası iddialarıyla sınırlı kalmıyor. Liderlerin uluslararası platformlardaki temasları ve olası zirve görüşmeleri de barış sürecinin seyrini belirlemede kritik rol oynuyor. Önümüzdeki dönemde atılacak adımların, iki komşu ülke arasındaki sınır hatlarının kesinleşmesinde ve kalıcı barış anlaşmasının imzalanmasında belirleyici olması bekleniyor.

Dünya haberleri editörü. Uluslararası gelişmeleri ve dış politikayı yazıyor.