Akrabasına 45 Mesaj Atana Hapis Cezası: Yargıtay Son Noktayı Koydu
İzmir'de akrabasına aynı gün içerisinde 45 mesaj gönderen sanığa yerel mahkemenin verdiği hapis cezası, Yargıtay 12. Ceza Dairesi tarafından onandı.
Günlük hayatta sıklıkla karşılaşılan iletişim kazaları ve ısrarlı mesajlaşmalar, yargı organlarının son dönemdeki emsal kararlarıyla farklı bir hukuki boyuta taşındı. İzmir’de yaşanan bir olayda, bir kişinin akrabasına aynı gün içerisinde peş peşe gönderdiği çok sayıda mesaj, yargıya intikal etti ve nihayetinde hapis cezasıyla sonuçlandı. Olayın gelişimi, yerel mahkemenin kararı, istinaf sürecinin ardından Yargıtay'ın dosyaya son noktayı koymasıyla hukuk dünyasında dikkat çekici bir emsal oluşturdu.
Olayın Gelişimi ve Yerel Mahkemenin Kararı
İzmir’de meydana gelen olayda, şikayetçi olan vatandaş rehberinde kayıtlı olmayan bir numaradan aynı gün içinde çok sayıda mesaj aldığını belirterek yetkili mercilere başvurdu. Şikayet dilekçesinde, ilk başta mesajları kimin gönderdiğini öğrenmek amacıyla yanıt verdiğini, ancak karşısındaki kişinin akrabası olduğunu öğrendikten sonra kendisine açıkça rahatsız edilmek istemediğini ilettiğini ifade etti. Buna rağmen mesajların kesilmeyip devam ettiğini iddia eden şikayetçi, konuyu yargıya taşıdı.
Yapılan yargılama sonucunda İzmir 3’üncü Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın eylemini mağdurun uyarılarına rağmen sürdürdüğünü tespit etti. Mahkeme, sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun ilgili hükümleri çerçevesinde ‘kişilerin huzur ve sükununu bozma’ suçundan 2 ay 15 gün hapis cezası verdi. Bu karar, ısrarlı iletişim kurma eylemlerinin yasal karşılığını göstermesi açısından önemli bir ilk adım oldu.
İstinaf Süreci ve Yargıtay'ın Bozma Kararı
Yerel mahkemenin verdiği mahkumiyet kararının ardından sanık avukatları dosyayı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25’inci Ceza Dairesine taşıdı. İstinaf mahkemesi yaptığı incelemede, taraflar arasında karşılıklı yazışmaların bulunduğunu, sanığın yazışmaların sonunda 'Rahatsız olduysan asla mesaj atmam' şeklinde bir ifadesinin yer aldığını ve mesajların tamamının aynı gün gönderilip sonrasında başka bir iletişim kurulmadığını belirtti. Bu gerekçelerle istinaf, sanığın sırf huzur ve sükun bozma amacıyla hareket etmediğini ve suçun unsuru olan 'ısrar' şartının oluşmadığına hükmederek yerel mahkeme kararını kaldırdı ve beraat kararı verdi.
Beraat kararının temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 12’nci Ceza Dairesinin önüne geldi. Yüksek mahkeme, yapılan temyiz incelemesi neticesinde istinaf kararını bozarak yerel mahkemenin verdiği hapis cezasını hukuka uygun buldu. Yargıtayın bu kararıyla birlikte, mağdurun rahatsız edildiğini açıkça belirtmesine rağmen mesajlaşmayı sürdüren sanık hakkındaki mahkumiyet hükmü kesinleşmiş oldu.
Türk Ceza Kanunu Kapsamında Israrlı İletişim Suçu
Hukuk sistemimizde kişilerin huzur ve sükununu bozma fiili Türk Ceza Kanunu'nun 123. maddesinde açıkça düzenleniyor. İlgili madde, sırf huzur ve sükun bozma maksadıyla ısrarla telefon edilmesini, gürültü yapılmasını ya da hukuka aykırı benzer davranışlarda bulunulmasını suç sayıyor. Bu suçun oluşması ve cezalandırılabilmesi için mağdurun şikayet şartı aranırken, kanunda öngörülen ceza aralığı ise 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiş durumda. İzmir'deki bu emsal dava, dijital iletişim araçlarının ve mesajlaşma platformlarının hukuka aykırı, rahatsız edici ve ısrarlı kullanımının yargı tarafından nasıl ele alındığını açıkça ortaya koyuyor.
