Doğal Gaz ve Elektriğe Zam Kapıda mı? Küresel Piyasalar ve İthalat Maliyetleri Baskı Yaratıyor
Küresel enerji piyasalarındaki artışlar ve ithalat maliyetlerindeki yükseliş, kış mevsimi öncesinde doğal gaz ve elektrik fiyatlarına zam sinyali olarak değerlendiriliyor.
Türkiye'de kış mevsimi yaklaşırken enerji maliyetleri ve olası fiyat artışları yeniden en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Sanayide ve şehirlerin ısınmasında yoğun olarak kullanılan doğal gaz, ülkenin yıllık 55 ila 60 milyar metreküp düzeyindeki tüketim ihtiyacının karşılanmasında merkezi bir rol oynuyor. Türkiye, bu enerji kaynağının büyük bölümünü ithalat yoluyla temin ederken, boru hatları ve sıvılaştırılmış doğal gaz LNG seçeneklerini kullanıyor. Rusya ve Azerbaycan'dan boru gazı alınırken, başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere Cezayir, Fransa ve Rusya'dan LNG ithalatı gerçekleştiriliyor.
Küresel Piyasalar ve İthalat Maliyetleri Nasıl Etkileniyor?
Küresel piyasalarda yaşanan gerilimler ve arz dinamikleri, enerji maliyetlerini doğrudan yukarı çekiyor. Brent petrolün yanı sıra söz konusu enerji kaynağının fiyatları da tarihi seviyelere ulaştı. Avrupa doğal gaz piyasasının gösterge fiyatı olan Hollanda'daki gaz borsası TTF'de bir metreküp gazın fiyatı 1 doların üstüne çıktı. Konuyla ilgili değerlendirme yapan enerji sektörü uzmanları, Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi'nin portföyünün boru gazı anlaşmaları ile LNG kontratlarından oluştuğunu vurguladı. Kurumun petrole endeksli kontratlarında Brent petrol, Avrupa gaz ticaret merkezlerine endeksli kontratlarda ve spot LNG alımlarında TTF fiyatlarının belirleyici olduğu ifade edildi. Petrol ve fiyatların aynı dönemde yükselmesi, farklı kaynaklardan sağlanan gazın ağırlıklı ortalama ithalat maliyetini yukarı taşıyor.
Avrupa ve Asya Piyasalarındaki Son Durum
Uluslararası enerji piyasalarındaki veri akışı da maliyet baskısını artırıyor. Hollanda'nın referans vadeli işlem fiyatları yüzde 2,4 artışla megavat-saat başına 90,14 euroya ulaştı. Bu seviye, Aralık 2022'den bu yana kaydedilen en yüksek oran olarak kayıtlara geçti ve İran savaşı öncesindeki dönemin yaklaşık üç katına denk geldi. Son dönemdeki bu artışlar, tüketiciler ile sanayi üzerinde mali baskı oluşturmaya devam ediyor. Ancak hükümetler, kısıtlı bütçeler ve yüksek borçlanma maliyetleri nedeniyle yeni bir enerji desteği turuna mesafeli yaklaşıyor ve maliyetli fiyat tavanları ile vergi indirimlerine geri dönmekten kaçınıyor.
Diğer yandan, Asya'dan gelen LNG talebi, soğuk havaların başlamasıyla birlikte daha yoğun bir teklif rekabetine zemin hazırlıyor. Avrupa genelindeki gaz depolama tesisleri yaklaşık yüzde 75 oranında dolu görünürken, bu oran 2009 yılına kadar uzanan kayıtlarda sezonun en düşük seviyesine işaret ediyor. Bölgenin en büyük depolama tesislerine ev sahipliği yapan Almanya'da ise tablonun daha ciddi olduğu ve doluluk oranının yüzde 61'in biraz üzerinde seyrettiği bildiriliyor. Uzmanlar, özellikle kış aylarında konut ve ticarethanelerde tüketimin artmasıyla birlikte bu dengelerin yakından takip edileceğini belirtiyor.
