Kaşif Kozinoğlu Soruşturmasında Raci Şaşmaz İfadeye Çağrıldı
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri ifadeye çağrıldı.
Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında cezaevinde hayatını kaybetmesine ilişkin yeniden başlatılan soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen dosya kapsamında, dönemin popüler yapımlarından Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri raci şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla ifadeye çağrıldı. Yürütülen bu adli süreçle birlikte, o dönem yaşananlar ve medya kurgusu arasındaki olası bağlantıların aydınlatılması amaçlanıyor.
Kurgu ve Gerçek Arasındaki Zamanlama İnceleniyor
Başsavcılığın soruşturmayı derinleştirmesindeki en önemli etkenlerden biri, dizide işlenen bazı senaryo detayları ile gerçek olay arasındaki dikkat çekici zamanlama oldu. Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre, dizide Kozinoğlu’nu temsil ettiği kabul edilen "Kazım Kaşifoğlu" karakterinin ölüm sahnesi ile gerçek olay örtüşüyordu. İlgili bölümde karakter spor yaptıktan sonra yüksek nabız şikayetiyle duşa giriyor ve senaryo gereği enjeksiyon yoluyla yaşamını yitiriyordu. Bu bölümün yayınlanmasından yalnızca iki gün sonra, 12 Kasım 2011 tarihinde, eski MİT mensubunun da koğuşunda spor yaptıktan hemen sonra fenalaşarak hayatını kaybetmesi savcılığın dikkatini çekti.
Adalet Bakanı Akın Gürlek daha önce yaptığı açıklamada, faili meçhul dosyaların yeniden ele alındığını duyurmuştu. Bu kapsamda Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı dosyayı yeniden incelemeye aldı. Savcılık kaynaklarından edinilen bilgilere göre, ifadeye çağrılan senaristler dosya kapsamında şüpheli sıfatıyla yer almıyor. Yargı makamları, isimlerin o dönemdeki senaryo kurgusunu hangi kaynaklara veya bilgi akışına dayanarak hazırladıklarını belirlemeyi hedefliyor.
Soruşturmada Suikast Şüphesi ve İhmal İddiaları
Silivri Cumhuriyet Başsavcıvekili Ebubekir Efe yönetiminde yürütülen operasyonlarda elde edilen bulgular, olayın basit bir sağlık sorunu olmayabileceği ihtimalini güçlendirdi. Soruşturma evrakı ve güvenlik kamerası dökümleri incelendiğinde, acil durum butonuna basıldığında müdahale edilmediği ve yardım çığlıklarının radyo sesiyle bastırıldığı iddiaları yer aldı. Koğuşa özel olarak atanan ve olaydan sonra 15 Temmuz darbe girişiminden 17 gün sonra Fransa'ya kaçan firari gardiyan Ferhat Veysi Gül hakkında kırmızı bülten çıkarıldığı kaydedildi.
Ayrıca koğuştan yapılan ilk acil çağrı ile sağlık personelinin hastaya ulaşması arasında 29 dakikadan fazla bir sürenin geçtiği tespit edildi. Cezaevi kampüsünde 24 saat hazır beklemesi gereken ambulans ekibinin ise görev yerinde bulunmayıp Silivri merkeze yemeğe gittiği belirlendi. Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Nevzat Alkan ise elde edilen yumuşak dokuların soruşturmanın seyrini değiştireceğini vurgulayarak, vücuda giren yabancı maddelerin iç organlarda rahatlıkla tespit edilebileceğini ifade etti. Savcılık dosyadaki tüm bu delilleri ve tanık beyanlarını titizlikle değerlendirmeye devam ediyor.
