ECMWF'den 2026-2027 Yılı İçin Sıra Dışı El Niño Tahmini

Avrupa Orta Vade Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) verilerine göre, 2026-2027 dönemi için öngörülen El Niño olgusunun olağanüstü yoğunlukta ve uzun süreli olması bekleniyor.

424 kez okundu

Dünya genelinde iklim dinamiklerini en çok etkileyen faktörlerin başında gelen El Niño, bilim dünyasının son tahminleriyle yeniden gündemin ilk sırasına yerleşti. Avrupa Orta Vade Hava Tahminleri Merkezi'nin (ECMWF) ekim ayı başında güncelleyerek paylaştığı son öngörüler, önümüzdeki dönemde yaşanacak atmosferik ve okyanusal değişimlerin boyutunu gözler önüne serdi. Uzmanlar, 2026-2027 yıllarını kapsayacak bu dönemin, geçmişteki benzer olaylara kıyasla çok daha yoğun, yaygın ve uzun süreli olacağını belirtiyor.

Pasifik Okyanusu'nun ekvatoral bölgesinde suların ısınmasıyla karakterize edilen ve ortalama her iki ila yedi yılda bir görülen bu sıcak su evresi, küresel iklim sisteminde domino etkisi yaratıyor. Normal şartlarda dokuz ile on iki ay arasında süren bu döngü, ECMWF'nin son modellerine göre bu kez istisnai bir karakter sergileyecek. Yapılan hesaplamalara göre, merkezi Pasifik'teki Niño3.4 bölgesinde deniz suyu sıcaklığı anormalliklerinin aralık 2026'da 4 santigrat dereceyi aşması bekleniyor. Bu olağanüstü sıcaklık artışı, okyanustan atmosfere salınan ısı miktarını artırarak küresel rüzgar sirkülasyonunu, yağış rejimlerini, tarımsal üretimi ve balıkçılık faaliyetlerini doğrudan etkileyecek.

Bölgesel Etkiler ve Ekvador Örneği

Bu küresel iklim olayının yansımaları yerel ölçekte farklı coğrafyalarda çeşitli krizleri tetikleme potansiyeli taşıyor. Örneğin Ekvador'daki ERFEN komitesi verileri, eylül ayında deniz sıcaklıklarının ortalamanın 4,5 derece üzerine çıktığını rapor etmişti. Ülkenin kıyı şeridinde deniz seviyesinin yükselmesi, artan buharlaşma ve şiddetli yağışlar sel riskini tırmandırırken, iç kesimlerdeki And Dağları'ndan Amazon'a geçişte ise kurak dönemlerin kapıda olduğu ifade ediliyor. Özellikle Guayaquil ve çevresindeki metropoliten alanlarda, hızlı kentleşme ve zayıf altyapı bu doğal risklerle birleşerek taşkın tehlikesini katlıyor. Uzmanlar, Daule ve Babahoyo nehirleri ile Salado esteri çevresindeki yerleşimlerin yetersiz planlama ve atık yönetimi sorunları nedeniyle tehdit altında bulunduğunu vurguluyor.

İklim Değişikliği ve Gelecek Senaryoları

El Niño sürecinin getirdiği bu dönemsel aşırılıklar, iklim krizinin yarattığı belirsizliklerle de doğrudan ilişkilendiriliyor. Quito özelinde yapılan değerlendirmelere göre, güçlü evrede daha sıcak ve kurak bir dönem beklenirken, yağışların yıl içine dengeli dağılmayacağı, aksine çok kısa sürelerde felaket boyutunda su birikmelerine yol açabileceği uyarısı yapılıyor. Diğer yandan, Mazar Barajı gibi kritik su kaynaklarının bulunduğu bölgelerde uzun süreli kuraklık senaryoları ön plana çıkıyor. Bilim insanları, okyanus sıcaklıklarındaki bu rekor düzeydeki artışların sadece meteorolojik bir veri olmadığını, aynı zamanda insan faaliyetlerinin hızlandırdığı iklim değişikliği ile birleşerek dünya genelinde gıda güvenliği ve su kaynakları yönetimi açısından yeni stratejilerin geliştirilmesini zorunlu kıldığını ifade ediyor.

Dünya haberleri editörü. Uluslararası gelişmeleri ve dış politikayı yazıyor.