Erol Köse'nin Ölümünde Savcılık Kararı: 3 Telefona Ne Oldu?
İstanbul Sarıyer'de hayatını kaybeden yapımcı erol köse'nin ölümüne ilişkin savcılık soruşturması tamamlandı ve takipsizlik kararı verildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyunda geniş yankı uyandıran ve 61 yaşında hayatını kaybeden ünlü yapımcı erol köse ölümüne ilişkin yürüttüğü soruşturmayı resmen tamamladı. Savcılık makamı, elde edilen tüm delillerin incelenmesinin ardından olayla ilgili kovuşturmaya yer olmadığına, bir diğer deyişle takipsizlik kararına hükmetti. Karar metninde, dosyanın kapatılmasına gerekçe olarak üçüncü kişilerin olayda herhangi bir kusurunun veya kastının bulunduğuna dair hukuki delil elde edilememiş olması gösterildi.
Olay, 23 Mart 2026 tarihinde İstanbul'un Sarıyer ilçesinde meydana gelmişti. Edinilen bilgilere göre, ikamet ettiği 40 katlı binanın 16. katından düşen erol köse olay yerinde yaşamını yitirmişti. Yaşanan bu trajik ölümün ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından derhal soruşturma başlatılmış, olayın şüpheli yönlerinin aydınlatılması için kapsamlı bir inceleme süreci yürütülmüştü. Adli tıp ve soruşturma raporlarına göre, Köse'nin yüksekten düşmeye bağlı genel beden travması sonucunda hayatını kaybettiği tespit edilmişti.
Üç Cep Telefonu İncelendi: İkisinin Kilidi Açılamadı
Yürütülen soruşturmanın en dikkat çekici detaylarından biri ise merhum yapımcının üzerinde bulunan mobil cihazlara yönelik yapılan adli incelemeler oldu. Soruşturma dosyasında yer alan raporlara göre, olay yerinde erol köse üzerinden üç adet cep telefonu çıktı. Uzman ekipler tarafından yapılan teknik incelemelerde, bu cihazlardan ikisinin güvenlik kilidinin kırılması ya da aşılması mümkün olmadı ve telefonlar açılamadı.
İncelemesi yapılabilen tek cep telefonunda ise adli bilişim uzmanları tarafından detaylı bir inceleme gerçekleştirildi. Ancak bu cihazın içeriğinde de merhumun ölümünü şüpheli kılacak, herhangi bir suç unsuru barındıran veya olağandışı bir duruma işaret eden herhangi bir ize ya da mesaja ulaşılamadı. Cihazlar üzerinde yapılan dijital incelemelerin sonuçsuz kalması ve olayı şüpheli kılacak başkaca bir bulguya rastlanmaması, savcılığın kararında etkili olan ana unsurlar arasında yer aldı.
Üçüncü Kişilerin Kusuru Tespit Edilemedi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan takipsizlik kararının detayları, olayın adli boyutta nasıl kapatıldığını net bir şekilde ortaya koydu. Savcılık, soruşturma kapsamında toplanan delillerin tamamını titizlikle değerlendirdi. Yapılan hukuki değerlendirmede, erol köse hayatını kaybetmesinde dışarıdan herhangi bir üçüncü kişinin kasıt, kusur veya suç teşkil eden bir eyleminin bulunduğuna dair somut bir delil elde edilemediği vurgulandı.
Bu doğrultuda, hazırlanan dosya kapsamında herhangi bir şüpheli ya da suçlu bulunamadı. Savcılık, cezai sorumluluğu gerektirecek veya yargılamayı zorunlu kılacak hukuki bir dayanak bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vererek dosyayı kapattı. Böylece, 23 Mart tarihinde Sarıyer'de yaşanan üzücü olayın ardından başlatılan adli süreç, savcılığın takipsizlik kararıyla resmi olarak sonlandırılmış oldu.
