Şahin Sucukları'nda 120 Milyon TL'lik Vurgun Skandalı İçin Bankalara Hukuki Adım
Şahin Sucukları, eski genel müdürün karıştırdığı iddia edilen 120 milyon TL'lik usulsüz para transferi ve banka işlemleri için hukuki süreci genişletiyor.
Kayseri'nin köklü sanayi ve gıda kuruluşlarından şahin sucukları, şirket hesaplarından sahte evrak ve imzalarla yüz milyonlarca lira aktarıldığı iddiasıyla başlayan hukuki süreçte yeni adımlar atıyor. Geçtiğimiz Eylül ayında gündeme gelen ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran skandal, kurumun iç denetim birimlerinin titiz incelemeleri sonucunda gün yüzüne çıkmıştı.
Yürütülen adli soruşturma dosyasına göre, 1 Ocak ile 13 Ağustos 2026 tarihleri arasında yalnızca tek bir banka hesabından toplam 54 ayrı işlem gerçekleştirildi. Bu işlemler sonucunda şirket hesaplarından 120 milyon 130 bin TL'nin çıkarıldığı tespit edildi. Şirket yönetimi, elde ettiği tüm bilgi, dekont ve belgeleri derhal adli mercilere teslim ederek suç duyurusunda bulundu. Olayın ardından başlatılan operasyonlarda 5 şirket çalışanı ve 1 banka personeli olmak üzere toplam 6 kişi gözaltına alındı. 12 Eylül 2026 tarihinde adliyeye sevk edilen şüphelilerden eski genel müdür tutuklanarak cezaevine gönderilirken, diğer 4 şüpheli yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ayrıca şüphelilerin mal varlıklarına tedbir konulduğu aktarıldı.
Şirket Avukatından Banka İşlemleri İçin Yeni Hukuki Girişimler
Yaşanan büyük maddi kaybın ardından şahin sucukları yönetimi hukuk mücadele hız kesmeden devam ediyor. Kurumun avukatı Mehmet Tav, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, para transferlerinin hangi kontrol mekanizmalarından geçirilerek gerçekleştirildiğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini vurguladı. Avukat Tav, sahte imzalı olduğu öne sürülen talimatlarla şirket çalışanlarının şahsi hesaplarına aktarılan paraların akıbetinin araştırılması için ilgili kurumlara başvuracaklarını bildirdi.
Hukuki sürecin banka ayağında da önemli gelişmeler yaşanıyor. Şirket avukatı, para transferlerinde imza doğrulama prosedürleri ile şüpheli işlem kontrollerinin eksiksiz uygulanıp uygulanmadığının incelenmesini talep etti. Uğranılan zararın telafi edilmesi amacıyla banka yetkilileriyle görüşmeler yürüten yönetim, noter aracılığıyla ihtarname gönderdi ve arabuluculuk sürecini başlattı. Ancak bu girişimlerden henüz beklenen sonucun alınamaması üzerine, başta Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) olmak üzere tüm ilgili idari ve adli merciler nezdinde hukuki adımların atılacağı duyuruldu.
Sahte İmza ve Kaşe İddiaları Yargı Aşamasında
Soruşturma dosyasında yer alan detaylara göre, eski genel müdür Ersin Erdoğan'ın şirket yetkilisinin şehir dışında olduğu dönemlerde onun yerine imza attığı belirtiliyor. Ancak eski yönetici, bu işlemlerin şirketin bilgisi ve onayı dâhilinde yapıldığını savunarak suçlamaları reddediyor. Buna karşın şirket avukatı Mehmet Tav, prosedür gereği iki imza bulunması gerekirken, kaşelerin üzerine imza taklitleri atıldığını, bu yöntemle krediler çekildiğini ve altın alındığını ifade ediyor.
Son 8 aylık dönemde yaşanan bu finansal usulsüzlük iddiaları, ticari kuruluşlarda iç denetim mekanizmalarının ve bankacılık onay süreçlerinin ne denli kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Kayseri merkezli köklü kurum, hem adli soruşturmanın yakından takipçisi olmayı sürdürüyor hem de bankacılık sistemi üzerindeki güvenlik açıklarının aydınlatılması için hukuki mücadelesini kararlılıkla genişletiyor.
