İki Kişilik Okulda Cumhuriyet Coşkusu: Öğretmen ve Öğrencisinin Anlamlı Kutlaması
Konya'nın Ilgın ilçesindeki bir ilkokulda görev yapan tek bir öğretmen ve tek bir öğrenci, nüfus azlığına rağmen Cumhuriyet'in 103. yıl dönümünü okulda coşkuyla kutladı.
Türkiye genelinde coşkuyla kutlanan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, bazı noktalarda ise son derece özel ve küçük katılımlarla unutulmaz anlara sahne oluyor. Konya'nın Ilgın ilçesine bağlı Belekler Mahallesi'nde bulunan Belekler Şehit Hüseyin Topçu İlkokulu, bu yıl yalnızca iki kişilik bir kutlamaya ev sahipliği yaptı. Mahalledeki nüfusun göç ve çeşitli sebeplerle azalması, 2014 yılı öncesinde belde statüsünde olan yerleşim yerindeki öğrenci sayısını da doğrudan etkiledi.
Yıllar içinde yaşanan nüfus düşüşü neticesinde okulun öğrenci sayısı bu yıl sadece 1'e geriledi. Eğitim faaliyetlerinin aksatılmadan sürdürüldüğü bu minik eğitim yuvasında, fedakar görevli ve tek öğrencisi imkansızlıklara boyun eğmeyerek eğitime devam ediyor. Bu özel eğitim kurumu, Cumhuriyet'in 103'üncü yıl dönümünde anlamlı bir törenle gündeme geldi. Söz konusu mahalledeki bu minik okulda eğitim alan tek çocuk ile eğitimcisi, bu büyük bayramı mahalle sakinleri ve velilerin de katıldığı bir törenle kutladılar.
Tek Öğrenci ve Eğitimcisinin Duygulandıran Buluşması
Düzenlenen törende kürsüye çıkan eğitimci Fatih Yalçınkaya'nın yaptığı konuşma, törene katılan herkesi duygulandırdı. Yalçınkaya, ülkenin dört bir yanında devasa meydanlarda ve binlerce öğrencinin bir arada bulunduğu kalabalık okullarda büyük bir coşku yaşandığını belirtti. Ancak bu küçük okulda baş başa kutlanan bayramın, o büyük kalabalık meydanlardakinden çok daha özel ve anlamlı olduğunu vurguladı.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Cumhuriyet'i ilan ederken tam olarak bu günü, yani bu küçük okuldaki manzarayı hayal ettiğini ifade eden Yalçınkaya, Atatürk'ün "Cumhuriyet, bilhassa kimsesizlerin kimsesidir" sözünü hatırlattı. Bu sözün anlamının, ülkenin en ücra köşesindeki tek bir çocuğun bile eğitim hakkına ve aydınlık geleceğine sahip çıkmak demek olduğunu dile getirdi. Küçük öğrenciye hitaben, bugün bu okulda tek öğrenci olabileceğini ancak aslında bu ülkenin sadece bir öğrencisi değil, doğrudan Cumhuriyet'in kendisi olduğunu kaydetti.
Mahalle Halkı ve Ailelerden Destek
Okulda gerçekleştirilen bu anlamlı kutlama programında, eğitimciyi ve tek sınıf arkadaşını aileleri ile mahalleli de yalnız bırakmadı. Meydanlardaki kalabalık kutlamalardan uzak olmasına rağmen, mahalle halkının gösterdiği bu dayanışma ve ilgi, taşra okullarındaki eğitimin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Belki okulda sadece iki kişi olduklarını ancak arkalarında koca bir milletin tarihi, sevgisi ve gücü bulunduğunu belirten eğitimci, bu okulda yakılan eğitim ışığıyla Cumhuriyet değerlerinin sonsuza kadar yaşayacağını vurguladı.
Göç veren yerleşim yerlerindeki okulların ayakta kalma mücadelesinin sembolü haline gelen bu olay, eğitim hakkının hiçbir zaman sınırlanamayacağını bir kez daha kanıtladı. 3'üncü sınıf öğrencisi Hatice Gökmen ve fedakar çalışanı Fatih Yalçınkaya'nın imza attığı bu özel kutlama, Türkiye'nin eğitim tarihindeki en dokunaklı anlar arasında yerini aldı.
