Tayfun Kahraman'ın Yeniden Yargılanması İçin AYM'den Gerekçeli Karar
Anayasa Mahkemesinin Gezi Parkı davasında ceza alan Tayfun Kahraman hakkındaki ikinci bireysel başvuruya ilişkin gerekçeli kararı Resmi Gazete'de yayımlandı.
Kamuoyunun yakından takip ettiği ve siyaset arenasında tartışmalara neden olan süreçlerle anılan feti yıldız ve hukuk gündemi, Anayasa Mahkemesinin son kararlarıyla yeniden hareketlendi. Gezi Parkı davası kapsamında 18 yıl hapis cezasına çarptırılan şehir plancısı Tayfun Kahraman'ın ikinci bireysel başvurusuna ilişkin merakla beklenen gerekçeli karar, 6 Ekim 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak resmiyet kazandı. Yüksek Mahkeme, yapılan inceleme neticesinde başvurucunun adil yargılanma hakkı ile kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine hükmetti.
AYM Genel Kurulu tarafından yapılan detaylı değerlendirmelerin ardından alınan kararda, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının açıkça ihlal edildiği vurgulandı. İhlal sonuçlarının tamamen ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılması gerektiğine karar veren Yüksek Mahkeme, ayrıca başvuru sahibine manevi zararlarının karşılığı olarak 100 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Bu hukuki gelişmenin ardından ilgili dosya, yeniden işlem yapılmak üzere İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin önüne taşınacak ve kararın bir örneği ilgili mercilere gönderilecek.
AYM'den Yerel Mahkemelere Bağlayıcılık ve Direnme Vurgusu
Anayasa Mahkemesinin 2 Nisan 2026 tarihli kararının gerekçesinde, yerel mahkemelerin tutumuna yönelik çok sert ve net ifadeler yer aldı. Gerekçede, Anayasa'nın AYM kararlarını yerine getirme yükümlülüğü yüklediği kamu makamlarına -somut olayda İstanbul 13. ve 14. Ağır Ceza Mahkemelerine- kararlara direnme veya bağlayıcılığını tartışma yetkisi vermediği açıkça belirtildi. Daha önce İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yeniden yargılama yapmayı reddetmesi ve Yüksek Mahkeme'yi 'yetki gaspı' ile suçlamasına yanıt veren AYM, bu tür yaklaşımların kaçınılmaz bir şekilde hukuk sistemini büyük bir kaosa sürükleyeceğini kaydetti.
Yeniden Yargılama Süreci Hukuki Bir Zorunluluk
Yüksek yargı organı tarafından yayımlanan gerekçeli kararda, yerel mahkemenin yeniden yargılama işlemlerini derhal başlatmasının hem yasal hem de anayasal bir zorunluluk olduğunun altı çizildi. Tayfun Kahraman'ın avukatları aracılığıyla Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı başvurularda, daha önceki ihlal kararının gereğinin yerine getirilmediği ve bu durumun hakkaniyete uygun yargılanma hakkını zedelediği savunulmuştu. Anayasa'nın 148. maddesince güvence altına alınan bireysel başvuru hakkı çerçevesinde incelenen bu iddialar, yargı sistemindeki yetki ve yetki aşımı tartışmalarını bir kez daha zirveye taşıdı.
Yaşanan bu gelişmeler, Türkiye'deki yargı kararlarının uygulanabilirliği ve mahkemeler arası yetki sınırları tartışmalarını güncel politikanın merkezine yerleştirdi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin önümüzdeki günlerde dosyayı ele alarak nasıl bir adım atacağı ve yeniden yargılama sürecinin hukuki mahiyette nasıl şekilleneceği, hukukçular ve ilgili tüm çevreler tarafından yakından takip edilmeye devam ediyor.
