Sumud Filosu Davasında Çarpıcı İfadeler: 35 Sanık Hakim Karşısında

Gazze'ye insani yardım taşıyan Küresel Sumud Filosu'na silahlı müdahalede bulunulmasına ilişkin 35 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması Çağlayan'daki İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan sumud filosu seferine düzenlenen silahlı müdahaleyle ilgili açılan davanın yargı sürecinde önemli gelişmeler yaşanıyor. Aralarında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve İtamar Ben-Gvir'in de bulunduğu toplam 35 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. 101 mağdurun temsil edildiği bu hukuki süreçte, sanıkların işkence, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli yağma, deniz ulaşım araçlarının kaçırılması, soykırım ve insanlığa karşı suçlardan cezalandırılması talep ediliyor. Sabah saatlerinde başlayan duruşma kapsamında müşteki filo katılımcıları, avukatlar ve ilgili baro başkanları hazır bulundu.

Çağlayan Adliyesi Önünde Basın Açıklaması Düzenlendi

Dava devam ederken Çağlayan Adliyesi önünde bir araya gelen aktivistler ve müşteki avukatları kapsamlı bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Yeryüzü Avukatları Derneği (WOLAS) Başkanı Avukat Enes Kafadar, burada yaptığı konuşmada evrensel yargı yetkisi kapsamında açılan davanın ilk duruşmasının önemine dikkat çekti. Kafadar, Gazze'de yaşanan insanlık dramının vicdanlarda derin yaralar açtığını, bu durumun uluslararası toplumun adalet arayışını her zamankinden daha güçlü hale getirdiğini ifade etti. Bu gelişmeler neticesinde, ilgili yetkililer aleyhine uluslararası mecralarda ve evrensel yargı yetkisi prensipleri çerçevesinde hukuki adımların atıldığı vurgulandı.

Müştekilerden Çarpıcı İşkence ve Kötü Muamele İddiaları

Duruşma salonunda beyanları alınan müştekiler, müdahale sırasında ve sonrasında yaşadıkları ağır ihlalleri detaylarıyla anlattı. Filoya doktor olarak katıldığını belirten Osman Çetinkaya, amaçlarının bölgedeki insanlara tıbbi malzeme ulaştırmak olduğunu ancak askerlerin 5-6 koli malzemeye el koyduğunu, Aşdod Limanı'nda ise kötü muameleye maruz kaldıklarını söyledi. Bir diğer müşteki Zeynep Tekocak ise iki kez çıplak aramaya maruz bırakıldığını, başörtüsünü açmayı reddettiği için arbede yaşandığını ve mahremiyetinin ciddi şekilde ihlal edildiğini dile getirdi. Müşteki milletvekili Sema Silkin Ün ise alıkonulduktan sonra yaklaşık 80 arkadaşıyla birlikte havasız bir salonda bekletildiklerini, Kur'an-ı Kerim okurken bir askerin İslam'a hakaret ettiğini ve uyumalarına dahi izin verilmediğini mahkeme heyetine aktardı.

Askerlerin Tehditleri ve Hakaretleri Tutanaklara Geçti

Duruşmada dinlenen bir diğer isim olan Müşteki İkbal Gürpınar, teknelerine müdahale eden silahlı unsurların eşyaları çaldığını, kadınların başörtülerini alarak çöpe attığını ve hapishanede ağır insan hakları ihlalleri yaşandığını ifade etti. Müşteki Muhammed Fatih Sinan ise sürekli kışkırtmaya çalışan kişilerin gemilerinin küçük olduğunu ve yardım malzemelerinin Gazze halkına yetmeyeceğini söylediklerini aktardı. Sinan, askerlerin bebek maması olup olmadığını özellikle sorarak "Çünkü o çocuklar büyüyüp Gazze'de terörist oluyorlar" şeklinde skandal ifadeler kullandıklarını ve kendilerini açıkça tehdit ettiklerini mahkemede kaydettirdi. Sanıkların cezalandırılması talebiyle görülen dava, mağdur ve avukatların beyanlarının alınmasıyla devam ediyor.

Gündem ve politika editörü. Yurt içi haberleri ve siyaset gündemini takip ediyor.