Venedik'te Ödül Alan NAZA Belgeseline İsrail Ordusundan 10 Sayfalık Tepki

İtalya'da düzenlenen 83. Uluslararası Venedik Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü alan NAZA belgeseli, İsrail ordusunun 10 sayfalık eleştirisinin hedefi oldu.

348 kez okundu

İtalya'da bu yıl 83'üncüsü gerçekleştirilen Uluslararası Venedik Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü'ne layık görülen ve Gazze'deki sivil kayıpları konu alan NAZA belgeseli, uluslararası alanda tartışma yaratmaya devam ediyor. Yapım, sinema çevrelerinde büyük yankı uyandırırken festivalde rekor kıran 25 dakikalık ayakta alkışla karşılanmıştı. 80 dakikalık bu tartışmalı film, İtalya sinemalarında 28 Eylül Pazartesi günü vizyona girdi ve salı itibarıyla gişede Marvel yapımı Avengers Endgame: Encore'u geride bırakarak dikkat çekici bir ticari başarı elde etti. Eserin bu denli geniş kitlelere ulaşması ve festival başarısı, İsrail makamlarının da tepkisini çekti.

İsrail Ordusundan NAZA Belgeseline 10 Sayfalık Yanıt

Oscar ödüllü yönetmenler Yuval Abraham ve Rachel Szor'un imzasını taşıyan, No Other Land filminin arkasındaki İsrailli sinemacılar tarafından hazırlanan yapım hakkında İsrail ordusu 10 sayfalık kapsamlı bir açıklama yayımladı. Söz konusu raporda, belgeselin anlatısının "gerçekliğin manipülatif biçimde saptırılmasından kaynaklanan ciddi maddi hatalara dayandığı" öne sürüldü. Yapımda Gazze Şeridi'ne yaklaşık 3 yıldan bu yana gerçekleştirilen saldırılarda on binlerce sivilin yaşamını yitirmesi olgusunun görmezden gelindiği savunulurken, ordu mensuplarının sivil ayrımı gözeterek hareket ettiği iddia edildi. Ayrıca, Gazze'ye yönelik operasyonlarda yapay zeka teknolojisinin kullanılmadığı, hedeflerin doğrudan yetkili istihbarat subayları tarafından belirlendiği vurgulandı.

Belgeselin Arka Planı ve Kaynakları

Tartışmaların odağındaki yapım, Gazze'deki savaş sürerken geceleri Tel Aviv'in çatılarında gizlice çekilen röportajlara dayanıyor. Filmde kimliklerini korumak amacıyla yüzleri ve sesleri dijital olarak değiştirilen 24 İsrailli askeri istihbarat görevlisi, asker ve muhbir yer alıyor. Katılımcılar; Filistinlilerin nasıl hedef alındığını ve saldırıların, sivillerin hedef bölgelerde bulunduğunun bilinmesine rağmen otomatik gözetim sistemleri ve yapay zeka ile nasıl gerçekleştirildiğini aktarıyor. Söz konusu film ekimi gibi sinema gündemlerini de belirleyen yapım, +972 Magazine, Local Call ve The Guardian'da 2023-2025 yılları arasında yayımlanan haberlere dayanarak şekillendirildi.

Yönetmenler ve Yapımcılara Yönelik Eleştiriler

İsrail'in aşırı sağcı hükümetinin vatandaşlıktan atmakla tehdit ettiği yönetmenler de ordunun yayımladığı metinde hedef alındı. Açıklamada, yapımcıların mesleki standartların gerektirdiği şekilde iyi niyetle yeterli doğrulama ve teyit süreci yürütmüş olmaları durumunda filmde sunulan hataları fark edebilecekleri belirtildi. Buna karşın, nihai sonucun bu doğrulama sürecinin işletilmediğini gösterdiği savunuldu. İsrailli bir askerin belgeselde hedeflenen bir kişi için 500 kişiyi öldürme talimatı aldıkları yönündeki itirafının da gerçeği yansıtmadığı ileri sürüldü. Yapımın hem gişedeki başarısı hem de yarattığı siyasi ve askeri tartışmalar önümüzdeki günlerde de sinema dünyasının gündeminde kalmaya devam edeceğe benziyor.

Dünya haberleri editörü. Uluslararası gelişmeleri ve dış politikayı yazıyor.