Remzi Sanver Olayında Yeni Gelişme: Mahkemeye Başvuran Üye Disipline Sevk Edildi
Türkiye Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği'nde yaşanan yönetim krizi mahkemeye taşındı. Başkanın tutukluluğu sırasında genel kurul isteyen kıdemli üye disipline sevk edildi.
Türkiye Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği'ndeki yönetim krizi ve hukuki çekişmeler yargı salonlarına taşındı. Sürecin merkezinde yer alan isim olan Dernek Başkanı ve İstanbul Bilgi Üniversitesi eski rektörü remzi sanver, Ekim 2025 tarihinde gerçekleştirilen bir operasyon kapsamında tutuklanmıştı. Yürütülen soruşturmanın temelini Can Holding hesaplarında tespit edilen 88 milyar liralık şüpheli para hareketleri oluştururken, yargılanan isim suçlamaları reddetmiş ve üniversiteyi yönetme yetkisinin bulunmadığı gibi holdingle herhangi bir ticari bağının da olmadığını savunmuştu.
Başkanın cezaevinde bulunduğu dönemde dernek yönetimi fiilen boş kalırken, bu durum kurum içerisinde tartışmalara yol açtı. Yaşanan yetki boşluğunu gidermek ve genel kurulu toplamak isteyen 42 yıllık kıdemli üye Ali Rıza Aral, İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne resmi başvuruda bulundu. Yargı süreci devam ederken, ilgili isim Haziran 2026 tarihinde tahliye edildi. Özgürlüğüne kavuşmasının ardından gözler dernek içerisindeki denge ve kararlara çevrilirken, hukuki hamleler de hız kesmeden devam etti.
Genel Kurul Talebi Disiplin Soruşturmasına Yol Açtı
Tahliye kararının ardından mahkemeye başvuran üyeye yönelik disiplin hamlesi geldi. Dernekte Yüksek Haysiyet Kurulu üyeliği dahil pek çok önemli görev üstlenen Aral, Büyük Görevliler Kurulu'nun 18 Temmuz 2026 tarihli kararı doğrultusunda İstanbul Vadisi Haysiyet Kurulu'na sevk edildi. Dernek Büyük Sekreteri Umur Çolgar imzasıyla tebliğ edilen karara göre, ilgili üyenin soruşturma sonuçlanıncaya kadar loca çalışmalarına katılması ve lokallere girmesi yasaklandı.
Uygulanan disiplin cezasına karşı sessiz kalmayan kıdemli üye, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek İstanbul 47. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde yeni bir dava açtı. Mahkemeye sunulan dava dilekçesinde, olağanüstü genel kurul çağrısı yapılması yönündeki hukuki talepler nedeniyle kendisine husumeten tavır alındığı ve savunma hakkı tanınmadan ceza verildiği savunuldu. Yargı mercileri, hazırlanan tensip tutanağı ile taraflardan tüzük, yazışmalar ve ilgili soruşturma dosyalarını talep etti.
Soruşturma Süreci ve Dernek Yönetimindeki Yankıları
Yaşanan olaylar zinciri, sivil toplum kuruluşlarındaki iç denetim mekanizmaları ile hukuki hak arama özgürlüğü arasındaki dengenin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. 88 milyar liralık mali hareketlilik iddialarıyla başlayan süreç, dernek içerisindeki idari yapının sorgulanmasına ve yetki tartışmalarına neden oldu. Yargı organlarının taraflardan talep ettiği belgeleri incelemesinin ardından, dernek içi disiplin cezalarının hukuki geçerliliği konusunda kritik kararların çıkması bekleniyor.
Halen devam eden dava dosyası, hem mali soruşturmanın hem de dernek içi idari kararların seyrini doğrudan etkileyecek nitelikte görülüyor. Tarafların sunduğu deliller ve tüzük hükümleri doğrultusunda şekillenecek olan yargılamanın sonuçları, kurumun gelecekteki yönetim yapısı açısından büyük önem taşıyor.
