Onur Air Uçakları Atatürk Havalimanı'nda Atıl Durumda Görüntülendi

İflası kesinleşen Onur Air'in İstanbul Atatürk Havalimanı'nda bekleyen uçakları havadan görüntülendi; motorları sökülen ve kapıları açık kalan uçaklar dikkat çekti.

464 kez okundu

Türkiye'nin özel havacılık tarihinde önemli bir yere sahip olan onur air, geçmişteki görkemli günlerinin aksine bugün Atatürk Havalimanı'nda atıl durumda bekleyen uçaklarıyla gündeme geldi. İstanbul merkezli olarak 1992 yılında kurulan şirket, onlarca uçaktan oluşan geniş filosuyla geçmişte yurt içinde ve yurt dışında yüzlerce noktaya tarifeli ve charter seferler düzenliyordu. Ancak koronavirüs pandemisi ile birlikte havacılık sektöründe yaşanan küresel kriz, söz konusu havayolu firmasının mali yapısını da derinden sarstı. 2020 yılında operasyonlarına ara veren özel hava yolu şirketi, artan borçlar, icra işlemleri ve alacak davaları nedeniyle bir daha normal uçuş düzenine dönmeyi başaramadı.

Yıllar Sonra Havadan Görüntülenen Uçaklar Dikkat Çekti

Geçtiğimiz günlerde Yeşilköy'de havadan kaydedilen görüntüler, şirketin tasfiye ve iflas sürecindeki acı tablosunu gözler önüne serdi. İstanbul Atatürk Havalimanı'nda uzun süredir bekletilen uçakların bazılarının motorlarının söküldüğü, kokpit camlarının eksik ya da hasarlı olduğu ve kapılarının açık bırakıldığı tespit edildi. Şirketin kendi renklerini taşıyan bu gövdelerin bakımsız ve kaderine terk edilmiş görüntüsü, havacılık camiasında ve bölgeyi kullanan misafirler arasında üzüntü yaratıyor. Milli servet niteliğindeki bu varlıkların değerlendirilememesi ve çürümeye terk edilmesi, sektör profesyonelleri tarafından da sıkça eleştirilen konular arasında yer alıyor.

Pandemi ve Hukuki Süreçler Çöküşü Hızlandırdı

Şirketin faaliyetlerinin durmasında yalnızca pandemi dönemi değil, aynı zamanda peş peşe gelen hukuki süreçler de etkili oldu. 2021 yılında derinleşen borç krizi ve icra dosyaları, kurumun operasyonel olarak yeniden ayağa kalkmasını imkansız hale getirdi. Yıllar süren yasal mücadelenin ardından, 2025 yılında firmanın iflası tamamen kesinleşti. Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) tarafından yayımlanan geçmiş yıllara ait sektör raporları da bu tablonun arka planını aydınlatıyor. Örneğin, 2019 yılındaki verilere göre markanın iç hat yolcu payı yüzde 1 seviyelerinde seyrediyordu. Pandemi öncesindeki rekabet ortamında daralan pazar payı, salgının getirdiği ekonomik yüklerle birleşince şirketin iflasını kaçınılmaz kıldı.

Milli Servet İçin Kaygılar Artıyor

Bug gelinen noktada, havayolu taşımacılığında uzun yıllar hizmet vermiş olan bu uçakların hâlâ Yeşilköy'de bekletilmesi hem hukuki hem de ekonomik tartışmaları beraberinde getiriyor. Uçakların fiziksel olarak gördüğü zararlar, şirketin tasfiye sürecindeki varlıklarının ne kadar zor koşullar altında korunduğunu gösteriyor. Sektör temsilcileri ve havacılık tarihine önem veren çevreler, kalan bu varlıkların milli ekonomiye kazandırılması veya en azından koruma altına alınması yönünde çağrılarda bulunuyor. Türkiye'nin sivil havacılık geçmişinde kilit taşlarından biri olan markanın isim hakkı ve varlıklarına dair hukuki süreçler devam ederken, Atatürk Havalimanı'ndaki bu metruk manzara eski günlerin sessiz birer hatırası olarak durmaya devam ediyor.

Ekonomi editörü. Piyasalar, döviz-altın ve şirket haberleri üzerine yazıyor.