Lütfi Arıboğan Hakkında 5 Yıla Kadar Hapis İstemiyle İddianame Kabul Edildi
Eski TFF başkanvekili Lütfi Arıboğan hakkında 'FETÖ silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme' suçundan 5 yıla kadar hapis istemiyle hazırlanan iddianame mahkemece kabul edildi.
Türk futbol tarihinin en kritik dönemlerinden biri olan 2011 yılındaki şike kumpası soruşturmasına ilişkin hukuki süreçte yeni bir aşamaya geçildi. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) eski başkanvekili ve eski milli basketbolcu olan lütfü arıboğan hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. İstanbul Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, yönetici hakkında dikkat çekici suçlamalara yer verildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, şüphelinin eylemleri doğrultusunda yasal adımları atarak dosyayı mahkemeye sevk etti.
Hazırlanan iddianame sonrasında dosya, değerlendirilmek üzere İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. Yapılan incelemelerin ardından mahkeme heyeti iddianameyi kabul etti. Yargı sürecinde spor camiasından başka isimler de soruşturma kapsamında yer almıştı. Arıboğan'ın yanı sıra Ahmet Gülüm, İlhan Helvacı ve Ebru Köksal da aynı süreçte gözaltına alınan isimler arasında bulunuyordu. Ancak yürütülen soruşturma neticesinde Ahmet Gülüm, İlhan Helvacı ve Ebru Köksal hakkında savcılık tarafından takipsizlik kararı verildiği bildirildi.
Şike Kumpası ve İddianamenin Detayları
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan belgede, federasyonun o dönemki işleyişine ve ilişkilerine dair ayrıntılar yer aldı. Savcılık, spor yönetimindeki bazı isimlerin FETÖ ile irtibatlı olduğunu belirttiği kişisel ve kurumsal ilişkilerini dosyaya taşıdı. Bu bağlamda, eski yöneticinin o dönem örgütle bağlantılı olduğu bilinen kişilerle irtibatta bulunduğu iddia edildi. Arıboğan ise daha önce verdiği ifadelerde, FETÖ hükümlüsü Mehmet Baransu ile aralarında geçen konuşmaları hatırlamadığını savunmuştu. Soruşturma dosyasında, dönemin TFF Etik Kurulu Başkanı Oğuz Atalay'ın ifadeleri de yer buldu.
UEFA Süreci ve Etik Kurulu Raporları
İddianameye yansıyan bilgilere göre, dönemin Etik Kurulu Başkanı Oğuz Atalay verdiği ifadede şike soruşturmasının hem federasyon hem basın hem de UEFA ayağının nasıl yönlendirildiğini anlattı. Atalay, o dönem 3 Temmuz'dan bir süre sonra kuruma bazı evrakların geldiğini, bu belgelerin "kozmik oda" adı verilen fiziki bir mekanda muhafaza edildiğini belirtti. Kurul üyelerinin bu odada çalışarak not alabildiğini, savcılığın gizlilik kararı bulunduğunu ifade eden Atalay, UEFA'nın Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'nden men etmesine yol açan raporu, FETÖ'cü olduğu sonradan ortaya çıkan polislerin hazırladığı fezlekeleri dikkate alarak yazdıklarını aktardı.
Mahkemenin kabul ettiği iddianamede, lütfü arıboğan için "FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" suçu yöneltiliyor. Bu kapsamda yargılanacak olan eski yönetici hakkında iki yıl altı aydan beş yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım başta olmak üzere spor camiasından birçok ismi hedef alan 2011 yılındaki sürecin yansımaları, mahkemenin başlayacak duruşmalarıyla birlikte yargı gündemindeki yerini korumaya devam edecek.
