Ukrayna 15 Sivili Rus İşgalindeki Bölgelerden Kurtardı
Ukrayna ombudsmanı Dmytro Lubinets, Rusya'nın işgali altında bulunan bölgelerden 15 sivilin ülkeye geri getirildiğini duyurdu.
Ukrayna yönetimi ile Rusya'nın kontrolü altında bulunan bölgeler arasında sivillerin tahliyesine yönelik operasyonlar devam ederken, konuyla ilgili yeni bir açıklama geldi. İnsan hakları alanındaki yetkili makamlar, işgal altındaki topraklardan mahsur kalan vatandaşların güvenli bölgelere ulaştırılması için yürütülen çalışmaların sürdüğünü bildirdi. Bu kapsamda, uzun süredir zor koşullar altında yaşam mücadelesi veren bir grup sivilin daha Ukrayna kontrolündeki bölgelere nakledildiği açıklandı.
15 Sivil Rus İşgalinden Kurtarıldı ve Detaylar
Ukrayna ombudsmanı Dmytro Lubinets, 19 Eylül tarihinde yaptığı sosyal medya paylaşımında, Rus işgali altındaki bölgelerden toplam 15 sivilin ülkemize döndüğünü duyurdu. Açıklamada, işgal altındaki topraklardan ayrılmanın son derece zorlu süreçleri beraberinde getirdiği vurgulandı. Yetkili isim, bazı vatandaşların bu karar için yıllarca beklemek zorunda kaldığını, bazılarının ise tüm hayatlarını geçirdikleri yuvalarını geride bırakmak durumunda kaldığını belirtti. Özellikle hasta, yaşlı ve kendi başına hareket edemeyen kişiler için eve dönüş yolculuğunun çok daha zahmetli geçtiği ifade edildi.
Kurtarılan grup içerisinde belgelerini kaybetmiş veya süresi dolmuş kişilerin de bulunduğu bilgisi paylaşıldı. Operasyonun en dikkat çeken figürlerinden biri, Herson Oblastı'ndaki işgal altında bulunan Zaliznyi Port köyünden gelen 96 yaşındaki bir kadın oldu. En yaşlı geri dönen kişi olan bu kadına, kızı ve damadının da eşlik ettiği kaydedildi. Bir diğer dikkat çekici vaka ise Herson'daki Kakhovka şehrinden gelen 74 yaşındaki bir erkekti. Bu kişinin, Rus esaretinde bulunan oğluna zarar gelmesinden korktuğu için işgal altındaki şehirde kalmayı tercih ettiği, oğlunun ise 2025 yılında esaretten kurtarıldığı öğrenildi.
Bölgedeki İnsan Hakları Durumu ve Kayıp Tablosu
Uluslararası standartlar ve insan hakları savunuculuğu, çatışma bölgelerindeki sivillerin korunması açısından kritik bir rol oynamaya devam ediyor. Benzer bir hassasiyet Gürcistan'daki hukuki süreçlerde de görülürken, Gürcistan Kamu Savcılığı (ombudsmanlık kurumu) da yakın zamanda mahkemelere sunduğu amicus curiae dilekçeleriyle adli süreçlerin uluslararası standartlara uygun yürütülmesini talep ediyor. Ukrayna'daki olayda ise işgal altındaki bölgelerde yaşayan sivillerin ve esirlerin geleceği belirsizliğini koruyor.
Ukraynalı yetkililerin paylaştığı verilere göre, ülkede yaklaşık 16.000 kişi kayıp olarak aranırken, Rus makamları ise hâlâ binlerce Ukraynalı sivili gözaltında tutuyor. Bu durum, insan hakları denetim mekanizmalarının ve ulusal ombudsmanlık kurumlarının bölgedeki insani krizin çözümünde ne denli hayati bir rol üstlendiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Sınır ötesinden tahliye edilen sivillerin rehabilitasyon süreçleri ve kayıp kişilerin akıbetinin aydınlatılmasına yönelik uluslararası girişimlerin önümüzdeki dönemde de sürmesi bekleniyor.
