Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı'ndan Dikkat Çeken Bildiri: Toplumsal Çürümeye Karşı İkaz
Erenköy Cemaati’ne bağlı Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı, Türkiye gündemindeki fon skandalı ve toplumsal çürüme iddialarına yönelik sert bir bildiri yayımladı.
Erenköy Cemaati’ne bağlı olan Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı, Türkiye'nin gündemini sarsan fon skandalı ve sosyal meselelere değinen sert bir bildiriye imza attı. “Toplumsal Çürümüyü Kabullenmiyoruz! İnsan Kalmak İçin Bir Çağrı” başlığıyla yayımlanan metin, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Başında Osman Topbaş Hocaefendi'nin bulunduğu grubun bu çıkışı, siyasi ve dini çevrelerde dikkatle takip ediliyor. Giriş bölümünde yer alan ve bir rica değil ikaz niteliği taşıdığı vurgulanan metin, doğrudan bir uyarı mesajı olarak değerlendiriliyor.
Yayımlanan iki sayfaya yakın metinde eğitimden ekonomi politikalarına, televizyon dizilerinden sanal kumara ve uyuşturucuya kadar pek çok farklı alanda ağır eleştirilere yer verildi. Vakıf, son dönemde tartışma yaratan fon krizinin temelinde denetimsizlik, göz yumma ve kayırmacılığın yattığını açıkça belirtti. Ayrıca yolsuzluk ve rüşvet konularında sorumluluğu bulunan herkesin, unvanına bakılmaksızın hesap vermesi gerektiğinin altı çizildi. “Bize emanet edilen dil, din, mahremiyet, aile ve istikbal göz göre göre eriyor. Susanlar bu vebalin ortağıdır” denilen açıklamada, mevcut durumun bir ihtar olduğu yinelendi.
Eğitim ve Aile Kurumuna Yönelik Ağır Eleştiriler
Bildiride toplumun temel yapı taşlarının zedelendiğine dikkat çekilerek şu çarpıcı tespitlere yer verildi: “Toplumlar bir günde yıkılmaz. Önce utanma ölür, sonra kötülüğün adı değişir, en sonunda kötülük alkışlanır. Biz bugün bu üç basamağın üçünü de aynı anda yaşıyoruz.” Okullarda yaşanan şiddet olaylarının temel sebebinin talim olup terbiye olmamasından kaynaklandığı savunulurken, sınav kazanmanın insan olmanın önüne geçirildiği ifade edildi. Gençlerin boş kalan kalplerinin ekranlarla doldurulduğu, gündüz kuşağı programlarının reyting uğruna aile kurumunu hedef aldığı vurgulandı.
Metinde ayrıca televizyon dizilerinin sadakatsizliği ve fuhşiyatı teşvik ettiği, mafyayı kahramanlaştırarak silahı itibar, zorbalığı ise erdem gibi sunduğu dile getirildi. Bütün bu olumsuzlukların herkesin gözü önünde, izinle, ruhsatla ve reklam geliri bahanesiyle yapıldığına işaret edildi. Fon krizinin ise toplumsal çürümenin cüzdana da sıçradığının en somut kanıtı olduğu belirtilerek, helal ve haram sınırlarının gözetilmediği ifade edildi.
Son Çeyrek Asrın Kazanımlarına Vurgu ve Siyasi Yansımalar
Bildirinin en çok tartışılan bölümlerinden birini ise son çeyrek asrın kazanımlarına yapılan atıflar oluşturdu. Metinde yürüyüşe devam edildiği belirtilirken davanın lideri Mimar olarak nitelendirildi ve yükü omuzlayan fedakâr neferlere işaret edildi. Muhalif kesimler bu çıkışı iktidara yakın bir cemaatin fon krizi sebebiyle bayrak açması olarak yorumlarken, uzmanlar metnin içeriğindeki sert tonun siyasi nitelik taşıdığına dikkat çekti.
Geçmişte iktidara kayıtsız şartsız destek veren sivil toplum kuruluşları ve vakıfların bu tarz bir uyarı yayımlamasının ilk kez yaşandığı belirtiliyor. Metnin her ne kadar eğitim, ekonomi ve sosyal politikaları hedef aldığı görülse de, siyasi içerikli ve politik amaçlı olduğu yönündeki değerlendirmeler ağırlık kazanıyor. Taraflar arasında bir soğukluk veya kopuş olup olmadığı ise kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor.
